rig - Turco Inglés Diccionario
Historia

rig

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "rig" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rig n. teçhizat
General
rig v. yalancıktan yapmak
rig v. hile ile yönetmek
rig v. uyduruvermek
rig v. giydirmek
rig v. hile karıştırmak (seçime)
rig v. teçhiz etmek
rig v. çıkarlarına göre değişiklik yapmak
rig v. süslemek
rig v. allayıp pullamak
rig v. kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak)
rig v. hile katmak (seçime)
rig v. şike yapmak (maçta)
rig v. hile yapmak (seçimde vb)
rig v. hile karıştırmak
rig v. donatmak
rig n. donatım
rig n. donanım
rig n. kılık kıyafet
rig n. hile
rig n. dümen
rig n. ekipman
rig n. tır
rig n. alet
rig n. alet edevat
Trade/Economic
rig n. suni yükselme
Technical
rig n. avadanlık
Construction
rig n. giydirme panel
Automotive
rig n. tır çekicisi
Marine
rig v. arma ile donatmak
rig v. donatmak
rig v. teçhiz etmek
rig n. arma levhası
rig n. arma
rig n. teçhizat
Petrol
rig n. kuyu açma donanımı
Hunting
rig n. donanım malzemeleri
rig n. kılıf donanımı malzemeleri
Cinema
rig n. düzenek

Significados de "rig" con otros términos en diccionario inglés turco: 107 resultado(s)

Inglés Turco
General
rig up v. uyduruvermek
rig a game v. şike yapmak
rig a ship v. arma donatmak
rig out v. giydirmek
rig out v. teçhiz etmek
rig out v. donatmak
rig out v. giyinip kuşanmak
rig a purchase v. bir makineyi yükü manivela ile kaldıracak şekilde ayarlamak
lateen rig n. üçgen yelken teçhizatı
fore and aft rig n. velena donanımı
oil rig n. petrol kuyusu platformu
oil rig n. sondaj kulesi
oil rig n. petrol kulesi
fishing rig n. balık avı malzemesi
fishing rig n. olta takımı
fishing rig n. balıkçı malzemesi
fishing rig n. balık avlama malzemesi
fishing rig n. balıkçı takımı
trucking rig n. tır
drilling rig n. petrol kulesi
Phrasals
rig out v. aşırı şık giyinmek
rig out v. çok şık giyinmek
rig out v. giyinip kuşanmak
rig out v. süslenip püslenmek
Colloquial
big rig n. tır
Idioms
run a rig v. oyuna getirmek
run a rig v. oyun yapmak
run a rig v. garip bir şey yapmak
run a rig v. muziplik yapmak
in full rig expr. şık
in full rig expr. şıkır şıkır
in full rig expr. tiril tiril
Trade/Economic
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
scheme to rig bids on tender v. ihaleye fesat karıştırmak
conspire to rig bids on tender v. ihaleye fesat karıştırmak
conspire to rig the bid v. ihaleye fesat karıştırmak
rig the market v. piyasayı oynatmak
oil rig n. petrol kulesi
drilling rig n. sondaj kulesi
Politics
rig the elections v. seçimlere hile karıştırmak
rig the elections v. seçime hile karıştırmak
rig an election v. seçimde hile yapmak
Technical
jury-rig v. geçici direk koymak
jury-rig v. geçici donanım yerleştirmek
jerry-rig v. geçici donanım yerleştirmek
rotary rig n. dönel donanım
jury-rig n. eğreti direk
jury-rig n. eğreti donanım
jury-rig n. geçici donanım
jury-rig n. geçici direk
core drill rig n. karot sondaj takımı
roll changing rig n. merdane değiştirme düzeneği
drilling rig n. sondaj kulesi
boring rig n. sondaj tesisatı
land rig n. sondaj tesisatı
rig housing n. tahrik mili kapağı
rig mantle n. tahrik mili gömleği
test rig n. test ekipmanı
test rig n. test donanımı
rig tube n. tahrik mili borusu
loading rig n. yükleme donanımı
test rig for testing resistance to cutting by a chainsaw n. zincirli testereyle kesilmeye direnç İçin deney tertibatı
high frequency reciprocating rig n. yüksek frekanslı git-gel tezgah testi
high-frequency reciprocating rig (hfrr) n. yüksek frekanslı ileri-geri hareket düzeneği
jackass rig n. benzerlerinden bazı özellikleriyle ayrılan alet
Marine
rig a ship v. prasyaları vs. kendi direk ve serenlerine yerleştirmek
rig the capstan v. demir çubukları soketlere yerleştirerek bocurgatı kullanıma hazırlamak
cat rig n. tek direkli küçük yelkenli teçhizatı
bermuda rig n. bermuda arma
tension leg-type oil drilling rig n. çekme kazıklı tip petrol sondaj platformu
sloop rig n. gemi
sloop rig n. küçük yelkenli
oil drilling rig n. petrol sondaj donanımı
movable offshore drilling rig n. portatif açık deniz sondaj platformu
sloop rig n. sloop
sloop rig n. sloop arma
sloop rig n. şalopa
fore and aft rig n. velena donanımı
sailing rig n. yelken takımı
marconi rig n. çift direkli uskuna
bermudian rig n. çift direkli uskuna
bermudan rig n. çift direkli uskuna
marconi rig n. üçgen yelkenli velena donanımı
gaff rig n. giz arması
Petrol
hydraulic drill rig n. hidrolik sondaj makinesi
oil rig n. petrol platformu
drilling rig n. petrol kulesi
drill rig n. petrol kulesi
drill rig n. sondaj kulesi
drill rig n. sondaj makinesi
drilling rig n. sondaj makinesi
drilling rig n. sondaj kulesi
semi-submersible oil drilling rig n. yarı batan petrol sondaj platformu
Mining
boring rig n. sondaj tesisatı
boring rig n. sondaj donanımı
Botanic
rusty rig n. banyan'a benzeyen avustralya'ya özgü bir süs ağacı
rusty rig n. küçük yapraklı kauçuk ağacı
Agriculture
winter-rig v. kışın nadasa bırakmak
winter-rig v. (toprağı) kışın sürmek
lea-rig [scotland] n. sürülmemiş arazi çıkıntısı
lea-rig [scotland] n. çimenlik arazi çıkıntısı
lea-rig [scotland] n. çimenlik arazi parçası
Fishery
surfcasting rig n. köstek
Religious
rig veda n. hinduizmin kutsal metinleri olan vedalar'ın bir bölümü
Geology
drilling rig n. sondaj aleti
boring rig n. sondaj aleti