rig - Turkish English Dictionary

rig

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rig — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /rɪɡ/ – BrE /rɪɡ/)
Part of speech:
İsim: rig (rigs); Fiil: rig (rigs – rigged – rigging)
Synonyms:
equip, manipulate
Antonyms:
dismantle

Meanings of "rig" in Turkish English Dictionary : 86 result(s)

English Turkish
Common Usage
rig n. teçhizat
A variety of popular mining rigs have been documented.
Çeşitli popüler madencilik teçhizatları belgelenmiştir.

More Sentences
General
rig v. şike yapmak (maçta)
People say that the competition was rigged.
İnsanlar müsabakada şike yapıldığını söylüyorlar.

More Sentences
rig v. hile karıştırmak (seçime)
Two software companies might have rigged prices.
Bu iki yazılım şirketi hile karıştırılmış fiyatlar uygulamış olabilir.

More Sentences
rig v. donatmak
The children learned how to rig the boat.
Çocuklar tekneyi nasıl donatacaklarını öğrendiler.

More Sentences
Automotive
rig n. kamyon
The rig blocked our way for fifteen minutes.
Kamyon on beş dakika boyunca yolumuzu kesti.

More Sentences
Marine
rig n. teçhizat
A variety of popular mining rigs have been documented.
Çeşitli popüler madencilik teçhizatları belgelenmiştir.

More Sentences
rig v. donatmak
The children learned how to rig the boat.
Çocuklar tekneyi nasıl donatacaklarını öğrendiler.

More Sentences
Petrol
rig n. petrol kuyusu iskelesi
We built a new offshore drilling rig for more exploration.
Daha fazla keşif için açık denize petrol kuyusu iskelesi inşa ettik.

More Sentences
General
rig n. donatım
rig n. donanım
rig n. hile
rig n. kılık kıyafet
rig n. ekipman
rig n. dümen
rig n. tır
rig n. alet
rig n. alet edevat
rig n. atla çekilen araba
rig n. bir iskoç arazi ölçü birimi
rig v. hile katmak (seçime)
rig v. uyduruvermek
rig v. kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak)
rig v. allayıp pullamak
rig v. süslemek
rig v. teçhiz etmek
rig v. hile ile yönetmek
rig v. yalancıktan yapmak
rig v. hile yapmak (seçimde vb)
rig v. çıkarlarına göre değişiklik yapmak
rig v. giydirmek
rig v. hile karıştırmak
rig v. (bir şeye) bağlamak
rig v. (bir şeye) sabitlemek
rig v. hazırlayıvermek
rig v. baştan savma şekilde bir araya getirmek
rig v. kullanım için uygun duruma getirmek
rig v. ayarlamak
rig v. düzeltmek
rig v. onarmak
rig v. geçici çözüm olarak hazırlamak
rig v. geçici çözüm olarak düzenlemek
rig v. tedbir olarak kurmak
rig v. önlem olarak kurmak
rig v. istenen sonucu güvenceye almak için önceden ayarlamak
rig v. düzenek kurmak
Trade/Economic
rig n. suni yükselme
rig n. menkul kıymetler piyasasında fiyatların yapay olarak istenen seviyeye ayarlanması
Technical
rig n. avadanlık
rig n. yüksek kaliteli ses sistemi
Telecom
rig n. amatör telsiz operatörünün verici ve alıcı seti
Mechanic
rig n. yangın makinesi
rig n. yangın tulumbası
rig n. itfaiye arabası
Radio
rig n. eksiksiz amatör telsiz operatörü istasyonu
Construction
rig n. giydirme panel
Automotive
rig n. tır çekicisi
rig n. traktör
rig n. traktör römorku
Aeronautic
rig v. (uçak) bileşenlerini doğru konumlarına yerleştirmek
rig v. yeterli uçuş kontrol özelliklerini sağlamak için (uçağın) bileşen parçalarını ayarlamak
Marine
rig n. arma levhası
rig n. arma
rig n. gövde haricinde gemi türlerini farklılaştıran yelken ve direklerin kendine özgü şekli, sayısı ve düzeni
rig v. arma ile donatmak
rig v. teçhiz etmek
rig v. (yelkenlide bumbayı) istenen yönde hareket ettirmek
rig v. (yelkenlide bumbayı) uygun konuma hareket ettirmek
Petrol
rig n. kuyu açma donanımı
rig n. petrol kuyusu açıp petrol çıkarmak için kullanılan sondaj kulesi
rig n. sondaj işlemlerinde kullanılan iskele benzeri teçhizat
Mining
rig n. petrol ve doğal gaz yataklarının sondajı ve işletilmesinde kullanılan tesisat
Agriculture
rig n. sürülmüş tarlada sürülmemiş arazinin oluşturduğu sırt
rig n. kiriş, sap ve kürek kombinasyonundan oluşan kültivatör takımı
rig n. kiriş, sap ve kürek kombinasyonu
rig n. traktör, römork gibi ekipmanı bulunan harman dövme makinesi
Breeding
rig n. kusurlu bir şekilde hadım edilmiş hayvan
Fishery
rig n. balıkçı takımı
rig n. olta takımı
rig n. (balıkçının) son olta takımı
rig n. (balıkçının) son ekipmanı
History
rig n. (eskiden) irlanda kralı
Hunting
rig n. donanım malzemeleri
rig n. kılıf donanımı malzemeleri
Cinema
rig n. düzenek
Slang
rig n. (genellikle görünüşü değiştirilen) bilgisayar kasası
rig n. (bant alıcı-vericisi) radyo ekipmanı

Meanings of "rig" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
lateen rig n. üçgen yelken teçhizatı
fore and aft rig n. velena donanımı
oil rig n. sondaj kulesi
oil rig n. petrol kulesi
oil rig n. petrol kuyusu platformu
fishing rig n. balık avı malzemesi
fishing rig n. balıkçı malzemesi
fishing rig n. olta takımı
fishing rig n. balıkçı takımı
fishing rig n. balık avlama malzemesi
trucking rig n. tır
drilling rig n. petrol kulesi
rig [uk] n. dalga geçme
rig [uk] n. şaka yapma
rig [dialect] [uk/scotland] n. sırt
rig [uk] n. yaramazlık
rig [uk] n. laklak etme
rig [dialect] [uk/scotland] n. yükselti
rig [uk] n. eşek şakası
rig [uk] n. alay etme
rig [uk] n. şaka
rig [dialect] n. eyer
rig [dialect] [uk/scotland] n. çıkıntı
rig [obsolete] n. oyunbaz kimse
rig [dialect] [uk/scotland] n. bayır
rig [dialect] [uk] n. iffetsiz kadın
rig [obsolete] n. maskara kimse
rig [dialect] n. semer
rig [dialect] [uk] n. ahlaksız kadın
rig [uk] n. takılma
rig [obsolete] n. muziplik
rig [obsolete] n. şaka
offshore rig n. çok sayıda petrol kuyusunun radyal olarak açılabileceği açık deniz platformundan oluşan sondaj kulesi
rig a ship v. arma donatmak
rig out v. teçhiz etmek
rig out v. donatmak
rig out v. giydirmek
rig up v. uyduruvermek
rig a game v. şike yapmak
rig out v. giyinip kuşanmak
rig a purchase v. bir makineyi yükü manivela ile kaldıracak şekilde ayarlamak
rig [dialect] v. haşarılık etmek
rig [dialect] v. iffetsizce davranmak
rig [dialect] v. ahlaksızca davranmak
rig [dialect] v. itişip kakışmak
Phrasals
rig out v. aşırı şık giyinmek
rig out v. çok şık giyinmek
rig out v. süslenip püslenmek
rig out v. giyinip kuşanmak
rig up v. (geçici önlem olarak) dikmek
rig up v. (ekipman) birleştirmek
rig up v. (geçici önlem olarak) inşa etmek
rig up v. (ekipman) monte etmek
Colloquial
big rig n. tır
rig-out n. giysi
rig-out n. kostüm
rig-out n. kıyafet
Idioms
run a rig v. oyuna getirmek
run a rig v. oyun yapmak
run a rig v. garip bir şey yapmak
run a rig v. muziplik yapmak
full rig adj. tiril tiril
full rig adj. şık
full rig adj. şıkır şıkır
in full rig expr. şıkır şıkır
in full rig expr. şık
in full rig expr. tiril tiril
Trade/Economic
oil rig n. petrol kulesi
drilling rig n. sondaj kulesi
conspire to rig the bid v. ihaleye fesat karıştırmak
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
conspire to rig bids on tender v. ihaleye fesat karıştırmak
scheme to rig bids on tender v. ihaleye fesat karıştırmak
rig the market v. piyasayı oynatmak
rig the market v. belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geçirmek
Politics
rig the elections v. seçime hile karıştırmak
rig the elections v. seçimlere hile karıştırmak
rig an election v. seçimde hile yapmak
Technical
core drill rig n. karot sondaj takımı
rig tube n. tahrik mili borusu
loading rig n. yükleme donanımı
boring rig n. sondaj tesisatı
rig mantle n. tahrik mili gömleği
rig housing n. tahrik mili kapağı
land rig n. sondaj tesisatı
high frequency reciprocating rig n. yüksek frekanslı git-gel tezgah testi
test rig n. test ekipmanı
jury-rig n. eğreti direk
jury-rig n. geçici donanım
jury-rig n. geçici direk
jury-rig n. eğreti donanım
rotary rig n. dönel donanım
test rig n. test donanımı
test rig for testing resistance to cutting by a chainsaw n. zincirli testereyle kesilmeye direnç İçin deney tertibatı
roll changing rig n. merdane değiştirme düzeneği
high-frequency reciprocating rig (hfrr) n. yüksek frekanslı ileri-geri hareket düzeneği
drilling rig n. sondaj kulesi
jackass rig n. alışılagelmiş modelden farklı yelken teçhizatı
semisubmersible rig n. kendiliğinden çalışan ve kısmen suya batmış mavna
semisubmersible rig n. su altındaki şamandıraların üzerinde yüzen ve büyük kısmı su altında olan sondaj platformu
jury-rig v. geçici donanım yerleştirmek
jury-rig v. geçici direk koymak
jerry-rig v. geçici donanım yerleştirmek
Automotive
rig [us/canada] n. tır kamyonu
rig [us/canada] n. treyler
Marine
sloop rig n. küçük yelkenli
bermuda rig n. bermuda arma
sloop rig n. şalopa
sloop rig n. gemi
movable offshore drilling rig n. portatif açık deniz sondaj platformu
oil drilling rig n. petrol sondaj donanımı
sloop rig n. sloop arma
sloop rig n. sloop
tension leg-type oil drilling rig n. çekme kazıklı tip petrol sondaj platformu
fore and aft rig n. velena donanımı
sailing rig n. yelken takımı
cat rig n. tek direkli küçük yelkenli teçhizatı
bermudian rig n. çift direkli uskuna
marconi rig n. çift direkli uskuna
bermudan rig n. çift direkli uskuna
marconi rig n. üçgen yelkenli velena donanımı
gaff rig n. giz arması
gunter rig n. gunter arması
schooner rig n. skuna arması
schooner rig n. ana direğin pruva direğinden uzun olduğu arma
rig the capstan v. demir çubukları soketlere yerleştirerek bocurgatı kullanıma hazırlamak
rig a ship v. prasyaları vs. kendi direk ve serenlerine yerleştirmek
rig down v. söküp saklamak
rig [obsolete] v. armalanmak (gemi)
rig down v. parçalarına ayırıp saklamak
rig down v. demonte edip saklamak
rig [obsolete] v. arka takılmak (gemi)
Petrol
semi-submersible oil drilling rig n. yarı batan petrol sondaj platformu
oil rig n. petrol platformu
drilling rig n. petrol kulesi
drill rig n. sondaj kulesi
drilling rig n. sondaj makinesi
drill rig n. sondaj makinesi
drill rig n. petrol kulesi
drilling rig n. sondaj kulesi
hydraulic drill rig n. hidrolik sondaj makinesi
Mining
boring rig n. sondaj tesisatı
boring rig n. sondaj donanımı
Botanic
rusty rig n. banyan'a benzeyen avustralya'ya özgü bir süs ağacı
rusty rig n. küçük yapraklı kauçuk ağacı
Agriculture
lea-rig [scotland] n. sürülmemiş arazi çıkıntısı
lea-rig [scotland] n. çimenlik arazi çıkıntısı
lea-rig [scotland] n. çimenlik arazi parçası
winter-rig v. (toprağı) kışın sürmek
winter-rig v. kışın nadasa bırakmak