ekipman - Turco Inglés Diccionario

ekipman

Significados de "ekipman" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ekipman equipment n.
I can not let you in if you don't have the necessary equipment.
Gerekli ekipmana sahip değilseniz sizi içeri alamam.

More Sentences
General
ekipman equipment n.
I can not let you in if you don't have the necessary equipment.
Gerekli ekipmana sahip değilseniz sizi içeri alamam.

More Sentences
Technical
ekipman outfit n.
I always carry a pair of repair outfits while cycling.
Bisiklet sürerken her zaman bir çift tamir ekipmanı taşırım.

More Sentences
ekipman equipment n.
I can not let you in if you don't have the necessary equipment.
Gerekli ekipmana sahip değilseniz sizi içeri alamam.

More Sentences
Military
ekipman kit n.
Louis prepared his gym kit.
Louis spor salonu ekipmanını hazırladı.

More Sentences
General
ekipman apparatus n.
ekipman rig n.
ekipman accouterment n.
ekipman things n.
ekipman turnout n.
ekipman appurtenance n.
ekipman equipt n.
ekipman habiliment n.
ekipman habiliments n.
ekipman graith [scotland] n.
ekipman tackle N.
Technical
ekipman equipage n.
Textile
ekipman apparelment n.
Abbreviation
ekipman equip (equipment) n.
Slang
ekipman bluey n.
ekipman loadout n.

Significados de "ekipman" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yardımcı ekipman ancillary equipment n.
ekipman gereksinimleri equipment requirements n.
teknik ekipman technical equipment n.
ana ekipman main equipment n.
temel ekipman main equipment n.
ekipman odası equipment room n.
araca bağlı ekipman vehicle-mounted equipment n.
erzak ve ekipman temini/tedariki provision of supplies and equipment n.
ekipman detayı equipment detail n.
ortak dil ekipman tanımlayıcı (clei) kodu common language equipment identifier (clei) code n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman akuilisaq (greenland) n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman spray skirt n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman spraydeck [us] n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman tuiitsoq (greenland) n.
verilmeyen ürün, hizmet, uygulama, ekipman veya materyalin kurumlardan alınması reachback n.
belirli bir işletmede kullanılan veya kullanıma hazır olan ekipman armamentarium n.
genellikle çok fazla ekipman taşırken yapılan hızlı ve enerjik yürüyüş yomp n.
seyahat eden sanatçılar için çalışan ve ekipman bakımı yapan kimse roadie n.
seyahat eden sanatçılar için çalışan ve ekipman bakımı yapan kimse road manager n.
(ekipman) bir şeyi kurma installing n.
duş işleminde kullanılan ekipman douche bath n.
taşınabilir kişisel eşya ve ekipman duffel [us] n.
ürün veya ekipman taşıyan kimse packer n.
(genellikle avustralya'da) işletmenin çalışması için gereken ekipman ve personel plant n.
kurumun sahip olduğu fiziksel ekipman plant n.
özel ekipman gerektirmeksizin iç mekanda oynanabilen oyun parlour game n.
özel ekipman gerektirmeksizin iç mekanda oynanabilen oyun parlor game n.
özel veya tamamlayıcı bir iletişim sisteminin kurulması için diğer kuvvetlerden yapılan personel ve ekipman temini signals support n.
tırmanışta güvenlik için çatlaklara yerleştirilen ekipman protection n.
ekipman tedariki furnishing n.
(kömür madeninde) ekipman sorumlusu property man n.
sokağa döşenen ekipman furniture n.
ekipman veya mühimmatın uygunluğunu belirleyen deneme proof n.
ekipman sağlamak kit v.
(ekipman, bina) kullanıma uyarlanma ile ilgili functional adj.
Phrasals
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn into v.
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn in v.
(birini/bir şeyi) gerekli parça, ekipman, kıyafet, alet ile donatmak/teçhiz etmek fit (someone or something) up with (something) v.
(birine/bir şeye) uygun ekipman sağlamak fit (someone or something) up with (something) v.
(ekipman) monte etmek rig up v.
(ekipman) birleştirmek rig up v.
(uygun ekipman) sağlamak fit with (something) v.
(gerekli parça, ekipman, kıyafet, alet ile) donatmak/teçhiz etmek fit with (something) v.
Colloquial
teknoloji tutkunlarının ürettiği ekipman home brew n.
teknoloji tutkunlarınca üretilen ekipman home-brew n.
ekipmansız veya az ekipman kullanarak vücut ağırlığı ile yapılan güç antrenmanı physical jerks [uk] n.
Trade/Economic
demirbaşlar ve ekipman fixtures and equipment n.
ekipman rehin belgesi equipment trust certificate n.
ekipman kredi belgesi equipment trust certificate n.
arazi, tesis ve ekipman property, plant and equipment (ppe) n.
gayrimenkul, tesis ve ekipman property, plant and equipment (ppe) n.
mobilya, demirbaşlar ve ekipman furniture, fixtures and equipment n.
yerel veya yerli kaynaklardan personel, hizmet, malzeme veya ekipman alımı local procurement n.
parçalar halinde satılıp alıcı tarafından sonradan birleştirilen mobilya, ekipman, yapı parçası flat pack [uk] n.
parçalar halinde satılıp alıcı tarafından sonradan birleştirilen (mobilya, ekipman, yapı parçası) flat-packed [uk] adj.
Politics
potansiyel olarak patlayıcı ortamlardaki kullanıma yönelik ekipman ve koruyucu sistemlere ilişkin üye devlet kanunlarının yakınlaştırılması daimi komitesi standing committee on the approximation of the laws of the member states concerning equipment and protective systems intended for use in potentially explosive atmospheres n.
devletin sağladığı ekipman gfe (government-furnished equipment) abrev.
Industry
ekipman parçasını aşınmaya veya aşırı kullanılmaya karşı dayanıklı hale getirme ruggedisation [uk] n.
ekipman parçasını aşınmaya veya aşırı kullanılmaya karşı dayanıklı hale getirme ruggedization [us] n.
Media
(yayıncılıkta) görüntü birleştirme için kullanılan ekipman vision-mixer n.
(yayıncılıkta) görüntü birleştirme için kullanılan ekipman vision mixer n.
Technical
hidrolik ekipman hydraulic equipment n.
orijinal ekipman imalatçısı original equipment manufacturer n.
uygun ekipman appropriate equipment n.
ekipman uyarlığı equipment compatibility n.
halat dişli ekipman rope threaded equipment n.
uygun ekipman proper equipment n.
ekipman arızası equipment failure n.
yardımcı ekipman domestic equipment n.
orijinal ekipman original equipment n.
klasik ekipman conventional equipment n.
koruyucu ekipman protective equipment n.
özel ekipman seçeneği special equipment option n.
yardımcı ekipman ancillary items n.
ekipman odası equipment room n.
çevresel ekipman peripheral equipment n.
yardımcı ekipman auxiliary equipment n.
sabit ekipman stationary equipment n.
kişisel koruyucu ekipman personal protective equipment n.
yardımcı ekipman ancillary equipment n.
ağır ekipman operatörü heavy equipment operator n.
yüksek performanslı ekipman high-performance equipment n.
testere dişli ekipman buttress-threaded equipment n.
hat-dışı ekipman off-line equipment n.
hattaki ekipman on-line equipment n.
yedek ekipman stand-by equipment n.
mekanik ekipman odası mechanical equipment room n.
koruyucu ekipman safety equipment n.
taşınır ekipman portable equipment n.
makine ve ekipman bildirgesi machine and equipment questionnaire n.
havalı ekipman pneumatic equipment n.
ağır ekipman kaldırma çatkısı pigsty n.
dural ekipman stationary equipment n.
hasar yapmaz ekipman vandal-proof equipment n.
profesyonel ekipman specialist equipment n.
kullanılan ekipman the equipment used n.
ekipman güvenilirlik deneyi equipment reliability test n.
titreşime dayanıklı ekipman vibration resistant equipment n.
mıknatıslayıcı ekipman magnetizing equipment n.
soğutucu akışkanlara karşı şahsi koruyucu ekipman personal protective equipment against refrigerants n.
çok işlevli ekipman multiple function equipment n.
ekipman bakım odası equipment maintenance room n.
okuyucu ekipman reading equipment n.
ozon oluşturan ekipman ozone generating equipment n.
vanalar ve yardımcı ekipman valves and ancillary equipment n.
yağlı elektrikli ekipman oil-filled electrical equipment n.
katot ışınlı tüpleri kullanan ekipman equipment using cathode ray tubes n.
kağıt fabrikalarında selülöz elyaflarını cinsine göre ayıran ekipman fractinator n.
haberleşme ağlarına bağlanan ekipman equipment to be connected to telecommunication networks n.
lazerler ve lazerle ilgili ekipman lasers and laser-related equipment n.
ekipman tanımı equipment description n.
elektrikli tıbbi ekipman medical electrical equipment n.
öne asılır ekipman front-mounted equipment n.
toplam ekipman verimi overall equipment efficiency n.
toplam ekipman verimliliği overall equipment efficiency n.
stüdyo tipi alıcı ekipman studio-type receiver equipment n.
tıbbi ekipman içine yerleştirilmek için tasarlanmış düşük basınç regülatörleri low-pressure regulators intended for incorporation into medical equipment n.
hareketli ekipman moving equipment n.
ekipman yetersizliği lack of equipment n.
ekipman yetersizliği lack of hardware n.
yaygın olarak kullanılan ekipman commonly used equipment n.
takıp çıkarılabilir ekipman setleri attachable and detachable equipment sets n.
düşme önleyici ekipman fall arrest equipment n.
çok noktalı ekipman multipoint equipment n.
bir sistemin kapasitesini sorunun kaynağı olan ekipman parçalarını değiştirerek artırma debottlenecking n.
elektromekanik ekipman electromechanical equipment n.
onaylanmış ekipman approved equipment n.
bir grup malzemeden örnek almakta kullanılan ekipman trier n.
gazların, sıvıların veya katıların karıştırılması için kullanılan çeşitli sabit veya taşınılabilir ekipman türleri mixer n.
ekipman taşıyıcı platform platform n.
hizmet veya erişim talebini gösteren, bağlı ekipman arasındaki hat veya devre üzerinden gelen sinyal seizure n.
(çiftlik veya demir yolları için) ekipman stock n.
Computer
ekipman modeli equipment make n.
klasik ekipman conventional equipment n.
çevresel ekipman peripheral equipment n.
ekipman arızası equipment failure n.
ekipman uyarlığı equipment compatibility n.
bilgisayarın ana işlemcisine doğrudan bağlı olmayıp işlemci tarafından kontrol edilmeyen (ekipman) off-line adj.
Telecom
uluslararası mobil ekipman kimliği international mobile equipment identity n.
ek frekans iletimi ve alımı sağlamakta kullanılan, radyo alıcı-vericisine takılan ekipman transverter n.
mobil telefonu eller serbest kullanmak için dizayn edilmiş ekipman hands-free kit n.
santral merkezinde ekipman ve bileşenlerin fonksiyonlara göre orantılı dağılımı proration n.
Electric
ekipman giriş akımı equipment input current n.
en yüksek ekipman gerilimi highest voltage for equipment n.
radar tespitinde kullanılan ekipman radar n.
Construction
hidromekanik ekipman hydromechanical equipment n.
Automotive
standart ekipman standard equipment n.
dişi ekipman female fitting n.
Transportation
gemiyi veya uçağı bağlamak için kullanılan ekipman mooring n.
Traffic
araca bağlı ekipman vehicle-mounted equipment n.