guide - Turco Inglés Diccionario

guide

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

guide — Definition

Significado:
rehberlik etmek, rehber
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡaɪd/ – BrE /ɡaɪd/)
Categoría gramatical:
İsim: guide (guides); Fiil: guide (guides – guided – guiding)
Sinónimo:
lead, mentor
Antónimos:
mislead

Significados de "guide" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
guide n. rehber
She is an experienced tour guide who also speaks six languages.
Kendisi aynı zamanda altı dil bilen deneyimli bir tur rehberidir.

More Sentences
guide n. kılavuz
The toolkit comes with a user guide.
Araç seti bir kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor.

More Sentences
guide v. yol göstermek
The figures and the levels of hake stocks have been questioned and we should be guided by evidence.
Rakamlar ve berlam balığı rezervlerinin seviyeleri sorgulanmıştır ve kanıtlar bize yol göstermelidir.

More Sentences
guide v. rehberlik etmek
Children need both parents to guide them.
Çocukların her iki ebeveynin de onlara rehberlik etmesine ihtiyacı vardır.

More Sentences
General
guide n. kılavuz
The toolkit comes with a user guide.
Araç seti bir kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor.

More Sentences
guide n. rehber
She is an experienced tour guide who also speaks six languages.
Kendisi aynı zamanda altı dil bilen deneyimli bir tur rehberidir.

More Sentences
guide v. yönlendirmek
The guiding principle behind the directive is the extent of producers' responsibility.
Direktifin arkasındaki yönlendirici ilke, üreticilerin sorumluluğunun kapsamıdır.

More Sentences
guide v. götürmek
He guided us through the thick forest to the ashram.
Bizi sık ormanın içinden geçirerek inziva yerine götürdü.

More Sentences
guide v. rehberlik etmek
Children need both parents to guide them.
Çocukların her iki ebeveynin de onlara rehberlik etmesine ihtiyacı vardır.

More Sentences
guide v. rehber olmak
This book guided us through the whole procedure of building a tiny house.
Bu kitap, ufak bir ev inşa etmeye yönelik tüm prosedür boyunca bize rehberlik etti.

More Sentences
guide v. (kadar) geçirmek
Once they were done, she guided them out of her room.
İşlerini bitirdiklerinde onları odasının dışına kadar geçirdi.

More Sentences
Technical
guide n. kılavuz
The toolkit comes with a user guide.
Araç seti bir kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor.

More Sentences
guide n. rehber
She is an experienced tour guide who also speaks six languages.
Kendisi aynı zamanda altı dil bilen deneyimli bir tur rehberidir.

More Sentences
guide v. rehberlik etmek
Children need both parents to guide them.
Çocukların her iki ebeveynin de onlara rehberlik etmesine ihtiyacı vardır.

More Sentences
guide v. yol göstermek
The figures and the levels of hake stocks have been questioned and we should be guided by evidence.
Rakamlar ve berlam balığı rezervlerinin seviyeleri sorgulanmıştır ve kanıtlar bize yol göstermelidir.

More Sentences
Food Engineering
guide n. kılavuz
The toolkit comes with a user guide.
Araç seti bir kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor.

More Sentences
Marine Biology
guide n. yönlendirici
The economy should not be the only guiding force behind European policy.
Avrupa politikasının arkasındaki tek yönlendirici güç ekonomi olmamalıdır.

More Sentences
General
guide n. kızak
guide n. danışman
guide n. yönlendirme
guide n. rehber kitabı
guide n. talimatname
guide n. oluk
guide n. ray
guide n. model
guide n. yöneltme
guide n. örnek
guide n. yönetmelik
guide n. el kitabı
guide n. damak kılavuzu
guide n. sıva anası
guide n. mürşit
guide n. mihmandar
guide n. öğrenci danışmanı
guide n. yönetici
guide n. süpervizör
guide n. denetmen
guide n. bir şeyin hareketini yönlendirmeye yarayan düzenek
guide n. yönlendirici kenarı, yüzeyi veya kanalı olan alet
guide n. ciltlemede kullanılan parçanın hareket ettiği oluk
guide n. ipi istenen pozisyonda tutması için olta çubuğuna takılan halka benzeri alet
guide n. eğirme, bobinleme gibi tekstil makinelerinde iplikleri yönlendirmeye yarayan küçük alet
guide n. matbaa veya katlama makinesinde yaprakları tutup bırakmaya yarayan cihaz
guide n. cerrah mili veya bıçağı için kullanılan oluklu yönlendirici
guide n. etiketleme için kullanılan metal gibi malzemeden yapılmış levha veya kenarı çıkıntılı kart
guide n. kız izci
guide n. 11 ile 16 yaş arası kız izci
guide v. sevk etmek
guide v. yetiştirmek
guide v. kılavuzluk etmek
guide v. öncülük etmek
guide v. önderlik etmek
guide v. delalet etmek
guide v. yönetmek
guide v. rehberlik yapmak
guide v. doğru yolu göstermek
guide v. (gemi, pilot) dümen tutmak
guide v. (gemi, pilot) seyretmek
guide v. (gemi, pilot) rota vermek
Trade/Economic
guide v. kılavuzluk etmek
Technical
guide n. kılavuz yolluk
guide n. pivot bölüm
guide n. tırnak
guide n. yatak
guide v. idare etmek
guide v. yön vermek
Traffic
guide n. yolu gösteren işaret
Religious
guide n. aracı olarak seçtiği kimseyi etkisi altına alarak onun aracılığıyla dile gelen ruh
Military
guide n. askeri komutadaki hareket veya düzenin endekslendiği bileşen
guide n. diğerlerinin konumlarını düzenlerken referans aldıkları savaş gemisi
guide n. belirli bir düzende durarak manevralarda referans olarak kullanılan gemi

Significados de "guide" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
guide dog n. rehber köpek
travel guide n. seyahat rehberi
General
guide dog n. gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek
guide pulley n. avara kasnak
loop thread guide n. kıvrımlı iplik kılavuzu
user guide n. kullanıcı kılavuzu
guide line n. yönetmelik
girl guide n. izci
guide book n. rehber kitap
girl guide n. kız izci
local guide n. yerel rehber
railway guide n. demiryolu kılavuzu
guide book n. rehber
user's guide n. kullanıcı kılavuzu
owners guide n. kullanıcı kitabı
owners guide n. kullanıcı kılavuzu
city guide n. şehir rehberi
using guide n. talimat kılavuzu
city guide n. kent rehberi
guide book n. yönetmelik
guide book n. talimatname
reference guide n. başvuru kaynağı
style guide n. stil kılavuzu
tv guide n. tv rehberi
television guide n. televizyon rehberi
guide dog n. rehber köpek
interview guide n. görüşme kılavuzu
user guide n. kullanım kılavuzu
emergency guide vehicle n. imdat klavuz aracı (itfaiyede)
audio guide n. sesli rehber
practical guide n. pratik rehber
design guide n. tasarım rehberi
guide book n. seyahat rehberi
reference guide n. başvuru kitabı
reference guide n. başucu kaynağı
reference guide n. başucu kitabı
buying guide n. katalog
buyer's guide n. alıcı rehberi
practical guide n. uygulama kılavuzu
practical guide n. uygulama rehberi
safari guide n. safari rehberi
ranger guide n. kıdemli kadın izci
queen's guide n. yeterlilik sınavında en iyi dereceyi alan izci kız
queen's guide n. (ingiltere'de) kraliçenin izcisi
hand guide n. el direktörü
hand guide n. el rehberi
brownie guide n. brownie guides izci grubunun bir üyesi
girl guide n. rehber kız
guide meridian n. yüzey araştırmalarında referans olarak kullanılan ve kuzey-güney doğrultusunda ilerleyen, anıtlarla işaretlenmiş hat
guide guider n. guides kız izci grubunun yetişkin lideri
court guide n. kasabadaki soyluların ad ve adreslerinin olduğu rehber
field guide n. sıkça karşılaşılan canlı veya nesneleri tespit etmeye yarayan betimlemelerin bulunduğu resimli kitap
be a guide v. yol gösterici olmak
guide (someone) v. yol göstermek
guide someone around v. birine rehberlik etmek (çevreyi vb gezdirmek)
guide someone across v. birini karşıdan karşıya geçirmek
hire a guide v. rehber tutmak
as a basic guide adv. temel bir kural olarak
Phrasals
guide away from v. rehberlik etmek
guide someone away from something v. eşlik etmek
guide away from v. yolu göstermek
guide away from v. eşlik etmek
guide someone away v. yolu göstermek
guide someone away v. rehberlik etmek
guide someone away from something v. rehberlik etmek
guide someone away from something v. yolu göstermek
guide someone away v. eşlik etmek
guide someone away v. birini bir yerden uzaklaştırmak/ bir yerin dışına çıkarmak
guide on v. rehber olarak kullanmak
guide away (from someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzaklaştırmak
guide (someone or something) across v. (birini/bir şeyi) (bir şeyden) karşıya geçirmek
guide someone or something across (something) v. birini/bir şeyi (bir şeyden) karşıya geçirmek
guide something away v. bir şeyi alıp götürmek
guide away v. yolu göstermek
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şey/yer) boyunca yol göstermek
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şeyden) karşıya kadar eşlik etmek
guide (someone or something) across v. (birine/bir şeye) (bir şeyin) karşısına kadar eşlik etmek
guide something away v. bir şeyi başka yöne saptırmak
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şey/yer) boyunca rehberlik etmek
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şeyden) geçene kadar eşlik etmek/yol göstermek
guide someone away from someone or something v. birine birinden/bir şeyden uzaklaşması için yolu göstermek
guide someone or something across (something) v. birinin/bir şeyin (bir şeyi) geçmesine yardım etmek
guide (someone or something) across v. (birine/bir şeye) (bir şeyden) karşıya kadar eşlik etmek
guide someone around something v. birine bir şeyde/bir yerde rehberlik etmek
guide (someone or something) across v. (birine/bir şeye) (bir şeyden) geçene kadar eşlik etmek/yol göstermek
guide away v. -den uzaklaştırmak
guide something away v. bir şeyi uzaklaştırmak
guide (someone or something) across v. (birinin/bir şeyin) karşıya geçmesine yardım etmek
guide someone away from someone or something v. birini birinden/bir şeyden uzaklaştırmak
guide around v. rehberlik etmek (çevreyi gezdirmek)
guide away (from someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzağa almak/götürmek
guide someone around something v. birine bir şeyi/bir yeri gezdirmek
guide away v. eşlik etmek
guide away v. '-in dışına çıkarmak
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şeyin) karşısına kadar eşlik etmek
guide something away v. bir şeyin rotasını değiştirmek
guide across v. karşıdan karşıya geçirmek
guide someone or something across (something) v. birine/bir şeye (bir şey/yer) boyunca eşlik etmek
guide someone away from someone or something v. birine birinden/bir şeyden uzağa doğru eşlik etmek
Phrases
if history is any guide expr. tarih herhangi bir rehber ise
Proverb
science is the only true guide in life hayatta en hakiki mürşit ilimdir
village in sight needs no guide görünen köy kılavuz istemez
Idioms
one does not need a guide when the village is in sight expr. görünen köy kılavuz istemez
Speaking
I am your tour guide expr. ben sizin tur rehberinizim
guide the driver expr. sürücüye rehberlik et
Trade/Economic
pension contract guide n. emeklilik sözleşmesi kılavuzu
guide price n. yönlendirme fiyatı
introductory guide n. tanıtım kılavuzu
parts management guide for distibutors n. distribütörler için yedek parça yönetim kılavuzu
international guide n. uluslararası kılavuz
guide to the expression of uncertainty in measurement n. ölçümlerde belirsizliğin ifadesi için rehber
railway guide n. demiryolu rehberi
guide to dependability programme management n. bağımlılık program yönetimi kılavuzu
customer guide n. müşteri rehberi
transaction pricing guide n. işlem fiyat/fiyatlandırma rehberi
guide to work measurement n. iş ölçümü kılavuzu
guide to work performance control n. iş performansı kontrolü kılavuzu
Politics
guide documents n. rehber dokümanlar
guide price n. rehber fiyat
guide for proposers n. proje başvuru rehberi
practical guide for a returnee n. gönüllü olarak yurda kesin dönüş yapanlar için el kitabı
Insurance
introductory guide n. tanıtım kılavuzu
pension contract guide n. emeklilik sözleşmesi kılavuzu
Tourism
tourist guide n. turist rehberi
international hotel guide n. uluslararası otel rehberi
travel guide n. seyahat rehberi
guide diver n. rehber balıkadam
automatic guide n. telerehber
regional guide n. bölgesel rehber
guide book n. turist kılavuzu
licensed tourist guide n. kokartlı tur rehberi
tour guide n. turist rehberi
tour guide n. tur rehberi
holiday guide n. tatil rehberi
travel guide n. gezi rehberi
sightseeing guide n. gezi rehberi
travel guide n. seyahat/tatil rehberi
Media
electronic programme guide n. elektronik program rehberi
Technical
belt guide n. kayış siperliği
lineal ball displacement guide n. lineer bilye kaydırma kılavuzu
guide screw n. kılavuz vida
guide piston n. kılavuz piston
guide wire n. kılavuz teli
guide lug n. kılavuz tırnak
guide pin n. kovan
guide bearing n. direksiyon yatağı
guide rail n. kılavuz rayı
guide pin n. kılavuz pim
guide casing n. kılavuz muhafaza
dielectric guide n. dielektrik kılavuz