wrong - Turco Inglés Diccionario

wrong

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wrong — Definition

Significado:
yanlış, haksız
Pronunciación (IPA):
(AmE /rɔːŋ/ – BrE /rɒŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat/Zarf
Sinónimo:
incorrect, unjust
Antónimos:
right, correct

Significados de "wrong" en diccionario turco inglés : 89 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wrong adj. yanlış
The police officers caught the wrong man.
Polis memurları yanlış adamı yakalamış.

More Sentences
wrong adj. hatalı
I do not know; perhaps we were wrong to campaign for the Agreement in the way we did, or perhaps we were right.
Bilmiyorum; belki de Anlaşma için yürüttüğümüz kampanyada hatalıydık ya da belki de haklıydık.

More Sentences
General
wrong n. hata
It is never late to right a wrong.
Bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir.

More Sentences
wrong n. yanlış
Children can't separate right from wrong.
Çocuklar doğruyu yanlıştan ayıramazlar.

More Sentences
wrong v. haksızlık etmek
He accused us of wronging him.
Bizi ona haksızlık etmekle suçladı.

More Sentences
wrong adj. ters
There's clearly something wrong.
Belli ki ters giden bir şeyler var.

More Sentences
wrong adj. bozuk
Something is wrong with the car's engine.
Arabanın motorunda bozuk bir şeyler var.

More Sentences
wrong adj. haksız
Let us now prove these critics wrong and vote for the conciliation.
Şimdi bu eleştirileri haksız çıkaralım ve uzlaşmaya oy verelim.

More Sentences
wrong adj. uygun olmayan
It is the wrong day to buy a plane ticket.
Uçak bileti almak için uygun olmayan bir gün.

More Sentences
wrong adj. yanlış
The police officers caught the wrong man.
Polis memurları yanlış adamı yakalamış.

More Sentences
wrong adj. hatalı
I do not know; perhaps we were wrong to campaign for the Agreement in the way we did, or perhaps we were right.
Bilmiyorum; belki de Anlaşma için yürüttüğümüz kampanyada hatalıydık ya da belki de haklıydık.

More Sentences
wrong adj. ters giden
There is something wrong as far as I can understand from her voice.
Sesinden anladığım kadarıyla ters giden bir şeyler var.

More Sentences
wrong adj. fena
Your comment is just wrong!
Yorumunuz çok fena!

More Sentences
wrong adv. yanlış
She wrote the name of the book wrong.
Kitabın adını yanlış yazmış.

More Sentences
wrong adv. hatalı
I do not know; perhaps we were wrong to campaign for the Agreement in the way we did, or perhaps we were right.
Bilemiyorum; belki de Anlaşma için yürüttüğümüz kampanyada hatalıydık ya da belki de haklıydık.

More Sentences
Technical
wrong adj. hatalı
I do not know; perhaps we were wrong to campaign for the Agreement in the way we did, or perhaps we were right.
Bilmiyorum; belki de Anlaşma için yürüttüğümüz kampanyada hatalıydık ya da belki de haklıydık.

More Sentences
wrong adj. yanlış
The police officers caught the wrong man.
Polis memurları yanlış adamı yakalamış.

More Sentences
Philosophy
wrong adj. kötü
It is not wrong to want to look better.
Daha iyi görünmek istemek kötü bir şey değil.

More Sentences
General
wrong n. gadir
wrong n. suç
wrong n. haksızlık
wrong n. kemlik
wrong n. sapıklık
wrong n. zulüm
wrong n. kötülük
wrong n. kusur
wrong n. günah
wrong n. zarar
wrong n. haksız fiil
wrong n. kanuna aykırı fiil
wrong n. sakıncalı
wrong v. gadretmek
wrong v. kötülük etmek
wrong v. günahına girmek
wrong v. zulmetmek
wrong v. hakkını yemek
wrong v. kötülük yapmak
wrong v. kötü davranmak
wrong v. (bir kadını) baştan çıkarmak
wrong v. (bir kadını) ayartmak
wrong adj. haram
wrong adj. sağlıksız
wrong adj. yalan
wrong adj. uygunsuz
wrong adj. ters olarak
wrong adj. ters (taraf)
wrong adj. birine göre olmayan
wrong adj. yanılmış
wrong adj. dince suç sayılan
wrong adj. mahzurlu
wrong adj. başvurulması yanlış olan
wrong adj. sakıncalı
wrong adj. uygun sayılmayan
wrong adj. gerçeğe uymayan
wrong adj. taklit
wrong adj. yalancı
wrong adj. akli dengesi bozuk
wrong adj. deli
wrong adj. meczup
wrong adv. yanlış bir şekilde
wrong adv. yanlış yolda
wrong adv. yanlış yönde
wrong adv. ahlaksızca
wrong adv. haksız yere
wrong adv. insafsızca
wrong adv. neyin münasip olduğuna bakılmaksızın
wrong adv. uygun olmadan
wrong adv. edepsizce
wrong adv. adaletsiz bir şekilde
wrong adv. adil olmayan bir şekilde
wrong adv. insafsız bir şekilde
wrong adv. törelere bakılmaksızın
wrong adv. ahlaksızca
wrong adv. başarısızca
wrong adv. başarısız bir şekilde
wrong adv. talihsiz bir şekilde
wrong adv. düzgün bir şekilde çalışmadan
wrong adv. düzgün bir şekilde işlev göstermeden
wrong adv. yanlış bir durumda
wrong adv. yanlış bir ilişkide
wrong adv. sahte bir vaziyette
wrong adv. sahte bir ilişkide
Trade/Economic
wrong n. kusur
Wagering
wrong adj. zar atıcısının bir sonraki atışının veya atış serisinin kaybedeceğine dair bahse giren
wrong adj. (zar atarken) bir sonraki atışta kaybeden
wrong adj. (zar atarken) bir sonraki atış serisinde kaybeden
Archaic
wrong n. fiziki hasar
wrong n. fiziki zarar
wrong n. maddi zarar

Significados de "wrong" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
wrong information n. hatalı bilgi
wrong impression n. yanlış izlenim
wrong number n. yanlış numara
the wrong way round n. ters
wrong end of the stick n. işin kötü tarafı
wrong number n. yanlış telefon numarası
wrong line n. yanlış satır
wrong address n. yanlış adres
wrong column n. yanlış sütun
wrong entry n. yanlış kayıt
wrong calculation n. yanlış hesap
wrong time n. yanlış zaman
wrong decision n. yanlış karar
wrong exposition n. yanlış sergileme
wrong exposition n. yanlış teşhir
wrong side n. ters yüz
wrong side n. arka yüz
wrong use n. yanlış kullanma
wrong use n. yanlış uygulama
wrong use n. haksız kullanma
being wrong n. hatalı olma
wrong meaning n. yanlış anlam
sense of right and wrong n. ahlak ve namus anlayışı
sense of right and wrong n. doğru ve yanlış anlayışı
wrong attitude n. yanlış tutum
wrong beliefs n. yanlış inançlar
wrong answer n. yanlış cevap
wrong assumption n. yanlış varsayım
wrong assumption n. hatalı varsayım
wrong information n. yanlış bilgi
wrong dosage n. hatalı doz
wrong dose n. hatalı doz
wrong hole n. yanlış delik
wrong use n. hatalı kullanım
wrong person n. yanlış insan
wrong-headedness n. inatçılık
wrong-headedness n. huysuzluk
wrong-headedness n. dik kafalılık
wrong-headedness n. aksilik
wrong 'un n. yalancı kimse
wrong number n. güvenilmez kimse
wrong number n. uygunsuz şey
wrong number n. istenmeyen şey
wrong 'un n. vicdansız kimse
wrong 'un n. şerefsiz kimse
wrong number n. güvenilmez şey
wrong number n. uygunsuz kimse
wrong number n. istenmeyen kimse
self-wrong n. bireyin kendisine yaptığı yanlış
self-wrong n. bireyin kendine yaptığı hata
rough the wrong way v. tahrik etmek
get it wrong v. ters anlamak
go wrong v. bozulmak
get something wrong v. durumu tam anlayamamak
go down the wrong way v. genize kaçmak
rough the wrong way v. sinirlendirmek
take a word in the wrong sense v. ters anlamak
rub somebody up the wrong way v. gıcık etmek
can't put a foot wrong v. burnundan kıl aldırmamak
get something wrong v. yanılmak
be wrong v. hatalı olmak
go wrong v. hata etmek
do wrong v. haksızlık etmek
consider wrong v. yanlış saymak
get out of the wrong side v. ters tarafından kalkmak
not put a foot wrong v. hata yapmamak
do wrong v. kötülük yapmak
go wrong v. hata yapmak
get up on the wrong side of the bed v. ters tarafından kalkmak
prove to be wrong v. haksız çıkarmak
be wrong v. yanılmak
do something wrong v. kabahat işlemek
go wrong v. yanılmak
go wrong v. aksamak
go wrong v. aksi gitmek
be wrong v. aldanmak
take a word in the wrong sense v. yanlış anlamak
leave a wrong impression v. yanlış izlenim bırakmak
go wrong v. yanlış yapmak
come to recognize that one is wrong v. yanıldığının farkına varmak
laugh on the wrong side of one's mouth v. gülerken ağlamak
wake up on the wrong side of bed v. ters tarafından kalkmak
bark up the wrong tree v. yanlış kapı çalmak
go wrong v. arıza yapmak
be wrong v. hata etmek
put a foot wrong v. yanlış adım atmak
turn out to be in the wrong v. haksız çıkmak
wrong somebody v. günahını almak
get somebody wrong v. yanlış anlamak
rub somebody the wrong way v. bamteline basmak
rub somebody up the wrong way v. sinir etmek
be in the wrong v. haksız olmak
get the wrong sow by the ear v. yanlış anlamak
get someone wrong v. yanlış anlamak (birini)
rough the wrong way v. kızdırmak
do wrong v. hata yapmak
be wrong v. haksız olmak
get hold the wrong end of the stick v. ters anlamak
get it wrong v. durumu tam anlayamamak
think wrong v. yanlış düşünmek
get the wrong sow by the ear v. yanılmak
be wrong v. yanlış olmak
have the wrong information about something v. yanlış bilmek
rub the wrong way v. bamteline basmak
do wrong v. yanlış bir şey yapmak
be on the wrong track v. yanlış yolda olmak
say something wrong v. pot kırmak
use for the wrong purposes v. amacı dışında kullanmak
see no wrong v. herhangi bir yanlış görmemek
see no wrong v. yanlış görmemek
know right from wrong v. doğruyu yanlışı bilmek
find something wrong v. yanlış bulmak
dial the wrong number v. yanlış düşürmek (telefon numarası)
call the wrong number v. yanlış düşürmek (telefon numarası)
find (someone) to be in the wrong v. haksız bulmak
prove (someone) to be in the wrong v. haksız çıkarmak
know right from wrong v. doğruyla yanlışı ayırt edebilmek
take the wrong turning v. yolunu şaşırmak
be on the wrong road v. yolunu şaşırmak
do (something) wrong (to someone) v. yamuk yapmak
do wrong v. yamuk yapmak
get the wrong number v. yanlış düşürmek
(for food or liquid) go down the wrong way v. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the wrong way v. genzine kaçmak
go down the wrong way v. genzine kaçırmak
go down the wrong way v. genzine kaçmak
send wrong signal v. yanlış sinyal göndermek
be wrong footed v. kontrpiyede kalmak
go wrong v. kötü sonuçlanmak
wrong-foot v. hazırlıksız yakalamak
do wrong v. hatalı davranmak
take a wrong turn v. ters yola sapmak
wrong-foot v. kontrpiyede bırakmak
get/fall in the wrong hands v. kötü ellere düşmek
get/fall in the wrong hands v. yanlış ellere düşmek
bark up the wrong tree v. yanlış kapıyı çalmak
bark up the wrong tree v. yanlış kişiyi suçlamak
turn the wrong direction v. ters yola sapmak
be wrong v. yanılgıya düşmek
assign the wrong date to v. yanlış tarih koymak
do no wrong v. bir şeyde hatası olmamak
do no wrong v. yanlışı olmamak
do no wrong v. yanlış yapmamak
think wrong about someone v. birisini yanlış tanımak
think wrong about someone v. yanlış tanımak
get something wrong v. bir şeyi yanlış anlamak
transfer money into wrong account v. yanlış hesaba para göndermek
design wrong v. yanlış tasarlamak
dial the wrong number v. yanlış numara çevirmek
go wrong v. ters gitmek