taklit - Turco Inglés Diccionario

taklit

Significados de "taklit" en diccionario inglés turco : 95 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
taklit imitation n.
Thirdly, we need to turn our attention to imitation products.
Üçüncü olarak dikkatimizi taklit ürünlere çevirmemiz gerekiyor.

More Sentences
taklit fake adj.
How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
Kız arkadaşının orgazm taklidi yapmadığından nasıl emin olabilirsin?

More Sentences
taklit mimic adj.
General
taklit echo n.
It is nothing but the echo of the earlier style.
Bu, daha önceki tarzın taklidinden başka bir şey değildir.

More Sentences
taklit impression n.
She did a brilliant impression of the prime minister.
Başbakanın mükemmel bir taklidini yaptı.

More Sentences
taklit mock n.
There was a mock-gothic castle sitting on the shores of the lake.
Gölün kıyısında gotik taklidi bir kale vardı.

More Sentences
taklit imitation n.
Thirdly, we need to turn our attention to imitation products.
Üçüncü olarak dikkatimizi taklit ürünlere çevirmemiz gerekiyor.

More Sentences
taklit fake n.
Fake designer bags are also sold on that site.
Taklit marka çantalar da bu sitede satılıyor.

More Sentences
taklit counterfeit adj.
The police caught them selling counterfeit handbags.
Polis onları taklit çantalar satarken yakaladı.

More Sentences
taklit mock pref.
There was a mock-gothic castle sitting on the shores of the lake.
Gölün kıyısında gotik taklidi bir kale vardı.

More Sentences
Trade/Economic
taklit counterfeit adj.
The police caught them selling counterfeit handbags.
Polis onları taklit çantalar satarken yakaladı.

More Sentences
Law
taklit imitation n.
Thirdly, we need to turn our attention to imitation products.
Üçüncü olarak dikkatimizi taklit ürünlere çevirmemiz gerekiyor.

More Sentences
taklit counterfeit n.
The police caught them selling counterfeit handbags.
Polis onları taklit çantalar satarken yakaladı.

More Sentences
Technical
taklit imitation n.
Thirdly, we need to turn our attention to imitation products.
Üçüncü olarak dikkatimizi taklit ürünlere çevirmemiz gerekiyor.

More Sentences
Linguistics
taklit imitation n.
Thirdly, we need to turn our attention to imitation products.
Üçüncü olarak dikkatimizi taklit ürünlere çevirmemiz gerekiyor.

More Sentences
Archaic
taklit counterfeit n.
The police caught them selling counterfeit handbags.
Polis onları taklit çantalar satarken yakaladı.

More Sentences
General
taklit repetition n.
taklit mockery n.
taklit simulacrum n.
taklit travesty n.
taklit pinchbeck n.
taklit postiche n.
taklit affectation n.
taklit show n.
taklit reproduction n.
taklit gold brick n.
taklit takeoff n.
taklit mimesis n.
taklit charv n.
taklit charver n.
taklit chavette n.
taklit chav n.
taklit impressure n.
taklit hit-off n.
taklit falsification n.
taklit humbuggery n.
taklit affectedness n.
taklit mockage [obsolete] n.
taklit cod n.
taklit shadow n.
taklit simulacher n.
taklit simulant n.
taklit put-on n.
taklit subsannation n.
taklit imitative adj.
taklit dummy adj.
taklit artificial adj.
taklit brummagem adj.
taklit false adj.
taklit bogus adj.
taklit shoddy adj.
taklit snide adj.
taklit mockish adj.
taklit sham adj.
taklit imitated adj.
taklit counterfeiting adj.
taklit simulated adj.
taklit wrong adj.
taklit supposititious adj.
taklit bunyip adj.
taklit incestuous adj.
taklit counterfect [obsolete] adj.
taklit faux adj.
taklit feigned adj.
taklit potted adj.
taklit servile adj.
taklit spoof adj.
taklit fucate [obsolete] adj.
taklit parody N.
Colloquial
taklit fakey adj.
Idioms
taklit a wooden nutmeg [dated] [us] n.
taklit phonier than a three-dollar bill adj.
taklit queerer than a three-dollar bill adj.
taklit (as) bent as a nine-bob note [uk] adj.
taklit (as) phony as a three-dollar bill adj.
taklit (as) queer as a three-dollar bill [us] adj.
taklit phony as a three-dollar bill adj.
taklit queer as a three-dollar bill adj.
Trade/Economic
taklit spurious adj.
Law
taklit artificial adj.
Telecom
taklit replication n.
Chemistry
taklit simulation n.
taklit simulant adj.
Marine Biology
taklit mimicry n.
Zoology
taklit mimicry n.
Literature
taklit alexandrian adj.
Archaic
taklit dor n.
taklit simulacre n.
taklit feint adj.
taklit personate adj.
Slang
taklit ripoff n.
taklit sexton blake (blake rhyming with fake) [uk] n.
taklit bogue adj.
taklit queer adj.
taklit bastard interj.

Significados de "taklit" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
taklit etmek imitate v.
General
son derece beceriksizce yapılmış bir taklit travesty n.
taklit edilebilirlik imitativeness n.
taklit etme personation n.
taklit mücevher costume jewellery n.
edebiyatta taklit imitation in literature n.
taklit kadife velours n.
taklit deri imitation leather n.
orijinaline çok benzeyen taklit slavish imitation n.
alçıdan yapılmış taklit mermer scagliola n.
taklit için model lodestar n.
taklit mücevher imitation jewellery n.
taklit etme imitation n.
taklit etme echoey n.
taklit şey dummy n.
başkalarının laflarını ve davranışlarını taklit etme lata n.
taklit eden echoer n.
alaylı taklit burlesque n.
gülünç taklit burlesque n.
taklit (komik) takeoff n.
taklit eden kimse echoey n.
taklit etme mimicking n.
elle basılmış biletin kontrol kuponlarını taklit etme cardboarding n.
gülünç bir taklit parody n.
taklit olmayan nonimitation n.
taklit edilen imitatee n.
taklit eden kimse mimic n.
tabiattaki modelleri inceleyip bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan bilim dalı biomimicry n.
taklit eser imitation n.
taklit eden kimse copycat n.
gülünç taklit mockery n.
düşük kalite taklit poor imitation n.
kötü taklit poor imitation n.
taklit kabiliyeti ability to imitate n.
taklit becerisi ability to imitate n.
taklit yeteneği ability to imitate n.
taklit etme me-tooism n.
rakibini taklit etme me-tooism n.
rakibini taklit eden me-tooer n.
taklit mücevherat imitation jewelry n.
taklit moda mirror image fashion n.
taklit edilemeyecek kadar iyi inimitability n.
taklit edilmesi imkansız inimitability n.
taklit edilebilirlik imitability n.
doğadaki modelleri inceleyip taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan bilim dalı biomimicry n.
gülünç taklit pisstake n.
kötü taklit caricature n.
taklit yaparak güldürme charade n.
kötü taklit caricatura [obsolete] n.
komik ve abartılı taklit caricatura [obsolete] n.
müzikal bir sesin sözlü olarak taklit edilmesi tirralirra n.
kötü taklit apology n.
taklit eden kimse echo n.
kendini özdeşleştirdiği kişilerin özelliklerini ya da dış görünüşlerini bilinçsizce taklit eden kimse zelig n.
taklit amaçlı yapılan yüz makyajı face n.
kuş sesini taklit eden ses birdcall n.
kötü taklit mimic n.
taklit eden şey mimetic n.
taklit eden kimse mimicker n.
taklit yapan oyuncu mimicker n.
(1950'lerde) hippileri taklit eden ergen hippie n.
(1950'lerde) asi gençleri taklit eden ergen hippie n.
taklit etmeye değer şey mirror n.
taklit resim module [obsolete] n.
bir beceriyi taklit veya tekrar eden gösterici repeater n.
iyi taklit hit-off n.
taklit edilen kimse role-model n.
taklit nesne imagery n.
taklit etmeye değer olma imitableness n.
taklit edilebilirlik imitableness n.
önemli kişileri taklit eden kimse impressionist n.
taklit edilememe ingenerabillty n.
yasadışı taklit clone n.
tiyatroda cam kırılma sesini taklit etmek için kullanılan içi kırık parça dolu sepet crash n.
taklit eden kimse polygrapher [obsolete] n.
taklit eden kimse polygraphist [obsolete] n.
taklit ürün olma feignedness n.
başkasının yazısını taklit etme isography n.
latinceyi taklit eden dil dog latin n.
alay edercesine kötü olan taklit parody n.
son derece beceriksizce yapılmış bir taklit parody n.
kötü taklit parody n.
bilinçsizce yapılan taklit parrotism n.
körü körüne taklit etme parrotry n.
kötü taklit parrotry n.
özünü kavramadan taklit etme parrotism n.
gerçeği taklit eden şey phantasm n.
rakibin zihin yapısını taklit ederek yapılan bir söz sanatı schesis n.
avustralya ve yeni zelanda'da fok kürkünü taklit amacıyla kırkılıp boyanan tavşan kürkü sealine n.
kendi kendini taklit etme self-parody n.
adi taklit servility n.
taklit eden kimse simulant n.
taklit eden şey simulant n.
taklit büyüsü sympathetic magic n.
taklit etme take-off n.
komik taklit mockery n.
(başka bir eseri) taklit pastiche n.
başkasını taklit ederek oy kullanma personation [uk] n.
taklit kürk fur n.
(özellikle 18. yüzyılda) klasik stilin sanat ve edebiyatta taklit edilmesi pseudoclassicism n.
(özellikle 18. yüzyılda) klasik stilin sanat ve edebiyatta taklit edilmesi pseudo-classicism n.
taklit eşya imalatçısı faker n.
taklit etmek take an example by v.
taklit etmek mime v.
taklit etmeye çalışmak emulate v.
taklit etmek impersonate v.
taklit etmek follow the suit v.
taklit etmek take off v.
taklit etmek mock v.
taklit etmek forge v.
taklit etmek mimic v.
taklit etmek falsify v.
taklit etmek echo v.
taklit etmek reproduce v.
taklit etmek hit off v.
taklit etmek fake v.
taklit etmek take somebody off v.
taklit etmek counterfeit v.
taklit etmek imitate v.
taklit etmek copycat v.
taklit etmek copy v.
taklit etmek ape v.
taklit etmek do an impression of somebody v.
taklit ederek alay etmek burlesque v.
taklit yapmak perform imitation v.
taklit yapmak give imitation v.
taklit yapmak do imitation v.
taklit yapmak imitate v.
taklit etmek follow suit v.
(taklit ederek) aşırmak copy v.
taklit etmek simulate v.
taklit etmek feign v.
rakibini taklit etmek meetoo v.
rakibini taklit etmek mee-too v.
insanların konuşmasını taklit etmek imitate human speech v.
taklit etmeye çalışmak aemule [obsolete] v.
taklit etmek transcribe [obsolete] v.
taklit etmek assimulate v.
taklit etmek emulate v.
taklit etmek emule v.
koyun ve keçi sesini taklit etmek maa v.
taklit etmek blah-blah v.
kedinin ağlama sesini taklit etmek miaul v.
köpek havlamasını taklit etmek bow-wow v.
taklit etmek mirror v.
saçma sözleri art arda tekrarlayarak konuşma taklit etmek rhubarb v.
taklit etmek obtend [obsolete] v.
kötü bir taklit haline gelmek degenerate v.
londralıları taklit etmek londonise v.
londralıları taklit etmek londonize v.