sırt - Turco Inglés Diccionario

sırt

Significados de "sırt" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
sirt n. bataklık
sirt n. akarkum

Significados de "sırt" en diccionario inglés turco : 38 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sırt back n.
She needs surgery on her back to walk again.
Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor.

More Sentences
sırt ridge n.
Technical
sırt back n.
She needs surgery on her back to walk again.
Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor.

More Sentences
Textile
sırt back n.
She needs surgery on her back to walk again.
Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor.

More Sentences
Automotive
sırt tread n.
Can I mix different tire brands and different tread patterns on my vehicle?
Aracımda farklı lastik markalarını ve farklı sırt desenlerini karıştırabilir miyim?

More Sentences
General
sırt edge n.
sırt backing n.
sırt dorsal n.
sırt hillside n.
sırt saddle n.
sırt spur n.
sırt rear n.
sırt edge n.
sırt balk n.
sırt windrow n.
sırt rig [dialect] [uk/scotland] n.
sırt dorsel n.
sırt slade [dialect] n.
Technical
sırt back plate n.
Computer
sırt backplane n.
Textile
sırt back width n.
Architecture
sırt extrados n.
Construction
sırt hip n.
Automotive
sırt pressure ridge n.
sırt tread cap n.
sırt ridge n.
sırt crown n.
Medical
sırt dorsum n.
Anatomy
sırt dorsi n.
sırt dorsa n.
sırt ridgebone n.
Botanic
sırt midrib n.
Geography
sırt rib n.
sırt chine n.
sırt sowback n.
sırt step n.
Meteorology
sırt ridge n.
Slang
sırt six n.

Significados de "sırt" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sırt çantası backpack n.
General
sırt üstü yatma recumbency n.
sırt ağrısı back pain n.
sırt yüzgeci dorsal fin n.
sırt çantası knapsack n.
kambur sırt hunchback n.
sırt (kitapta) spine n.
ayarlanabilir sırt (koltuk vb) adjustable back n.
sırt teknesi hod n.
kambur sırt humpback n.
sırt çantası pack n.
sırt çantası rucksack n.
sırt (dağ için) crest n.
sırt çantası field pack n.
sırt ağrısı backache n.
sırt çantası haversack n.
arka veya sırt anlamında önek dors n.
sırt (dağ) shoulder n.
sırt çizgileri ridge lines n.
sırt dayama yastığı backrest cushion n.
sırt yatağı bedroll n.
sırt çantası sapı tumpline n.
sırt perdesi back wall n.
sırt boşluğu dorsal cavity n.
sırt tarafı dorsal side n.
sırt çantası back-pack n.
sırt çantasıyla seyahat backpacking n.
sırt paraşütü back-type parachute n.
sırt merteği hip jack n.
sırt üstü yüzme backstroke n.
sırt çantası packsack n.
sırt çantası back pack n.
sırt ipliği notochord n.
sırt torbası backpack n.
deri sırt çantası leather backpack n.
askeri sırt çantası military rucksack n.
sırt masajı back manipulation n.
sırt çantalı gezi backpacking trip n.
genellikle kümes hayvanlarının sırt kemikleri çıkarılarak yassıltılıp ızgara edilerek pişirilmesi spatchcock n.
genellikle kümes hayvanlarının sırt kemikleri çıkarılarak yassıltılıp ızgara edilerek pişirilmesi spitchcock n.
sırt ağrısı bad back n.
sırt kaşıyıcısı back scrubber n.
sırt kaşıyıcısı scratch-back n.
sırt kaşıyıcısı backscratcher n.
sırt çantalılar backpackers n.
sırt çantalı backpacker n.
sırt masajı back massage n.
sırt masajı backrub n.
üst sırt upper back n.
sırt dekoltesi olan elbise low-cut back dress n.
sırt dekolteli elbise low-cut back dress n.
günlük sırt çantası daypack n.
sırt (kitap) back n.
dağın ana eksenini oluşturan sırt backbone n.
sırt dövmesi backpiece n.
sırt çantasında taşınan hafif çadır backpacking tent n.
sırt desteği sağlamak için kanoya bağlanmış kayış backband n.
sırt üstü yatma recumbence n.
koltukları sırt sırta olan iki tekerlekli bir tür at arabası tandem cart n.
sırt kaşıyıcı backscratcher n.
sırt kaşıma aleti backscratcher n.
sırta destek sağlamak veya ağrısını hafifletmek için sırt çevresine sarılan şey backwrap n.
ucunda el biçimli uzantı bulunan sırt kaşıma sopası backscratcher n.
kitap kapaklarının kavisli sırt kısımlarını yapan işçi backer n.
büyük kapasiteli sırt çantası bergen n.
büyük kapasiteli sırt çantası bergan n.
sırt desteği lazyback n.
kamburu andıran kemerli sırt hog's-back n.
sırt çantası mochilla n.
sırt çantası mochila n.
birkaç zirvesi olan veya uzun sırt meydana getiren yüksek kara parçası mountain n.
sırt haline getiren şey ridger n.
sırt çantasının üzerine bir şeyler asmaya yarayan çok halkalı şerit daisy-chain n.
paralel sırt ve vadilerin doğrusal duruş yönü grain n.
paralel sırt ve vadilerin doğrusal duruşu grain n.
sırt sırta dayamış kanatları açık kuş profili rousant n.
sırt çantasının oturak haline gelen kısmı ruckseat n.
sırt çantasına monte edilmiş oturak ruckseat n.
sırt bölgesi dorsel n.
sırt omuru dorsel n.
sahilin sırt bölgesi cusps n.
sırt çantası ile tırmanış pack n.
sırt çantasında taşınabilir çadır pack tent n.
sırt çantalı gezgin packer n.
sırt çantası papoose [uk] n.
sırt çantası pikau [new zealand] n.
sırt çantasıyla sürüş yapma pack riding n.
kişisel eşyaların taşındığı sırt çantası veya rulo battaniye pack n.
sırt çantasında taşıma packing n.
gün içinde gerekli olacak eşyaların taşındığı küçük bir sırt çantası daysack n.
günlük sırt çantası daysack n.
önemli miktarda harcanabilir geliri bulunan sırt çantalı gezgin flashpacker n.
katmanlı kum ve çakıldan oluşan uzun bir sırt os n.
katmanlı kum ve çakıldan oluşan uzun bir sırt osar n.
sırt kaşıyıcı scratchback n.
sırt kısmı yüksek ahşap bank screen n.
tepe ile düzlük arasındaki sırt shank n.
kambur sırt crump [obsolete] n.
sırt dayanan kimse standby n.
(tarım arazisinde) sırt stitch [dialect] n.
sırt yatağı hot-roll [dialect] n.
sırt üstü uzanma resupination n.
sırt üstü yatış pozisyonu resupination n.
fotoğrafın, matın ve sırt bölümünün kenarlara yapıştırılan kağıt veya kumaş şeritleri ile tutulduğu bir çerçeveleme yöntemi passe-partout n.
sırt çökmesi swaying n.
dağda sivri çıkıntı yapan sırt prong n.
sırt üstü yatmak lie on one's back v.
sırt üstü yatmak lie back v.
sırt sırta vermek stand back to back v.
sırt sırta vermek support each other v.
sırt çevirmek turn one's back on v.
omzunda sırt çantasıyla gezmek backpack v.
sırt çevirmek turn one's back (on somebody) v.
sırt dönmek turn one's back v.
sırt ölçüsünü almak measure the back length v.
sırt uzunluğunu ölçmek measure the back length v.
(balerin) sırt düzken dizlerini bükmek plie v.
sırt üstü uzanmak lie flat v.
sırt çantası ile seyahate gitmek go backpacking v.
sırt çantası ile geziye çıkmak go backpacking v.
sırt kaplamak back v.
sırt geçirmek back v.
sırt yerleştirmek back v.
sırt kaşımak backscratch v.
sırt çantası takmak knapsack v.
(kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek line v.
sırt haline getirmek ridge v.
sırt yönünde genişlemek ridge v.
sırt biçimine getirmek ridge v.
su üzerinde sırt üstü durmak skull v.
sırt çantasıyla gezmek backpack v.
sırt üstü yatmış recumbent adj.
sırt üstü yatmış supine adj.
kalkamayacak şekilde sırt üstü düşmüş (hayvan) cast adj.
(at) sırt kemikleri kemik büyümesi ile birleşmiş broken-backed adj.
sırt oluşturan ridgy adj.
(özellikle erkek organ) sırt kısmına sabitlenen dorsifixed adj.
(özellikle erkek organ) sırt kısmında bulunan dorsifixed adj.
(dövüş horozu) özellikle bacakları felç bırakan bir sırt yarası nedeniyle felç kalmış coupled adj.
sırt çantasında taşınabilen packable adj.
düz sırt ile nitelenen flatback adj.
sırt kısmı bronzlaşmaya olanak veren (giysi) sunback adj.
yeme borusunun sırt bölümünde bulunan supra-esophagal adj.
sırt üstü uzanmış resupine adj.
sırt üstü yatan resupine adj.
dar bir sırt oluşturan funiculate adj.
sırt üstü yatarak supinely adv.
(sırt) üstü flat adv.
sırt ile birlikte anlamına gelen bir ön ek dors- pref.
sırt anlamına gelen bir ön ek dors- pref.