six - Turco Inglés Diccionario

six

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "six" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
six n. altı
Not six, but probably ten countries, will be joining, and not in 2002, but in 2004.
Altı değil, muhtemelen on ülke katılacak ve bu 2002'de değil, 2004'te olacak.

More Sentences
General
six n. 6
The player will be out for six weeks.
Oyuncu 6 hafta sahalardan uzak kalacak.

More Sentences
six n. saat altı
I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Saat altıdan beri bekliyorum ama hala sıram gelmedi.

More Sentences
six n. altı rakamı
six n. şeş
six n. altılı
six n. bir yarısı altı noktalı domino taşı
six n. altı beden ölçülü kıyafet
six n. (girl guide hareketinde) altı genç kızlık alt birim
six adj. altı adet olan
six adj. altı değerinde olan
six pron. altı kişi
six pron. altı şey
six pron. altılı grup
Computer
six n. altısı
Automotive
six n. altı silindirli içten yanmalı motor
six n. altı silindirli motoru olan otomobil
Sport
six n. (krikette) altı puanlık vuruş
six n. (krikette) altı sayı getiren vuruş
six n. (buz hokeyi) altı oyunculu takım
six n. altı kürek ile götürülen tekne
six n. altı kürekli tekne
six n. altı kişilik kürek takımı
Football
six n. (amerikan futbolunda) gol
Card
six n. altılı
six n. altılı iskambil kartı
Slang
six n. kişinin arkasında kalan kısım
six n. arka alan
six n. sırt
six n. kuyruk

Significados de "six" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
twenty six n. yirmi altı
six cylinder engine n. altı silindirli motor
six pack chair n. altı koltuklu teleferik
double six n. düşeş (zar)
six days n. altı gün
six-fingered n. altıparmak
six-pack n. altı kutuluk karton
six-pack n. altı kutuluk paket
twenty six n. 26
thirty six n. 36
forty six n. 46
thirty six n. otuz altı
forty six n. kırk altı
fifty six n. elli altı
fifty six n. 56
sixty six n. altmış altı
sixty six n. 66
seventy six n. 76
seventy six n. yetmiş altı
eighty six n. seksen altı
eighty six n. 86
ninety six n. doksan altı
ninety six n. 96
six degrees of separation n. altı derecelik ayrılık
six-pack n. altılık bira/içecek
coach and six n. geniş gezinti aracı
coach and six n. atlı araba
six nations n. altı millet
six-gun n. altıpatlar
a revolver firing six shots without reloading n. altıpatlar
six-shooter n. altıpatlar
six-top n. (restoranda) altı kişilik masa
six hundred n. 600
six hundred n. altı yüz
thirty-six n. arap rakamlarıyla otuz altının simgelediği numara
thirty-six n. serinin otuz altıncı elemanı
thirty-six n. otuz altı birim
thirty-six n. otuz altılı grup
twenty-six n. yirmi altılı grup
twenty-six n. serinin yirmi altıncı elemanı
joe six-pack n. mavi yakalı işçi
one thousand six hundred n. bin altı yüz
six pack n. altı şişelik kutu
six-footer n. en az 1.82 boyunda olan kimse
six pack n. altı konservelik kutu
six-seater n. altı kişilik araç
six-spot n. altılı oyun kartı
six-spot n. altılı gelen zar
six-spot n. altılı domino taşı
forty-six n. kırk altı birim
forty-six n. kırk altılı grup
forty-six n. kırk altı sayısı
forty-six n. kırk altıncı öge
forty-six n. kırk altı nesne
forty-six n. kırk altılık miktar
forty-six n. kırk altı beden kıyafet
forty-six n. kırk altılı dizi
sixty-six n. altmış altıncı sıra
sixty-six n. altmış altılı dizi
sixty-six n. altmış altı birim
six-year-old n. altı yaşında çocuk
sixty-six n. altmış altılı grup
sixty-six n. altmış altı
sixty-six n. altmış altı nesne
six-year-old n. altı yaşında hayvan
be hit for six v. darbe yemek
knock somebody for six v. darbe vurmak
hit somebody for six v. darbe vurmak
be knocked for six v. darbe yemek
be stabbed in six times v. altı yerinden bıçaklanmak
give someone six months to live v. birine altı ay ömür biçmek
increase sales from four million to six million dollars v. satışları dört milyondan altı milyona artırmak
have a six-point lead over his opponents v. rakiplerine karşı altı puan önde olmak
be sentenced to six years v. altı yıla mahkum olmak
be sentenced to six years v. 6 yıla mahkum edilmek
be sentenced to six years v. altı yıla mahkum edilmek
be sentenced to six years v. 6 yıla mahkum olmak
be stabbed in six places v. altı yerinden bıçaklanmak
have six months to live v. 6 ay ömrü kalmak
have six months to live v. altı ay ömrü kalmak
containing six parts adj. altılık
six by nine adj. altıya dokuz ebadında
drawn up six deep adj. 6 sıra halinde
holding six pieces adj. altılık
thirty-six adj. otuz altı adet
twenty-six adj. yirmi altı tane olan
six-pointed adj. altı noktalı
six-pointed adj. altı uçlu
six-sided adj. (şekil) altı kenarlı
six-fold adj. altılı
six-seater adj. altı kişilik
six-sided adj. (şekil) altı yüzlü
six-seater adj. altı koltuklu
six-fold adj. altı bileşenli
six-storey adj. altı katlı
six-fold adj. altı birimli
forty-six adj. kırk altılık
forty-six adj. kırk altıya denk gelen
six-year-old adj. altı yıllık
six-year-old adj. altı yıl önce yapılan
sixty-six adj. altmış altıya denk gelen
sixty-six adj. altmış altılık
six-year-old adj. altı yıldır var olan
six-year-old adj. altı yaşında olan
six at a time adv. altışar
six each adv. altışar
for at least six years adv. en az altı yıllığına
six years ago adv. altı yıl önce
six years ago adv. altı sene önce
six times a week adv. haftada altı kez
six times a week adv. haftada altı kere
six times a week adv. haftada altı defa
six hours a week adv. haftada 6 saat
six hours a week adv. haftada altı saat
at six o'clock adv. saat altıda
six times adv. altı katsayısı ile
thirty-six pron. (bir şeylerin, birilerinin) otuz altısı
twenty-six pron. (bir şeylerin, birilerinin) yirmi altısı
forty-six pron. kırk altı tanesi
forty-six pron. kırk altısı
sixty-six pron. altmış altısı
sixty-six pron. altmış altı tanesi
watch your six interj. arkanı kolla
Phrases
five or six n. beş altı tane
every six hours adj. altı saatte bir
every six hours expr. 6 saatte bir
at six o'clock expr. saat 6'da
at the six-month mark expr. altıncı ayda
Colloquial
six-pack n. altılı karın kası
six-pack n. altılı paket
six-pack n. altı baklava karın kası
six-bits n. 75 sent
six bits [dated] n. 75 sent
double six n. üst üste iki altı ay
double six n. bir yıl
deep six n. denizde ölüm
deep six n. mezar
deep six n. bir şeyin yok edilmesi
deep six n. mezar
deep six n. denize defnedilme
deep six n. bir şeyin reddedilmesi
deep six n. ret
deep six n. denize gömülme
deep six n. geri çevirme
deep six n. eleme
deep six n. ölüm
deep six n. reddetme
deep six n. kabir
deep six n. ortadan kaldırma
deep six n. bir şeyin ortadan kaldırılması