kuyruk - Turco Inglés Diccionario

kuyruk

Significados de "kuyruk" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kuyruk queue n.
You'll have to wait in that queue for hours!
O kuyrukta saatlerce beklemeniz gerekecek!

More Sentences
kuyruk tail n.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
kuyruk line n.
There was a long line in front of the post office.
Postanenin önünde uzun bir kuyruk vardı.

More Sentences
General
kuyruk line n.
There was a long line in front of the post office.
Postanenin önünde uzun bir kuyruk vardı.

More Sentences
kuyruk tail n.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
kuyruk tail adj.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
Technical
kuyruk tail n.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
kuyruk queue n.
You'll have to wait in that queue for hours!
O kuyrukta saatlerce beklemeniz gerekecek!

More Sentences
Informatics
kuyruk queue n.
You'll have to wait in that queue for hours!
O kuyrukta saatlerce beklemeniz gerekecek!

More Sentences
Telecom
kuyruk queue n.
You'll have to wait in that queue for hours!
O kuyrukta saatlerce beklemeniz gerekecek!

More Sentences
Automotive
kuyruk tail n.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
Aeronautic
kuyruk tail n.
Nature shows us only the tail of the lion.
Doğa bize aslanın yalnızca kuyruğunu gösterir.

More Sentences
General
kuyruk shadow n.
kuyruk follower n.
kuyruk file n.
kuyruk column n.
kuyruk tailing n.
kuyruk trail n.
kuyruk rumple [scotland] n.
kuyruk cola n.
Colloquial
kuyruk kale [dialect] n.
Technical
kuyruk spool n.
kuyruk tail end n.
Aeronautic
kuyruk tail fin n.
Medical
kuyruk cauda n.
Food Engineering
kuyruk faint n.
Gastronomy
kuyruk faints n.
kuyruk feints n.
Marine Biology
kuyruk caudal fin n.
kuyruk fluke n.
kuyruk caudal adj.
Hunting
kuyruk empennage n.
Slang
kuyruk six n.

Significados de "kuyruk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kesik kuyruk bob n.
kamçı kuyruk whiptail n.
kuyruk rüzgarı tailwind n.
kuyruk ayarı rigging n.
sarı kuyruk balığı yellowtail n.
beyaz kuyruk white tail n.
yukarı doğru kuyruk çekme (yazı) upstroke n.
kuyruk pervanesi tail rotor n.
çatal kuyruk swallow n.
ipek kuyruk kuşu waxwing n.
kuyruk acısı rancour n.
kuyruk mahmuzu tailskid n.
kuyruk kemiği tail bone n.
iki uçlu kuyruk deque n.
uçağın kuyruk kısmı empennage n.
kuyruk acısı rancor n.
kuyruk paraşütü tail parachute n.
kuyruk yüzgeci tail fin n.
uçağın kanat ve kuyruk ayarı rigging n.
kuyruk teleği quill n.
yatay kuyruk horizontal tail n.
dik kuyruk vertical tail n.
beyaz kuyruk whitetail n.
kuyruk şeklinde saç örgüsü   cue   n.
kısa kesilmiş kuyruk dock n.
tavşan kuyruğu gibi küçük kuyruk scut n.
kuyruk acısı desire for revenge n.
kuyruk sallayıcı toady n.
kuyruk (hayvana ait) tail n.
atın kuyruk altı kayışı backstrap n.
kuyruk (elbise, kuş) train n.
kuyruk kızağı tailskid n.
kısa kuyruk bobtail n.
kuyruk acısı grudge n.
kuyruk (tavşan vb) scut n.
küçük kuyruk scut n.
kısa kuyruk (kuş vb) scut n.
kuyruk (elbise vb) trail n.
kuyruk yüzgeci caudal fin n.
(kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri covert n.
trafik tıkanıklığı nedeniyle oluşan kuyruk tailbacks n.
kuyruk tüyü tail feather n.
uçağın kuyruk kısmı the tail section of the plane n.
kuyruk yağı lard n.
uçağın kuyruk numarası tail number of the aircraft n.
kuyruk sokumu tailend n.
kuyruk sokumu tail end n.
eşeğe kuyruk tak (bir parti oyunu) pin the tail on the donkey n.
kuyruk vurma (balinalarda) lobtailing n.
kuyruk darbesi (balinalarda) lobtailing n.
kuyruk destek parçası tailskid n.
kuyruk sallayıcı adulator n.
kuyruk yağı adeps n.
fırça gibi kuyruk brush n.
(yele ve kuyruk kılı) uzama horsehair n.
yaylı enstrümanın kuyruk parçasının sabitlendiği uç kısımda bulunan topuz button n.
hayvanın kuyruk kemiğinin, budunun ve arka bacaklarının derisini yüzen mezbaha çalışanı rumper n.
18. yüzyılda erkeklerin saçlarını arkadan topladığı kuyruk club n.
kuyruk yağı artığı crap [dialect] [uk] n.
yelpaze kuyruk fantail n.
döşeme ve yastıklarda kullanılan at yele ve kuyruk kılları curled hair n.
atın kuyruk başı bölgesi crup n.
kuyruk sallama hareketi wag n.
sivri ve çatallı kuyruk swallowtail n.
(etek) kuyruk trailing n.
kuyruk yapmak tail v.
kuyruk sallamak wag the tail v.
kuyruk sallamak fawn v.
kuyruk sallamak toady to v.
kuyruk sallamak play up to v.
kuyruk acısını çıkarmak square accounts with v.
kuyruk oluşturmak queue v.
kuyruk olmak queue up v.
kuyruk sallamak cringe v.
kuyruk sallamak frisk v.
kuyruk takmak tail v.
kuyruk olmak queue v.
kuyruk acısı olmak bear a grudge against v.
kuyruk acısı olmak feel sore about something v.
kuyruk acısı olmak (have) desire for revenge v.
kuyruk acısı (olmak) have desire for revenge v.
kuyruk sallamak flatter v.
kuyruk sallamak wag one's tail v.
kuyruk sallamak whisk one's tail v.
kuyruk sallamak swish one's tail v.
kuyruk sallamak flick one's tail v.
kuyruk eklemek tail v.
kuyruk takmak tail v.
kuyruk ile bağlamak tail v.
(hayvan) kuyruk sallamak wag v.
kuyruk sallamak fawner v.
(av köpeği) iz ararken gergin biçimde kuyruk sallamak feather v.
kuyruk oluşturmak cue v.
(kuyruk vb.) sallamak waggle v.
gür (saç, sakal, kuyruk vb) bushy adj.
kuyruk (kimse) together adj.
kuyruk sallayan fawning adj.
kuyruk (ile ilgili) caudal adj.
kuyruk biçimli caudated adj.
kuyruk biçiminde tail-shaped adj.
kuyruk şeklinde tail-shaped adj.
kuyruk şeklinde caudate adj.
kuyruk biçimli caudate adj.
kuyruk biçiminde caudate adj.
kuyruk şeklinde caudated adj.
kuyruk biçiminde caudated adj.
kuyruk gibi taillike adj.
kuyruk biçimli tail-shaped adj.
neşeyle sallanan (kuyruk) merry adj.
iki kuyruk oluşturacak şekilde üçgen girintili swallow-tailed adj.
Phrasals
(trafikte) uzun bir kuyruk oluşmak tail back v.
upuzun bir kuyruk oluşturmak tail out (from something) v.
kuyruk gibi uzayıp gitmek tail out (from something) v.
kuyruk gibi başını alıp gitmek tail out (from something) v.
(birini/bir şeyi) kuyruk gibi takip etmek follow (someone or something) around v.
(birini/bir şeyi) kuyruk gibi takip etmek follow (someone or something) about v.
Proverb
ata kuyruk olmaktansa fareye baş olmak yeğdir better be the head of a dog than the tail of a lion
Idioms
kuyruk acısını çıkartmak get one's own back on someone v.
birinden kuyruk acısını çıkarmak get one's own back on somebody v.
Trade/Economic
kuyruk teorisi queuing theory n.
kuyruk yöntemi queuing n.
kuyruk riski tail risk n.
uzun kuyruk ekonomisi long tail n.
Politics
kuyruk etkisi coattails effect n.
Technical
kuyruk yüzeyi tailplane n.
kuyruk zinciri tail chain n.
kelebek kuyruk butterfly tail n.
kuyruk lambası grubu tail lamp cluster n.
iki uçtan erişimli kuyruk double ended queue n.
yatay kuyruk stab n.
kuyruk atlama jockeying n.
kuyruk suyu tail water n.
dikey kuyruk fin n.
yazıcı kuyruk nesnesi printer queue object n.
kuyruk dizelgesi queuing list n.
kuyruk iniş takımı tail wheel leg n.
kuyruk lambası koruyucusu tail lamp protection n.
kuyruk braketi suspension bracket n.
kuyruk disiplini queue discipline n.
kuyruk lambası tail light n.
bir ünite için kuyruk suyu seviyesi tailwater level for one unit n.
aşağı itimli kuyruk pushdown queue n.
kuyruk ucu trailing end n.
kuyruk lambası bağlantı parçası tail light bracket n.
kuyruk kanadı tailplane n.
kuyruk listesi queuing list n.
kuyruk suyu eğrisi tailrace water n.
kuyruk kenarı trailing edge n.
programlayıcı kuyruk nesnesi scheduler queue object n.
kuyruk takımı backplate n.