rear - Turco Inglés Diccionario

rear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rear — Definition

Significado:
arka, yetiştirmek, dikilmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪr/ – BrE /rɪə/)
Categoría gramatical:
İsim: rear (rears); Fiil: rear (rears – reared – rearing)
Sinónimo:
back, raise
Antónimos:
front

Significados de "rear" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rear n. arka
That danger is further increased if cars also have decorative fittings at the front or rear.
Araçların ön ya da arka kısımlarında dekoratif aksesuarlar bulunması halinde bu tehlike daha da artmaktadır.

More Sentences
rear adj. arkadaki
Let's meet at the rear entrance.
Arkadaki girişte buluşalım.

More Sentences
rear n. art
rear n. geri
General
rear n. arka taraf
They are playing dart at the rear of the bar.
Barın arka tarafında dart oynuyorlar.

More Sentences
rear n. popo
I slipped and fell on my rear.
Kaydım ve popomun üzerine düştüm.

More Sentences
rear v. yükselmek
A huge wave reared up in front of the surfer.
Sörfçünün önünde dev bir dalga yükseldi.

More Sentences
rear v. şahlanmak
Don't panic if the horse suddenly rears.
At aniden şahlanırsa paniğe kapılmayın.

More Sentences
rear v. kaldırmak
The snake reared its head.
Yılan başını kaldırdı.

More Sentences
rear v. büyütmek
The single mother reared her three children on her own.
Bekâr anne üç çocuğunu tek başına büyütmüş.

More Sentences
rear v. yetiştirmek
My mother worked hard in order to rear us.
Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.

More Sentences
rear adj. arka
That danger is further increased if cars also have decorative fittings at the front or rear.
Araçların ön ya da arka kısımlarında dekoratif aksesuarlar bulunması halinde bu tehlike daha da artmaktadır.

More Sentences
Automotive
rear n. arka
That danger is further increased if cars also have decorative fittings at the front or rear.
Araçların ön ya da arka kısımlarında dekoratif aksesuarlar bulunması halinde bu tehlike daha da artmaktadır.

More Sentences
Marine Biology
rear v. yetiştirmek
My mother worked hard in order to rear us.
Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.

More Sentences
Apiculture
rear n. yetiştirmek
My mother worked hard in order to rear us.
Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.

More Sentences
General
rear n. dümdar
rear n. kıç
rear n. ters taraf
rear n. tuvalet
rear n. makat
rear n. geri plan
rear n. sırt
rear v. şaha kalkmak
rear v. yukarı kaldırmak
rear v. dikmek
rear v. yükseltmek
rear v. inşa etmek
rear v. bakmak
rear v. beslemek
rear v. kızgınlıkla başlamak
rear v. dikilmek
rear adj. gerideki
rear adj. ham
rear adj. olmamış
Technical
rear n. geri
Military
rear n. ordunun en arka kısmı
rear n. donanmanın en arka kısmı
rear adj. artçı
Slang
rear n. kıç

Significados de "rear" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
rear engine n. arka motor
rear trunk n. arka bagaj
guarding the rear n. artçılık
rear mudguard n. arka çamurluk
rear bumper n. arka tampon
rear brake n. arka fren
rear exit n. arka kapı (çıkış)
rear-axle tube n. arka köprü
rear-wheel drive n. arkadan çekişli
rear-axle n. arka dingil
rear elevation n. arka görünüş
rear door n. arka kapı
rear casing n. arkalık
rear bearing ring n. arka aralık halkası
rear up v. şahlanmak
bring up the rear v. sonuncu gelmek
bring up the rear v. arkada olmak
rear up v. şaha kalkmak
rear up v. yükselmek
rear up v. şahlanmak (at)
bring up the rear v. arkada kalmak
bring up the rear v. sonuncu olmak
rear sheep v. koyun yetiştirmek
rear an animal v. hayvan bakmak
bring up the rear v. sıranın sonunda olmak
bring up the rear v. yarışta sonuncu gelmek
bring up the rear v. en sonuncu gelmek
bring up the rear v. en son gelmek
bring up the rear v. sondan gelmek
rear-end something v. arkadan çarpmak
rear-end v. (bir arabaya) arkadan çarpmak
rear a neonate with milk in a bottle v. bir yenidoğanı biberonla beslemek
hand-rear v. bir yenidoğanı biberonla beslemek
rear-end v. bir şeye arkadan çarpmak
rear [dialect] v. harekete geçirmek
rear [dialect] v. yataktan kalkmak
rear [obsolete] v. var etmek
rear end v. bir arabanın arkasına doğru sürmek
rear [obsolete] v. yaratmak
rear end v. bir arabaya arkadan çarpmak
rear back v. kızgınlıkla başlamak
rear back v. tepki göstererek başlamak
rear [dialect] v. uykudan uyanmak
rear [obsolete] v. içini oymak
rear [dialect] v. görünür hale gelmek
hand-rear v. (yavru hayvanın, kuşun) bakımını üstlenmek
rear-guard adj. ekonomik, siyasi, sosyal direniş ile ilgili
rear [dialect] adj. az pişmiş
from the rear adv. arkadan
towards the rear adv. arkaya doğru
in the rear of prep. gerisinde
Phrasals
rear back v. şaha kalkmak
Phrases
rear passengers buckle up! expr. arka koltukdaki yolcular kemerlerinizi bağlayın!
Colloquial
rear-ender n. arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza
rear-ender n. arkadan hafif çarpma
rear-ender n. hafif kaza
rear-ender n. arkadan çarpma
rear-ender n. tampona çarpmayla oluşan az hasarlı kaza
rear-ender n. küçük kasa
in the rear adv. arkada
in the rear adv. geride
at the rear of something expr. bir şeyin arkasında/arka bölümünde/kısmında
in the rear expr. arka tarafta
at the rear of expr. '-in arka bölümünde/kısmında
at the rear of expr. -in arkasında
at the rear of expr. '-in gerisinde
at the rear of expr. '-in arka tarafında
Idioms
kick in the rear n. sinir/moral bozucu terslik
kick in the rear n. ders
kick in the rear n. utanç verici başarısızlık
kick in the rear n. tatsız/istenmeyen olay
kick in the rear n. hiç hoş olmayan bir olay
kick in the rear n. cesaret verici destek
kick in the rear n. tahrik etme
kick in the rear n. kıçına tekmeyi yeme/atma
kick in the rear n. harekete geçirici/tetikleyici olay
kick in the rear n. kendine getiren olay/işaret
kick in the rear n. kışkırtma
rear its ugly head v. kendini göstermek
rear its ugly head v. yeniden ortaya çıkmak
rear its ugly head v. başını göstermek
rear its ugly head v. baş göstermek
rear its ugly head v. boy göstermek
rear its ugly head v. çirkin yüzünü göstermek
rear its ugly face v. çirkin yüzünü göstermek
bring up the rear v. arkadan gelmek
bring up the rear v. geriden gelmek
kick in the rear v. tahrik etmek
kick in the rear v. sinir/moral bozucu olmak
kick in the rear v. kıçına tekmeyi yemek/atmak
kick in the rear v. kendine getirmek
kick in the rear v. kışkırtmak
kick in the rear v. harekete geçirmek
kick in the rear v. ders vermek
be bringing up the rear v. sondan gelmek
be bringing up the rear v. en arkada kalmak
be bringing up the rear v. en sonuncu gelmek
be bringing up the rear v. en son gelmek
be bringing up the rear v. geriden gelmek
be bringing up the rear v. sonu çekmek
be bringing up the rear v. sonuncu olmak
be bringing up the rear v. arkadan gelmek
be bringing up the rear v. sonuncu gelmek
rear its head v. (tekrar) kendini göstermek
rear its head v. (tekrar) baş göstermek
rear its head v. (yeniden) ortaya çıkmaya başlamak
a look in the rear-view mirror expr. geçmişe bir bakış
Law
rear-handcuffing n. arkadan kelepçeleme
rear-handcuffing n. ters kelepçeleme
rear-handcuffing n. ters kelepçe
Politics
rear vassal n. vasalın vasalı
rear vassal n. bir başka vasaldan toprağı olan kimse
Technical
rear width n. arka genişlik
rear axle attachment n. arka aks techizatı
rear axles n. arka dingil
rear wheel hub n. arka tekerlek göbeği
rear view mirror n. dikiz aynası
paneling rear inner n. çamurluk iç sacı
rear window n. arka pencere
rear window washer n. arka pencere contası
rear axle set n. arka aks grubu
rear window member n. arka pencere elemanı
rear fog lamp n. arka sis lambası
rear gloss n. arka cam
oil filter rear axle n. diferansiyel yağ filtresi
rear wheel drive n. arka tekerleklerden tahrikli
rear gearbox support n. şanzıman arka kulağı
rear wheel brake n. arka tekerlek freni
rear fender n. arka çamurluk
rear pillar n. arka direk
rear seat lock n. arka oturak kilidi
rear axle type n. arka diferansiyel tipi
forward rear axle n. orta dingil
rear wheel n. arka tekerlek
rear window frame n. arka pencere çerçevesi
rear frame n. arka şasi
rear section n. arka bölüm
rear window wiper n. arka pencere silicisi
rear fender n. arka kanat
rear spring n. arka yay
electric rear view mirror kit n. elektrikli dikiz aynası kiti
rear axle n. tahrikli arka diferansiyel
rear wall rib n. arka duvar pervazı
rear spring anchorage n. arka yay bağlantısı
rear walls n. arka bölme paneli
rear crank case n. krank kapak keçesi
rear seat n. arka oturak
rear axle bridge n. arka aks köprüsü
rear view n. arkadan görünüş
rear wall panel n. arka duvar paneli