arkadan - Turco Inglés Diccionario

arkadan

Significados de "arkadan" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
arkadan behind adv.
Should I have their hands tied behind their backs?
Ellerini arkadan mı bağlatmalıyım?

More Sentences
General
arkadan from the rear adv.
He attacked me from the rear.
Bana arkadan saldırdı.

More Sentences
arkadan behind adv.
Should I have their hands tied behind their backs?
Ellerini arkadan mı bağlatmalıyım?

More Sentences
arkadan in the back adv.
You can't shoot Tom in the back.
Tom'u arkadan vuramazsın.

More Sentences
arkadan from behind adv.
At that time, tackling from behind was still permitted.
O dönemde, arkadan vurmaya hala izin veriliyordu.

More Sentences
arkadan subsequently adv.
arkadan afterward adv.
arkadan ahent adv.
arkadan ahent adv.
arkadan ahind adv.
arkadan ahind adv.

Significados de "arkadan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
arkadan konuşan kimse backbiter n.
arkadan ışıklandırma backlighting n.
arkadan çekme entraining n.
arkadan bıçaklama backstabbing n.
arkadan esen rüzgar tail wind n.
arkadan döker kamyon end dump truck n.
arkadan görünüş back view n.
yüze gülüp arkadan kuyu kazan a snake in the grass n.
arkadan çarklı istimbot stern-wheeler n.
arkadan çekişli rear-wheel drive n.
arkadan çarklı stern-wheeler n.
arkadan konuşan backbiter n.
saçın bir kısmını arkadan birleştirerek, bir kısmını ise açık bırakacak şekilde toplama biçimi half up half down n.
arkadan yırtmaçlı etek back vent skirt n.
arkadan sarılma backhugging n.
atın arka toynakları arkadan izleyenin nalları görebileceği şekilde pozisyon alması ballotade n.
uzun, arkadan yukarı doğru kavis yapan bisiklet koltuğu banana seat n.
atın arka toynakları arkadan izleyenin nalları görebileceği şekilde pozisyon alması balotade n.
arkadan vurma back-stabbing n.
ellerin ve ayakların arkadan bağlanarak kişinin etkisiz hale getirildiği vücut pozisyonu hobble position n.
arkadan takip eden av köpeği trailer n.
suçlu veya şüphelinin önden, profilden ve arkadan görünümünün olduğu fotoğraf headshot n.
arkadan gelen kısım hind end n.
arkadan çiftleşme retrocopulation n.
18. yüzyılda erkeklerin saçlarını arkadan topladığı kuyruk club n.
arkadan düğmeli dik ve beyaz yaka reversed collar n.
at kuyruğu veya örgü şeklinde arkadan toplanan saç cue n.
arkadan vurmak knife v.
arkadan yetişmek overtake v.
arkadan söylemek backbite v.
arkadan iş çevirmek do something behind someone's back v.
arkadan çarpmak hit from behind v.
saçını arkadan bağlamak tie one's hair back v.
saçı arkadan bağlamak tie hair back v.
arkadan çarpmak rear-end something v.
(bir arabaya) arkadan çarpmak rear-end v.
arkadan saldırmak charge from behind v.
arkadan saldırmak attack from behind v.
bir şeye arkadan çarpmak rear-end v.
arkadan konuşmak talk behind v.
(arkadan) sarılarak uyumak spoon v.
arkadan aydınlatmak backlight v.
bir arabaya arkadan çarpmak rear end v.
arkadan yetişmek overcatch v.
arkadan yetişmek overget [dialect] [uk] v.
arkadan vurmak cross (up) v.
arkadan gelen following adj.
arkadan vuran treacherous adj.
arkadan iş çeviren left-handed adj.
arkadan çiftleşen retrocopulant adj.
rüzgarı arkadan alarak down-wind adv.
Phrasals
(biriyle) arkadan gizlice iş çevirmek connive with (one) v.
arkadan gelmek/gitmek follow on v.
arkadan iş çevirmek go behind back v.
arkadan toplamak pick up after v.
Phrases
arkadan vuran ışıkta in back light (in back of the light) adv.
yaşlılar önden yakışıklılar arkadan age before beauty expr.
Colloquial
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza back-ender n.
bir aracın başka bir araca arkadan vurduğu kaza back-ender n.
arkadan vurmayla gerçekleşen kaza back-ender n.
arkadan hafif çarpma rear-ender n.
arkadan çarpma rear-ender n.
arkadan hafif çarpma back-ender n.
arkadan çarpma back-ender n.
arkadan çarpma back-ender n.
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza rear-ender n.
önden kaşlara kadar arkadan da enseye/yakaya kadar uzun saç modeli mop-top n.
arkadan çarpmalı trafik kazası shunt [uk] n.
Idioms
arkadan vurma a knife in the back n.
yarışın son anında arkadan gelip birinciyi geçme garrison finish n.
son anda arkadan gelip yarışı alma garrison finish n.
arkadan vurma/bıçaklama a stab in the back n.
arkadan vurmak stab a knife in someone's back v.
arkadan vurmak stab in the back v.
birini arkadan vurmak hit someone below the belt v.
birini arkadan vurmak sell someone down the river v.
arkadan vurmak let down v.
arkadan gelmek bring up the rear v.
arkadan gelmek be bringing up the rear v.
(birini) arkadan vurmak hit (one) below the belt v.
Speaking
arkadan dolaş go around back n.
bana arkadan saldırdı it attacked me from behind expr.
Law
arkadan kelepçeleme handcuffing behind the back n.
arkadan kelepçeleme rear-handcuffing n.
Technical
arkadan aydınlatmalı ekran backlight display n.
arkadan görünüş rear view n.
arkadan havalandırma curtain wall ventilation n.
arkadan ısıtma background heating n.
arkadan yükleyici back loader n.
arkadan görüntü background image n.
arkadan boşaltmalı kamyon back-discharge truck n.
arkadan yüklemeli araç rear-end loaded vehicle n.
arkadan yüklemeli araçlar rear-end loaded vehicles n.
arkadan motorlu araba rear engined car n.
arkadan yanmalı fırın end-port furnace n.
arkadan yanmalı fırın end-fired furnace n.
arkadan yüklemeli çöp toplama taşıtı/aracı rear end loaded refuse collection vehicle n.
arkadan aydınlatma backlighting n.
arkadan tahrikli sterndrive adj.
arkadan takılı rear-mounted adj.
arkadan motorlu rear-engined adj.
Computer
arkadan aydınlatılmış ekran backlit screen n.
arkadan aydınlatmalı görüntü birimi backlighted terminal n.
arkadan aydınlatmalı backlit adj.
arkadan aydınlatma backlit adj.
arkadan aydınlatmalı backlighted adj.
arkadan itmeli rear push adj.
arkadan itmeli push-rear adj.
Informatics
arkadan aydınlatmalı backlit adj.
arkadan aydınlatmalı backlighted adj.
Telecom
arkadan aydınlatmalı backlighted adj.
Textile
arkadan bel uzunluğu back waist length n.
askıyla arkadan bağlanan perde çifti tiebacks n.
japonya'da kimono üzerinden bele dolanıp arkadan bağlanan geniş bir kuşak obeah n.
japonya'da geleneksel olarak giyilip arkadan fiyonk ile tutturulan geniş bir kuşak oby n.
(örgü ipini) arkadan yürütmek strand v.
arkadan kapanan/fermuarlı back closure adj.
Automotive
arkadan çekiş rear drive n.
arkadan taşıt altına girişe karşı koruma rear underrun protection n.
arkadan kopma oversteer n.
arkadan motorlu ve arkadan itişli araç rear-engine rear-wheel drive n.
ortadan motorlu ve arkadan itişli araç rear mid-engine rear-wheel drive n.
arkadan çarpma rear end collision n.
arkadan geçen trafik uyarısı rear cross traffic alert n.
arkadan darbe testi rear impact test n.
arkadan itişli araç pusher n.
arkadan motorlu ve dört tekerlekten çekişli araç rear-engine four-wheel drive n.
arkadan menteşeli kapı rear hinged door n.
arkadan motorlu araç rear-engined n.
elektrikle arkadan tahrikli düzen electric rear axle drive n.
arkadan itişli araç rear wheel drive n.
boylamasına arkadan motorlu longitudinale posteriore n.
arkadan itişli kar aracı autosled n.
arkadan itişli kar aracı automobile sled n.
arkadan motorlu ve uzun ömürlü bir sovyet-ukrayna otomobil serisi zap n.
arkadan kaymak loose v.
arkadan yönvermek rear steer v.
arkadan kaymak oversteer v.
arkadan tahrikli rear-wheel drive adj.
arkadan çeker rear wheel drive adj.
arkadan çekişli rwd (rear-wheel drive) adj.
arkadan itişli rwd (rear-wheel drive) adj.
önde-ortada motorlu arkadan itişli front mid-engine rear-wheel drive adj.
önden motorlu arkadan itişli front-engine rear-wheel drive adj.
Traffic
arkadan çarpmalı kaza rear-end collision n.
Aeronautic
rüzgarı arkadan alarak iniş down-wind landing n.
Marine
(yat yarışında) yan yana bulunan iki yatın çarpışmadan birbirlerine dönebilmeleri için, arkadan gelen yatın öndekinin diğer tarafından geçmek ve bunun için de geri çekilmek zorunda kaldığı durum overlap n.
(sübye armalı gemilerde) rüzgar tam arkadan alındığında bazen açılan dört köşe seren yelkeni fly-by-night n.
geminin yelkenlerini rüzgar önden ve arkadan esecek şekilde ayarlamak back and fill v.
Mining
arkadan döker kamyon end dump truck n.