Mark - Turco Inglés Diccionario

Mark

Significados de "Mark" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mark n. iz
mark n. işaret
mark v. işaretlemek
General
mark n. belgi
mark n. not (derste)
mark n. puan
mark n. dağ
mark n. spor başlama çizgisi
mark n. yer
mark n. damga
mark n. ün
mark n. şiar
mark n. nişan
mark n. leke
mark n. alman markı
mark n. bellik
mark n. nişane
mark n. not
mark n. hedef
mark n. liyakat
mark n. numara
mark n. kalıntı
mark n. belirti
mark n. eser
mark n. çizik
mark n. norm
mark n. standart
mark n. yara yeri
mark n. alamet
mark n. mark
mark n. şöhret
mark n. emare
mark n. (okulda) not
mark n. im
mark n. marka
mark n. belirteç
mark n. röper
mark n. çizgi
mark n. belirtke
mark n. yara izi
mark n. gaye
mark n. hedef
mark n. (yarışta) başlangıç noktası
mark n. isabet
mark n. dikkat
mark n. sahiplik, üretim yeri veya kalite bildiren isim, logo veya herhangi bir işaret
mark n. sahiplik belirtmek için hayvanın kulağına atılan çentik veya postuna yapılan işaret
mark n. imza yerine geçen işaret (haç, çizgi)
mark n. önem
mark n. öne çıkma
mark n. fark etme
mark n. belirgin özellik
mark n. onaylanmış kalite standardı
mark n. kalıcı etki
mark n. 13 şilin ve 4 peniye eşdeğer bir ingiliz ve iskoç para birimi
mark n. avrupa ülkelerinde özellikle altın ve gümüşte kullanılan, 227 gram'a eşdeğer çeşitli ağırlık birimlerine verilen ad
mark n. gaz ocağının üzerinde bulunan sıcaklık ayarlarından biri
mark n. belirli bir modelin varyasyonlarından birini ifade etmekte kullanılan bir sözcük
mark n. konum bildirmesi veya rehberlik yapması için konmuş şey
mark n. gezginlere bulundukları yeri bildirmeye yarayan belirgin nesne
mark n. havaya atılan hedefi vuracak kimsenin hedefin serbest bırakılması için verdiği talimat
mark n. olayların gerçek yüzü
mark n. doğru ve gerçek olma
mark n. ağaç kütüğündeki sahiplik belirten damga
mark n. postanın üzerinde yer alan ve genellikle postanenin ismini ve postalanma saatini belirten resmi işaret
mark n. genellikle olumlu yönde olan kalıcı veya güçlü izlenim
mark n. liyakat değerlendirmesi
mark n. derecelendirme
mark n. bir oyuncunun sahnedeki veya setteki önceden belirlenmiş konumunu gösteren bant parçası veya tebeşir çizgisi
mark n. çeşitli depolama ortamına zamanlama veya sayım amaçlı basılan veya çentik olarak atılan küçük bir işaret
mark n. seviye
mark n. Alman markı
mark n. para
mark n. sınır
mark v. hesaba katmak
mark v. dikkate almak
mark v. numaralamak
mark v. çizmek
mark v. etiketlemek
mark v. markalamak
mark v. damga vurmak
mark v. dikkat etmek
mark v. belirtmek
mark v. puanlamak
mark v. not vermek
mark v. yazmak
mark v. damgalamak
mark v. mimlemek
mark v. damgasını vurmak
mark v. marke etmek
mark v. işaretlemek
mark v. imlemek
mark v. göstermek
mark v. not atmak
mark v. işaret koymak
mark v. (ölüm yıldönümü vb) anmak
mark v. kutlamak
mark v. notlandırmak
mark v. yoklama defterine işaretlemek
mark v. yoklama almak
mark v. leke bırakmak
mark v. açıklamak
mark v. fark etmek
mark v. farkına varmak
mark v. dikkat etmek
mark v. göz önüne almak
mark v. göz önünde bulundurmak
mark v. doğal izler bırakmak
mark v. farklı olmasını sağlamak
mark v. sivriltmek
mark v. ayırt edici özellik olmak
mark v. (bir şeye) dikkati çekmek
mark v. belirgin bir izlenim edinmek
mark v. sınırlarını çizmek
mark v. işaretleyerek seçmek
mark v. işaretlercesine seçmek, tayin etmek veya mahkum etmek
mark v. gözlemlemek
mark v. ayakları ilerlemeden yürürcesine hareket ettirmek
mark v. mekanik ve basmakalıp şekilde davranmak
mark v. gelişmeleri beklerken ilerlemeyi geçici olarak durdurmak
mark v. avın kaçtığı ya da gizlendiği yeri görüp akılda tutmak
mark v. çizgi veya sınırla ayırmak
mark v. çizgi ile ayırıyormuş gibi sınırını çizmek
mark v. iz bırakmak
mark v. ile işaretlemek
mark v. yıldönümü olmak
mark v. (dönüm noktası) olmak
mark v. öne çıkmak
mark v. (sınav kağıdı, ödev) okumak
mark v. markaja almak
mark v. işaret etmek
Colloquial
mark n. enayi
mark n. safdil
mark n. keriz
mark n. saf
mark n. hırsızlık veya dolandırıcılık için seçilen kurban
mark n. soyulacak/dolandırılacak kurban
mark n. soymak/dolandırmak için göze kestirilen kurban
Trade/Economic
mark n. alamet
mark n. çizgi
mark n. damga
mark n. işaret
mark n. marka
mark n. finlandiya'nın 1999'a kadar tedavülde kalan temel para birimi
mark n. danzig serbest şehri'nin 1919-1923 yıllarında kullandığı temel para birimi
mark v. fiyat etiketi koymak
Politics
mark n. bir topluluğun özgür üyelerinin ortak malı olan toprak parçası
Industry
mark n. genellikle bir serinin parçası olan ürün veya cihazın spesifik bir modeli
Technical
mark n. marka
Computer
mark n. im

Significados de "Mark" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
mark mark n.
mark german mark n.

Significados de "Mark" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
leave a mark v. iz bırakmak
General
slash mark n. taksim işareti
high water mark n. azami kabarma göstergesi
a bad mark n. kötü not
hitting the mark n. isabet
a bad mark n. kırık not
bad mark n. zayıf
hall mark n. özellik
low water mark n. alçak su seviyesi
mark sense card n. işaret algılama kartı
quotation mark n. tırnak işareti
bad mark n. kırık
high water mark n. azami kabarma esnasında suyun ulaştığı düzeyi belirten gösterge
question mark n. soru işareti
exclamation mark (i) n. ünlem işareti (i)
black mark n. alınkarası
bench mark n. ölçüt
d mark n. alman markı
high water mark n. suyun en çok yükseldiği nokta
call mark n. kütüphanelerde bir kitabın üzerindeki ait olduğu rafı gösteren damga
punctuation mark n. noktalama işareti
deutsche mark n. alman markı
exclamation mark n. nida işareti
german mark n. mark
slash mark n. taksim
skid mark n. fren izi
bench mark n. denektaşı
skid mark n. patinaj izi
a bad mark n. zayıf not
identification mark n. marka
interrogation mark n. soru işareti
year mark n. yıllık marka
question mark n. soru imi
bench mark n. seviye işareti
sea mark n. deniz işareti
demerit mark n. uyarı
bench mark n. röper
mark sensing n. işaret algılama
bench mark n. kıstas
bench mark n. röper noktası
registered trade mark n. müseccel marka
cue mark n. geçme işareti
mark reader n. im okuyucu
check mark n. puantaj
german mark n. alman markı
finnish mark n. finlandiya markkası
diacritical mark n. vurgu imi
exam mark n. sınav notu
strawberry mark n. yüzdeki kırmızı leke
boundary mark n. sınır işareti
assay mark n. ayar damgası
black mark n. kara leke
brush mark n. fırça izi
deletion mark n. silme imi
diacritical mark n. ayırıcı işaret
diacritical mark n. harf imi
diacritical mark n. belirtici işaret
registered trade mark n. tescilli ticari marka
finger mark n. parmak izi
black-and-blue mark n. morluk
low-water mark n. bir şeyin en alçak noktası
high-water mark n. en üstün başarı düzeyi
low-water mark n. alçak su seviyesi işareti
high-water mark n. doruk
high-water mark n. suyun azami kabarma noktası
plate-mark n. özellik
plate-mark n. nitelik
post mark n. posta pulu
manufacturer's mark n. yapımcı firma işareti
quotation mark n. tırnak imi
birth mark n. doğum lekesi
bullet mark n. kurşun izi
track mark n. iğne izi
bite mark n. ısırık izi
hoof mark n. toynak izi
an identifying mark on the suspect n. şüphelinin üzerinde kimlik tespitinde yardımı dokunabilecek bir işaret (dövme/ben vb)
distinguishing mark n. ayırt edici işaret
word mark n. sözcük işareti
word mark n. kelime işareti
figurative mark n. temsili işaret
mark-up n. fiyat artışı
mark-ups n. zamlar
mark-up n. alış ve satış fiyatları arasındaki fark
pass mark n. ders geçme notu
passing mark n. ders geçme notu
speech mark n. tırnak işareti
mark I helmet n. çelik savaş miğferi
mark I helmet n. çelik savaş başlığı
teeth mark n. diş izi
letter with accent mark n. şapkalı harf
mark up n. düzeltme veya açıklama amacıyla bir kağıdın üzerine not düşme
oil mark n. yağ izi
a man of mark n. dikkat çeken, ünlü kişi
thumb mark n. başparmak izi
town mark n. şehrin adını gösteren posta damgası
length mark n. uzunluk işareti
witch's mark n. cadı damgası
hall-mark n. tanımlayıcı nişan
hall-mark n. tanımlayıcı işaret
question mark n. bilinmeyen şey
question mark n. (sporcu gibi) kondisyonu, başarısı veya yeteneği şüpheli olan kimse
question mark n. gizemli şey
question mark n. muamma
minute mark n. kronolojik, coğrafi veya matematiksel dakikaları ifade etmek için kullanılan işaret
ripple mark n. dalgalı yüzeydeki dairesel çıkıntı
plague mark n. veba izi
plague mark n. tedavi edilemeyen bir hastalığın izi
pug mark n. ayak izi
pug mark n. vahşi memeliye ait ayak izi
shilling mark n. şilin ile peniyi ayıran virgül
mark a new epoch v. çığır açmak
get a mark v. not almak
mark down v. ucuzlatmak
cause to hit the mark v. rast getirmek
mark something up v. fiyatını artırmak
mark out v. planlamak
mark time v. beklemek
overstep the mark v. çizgiyi aşmak
mark out v. ayırmak
mark an era v. çığır açmak
be up to the mark v. istenilen derecede olmak
mark down v. not etmek
mark out v. planını yapmak
give a mark v. not vermek
mark down v. fiyat düşürmek
mark down v. fiyatını indirmek
hit the mark v. isabet etmek
leave a mark v. yer etmek
mark something up v. zam yapmak
mark a man v. adam tutmak
mark off v. sınırlarını çizmek
miss the mark v. hedefi tutturamamak
mark so as not to forget v. mim koymak
make a mark v. nişan koymak
mark out v. sınırlarını çizmek
mark up v. zam yapmak
hit the mark v. rast gelmek
make one's mark v. ün kazanmak
mark somebody up v. notunu yükseltmek
miss the mark v. tahmini yanlış çıkmak
overshoot the mark v. aşırılığa kaçmak
mark up v. fiyatını yükseltmek
mark time v. yerinde saymak
hit the mark v. isabet ettirmek
mark up v. yükseltmek
mark down v. düşürmek
overstep the mark v. su koyvermek
mark somebody down v. notunu kırmak
hit the mark v. tahmini doğru olmak
overstep the mark v. çok olmak