göstermek - Turco Inglés Diccionario
Historia

göstermek



Significados de "göstermek" en diccionario inglés turco : 89 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
göstermek demonstrate v.
göstermek show v.
göstermek indicate v.
General
göstermek betray v.
göstermek signalize v.
göstermek wear v.
göstermek express v.
göstermek give v.
göstermek depicture v.
göstermek purport v.
göstermek be indicative of v.
göstermek evidence v.
göstermek signify v.
göstermek token v.
göstermek speak of v.
göstermek hold up v.
göstermek point to v.
göstermek exhibit v.
göstermek settle v.
göstermek point at v.
göstermek table v.
göstermek open v.
göstermek produce v.
göstermek betoken v.
göstermek look v.
göstermek show off v.
göstermek hold v.
göstermek trot out v.
göstermek teach v.
göstermek testify to v.
göstermek tell v.
göstermek present v.
göstermek initiate v.
göstermek designate v.
göstermek predicate v.
göstermek show up v.
göstermek exercise v.
göstermek attest to v.
göstermek give vent to v.
göstermek chart v.
göstermek stamp v.
göstermek connote v.
göstermek prove v.
göstermek denominate v.
göstermek promise v.
göstermek evince v.
göstermek put forth v.
göstermek disclose v.
göstermek reflect v.
göstermek vent v.
göstermek mirror v.
göstermek uncork v.
göstermek direct v.
göstermek point out v.
göstermek infer v.
göstermek make v.
göstermek set v.
göstermek set out v.
göstermek introduce v.
göstermek point v.
göstermek screen v.
göstermek display v.
göstermek manifest v.
göstermek initiate into v.
göstermek stand for v.
göstermek discover v.
göstermek expose v.
göstermek mark v.
göstermek depict v.
göstermek determine v.
göstermek dial v.
göstermek read v.
göstermek represent v.
göstermek denote v.
göstermek register v.
göstermek reveal v.
göstermek suggest v.
göstermek witness v.
göstermek flash something around v.
göstermek signalise v.
göstermek record v.
Phrasals
göstermek display to
göstermek pint out
Trade/Economic
göstermek bid
göstermek exhibit
Automotive
göstermek display
Archaic
göstermek shew v.
göstermek redound v.
göstermek shew

Significados de "göstermek" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saygı göstermek show respect v.
yol göstermek lead v.
çaba göstermek make an effort v.
anlayış göstermek understand v.
açıkça göstermek manifest v.
son bir çaba göstermek spurt v.
yol göstermek guide v.
düşüş göstermek decrease v.
gelişim göstermek progress v.
örneklerle göstermek exemplify v.
saygı göstermek respect v.
rıza göstermek consent v.
özen göstermek care v.
tepki göstermek react v.
rağbet göstermek show interest in v.
kanıt göstermek adduce v.
kanıt göstermek show evidence v.
General
yol göstermek lead the way v.
alaka göstermek show interest in v.
yol göstermek shepherd v.
teveccüh göstermek show favour v.
sağlık vb düşüş göstermek go downhill v.
olduğundan az göstermek understate v.
özen göstermek cross one's t's v.
göstermek (film) run v.
ekranda göstermek screen v.
sebep göstermek give a reason (for something) v.
bir şeyi önemsizmiş gibi göstermek play something down v.
gerekçe göstermek show reason v.
gamzesini göstermek dimple v.
borç bakiyesi göstermek be overdrawn v.
yalandan kendini hasta göstermek malinger v.
liyakat göstermek merit v.
avın yerini göstermek set v.
neden göstermek show reason v.
kendini göstermek manifest itself v.
tepki göstermek respond to v.
cüret göstermek make bold v.
göstermek (ilk kez olarak) unveil v.
yanlış yol göstermek misguide v.
gaflet göstermek be unwary v.
faaliyet göstermek be active v.
baş göstermek arise v.
(aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak contrast v.
saygı göstermek pay homage to v.
mazeret göstermek plead v.
gülümseyerek (bir şeyi) göstermek smile v.
rıza göstermek grant v.
artış göstermek increase v.
yol göstermek instruct v.
mazur göstermek legitimatize v.
mazur göstermek warrant v.
mazur göstermek excuse v.
gününü göstermek check v.
televizyonda göstermek televise v.
saygı göstermek observe v.
aktivite göstermek become active v.
saygı göstermek do obeisance to v.
birine karşı takdir nişanesi göstermek pay tribute to v.
ilgi göstermek show an interest in v.
klasını göstermek show one's class v.
profesyonellik göstermek display professionalism v.
kroki üzerinde göstermek plot v.
kendini ... gibi göstermek masquerade as v.
özen göstermek care v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili gerçekleri dile getirmek put the record straight v.
zamanı göstermek (saat) tell the time v.
küçük göstermek dwarf v.
yol göstermek pilot v.
tepki göstermek elicit v.
saygı göstermek venerate v.
mazur göstermek legitimize v.
çizgilerle göstermek line v.
aşırı hassasiyet göstermek sentimentalize v.
doğru yolu göstermek lead to the right path v.
aşırı düşkünlük göstermek overindulge v.
saygı göstermek revere v.
kanıt olarak göstermek allege v.
çaba göstermek endeavour v.
aday göstermek present candidates v.
alaka göstermek show an interest v.
eğilim göstermek trend v.
olağanüstü çaba göstermek spurt v.
saygı göstermek reverence v.
her zamanki performansı göstermek do oneself justice v.
kendini göstermek show one's face v.
normalden iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
liyakat göstermek deserve v.
anlayış göstermek empathise v.
itibar göstermek consider v.
husumet göstermek be hostile v.
çaba göstermek apply v.
alaka göstermek take an interest in v.
büyük bir çaba göstermek strain every nerve v.
birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek let someone have it v.
saat her zaman zamanı doğru göstermek keep good time v.
için çaba göstermek work at v.
birine kapıyı göstermek show someone the door v.
saygı göstermek look up to v.
yol göstermek conduct v.
haklı göstermek justify v.
birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek show someone the way to do something v.
alaka göstermek show interest v.
tepki göstermek react to v.
rağbet göstermek lionize v.
saygı göstermek defer v.
sabır göstermek bear with v.
kendini göstermek give a good account of oneself v.
örnek göstermek exemplify v.
farklılık göstermek be different from v.
yanında küçük göstermek foreshorten v.
azami çaba göstermek show a maximum effort v.
sebep göstermek show reason v.
ek resimlerle göstermek grangerize v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili doğruları açıklamak set the record straight v.
kendini göstermek do one's stuff v.
baş göstermek appear v.
özen göstermek elaborate v.
kendini göstermek rise to the occasion v.
tevazu göstermek act modestly v.
saygı göstermek honor v.
önceden göstermek foreshow v.
olduğundan iyi gibi göstermek fake v.
getirip göstermek adduce v.
göstermek (belirtmek vb.) denote v.
dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek teach somebody a lesson v.
baş göstermek (yavaş yavaş) unfold v.
anlayış göstermek show understanding v.
büyük göstermek magnify v.
varlığını göstermek be v.
mazur göstermek extenuate v.
müsamaha göstermek indulging v.
bir duygu veya niteliği göstermek exhibit v.
sadakat göstermek show loyalty v.
örnekle göstermek exemplify v.
aday göstermek put somebody in for v.
saygı göstermek pay respect v.
önemsiz göstermek mince v.
yaşını göstermek look one's age v.
olduğundan eksik/hafif göstermek understate v.
gibi göstermek simulate v.
özen göstermek nurse v.
göstermek (termometre) register v.
artış göstermek show increase v.
alaka göstermek show an interest in v.
(direniş/şiddet) göstermek offer v.
adalet göstermek act justly v.
metanet göstermek show firmness v.
özen göstermek watch over v.
açıkça göstermek evince v.
ilgi göstermek be solicitous about v.
beklenenden daha düşük performans göstermek underperform v.
ana hatlarını şema halinde göstermek outline of v.
kendini göstermek show ability v.
genç göstermek look young v.
özen göstermek take pains v.
yanlış yön göstermek misdirect v.
yol göstermek front v.
göstermek (dolaylı olarak) imply v.
anlayış göstermek be tolerant v.
farklılık göstermek differ from v.
yakınlık göstermek behave warmly v.
rıza göstermek agree v.
özen göstermek fuss v.
empati göstermek show empathy towards v.
gaflet göstermek be careless v.
olduğundan eksik göstermek understate v.
saygısını göstermek (bir hareketle) venerate v.
aday göstermek nominate as a candidate v.
başka türlü göstermek dissemble v.
haklı göstermek legitimize v.
neden göstermek give reason v.
hayvan dişlerini göstermek bare its teeth v.
güler yüz göstermek behave in a friendly manner v.
esrarengiz göstermek mystify v.
saygı göstermek show consideration v.
gerçeği göstermek debunk v.
önemsiz gibi göstermek downplay v.
bir an için göstermek flash v.
iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
çizelge ile göstermek chart v.
gururla göstermek show off v.
benzerlik göstermek show similarity v.
yol göstermek direct v.
göstermek (saat belirli bir zamanı) go v.
parmakla göstermek finger v.
bir bölgenin doğal atraksiyonlarını göstermek üzere söz konusu bölgenin içinden geçen tabelalı yol nature trail v.
kendini göstermek distinguish oneself v.
yol göstermek show the way v.
kendini göstermek reveal oneself v.
farklı göstermek dress up v.
teveccüh göstermek be kind to v.
mazur göstermek blanch over v.
teminat olarak göstermek provide as a guarantee v.
ilişkiyi göstermek correlate v.
yakınlık göstermek sympathize v.
eğilim göstermek show a tendency to v.
tedavinin uygun olmadığını göstermek contraindicate v.
gerekçe göstermek reason v.
sözde alçakgönüllülük göstermek condescend v.
büyüklük göstermek be magnanimous v.
cesaret göstermek present a bold front v.
küçük göstermek look younger v.
kendini göstermek show v.
büyük göstermek look older v.
televizyonda göstermek show on television v.
delil göstermek adduce proofs v.
büyük göstermek seem older v.
rıza göstermek assent to v.
yol göstermek lead off v.
çaba göstermek slug on v.
yerini göstermek usher v.
doğru göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
sabır göstermek be patient v.
yol göstermek beacon v.
kolaylık göstermek make things easier for v.
bir şey birinin belirli bir gruba ait olduğunu göstermek stamp someone as v.
hedef göstermek make somebody scapegoat for something v.
saygı göstermek pay obeisance to v.
başka türlü göstermek dissimulate v.
saygı göstermek respect v.
ilgi göstermek show interest v.
zor bir durum karşısında cesaret göstermek put a bold face on v.
saygı göstermek make obeisance v.
belirti göstermek show indications v.
çeşitlilik göstermek vary v.
hedef göstermek cause somebody to become the target for v.
referans göstermek show reference v.
itiraza cüret göstermek venture an objection v.
cesaret göstermek show courage v.
mazur göstermek legitimate v.
aşırı özen göstermek show ultimate attention v.
küçük göstermek seem younger v.
manevi bir gerçeği göstermek için anlatılan hikaye parable v.
hedef göstermek target v.
cesaret göstermek brave v.
kendini göstermek assert herself v.
beklenenden daha az başarı göstermek underachieve v.
acıyıp merhamet göstermek relent v.
yanlış yol göstermek misdirect v.
çıkarıp göstermek produce v.
hassasiyet göstermek be sensitive v.
boy göstermek appear v.
teveccüh göstermek be kind v.
saygı göstermek hold in esteem v.
eğilim göstermek lean v.
özen göstermek take care of v.
faaliyet göstermek get busy v.
bir şeyi açıkça göstermek show something up v.
kendini çok istekli göstermek fall over oneself v.
yakınlık göstermek be friendly v.
alaka göstermek take an interest v.
ihtimam göstermek coddle v.
azami gayret göstermek show a maximum effort v.
kahramanlık göstermek show heroism v.
saygı göstermek consider v.
başarı göstermek show success v.
gayret göstermek give one's all v.
isim vererek göstermek designate with a term v.
gün göstermek make somebody live happily v.
boy göstermek put in an appearance v.
emsal göstermek point to a precedent v.
diş göstermek show one's teeth v.
diyagram ile göstermek diagram v.
iyi göstermek (elbise vb) fit well v.
aday göstermek run v.
örnek göstermek hold up as v.
makul göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
ilgi göstermek take an interest in v.
aday olarak göstermek nominate v.
kötü havaya karşı dayanıklık göstermek weather v.
övünerek göstermek flaunt v.
fazla özen göstermek overdo v.
düzenli katılım göstermek attend regularly v.
adres göstermek show address v.
gibi göstermek put it on v.
varlık göstermek make one's presence felt v.
aday göstermek set up v.
çaba göstermek strive v.
özen göstermek take care v.
ilişiği olduğunu göstermek (suç vb) implicate v.
özen göstermek come to a point v.
yol göstermek prevent v.
rıza göstermek consent to v.
saygı göstermek hold in estimation v.
kendini göstermek assert oneself v.
denklem ile göstermek equate v.
uyum göstermek adjust v.
sadakat göstermek obey v.
önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni) palliate v.
mazur göstermek palliate v.
uyum göstermek accord v.
yeniden göstermek rerun v.
her zaman zamanı doğru göstermek (saat) keep time v.
parmakla göstermek point at v.
saygı göstermek honour v.
düşme göstermek drop off v.
aday göstermek present v.
mukavemet göstermek show resistance v.
doğru yolu göstermek show the right way v.
genç göstermek look younger v.
yanlış olduğunu göstermek explode v.
kendini göstermek come into one's own v.
davranış göstermek exhibit a behavior v.
etkisini göstermek take effect v.
özen göstermek make a point of v.
yanlış olduğunu göstermek give the lie to v.
gerekçe göstermek justify v.
yol göstermek shepherding v.
önceden göstermek foreshadow v.
paralellik göstermek show parallelism with v.
rıza göstermek consent v.
rıza göstermek give consent v.
kendini hasta gibi göstermek malinger v.
parmakla göstermek wag one's finger at v.
aday göstermek nominate v.
ilgi göstermek take on interest v.
tepki göstermek react v.
numune göstermek submit samples v.
mazeret göstermek pretext v.
lüzum göstermek necessitate v.
göstermek (derece vb) register v.
yakınlık göstermek show concern for v.
yol göstermek give somebody a lead v.
zayıflık göstermek show weakness v.
zayıflık göstermek reveal weakness v.
zaafiyet göstermek show weakness v.
zaafiyet göstermek reveal weakness v.
mazeret olarak göstermek allege v.
başarı göstermek hit pay dirt v.
başarı göstermek hit the jackpot v.
memnuniyetini göstermek show one's appreciation v.
faturada fiyatı yüksek göstermek overbill v.
doğru yolu göstermek show the right course v.
benzerlik göstermek be similar v.
benzerlik göstermek resemble v.
aba altından değnek sopa göstermek speak softly but carry a big stick v.
memnuniyetsizlik göstermek be displeased with v.
memnuniyetsizlik göstermek show displeasure v.
memnuniyetsizlik göstermek make a face v.
devamlılık göstermek show continuity v.
dikkat göstermek be attentive v.
değişiklik göstermek show a change v.
değişim göstermek show a change v.
davranış göstermek show behaviour v.
dikkat göstermek show attention v.
değişiklik göstermek show an alteration v.
değişim göstermek show an alteration v.
davranışta göstermek feign v.
dikkat göstermek show attention towards v.
kanıt göstermek instantiate v.
duraklama göstermek pause v.
gerekçe göstermek give justification v.
sevgi göstermek exhibit love v.
duyarlılık göstermek show awareness v.
düşüş göstermek fall v.
düşüş göstermek be on the decline v.
tutarsızlık göstermek show inconsistency v.
uyumsuzluk göstermek show incongruity v.
uğraş göstermek make an effort v.
uğraş göstermek endeavour v.
hayat belirtisi göstermek show signs of life v.
tam bir anlayışsızlık göstermek show a total lack of comprehension v.
anlayışsızlık göstermek show a lack of comprehension v.
hassasiyet göstermek display sensitivity v.
teminat göstermek lend something on security v.
yön göstermek give someone a direction v.
beceri göstermek demonstrate skill v.
bahane göstermek give as a pretext v.
anlayış göstermek make allowance v.
sadakat göstermek display loyalty v.
maharet göstermek display skill v.
beceri göstermek display skill v.
maharet göstermek demonstrate skill v.
maharet göstermek show skill v.
teminat göstermek stand security v.
yön göstermek point somebody in direction v.
farkını göstermek show one's difference v.
hassasiyet göstermek show sensitivity v.
yön göstermek nudge somebody in direction v.
yerini göstermek show somebody to one's place v.
teminat olarak göstermek pledge something as security v.
bahane göstermek provide somebody with an excuse v.
beceri göstermek show skill v.
gelişme göstermek make progress v.
gelişim göstermek advance v.
gelişme göstermek progress v.
gelişim göstermek make progress v.
gelişme göstermek advance v.
kimlik göstermek show identification v.
azalma göstermek show decrease v.
bahane göstermek give something as an excuse v.
bahane göstermek make up an excuse v.
kendini farklı göstermek false pretence v.
kendini olduğundan farklı göstermek false pretence v.
saygı göstermek hold in high esteem v.
birisine aşırı bağlılık göstermek carry a torch v.
karamsarlık göstermek display pessimism v.
teminat olarak göstermek supply as a collateral v.
teminat olarak göstermek provide something as collateral for (a loan) v.
saygısızlık göstermek show a lack of respect v.
teminat olarak göstermek pledge as a collateral v.
ilgi göstermek give consequence to v.
önemsiz göstermek downplay v.
esneklik göstermek show flexibility v.
esneklik göstermek show tolerance v.
tölerans göstermek show tolerance v.
minnet göstermek express gratitude v.
liderlik göstermek show leadership v.
minnet göstermek show gratitude v.
tutarlılık göstermek show consistency v.
işaretlerle göstermek notate v.
öncelik göstermek give priority v.
benzerlikler göstermek show similarities v.
benzerlikler göstermek share similarities v.
benzerlik göstermek share similarity v.
büyük saygı ve hayranlık göstermek revere v.
kendini göstermek distinguish v.
şiddet göstermek use violence v.
şiddet göstermek inflict violence v.
şiddet göstermek engage in violence v.
şiddet göstermek turn to violence v.
şiddet göstermek resort to violence v.
şiddet göstermek perpetrate violence v.
şiddet göstermek commit violence v.
her çabayı göstermek make every endeavour v.
çaba göstermek make an endeavour v.
fonksiyon göstermek function v.
diş göstermek show teeth v.
diş göstermek bare teeth v.
diş göstermek reveal teeth v.
boy göstermek show up v.
kıskançlık göstermek be jealous v.
üstün performans göstermek overperform v.
üstün performans göstermek deliver an outstanding performance v.
üstün performans göstermek put in an outstanding performance v.
üstün performans göstermek give an outstanding performance v.
kıskançlık göstermek get jealous v.
kıskançlık göstermek grow jealous v.
gider göstermek record expenses v.
yaşam belirtisi göstermek show sign of life v.
performans göstermek show performance v.
performans göstermek display performance v.
şahit göstermek produce a witness v.
yol göstermek show (someone) how to get to a place v.
yol göstermek guide (someone) v.
yol göstermek show (someone) how to solve something v.
yol göstermek steer v.
yol göstermek usher v.
birine saygı göstermek show someone respect v.
büyüme göstermek achieve growth v.
birine saygı göstermek respect someone v.
bilançoda göstermek show in the balance sheet v.
yeteneklerini göstermek show one's skills v.
kimlik göstermek show one's identity card v.
sabır göstermek show patience v.
değişim göstermek change v.
değişim göstermek undergo change v.
büyük ilgi göstermek show great interest v.
gelişme göstermek grow v.
gelişme göstermek come a long way v.
gelişme göstermek increase v.
gelişme göstermek improve v.
razı olduğunu göstermek make overtures v.
pişmanlık göstermek show remorse v.
pişmanlık göstermek display remorse v.
pişmanlık göstermek express remorse v.
yetenek göstermek show ability v.
yetenek göstermek demonstrate ability v.
rağbet göstermek lionise v.
titizlik göstermek do something with meticulous care v.
çok özen göstermek pay strict attention to v.
titizlik göstermek take great care to v.
titizlik göstermek be particular about v.
neden göstermek substantiate v.
gelişme göstermek develop v.
yararlılık göstermek show usefulness v.
yararlılık göstermek demonstrate usefulness v.
neden olarak göstermek argue v.
olduğunu göstermek assert v.
sapma göstermek deviate v.
sapma göstermek show deviation v.
geçerli neden göstermek show a valid reason v.
örnek olarak göstermek cite v.
(film) yeniden göstermek rerun v.
sözde bağlılık göstermek pay lip service v.
saygı göstermek defer to v.
güç göstermek show power v.
güç göstermek show strength v.
değişiklik göstermek differ v.
düşüş göstermek drop off v.
kararlılık göstermek show determination v.
kararlılık göstermek reveal determination v.
eğilimi göstermek tend to v.
saygı göstermek esteem v.
önemsiz göstermek gloss over v.
güzel göstermek glorify v.
saygı göstermek hold-in-high-regard v.
ile farklılık göstermek differ by v.
-den çok daha iyi bir performans göstermek outdo v.