display - Turco Inglés Diccionario

display

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

display — Definition

Significado:
sergilemek, göstermek, ekran, sergi
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈspleɪ/ – BrE /dɪˈspleɪ/)
Categoría gramatical:
Fiil: display (displays – displayed – displaying); İsim: display (displays)
Sinónimo:
show, exhibit
Antónimos:
conceal, hide

Significados de "display" en diccionario turco inglés : 75 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
display n. teşhir
The jewels on display disappeared.
Teşhirdeki mücevherler kayboldu.

More Sentences
display n. görüntü
When you perform a scan the program displays the status, the elapsed time and the scanned files in a separate window.
Bir tarama gerçekleştirdiğinizde, program durumu, geçen süreyi ve taranan dosyaları ayrı bir pencerede görüntüler.

More Sentences
display n. ekran
When the display flashes a green signal, you can pass through the turnstile.
Ekran yeşil sinyal verdiğinde turnikeden geçebilirsiniz.

More Sentences
display v. sergilemek
In the bazaar, you can see local people displaying their handicrafts.
Çarşıda yerel halkın el sanatlarını sergilediğini görebilirsiniz.

More Sentences
display n. gösterme
General
display n. gösteri
On the 4th of July, the display of fireworks in Miami is one of the best.
4 Temmuz'da Miami'deki havai fişek gösterisi en iyilerden biridir.

More Sentences
display n. sergi
The display of paintings at the art gallery was impressive.
Sanat galerisindeki resim sergisi etkileyiciydi.

More Sentences
display n. gösterim
The display of non-historical designs can be turned on in the game settings.
Tarihsel olmayan tasarımların gösterimi oyun ayarlarından açılabilir.

More Sentences
display v. sergilemek
In the bazaar, you can see local people displaying their handicrafts.
Çarşıda yerel halkın el sanatlarını sergilediğini görebilirsiniz.

More Sentences
display v. göstermek
The page will display your search results.
Sayfa arama sonuçlarınızı gösterecektir.

More Sentences
display v. görüntülemek
A popular way to do it is by displaying user-submitted photos of your products on their respective product pages.
Bunu yapmanın popüler bir yolu, ürünlerinizin kullanıcı tarafından gönderilen fotoğraflarını ilgili ürün sayfalarında görüntülemektir.

More Sentences
display v. (hayvan) kur amaçlı gösteri yapmak
These birds display by extending wings to impress their mates.
Bu kuşlar eşlerini etkilemek için kanatlarını uzatıp açarak kur yaparlar.

More Sentences
Trade/Economic
display n. sergi
The display of paintings at the art gallery was impressive.
Sanat galerisindeki resim sergisi etkileyiciydi.

More Sentences
display n. teşhir
The jewels on display disappeared.
Teşhirdeki mücevherler kayboldu.

More Sentences
Technical
display n. gösterge
This is a practical display of solidarity.
Bu, dayanışmanın pratik bir göstergesidir.

More Sentences
Computer
display n. ekran
When the display flashes a green signal, you can pass through the turnstile.
Ekran yeşil sinyal verdiğinde turnikeden geçebilirsiniz.

More Sentences
display n. görüntü
When you perform a scan the program displays the status, the elapsed time and the scanned files in a separate window.
Bir tarama gerçekleştirdiğinizde, program durumu, geçen süreyi ve taranan dosyaları ayrı bir pencerede görüntüler.

More Sentences
display n. gösterim
The display of non-historical designs can be turned on in the game settings.
Tarihsel olmayan tasarımların gösterimi oyun ayarlarından açılabilir.

More Sentences
display n. görüntüleme
In the Negative numbers box, select the display style that you want to use for negative numbers.
Negatif sayılar kutusunda, negatif sayılar için kullanmak istediğiniz görüntüleme stilini seçin.

More Sentences
display v. görüntülemek
A popular way to do it is by displaying user-submitted photos of your products on their respective product pages.
Bunu yapmanın popüler bir yolu, ürünlerinizin kullanıcı tarafından gönderilen fotoğraflarını ilgili ürün sayfalarında görüntülemektir.

More Sentences
Automotive
display n. gösterge
This is a practical display of solidarity.
Bu, dayanışmanın pratik bir göstergesidir.

More Sentences
display n. gösterge
This is a practical display of solidarity.
Bu, dayanışmanın pratik bir göstergesidir.

More Sentences
display v. göstermek
The page will display your search results.
Sayfa arama sonuçlarınızı gösterecektir.

More Sentences
General
display n. arz
display n. sergileyen
display n. gösteriş
display n. nümayiş
display n. tanıtım
display n. izhar
display n. debdebe
display n. şatafat
display n. ibraz
display n. sergileme
display n. sunuş
display v. açığa çıkarmak
display v. göz önüne sermek
display v. gözler önüne sermek
display v. gösteriş yapmak
display v. teşhir etmek
display v. afişe etmek
display v. ekrana getirmek
display v. açmak
display v. gösteri veya sergi ile sunmak
display v. gösteri veya sergi ile reklam etmek
display v. bazı yazı tiplerini kullanarak (manşeti, başlıkları) vurgulamak
display v. belirti göstermek
display v. ekranda belirmek
display v. emare göstermek
Trade/Economic
display n. teşhir etme
Politics
display v. açığa vurmak
display v. açıklamak
Media
display n. vurgulu yazı tipleriyle hazırlanmış basılı malzeme
Technical
display n. gösterge penceresi
display n. sunum ekranı
display v. görülecek şekilde yerleştirmek
Computer
display n. görüntü birimi
display n. gösterici
display n. görünüm
display n. sunuş
display v. ekrana getirmek
display expr. göster
display expr. görüntüle
display expr. sadece görüntüle
Telecom
display n. radar yankıları gibi bilgilerin görsel biçimde operatöre aktarılma yöntemi
Aeronautic
display n. skop
Printing
display v. görüntüleme modunda bastırmak
Gastronomy
display v. vitrinlemek
Biochemistry
display v. (protein) biyolojik oluşumun yüzeyine yerleştirmek
Zoology
display n. hayvanın iletişim kurmak için sergiledikleri davranış
display n. korkutma davranışı
display n. hayvanların iletişim kurmak için belirli davranışları sergilemesi
display v. diğer hayvanlara bilgi aktarmak için steryotipik davranış göstermek
Military
display v. hizaya sokarak kolon tipi askeri düzenin ön sırasını genişletmek
Printery
display adj. sözcükleri vurgulayan yazı tipleri ile ilişkili
display adj. sözcükleri vurgulayan yazı tiplerini kullanan

Significados de "display" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
display window n. vitrin
General
radar display n. radar ekranındaki görüntü
display artist n. reklam yapımcısı
data display n. veri görüntüleme
visual display unit n. bilgisayar verilerini gösteren monitör vb
visual display unit n. görsel teşhir birimi
point of sale display n. satış noktasında sergileme
multiple sensor display group n. çoklu sensör gösterim grubu
vulgar display of power n. kaba güç gösterisi
display unit n. ekran
display of merchandise n. ticari malları sergileme
display artist n. dekoratör
window display n. vitrin dekorasyonu
display case n. vitrin
invoice display n. fatura görüntüleme
mobile display booth n. seyyar teşhir standı
display of endearment n. sevgi gösterisi
display screen n. görüntüleme ekranı
display-unit n. ekran
three-dimensional display systems n. üç boyutlu görüntü sistemleri
public display of affection n. sevginin aleniyete dökülmesi
advertising display n. reklam panosu
display shells n. gök bombaları
display area n. tanıtım alanı
display cabinet n. vitrin
display window n. camekan
firework display n. havai fişek gösterisi
display window n. mağaza vitrini
display book n. sunum dosyası
display settings n. görüntü ayarları
pay-and-display n. gişe biletli otopark sistemi
display professionalism v. profesyonellik göstermek
display the flag v. bayrak asmak
display of something v. sergilemek
make a great display v. hava atmak
make a great display v. gösteriş yapmak
make a display v. gösteriş yapmak
set up a display v. sergi sermek
be on display v. sergilenmek
display a behaviour v. davranış sergilemek
display skill v. beceri göstermek
display sensitivity v. hassasiyet göstermek
display skill v. maharet göstermek
display loyalty v. sadakat göstermek
display pessimism v. karamsarlık göstermek
display performance v. performans göstermek
display performance v. performans sergilemek
put on display v. sergilemek
put on display v. gösterime sunmak
display a page v. sayfa görüntülemek
display remorse v. pişmanlık göstermek
display passive resistance v. pasif direniş sergilemek
display power v. kuvvet sergilemek
display strength v. kuvvet sergilemek
display strength v. güç sergilemek
display power v. güç sergilemek
display aggressive behavior v. agresif tavırlar sergilemek
make a display v. teşhir etmek
display activity v. etkinlik göstermek
display exemplary behaviour v. örnek bir davranış sergilemek
be put on public display v. halkın/umumun teşhirine sunulmak
go to a fireworks display v. havai fişek gösterisine gitmek
display a show v. gösteri sunmak
display [obsolete] v. genişlemek
display [obsolete] v. sermek
display [obsolete] v. esnetmek
display [obsolete] v. germek
display [obsolete] v. keşfetmek
display [obsolete] v. uzatmak
display [obsolete] v. (katlanmış şeyi) açmak
display [obsolete] v. ortaya çıkarmak
pay-and-display adj. gişe biletiyle girilen (otopark)
pda (public display of affection) abrev. ulu orta öpüşüp koklaşma
pda (public display of affection) abrev. başkalarının yanında sevgisini gösterme
Phrasals
display to v. göstermek
display (something) to (someone) v. (birine bir şey) göstermek
display (something) to (someone) v. (birine bir şey) sunmak
Phrases
on display expr. gösterimde
Idioms
display of force n. güç gösterisi
display of force n. göz dağı
Speaking
there is no message to display expr. görüntülenecek mesaj yok
Trade/Economic
display format n. gösterim formatı
retail display n. vitrin (mağaza vb)
closed display n. kapalı teşhir
display material n. teşhir malzemesi
display window n. vitrin
display material n. vitrin malzemesi
display case n. vitrin
closed display n. vitrin arkasından teşhir
static display n. sabit teşhir
window display n. vitrinde yapılan teşhir
window display n. vitrin sergisi
display box n. teşhir kutusu
display boxes n. teşhir kutuları
display bin n. teşhir sepeti
floor display stand n. ürün teşhir standı
display product n. teşhir ürünü
display rack n. teşhir rafı
Law
false display n. tekellüf
Politics
work with visual display units n. görsel teşhir birimleri ile çalışma
Media
television display systems n. televizyon görüntü sistemleri
Advertising
loaned display n. iade edilen reklam malzemeleri
loaned display n. iadeli reklam malzemeleri
counter-display n. ürünün mağaza vitrininde teşhiri
counter-display n. reklamı yapılan ürünlerin satış mağazalarının vitrinlerinde tanıtılması
counter-display n. vitrinlerde teşhir edilen ürünler
counter-display n. vitrin ürünleri
open display n. açık teşhir
interior display n. mağaza içi teşhir
open display n. açık sergileme
interior display n. mağaza içi sergileme
travelling display n. gezici reklam afişi
traveling display n. bir toplu taşıma aracının dışına asılan reklam afişi
traveling display n. gezici reklam afişi
travelling display n. bir toplu taşıma aracının dışına asılan reklam afişi
traveling display n. seyyar reklam afişi
travelling display n. seyyar reklam afişi
display advertising n. display reklam
display advertising n. görüntüleme esaslı reklam
display advertisement n. göze çarpan ve şık yazı tipleri veya grafikler kullanılarak dikkat çekmesi amaçlanan reklam
Technical
display driver n. görüntü birimi sürücüsü
display foreground n. ekran önplanı
ldap display name n. hdek görüntü adı
display unit n. gösterim birimi
picture display tube n. resim tüpü
monitor display n. monitör göstericisi
display tube n. ekran lambası
display memory n. görüntü birimi belleği
analogue display n. ekran
control message display n. denetim mesajı göstericisi
b display n. b ekranı
colour display tube n. renkli alıcı lambası
display background n. ekran arkaplanı
direct display n. doğrudan gösterim
b nar display n. b nar göstergesi
graphic display n. çizge gösterim
display workstation n. görüntü birimi işistasyonu
solid state display n. katıhal ekran
analogue display n. analog kadran
display monitor n. görüntü birimi
visual display unit n. görsel gösterim birimi
color display n. renk göstergesi
data display unit n. veri göstericisi
picture display tube n. ekran lambası
display monitor n. görüntü izleyici
display tube n. görüntü lambası
inquiry display terminal n. sorgulama gösterim terminali
operating display n. işletim göstericisi
liquid crystal display n. sıvı kristal görüntü
data display module n. veri gösterge modülü