nurse - Turco Inglés Diccionario

nurse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nurse — Definition

Significado:
hemşire, bakmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /nɜːrs/ – BrE /nɜːs/)
Categoría gramatical:
İsim: nurse (nurses); Fiil: nurse (nurses – nursed – nursing)

Significados de "nurse" en diccionario turco inglés : 58 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
nurse n. hemşire
The registered nurse has set up a new procedure for the new patient.
Kayıtlı hemşire yeni hasta için yeni bir prosedür oluşturdu.

More Sentences
nurse n. hasta bakıcı
Dozens of rules, procedures and administrative obligations are impeding the work of nurses and carers.
Düzinelerce kural, prosedür ve idari yükümlülük hemşirelerin ve hasta bakıcıların çalışmalarını engellemektedir.

More Sentences
nurse v. meme vermek
nurse v. bakıcılık yapmak
nurse v. hemşirelik yapmak
General
nurse n. dadı
The nurse had the kids dressed in their uniforms early in the morning.
Dadı, sabahın erken saatlerinde çocuklara üniformalarını giydirdi.

More Sentences
nurse n. sütanne
The nurse has breastfed the baby.
Sütanne bebeği emzirdi.

More Sentences
nurse n. hemşire
The registered nurse has set up a new procedure for the new patient.
Kayıtlı hemşire yeni hasta için yeni bir prosedür oluşturdu.

More Sentences
nurse v. kollarına almak
The children were nursing a puppy in turns.
Çocuklar bir yavru köpeği sırayla kollarına alıyorlardı.

More Sentences
nurse v. bakmak
Mr. Gibson nursed his wife throughout her long ailment with no complaints.
Bay Gibson, uzun süren hastalığı boyunca karısına hiç şikâyet etmeden baktı.

More Sentences
nurse v. emzirmek
Mrs. Fletcher headed to the baby care room to nurse her baby.
Bayan Fletcher bebeğini emzirmek için bebek bakım odasına yöneldi.

More Sentences
nurse v. (kin/düşmanlık) beslemek
He nursed a grudge after Shaw put him down in front of everybody.
Shaw onu herkesin önünde aşağıladıktan sonra ona kin beslemeye başladı.

More Sentences
nurse v. (şirketi) kar ettirerek büyütmek
Mr. Scott nursed his shoeshine parlor despite the economic impasse.
Bay Scott ekonomik çıkmaza rağmen ayakkabı boyama salonunu kar ettirerek büyütmeye devam etti.

More Sentences
nurse n. destekçi
nurse n. hastabakıcı
nurse n. sütana
nurse n. bakım
nurse n. besleme
nurse n. bakıcı
nurse n. sütnine
nurse n. teşvik etme, güç verme işlevi gören unsur
nurse n. bir amacı destekleyen yer
nurse v. emdirmek
nurse v. özen göstermek
nurse v. kafaya takmak
nurse v. iyileştirmek
nurse v. hastabakıcılık yapmak
nurse v. tedavi etmek
nurse v. dert etmek
nurse v. süt vermek
nurse v. meme emmek
nurse v. bakmak (hastaya)
nurse v. ilgilenmek
nurse v. (çocuğa) meme vermek
nurse v. idareli kullanmak
nurse v. yavaş yavaş tüketmek
nurse v. hastaya bakmak
nurse v. teşvik etmek
nurse v. desteklemek
nurse v. (çocuğu/bebeği) büyütmek
nurse v. çocuğa bakmak
nurse v. eğitmek
nurse v. (bitkiyi) özenle yetiştirmek
nurse v. az az yemek
nurse v. dikkatlice tutmak
nurse v. özenle kullanmak
nurse v. desteklemek
nurse v. destek olmak
nurse v. takviye etmek
nurse v. istirahat etmek
nurse v. yudum yudum içmek
Marine Biology
nurse n. bazı ascidiyenlerde blastozoit üreten ve taşıyan aseksüel oozoit
nurse n. hemşire köpekbalığı
Zoology
nurse n. kendi türünden başka bir hayvanın yavrusunu emziren hayvan
Botanic
nurse n. diğer genç ağaçları koruyup büyümelerini teşvik eden ağaç
Sport
nurse n. bilardoda karambol yapmak için topları bir arada tutma
nurse v. bilardoda karambol yapmak için (topları) bir arada tutmak
Entomology
nurse n. kolonideki larvaları besleyen işçi karınca veya arı

Significados de "nurse" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
head nurse n. başhemşire
General
wet nurse n. sütnine
visiting nurse n. ziyaretçi hemşire
head nurse n. baş hemşire
foster nurse n. sütnine
dry nurse n. emzirmeyen dadı
licensed practical nurse n. ruhsatlı hemşire
dry nurse n. bakıcı
dry nurse n. dadı
graduate nurse n. mezun hemşire
night nurse n. gece hemşiresi
wet nurse n. sütanne
nurse on call n. nöbetçi hemşire
dental nurse n. dişçi(lik) hemşiresi
specialist nurse n. uzman hemşire
nurse safety n. hemşire güvenliği
surgical nurse n. ameliyat hemşiresi
wet-nurse n. sütanne
nurse sow n. emzirici hayvanların çok yavrusu olduğu durumlarda tüm yavruların emzirilmesini mümkün kılmak üzere yavruları belirli bir sıraya göre meme uçlarına yerleştirme
dry nurse n. emzirmeyen bebek bakıcısı
head nurse n. servis sorumlusu/baş hemşire
nurse in charge n. görevli hemşire
charge nurse n. başhemşire
wet nurse n. sütana
wet-nurse n. sütana
wet nurse n. süt anne
wet-nurse n. süt anne
travel nurse n. gezici hemşire
male nurse n. erkek hemşire
trainee nurse n. stajyer hemşire
monthly nurse n. doğum sonrası kadınlara eşlik eden hemşire
monthly nurse n. kısa süreliğine hizmet veren hemşire
monthly nurse n. bir aylığına hizmet veren hemşire
consultant nurse [uk] n. hemşire ekipleri yöneten kıdemli hemşire
practical nurse n. uygulamalı deneyimi olan hemşire
practical nurse n. hemşirelik bakımında pratik deneyimi olup hemşirelik diploması olmayan kimse
plunket nurse [new zealand] n. plunket adlı bir çocuk gelişim derneğinin görevlendirdiği çocuk bakım hemşiresi
foster nurse n. besleyen kimse
foster nurse n. bakıcı
foster nurse n. dadı
foster-nurse n. koruyucu anne
foster-nurse n. dadı
foster-nurse n. bakıcı
state enrolled nurse n. lisanslı hemşire
state enrolled nurse n. devlette kayıtlı hemşire
state registered nurse n. lisanslı hemşire
state registered nurse n. devlette kayıtlı hemşire
put out to nurse v. emzirmek
put out to nurse v. bakmak
nurse a grievance v. kin beslemek
nurse a grudge v. kin beslemek
nurse a viper in one's bosom v. koynunda yılan beslemek
nurse a grudge v. diş bilemek
wet nurse v. süt annelik yapmak
nurse a grievance v. kin duymak
nurse somebody through v. hasta bakmak
nurse somebody through v. hastayken bakmak
nurse a grudge (against) v. kin gütmek
nurse a grudge (against) v. garezi olmak
nurse a grudge (against) v. kin beslemek
nurse a grudge (against) v. kin duymak
nurse a grudge (against) v. kin tutmak
nurse a baby v. (bebeğe vb) mama vermek
wet-nurse v. -e özenle bakmak
wet-nurse v. -e sütninelik etmek
wet-nurse v. emzirmek
nurse grudge v. garez beslemek
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle ilişkisi olmak
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle aşk yaşamak
wake to nurse v. (bebek) gece süt için uyanmak
put to nurse v. süt anneye yollamak
nurse billiard balls v. bilardo toplarına hafifçe vurmak
put to nurse v. hasta bakıcıya emanet etmek
wet-nurse v. özenle ilgilenmek
wet-nurse v. özenle tedavi etmek
dry-nurse v. (çocuğa) emzirmeksizin bakım vermek
dry-nurse v. gereksiz yere gözetimde tutmak
dry-nurse v. bakıcı gibi davranmak
in charge of a nurse adv. hemşire nezareti altında
Phrasals
nurse somebody through v. hasta bakıcılığını yapmak
nurse someone along v. (hasta) birine bakmak
nurse along v. yakından takip etmek
nurse along v. itinayla yürütmek
nurse along v. bir projenin/işin yolunda gittiğinden emin olmak
nurse along v. yakından ilgilenmek
nurse along v. titizlikle yürütmek
nurse (someone or something) through (something) v. (biri/bir şey) iyileşene/düzlüğe çıkana kadar yanında olmak
nurse through v. iyileşene/düzlüğe çıkana kadar yanında olmak
nurse through v. hastayken bakmak
nurse (someone or something) through (something) v. (birine/bir şeye bir şey) boyunca bakmak
nurse (someone or something) through (something) v. hastayken/zor durumdayken (birine/bir şeye) bakmak
nurse (someone or something) through (something) v. (birine/bir şeye bir hastalık) boyunca bakmak
nurse through v. zor bir süreçten çıkana kadar bakmak
nurse (someone or something) through (something) v. (birine/bir şeye) zor bir süreçten çıkana kadar bakmak
nurse through v. hasta bakmak
Colloquial
dry nurse n. iş yerindeki acemi çalışanı eğitip yönlendiren kimse
Idioms
nurse a viper in one's bosom v. koynunda yılan beslemek
nurse a grudge v. kin beslemek
nurse grudge v. kin gütmek
nurse grudge v. kin beslemek
nurse someone back to health v. birisine bakıcılık yapmak
nurse someone back to health v. (yeniden sağlığına kavuşana kadar) birine bakmak
nurse a snake in (one's) bosom v. koynunda yılan beslemek
nurse (one's) drink v. içkiyi yavaş içmek
nurse (one's) drink v. hızlı hızlı yemek/içmek
nurse (one's) drink v. içkiyi dikkatli içmek
nurse (one's) drink v. yavaş yavaş içmek
nurse (one's) drink v. yuvarlamak (içki)
nurse (one's) drink v. hızlıca mideye indirmek
nurse (one's) drink v. çiğnemeden yutmak
nurse a serpent in (one's) bosom v. koynunda yılan beslemek
nurse a grudge (against one) v. (birine karşı) kin beslemek
nurse a drink v. içkiyi dikkatli içmek
nurse (someone or something) back to health v. (birine/bir şeye) bakıcılık yapmak
nurse back to health v. bakıcılık yapmak
nurse (someone or something) back to health v. yeniden sağlığına kavuşana kadar (birine/bir şeye) bakmak
nurse a grudge (against one) v. (birine karşı) kin tutmak
nurse (someone or something) back to health v. (birine/bir şeye) iyileşene kadar bakmak
nurse back to health v. yeniden sağlığına kavuşana kadar bakmak
nurse a drink v. yavaş yavaş içmek
nurse back to health v. tıbbi bakımını yapmak
nurse (someone or something) back to health v. (birinin/bir şeyin) tıbbi bakımını yapmak
nurse a grudge (against one) v. (birine karşı) kin gütmek
nurse a drink v. uzun sürede/sündüre sündüre içmek
nurse a drink v. yudum yudum içmek
nurse a grudge (against one) v. (birine karşı) garezi olmak
nurse back to health v. iyileşene kadar bakmak
nurse a grudge (against one) v. (birine karşı) kin duymak
nurse a drink v. yavaş içmek
nurse a drink v. içkiyi yavaş içmek
Speaking
I want to be a nurse expr. hemşire olmak istiyorum
I would like to be a nurse expr. hemşire olmak istiyorum
Law
forensic nurse n. adli hemşire
Aeronautic
flight nurse n. uçuş hemşiresi
nurse plane n. benzin ikmal uçağı
Medical
emergency nurse n. acil hemşiresi
pediatric nurse n. puerikültris
nurse practitioner n. pratisyen hemşire
graduate nurse n. eğitim görmüş hemşire
nurse midwives n. hemşire ebeler
nurse practitioners n. hemşirelik çalışanları
nurse-patient relations n. hemşire-hasta ilişkileri
clinic nurse n. klinik hemşiresi
head nurse n. baş hemşire
floor nurse n. kat hemşiresi
pediatric nurse n. çocuk hemşiresi
chief nurse n. başhemşire
registered nurse n. lisanslı hemşire
supervisor nurse n. sorumlu hemşire
public health nurse n. halk sağlığı hemşiresi