nurse - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

nurse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "nurse" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
nurse v. hemşirelik yapmak
nurse v. meme vermek
nurse v. bakıcılık yapmak
nurse n. hemşire
General
nurse v. beslemek
nurse v. meme emmek
nurse v. bakmak (hastaya)
nurse v. emzirmek
nurse v. süt vermek
nurse v. kollarına almak
nurse v. tedavi etmek
nurse v. bakmak
nurse v. dert etmek
nurse v. emdirmek
nurse v. özen göstermek
nurse v. iyileştirmek
nurse v. ilgilenmek
nurse v. kafaya takmak
nurse v. hastabakıcılık yapmak
nurse v. (çocuğa) meme vermek
nurse v. yavaş yavaş tüketmek
nurse v. idareli kullanmak
nurse n. sütnine
nurse n. destekçi
nurse n. hemşire
nurse n. sütana
nurse n. dadı
nurse n. sütanne
nurse n. besleme
nurse n. bakım
nurse n. bakıcı
nurse n. hastabakıcı
nurse n. hasta bakıcı

Bedeutungen, die der Begriff "nurse" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 129 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
head nurse n. başhemşire
General
wet nurse v. süt annelik yapmak
nurse a grievance v. kin beslemek
nurse a viper in one's bosom v. koynunda yılan beslemek
nurse a grudge v. kin beslemek
put out to nurse v. bakmak
nurse a grudge v. diş bilemek
put out to nurse v. emzirmek
nurse a grievance v. kin duymak
nurse somebody through v. hastayken bakmak
nurse somebody through v. hasta bakmak
nurse a grudge (against) v. kin duymak
nurse a grudge (against) v. kin beslemek
nurse a grudge (against) v. garezi olmak
nurse a grudge (against) v. kin gütmek
nurse a grudge (against) v. kin tutmak
nurse a baby v. (bebeğe vb) mama vermek
wet-nurse v. -e sütninelik etmek
wet-nurse v. -e özenle bakmak
wet-nurse v. emzirmek
nurse grudge v. garez beslemek
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle aşk yaşamak
have an affair with a nurse v. bir hemşireyle ilişkisi olmak
wake to nurse v. (bebek) gece süt için uyanmak
dry nurse n. bakıcı
graduate nurse n. mezun hemşire
wet nurse n. sütnine
head nurse n. baş hemşire
foster nurse n. sütnine
dry nurse n. emzirmeyen dadı
licensed practical nurse n. ruhsatlı hemşire
nurse on call n. nöbetçi hemşire
wet nurse n. sütanne
dry nurse n. dadı
night nurse n. gece hemşiresi
visiting nurse n. ziyaretçi hemşire
dental nurse n. dişçi(lik) hemşiresi
specialist nurse n. uzman hemşire
nurse safety n. hemşire güvenliği
surgical nurse n. ameliyat hemşiresi
wet-nurse n. sütanne
nurse sow n. emzirici hayvanların çok yavrusu olduğu durumlarda tüm yavruların emzirilmesini mümkün kılmak üzere yavruları belirli bir sıraya göre meme uçlarına yerleştirme
dry nurse n. emzirmeyen bebek bakıcısı
nurse in charge n. görevli hemşire
head nurse n. servis sorumlusu/baş hemşire
charge nurse n. başhemşire
wet-nurse n. süt anne
wet-nurse n. sütana
wet nurse n. süt anne
wet nurse n. sütana
travel nurse n. gezici hemşire
male nurse n. erkek hemşire
trainee nurse n. stajyer hemşire
in charge of a nurse adv. hemşire nezareti altında
Phrasals
nurse somebody through hasta bakıcılığını yapmak
nurse someone along (hasta) birine bakmak
Idioms
nurse a viper in one's bosom koynunda yılan beslemek
nurse a grudge kin beslemek
nurse grudge kin beslemek
nurse grudge kin gütmek
nurse someone back to health birisine bakıcılık yapmak
nurse someone back to health (yeniden sağlığına kavuşana kadar) birine bakmak
Speaking
i want to be a nurse hemşire olmak istiyorum
i would like to be a nurse hemşire olmak istiyorum
Law
forensic nurse adli hemşire
Aeronautic
flight nurse uçuş hemşiresi
nurse plane benzin ikmal uçağı
Medical
nurse practitioner pratisyen hemşire
pediatric nurse puerikültris
nurse midwives hemşire ebeler
graduate nurse eğitim görmüş hemşire
emergency nurse acil hemşiresi
nurse practitioners hemşirelik çalışanları
nurse-patient relations hemşire-hasta ilişkileri
clinic nurse klinik hemşiresi
head nurse baş hemşire
floor nurse kat hemşiresi
pediatric nurse çocuk hemşiresi
registered nurse diplomalı hemşire
chief nurse başhemşire
registered nurse lisanslı hemşire
supervisor nurse sorumlu hemşire
public health nurse halk sağlığı hemşiresi
charge nurse yüksek hemşire
charge nurse sorumlu hemşire
charge nurse baş hemşire
chief nurse baş hemşire
head nurse sorumlu hemşire
chief nurse sorumlu hemşire
nurse- patient relationship hemşire hasta ilişkisi
american association of occupational health nurse amerikan mesleki sağlık hemşire birliği
assistant nurse yardımcı hemşire
qualified nurse kalifiye hemşire
emergency department nurse acil servis hemşiresi
emergency nurse acil servis hemşiresi
district nurse bölge hemşiresi
paediatric nurse pediatri hemşiresi
hemodialysis nurse hemodiyaliz hemşiresi
nurse-patient relationship hemşire-hasta ilişkisi
nurse therapist hemşire terapist
nurse-physician collaboration hemşire-doktor işbirliği
nurse assistant hastane hizmetlisi
nurse practice act (us) hemşirelik yasası
emergency department nurse acil hemşiresi
intensive care nurse yoğun bakım hemşiresi
staff nurse kadrolu hemşire
admiral nurse akıl hastanesi hemşiresi
delivery nurse ebe hemşire
nurse midwife ebe hemşire
delivery nurse hemşire ebe
nurse midwife hemşire ebe
patient-to-nurse call systems hasta-hemşire çağrı sistemi
attending nurse uzman hemşire
scrub nurse ameliyat hemşiresi
scrub nurse ameliyatta cerraha yardım eden hemşire
newborn intensive care nurse yenidoğan yoğun bakım hemşiresi
Agriculture
nurse cow emzirici inek
Apiculture
nurse colony besleyici koloni
nurse colony bakıcı koloni
nurse bee bakıcı arı
Forestry
nurse log çürümüş kütük/ağaç gövdesi
nurse log çürümüş ağaç kütüğü/gövdesi
Education
trained nurse eğitimli hemşire
student nurse öğrenci hemşire
Military
air force nurse corps hava hemşire teşkilatı
air force nurse hava hemşiresi
air force nurse corps hava kuvvetleri hemşire teşkilatı
army nurse corps kara kuvvetleri hemşire sınıfı
army nurse kara kuvvetleri hemşiresi