smile - Turco Inglés Diccionario

smile

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

smile — Definition

Significado:
gülümsemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /smaɪl/ – BrE /smaɪl/)
Categoría gramatical:
Fiil: smile (smiles – smiled – smiling); İsim: smile (smiles)
Sinónimo:
grin
Antónimos:
frown

Significados de "smile" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
smile v. gülümsemek
The child smiled at the little puppy.
Çocuk küçük yavru köpeğe gülümsedi.

More Sentences
General
smile n. gülücük
Please give me a smile.
Lütfen bana bir gülücük verin.

More Sentences
smile n. tebessüm
She covered up her disappointment with a smile.
Hayal kırıklığını bir tebessümle örttü.

More Sentences
smile n. gülümseme
What is the cause of the smile on your face?
Yüzünüzdeki gülümsemenin sebebi ne?

More Sentences
smile v. tebessüm etmek
What are you smiling about?
Neden tebessüm ediyorsun?

More Sentences
smile v. gülmek
How the Countries Are Smiling in Social Media?
Ülkeler Sosyal Medyada Nasıl Gülüyor?

More Sentences
smile v. gülümsemek
The child smiled at the little puppy.
Çocuk küçük yavru köpeğe gülümsedi.

More Sentences
smile n. lütuf
smile n. gülümseyiş
smile v. gülümseyerek (bir şeyi) göstermek
smile v. onamak
smile v. gülücük yapmak
smile v. parlamak
smile v. küçümseyerek bakmak
smile v. aşağılayarak bakmak
smile v. kibirli bir tavır takınmak
smile v. onaylayarak bakmak
smile v. uygun olmak
smile v. müsait olmak
smile v. memnuniyetle bakmak
smile v. memnun görünmek
smile v. mutlu görünmek
smile v. hoşnut görünmek
smile v. olumlu yaklaşmak
smile v. olumlu yanını göstermek
smile v. iyi tarafına işaret etmek
smile v. gülerek etkilemek
smile v. gülerek kamufle etmek
smile v. gülerek bastırmak
smile v. gülerek tepki göstermek
smile v. güldürmek
smile v. gülümsetmek
smile v. (sorunları) sabır ile sırtlamak
smile v. gülümseyerek demek
smile v. tebessümle söylemek
Speaking
smile expr. gülümse

Significados de "smile" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
smile on the face n. yüzdeki gülümseme
smile on the face n. yüzde gülümse
sly smile n. sinsi gülüş
pure warmness in one's smile n. gülüşündeki saf sıcaklık
pure heartiness in one's smile n. gülüşündeki saf sıcaklık
the smile on one's lips n. dudaklarındaki tebessüm
an impish smile n. muzip bir gülüş
polite smile n. kibar gülümseme
smile line n. gülme çizgisi
artificial smile n. sahte gülücük
a warm smile n. samimi bir gülümseme
a friendly smile n. dostça bir gülümseme
a warm smile n. sıcak bir gülümseme
arch smile n. hınzırca gülümseme
a fake smile n. sahte bir gülümseme
smile back through gritted teeth n. zorla/istemeden gülümsemek
half smile n. yarım ağız gülme
thin smile n. yapmacık gülümseme
beautiful smile n. güzel gülüş
tight smile n. zoraki gülümseme
wry smile n. alaycı gülümseme
radiant smile n. neşe saçan gülümseme
dimpled smile n. gamzeli gülümseme
crooked smile n. çarpık gülümseme
crooked smile n. yamuk gülümseme
throw someone a smile v. birine tebessüm etmek
have a smile v. gülmek
smile radiantly v. neşe saçarak gülmek
smile on v. gülmek (talih, doğa vb)
smile on v. onaylamak
force a smile v. zorla gülümsemek
fortune smile on someone v. talih yüzüne gülmek
flash a smile at someone v. gülücük atmak
flash a smile at someone v. birisine gülümsemek
make someone smile v. gülümsetmek
raise a smile v. gülümsetmek
have a unique smile v. kendine özgü bir gülümsemesi olmak
have a distinctive smile v. kendine özgü bir gülümsemesi olmak
exchange a smile v. karşılıklı gülüşmek
smile [obsolete] v. küçümsemek
smile [obsolete] v. aşağılamak
smile [obsolete] v. alaya almak
smile [obsolete] v. hor görmek
Phrasals
smile at v. birisine gülümsemek
smile at (one) v. talih, hayat (birinin) yüzüne gülmek
smile at (one) v. (birinin) yüzüne gülümsemek
smile at (one) v. (birine) gülümsemek
smile at (one) v. (birine) bakıp gülümsemek
smile at (one) v. şans (birine) gülmek
smile upon (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yüzüne gülmek (şans)
smile upon (someone or something) v. (birine/bir şeye) gülmek (şans)
smile on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yüzüne gülmek (şans)
smile on (someone or something) v. (birine/bir şeye) gülmek (şans)
smile away v. gülerek başından atmak
smile away v. gülerek savuşturmak
Phrases
smile whatever happens n. her şeye rağmen gülümse
healthy teeth, happy smile expr. sağlıklı dişler, mutlu gülüşler
we all smile in the same language expr. hepimiz aynı dilde gülümsüyoruz
smile whatever happens expr. ne olursa olsun gülümse
smile to life expr. hayata gülümse
Proverb
a smile is worth a thousand words bir gülüş/gülümseme binlerce kelimeye değer
a smile is worth a thousand words bir gülüş/gülümseme bin söze bedeldir
smile and the (whole) world smiles with you(;cry and you cry alone) iyi günde herkes yanındadır, kötü günde yalnız kalırsın
smile and the (whole) world smiles with you(;cry and you cry alone) gülersen herkes seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın
smile and the (whole) world smiles with you(;cry and you cry alone) gül ki, bütün dünya seninle birlikte gülsün, ağlarsan, yalnız ağlarsın
smile and the (whole) world smiles with you(;cry and you cry alone) gülersen bütün dünya seninle birlikte güler, ağlarsan yalnız ağlarsın
Colloquial
killer smile n. harika gülüş
killer smile n. çok güzel gülüş
crooked smile n. zoraki gülümseme
quick smile n. kaçamak gülümseme
please don't smile interj. gülmeyin lütfen
always smile expr. her zaman gülümse
smile whatever happens expr. ne olursa olsun gülümse
Idioms
smile from ear to ear n. ağzı kulaklarında
half smile n. gönülsüz gülüş/tebessüm
half smile n. isteksiz bir gülüş
half smile n. yarım tebessüm
half smile n. yarım gülüş
hard smile n. sabit gülümseme
plastic smile n. sahte gülümseme
plastic smile n. numaradan gülümseme
plastic smile n. yapmacık gülümseme
plastic smile n. yalandan gülümseme
plastic smile n. zoraki gülümseme
plastic smile n. yalancı gülümseme
plastic smile n. yapay gülümseme
plastic smile n. yalancıktan gülümseme
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarına varmak
smile on someone v. yüzüne gülmek
smile upon someone v. yüzüne gülmek
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
smile from ear to ear v. çok mutlu görünmek
wipe the smile off one's face v. gülümsemeyi bırakmak
wipe the smile off one's face v. suratı asılmak
crack a smile v. tebessüm etmek
put a smile on someone's face v. yüzünü güldürmek
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarına varmak
smile from ear to ear v. sevinçten/mutluluktan havalara uçmak
smile from ear to ear v. ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak
break into a smile v. kendini tutamayıp gülmek/gülümsemek
flash somebody a smile v. birine gülümsemek
flash somebody a smile v. birine bir an gülümsemek
flash somebody a smile v. birine gülücük atmak
wipe the smile off somebody’s face v. birini bozmak
wipe the smile off somebody’s face v. birinin keyfini kaçırmak/bozmak
wear nothing but a smile v. çırılçıplak olmak
be wearing a smile v. hep gülmek/gülümsemek
wear nothing but a smile v. sürekli gülmek/gülümsemek
be wearing a smile v. çırılçıplak olmak
wear nothing but a smile v. hep gülmek/gülümsemek
be wearing a smile v. anadan üryan olmak
be wearing a smile v. üzerinde hiçbir şey olmamak
be wearing a smile v. yüzünden gülücük eksik olmamak
be wearing a smile v. her daim gülmek
be wearing a smile v. yüzü sürekli/hep gülmek
wear nothing but a smile v. hiçbir şey giymemiş olmak
wear nothing but a smile v. her daim gülmek
wear nothing but a smile v. yüzünden gülücük eksik olmamak
wear nothing but a smile v. üzerinde hiçbir şey olmamak
wear nothing but a smile v. yüzü sürekli/hep gülmek
wear nothing but a smile v. anadan doğma çıplak olmak
wear nothing but a smile v. tamamen çıplak olmak
be wearing a smile v. sürekli gülmek/gülümsemek
be wearing a smile v. tamamen çıplak olmak
wear nothing but a smile v. anadan üryan olmak
be wearing a smile v. hiçbir şey giymemiş olmak
be wearing a smile v. anadan doğma çıplak olmak
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarında olmak
smile from ear to ear v. çok mutlu görünmek
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
smile from ear to ear v. ağzı kulaklarına varmak
flash (one) a smile v. (birine) beklenmedik bir anda gülümsemek
flash (one) a smile v. (birine) ani/saniyelik olarak gülümsemek
flash somebody a smile v. birine gülücük atmak
flash a smile v. gülücük atmak
flash (one) a smile v. (birine) gülücük atmak
flash a smile v. gülümsemek
flash somebody a smile v. birine gülümsemek
put a smile on face v. yüzünü güldürmek
put a smile on face v. mutlu/memnun etmek
put a smile on (one's) face v. (birinin) yüzünü güldürmek
put a smile on (one's) face v. (birini) mutlu/memnun etmek
smile like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek gülmek
smile like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak
smile like a cheshire cat v. sinsi sinsi gülmek
smile like a cheshire cat v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
wearing (nothing but) a smile adj. çırılçıplak
wearing (nothing but) a smile adj. üstünde hiçbir şey kalmama
wearing (nothing but) a smile adj. çıplak
wearing (nothing but) a smile adj. anadan üryan/doğma