progress - Turco Inglés Diccionario

progress

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "progress" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
progress n. ilerleme
But as you heard from my answer, there is a lot of progress and we will see.
Ancak cevabımdan da duyduğunuz gibi, çok fazla ilerleme var ve bunu göreceğiz.

More Sentences
progress n. gelişim
We are still waiting for the first six-monthly report on the progress of human rights in Colombia promised one year ago.
Bir yıl önce söz verilen Kolombiya'daki insan haklarının gelişimine ilişkin ilk altı aylık raporu hala bekliyoruz.

More Sentences
progress v. gelişmek
Advertising and marketing today have progressed a large amount.
İlan verme ve reklamcılık günümüzde oldukça gelişmiştir.

More Sentences
progress v. gelişim göstermek
We haven't progressed.
Gelişim göstermedik.

More Sentences
progress v. ilerlemek
That alone will guarantee that social and labour legislation will continue to progress along democratic lines.
Sadece bu bile sosyal ve çalışma mevzuatının demokratik çizgide ilerlemeye devam edeceğini garanti edecektir.

More Sentences
progress n. kalkınma
progress v. mesafe kaydetmek
General
progress n. gelişme
The Council will follow Turkey's progress from close range once the Commission has submitted its report on this matter.
Konsey, Komisyonun bu konudaki raporunu sunmasının ardından Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip edecektir.

More Sentences
progress n. ilerleme
But as you heard from my answer, there is a lot of progress and we will see.
Ancak cevabımdan da duyduğunuz gibi, çok fazla ilerleme var ve bunu göreceğiz.

More Sentences
progress v. devam etmek
We need to criticise what there is to criticise, but help progress to continue.
Eleştirilecek ne varsa eleştirmeli, ancak ilerlemenin devam etmesine yardımcı olmalıyız.

More Sentences
progress v. kalkınmak
It must, thirdly, be clear to us that development has progressed further.
Üçüncü olarak, kalkınmanın daha da ilerlediği bizim için açık olmalıdır.

More Sentences
progress v. gelişme kaydetmek
We haven't progressed.
Gelişme kaydetmedik.

More Sentences
progress v. ilerlemek
That alone will guarantee that social and labour legislation will continue to progress along democratic lines.
Sadece bu bile sosyal ve çalışma mevzuatının demokratik çizgide ilerlemeye devam edeceğini garanti edecektir.

More Sentences
progress v. yol almak
Now we have moved on a bit, and I call that progress.
Şimdi biraz yol aldık ve ben buna ilerleme diyorum.

More Sentences
Technical
progress n. gelişme
The Council will follow Turkey's progress from close range once the Commission has submitted its report on this matter.
Konsey, Komisyonun bu konudaki raporunu sunmasının ardından Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip edecektir.

More Sentences
Computer
progress n. aşama
Tom hasn't made much progress yet.
Tom henüz çok aşama kaydetmedi.

More Sentences
progress n. ilerleme durumu
Make a training plan for a full season and keep track of your progress with the extensive analysis tools.
Tüm sezon için bir egzersiz planı hazırlayın ve kapsamlı inceleme araçlarıyla ilerleme durumunuzu takip edin.

More Sentences
Military
progress n. ilerleme
But as you heard from my answer, there is a lot of progress and we will see.
Ancak cevabımdan da duyduğunuz gibi, çok fazla ilerleme var ve bunu göreceğiz.

More Sentences
General
progress n. atılım
progress n. yükselme
progress n. devam etme
progress n. geliştirme
progress n. ileriye gitme
progress n. terakki
progress n. resmi gezi
progress n. yol alma
progress n. iyileşme
progress n. seyir
progress n. başarı
progress n. debdebeli kraliyet yolculuğu
progress n. devlet alayı
progress n. eskiden yeniye değişim
progress v. iyiye doğru gitmek (hasta)
progress v. terakki etmek
progress v. ileri gitmek
progress v. gelişme göstermek
progress v. mesafe katetmek
progress v. mesafe almak
progress v. -e varmak
progress v. başarmak
progress v. ilerlemesini sağlamak
progress v. mesafe katetmek
progress v. seyahat etmek
progress v. kraliyet gezisine çıkmak
progress v. bir notadan diğerine ilerlemek
Computer
progress n. işlem durumu
progress n. işlem
progress n. süre
progress expr. yürütülüyor
Medical
progress v. hastalığın ilerlemesi
Biology
progress n. ontojeni veya filojeni sürecinde artan farklılaşma ve gelişme

Significados de "progress" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
social progress n. sosyal kalkınma
economic progress n. ekonomik gelişme
social progress n. sosyal inkişaf
social progress n. sosyal gelişme
economic progress n. iktisadi kalkınma
social progress n. sosyal ilerleme
committee of union and progress n. ittihat ve terakki cemiyeti
company progress n. şirketin gelişimi
social progress n. sosyal gelişim
progress report n. gelişim raporu
social progress n. sosyal terakki
progress of illness n. hastalığın gelişmesi
work in progress n. yapılmakta olan
technological progress n. teknolojik ilerleme
making progress n. gelişme kaydetme
progress management n. gelişme yönetimi
daily progress n. günlük ilerleme
un-declaration of social development and progress n. birleşmiş milletler-sosyal gelişme ve ilerleme bildirgesi
progress payment n. hakediş
progress schedule n. iş ilerleme programı
progress report n. ilerleme raporu
progress chaser n. program izleyicisi
progress payments n. hakediş ödemeleri
progress payment n. ara hakediş
progress in the process n. süreçte ilerleme
progress payment n. parti ödeme
technical progress n. teknik ilerleme
encouraging progress n. cesaret verici ilerleme
progress of mankind n. insanlığın gelişimi
ability to progress n. ilerleme kabiliyeti/yeteneği
lack of progress n. ilerleme eksikliği
ecological progress n. çevresel gelişme
work in progress n. yapılmakta olan işler
work in progress n. başlatılmış ancak tamamlanmamış bir proje
work in progress n. devam eden işler
make no progress v. gelişim göstermemek
make progress v. ilerlemek
make progress v. aşama kaydetmek
progress well v. iyi gitmek
make progress v. iyiye doğru gitmek (hasta)
make no progress v. yerinde saymak
make progress v. yürümek
be in progress v. sürmek
make progress v. ilerleme kaydetmek
be in progress v. yapılmak
be in progress v. devam etmek
progress further v. daha da ileri gitmek
make progress v. gelişim göstermek
make progress v. gelişme göstermek
make progress v. gelişme kaydetmek
progress to v. -e doğru ilerlemek
progress to v. -e doğru gitmek
progress rapidly v. hızla gelişmek
make progress v. başarı kaydetmek
make progress v. ilerleme göstermek
make progress in one's career v. meslekte ilerlemek
make no progress v. aşama kaydetmemek
progress [obsolete] v. üzerinden geçmek
progress [obsolete] v. içinden geçmek
work in progress adj. devam eden (işler)
work in progress adj. yapılmakta olan (işler)
by the time of progress adv. zamanla
in progress of time adv. zamanla
in progress adv. ilerleme halinde
wip (work in progress) abrev. (iş) yapılmakta
wip (work in progress) abrev. devam eden işler
Phrasals
progress toward something v. 'e doğru ilerlemek
progress with something v. bir şey üzerinde çalışmaya devam etmek
progress with something v. bir şeyde çalışmayı sürdürmek
progress with v. üzerinde çalışmaya devam etmek
progress to (something) v. (bir şeye) ulaşmak
progress with v. -i sürdürmek/ilerletmek
progress toward v. -e doğru ilerlemek
progress with v. -de çalışmayı sürdürmek
progress to (something) v. (bir şeye) doğru gitmek
progress to (something) v. (bir şeye) varmak
progress to (something) v. (bir şeye) doğru ilerlemek
Phrases
in progress expr. ilerlemekte
in progress expr. devam etmekte
in progress expr. gelişmekte
in progress expr. yapılmakta
in progress expr. sürmekte
in progress expr. ilerliyor
cleaning in progress expr. dikkat temizlik var
cleaning in progress expr. temizlik yapılıyor
work in progress expr. inşa ediliyor
Idioms
a rake's progress [old-fashioned] n. zevkusefa alemlerine dalma
a rake's progress n. zevkusefa alemlerine dalma
a rake's progress [old-fashioned] n. hovardalık peşinde koşma
a rake's progress n. hovardalık peşinde koşma
Speaking
there is a meeting in progress expr. sürmekte olan bir toplantı var
there is a meeting in progress expr. devam eden bir toplantı var
are there any progress on the expr. konusunda gelişme var mı
is there any progress on the expr. konusunda bir gelişme var mı
how's that for a progress? expr. nasıl bir gelişim/gelişme ama?
there is much progress to be made expr. kat edecek daha çok yol/yolumuz var
Trade/Economic
contract progress income n. yıllara yaygın inşaat ve onarım hakedişleri
inflation adjustments on contract progress n. yıllara yaygın inşaat enflasyon düzeltme hesabı
progress payment n. hakediş ödemesi
progress payment n. hakediş bedeli
construction in progress n. inşa halindeki yatırımlar
economic progress n. gelişme
progress payment n. iş ödemesi
work in progress n. yarı mamuller
labor saving technological progress n. belli bir yenilik veya buluş dolayısıyla aynı emek miktarının kullanılmasıyla daha yüksek bir üretim elde edilmesi
economic progress n. ekonomik ilerleme
labor saving technological progress n. emek tasarrufu sağlayan teknolojik gelişme
work in progress n. yarı mamul
progress billing n. hakediş
construction in progress n. yapılmakta olan yatırımlar
loan in progress n. görüşmeleri sürmekte olan kredi
increase in stocks of finished goods and in work in progress n. mamul ve yarı mamul stoklarındaki artışlar
variation in stocks of finished goods and in work in progress n. mamul ve yarı mamul stoklarındaki değişme
contract progress costs n. yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri
labor saving technological progress n. sermayenin verimliliğini emeğinkinden daha yüksek oranda artıran teknik gelişme
technological progress n. teknolojik gelişme
construction in progress n. yapılmakta olan işler
inflation adjustments on contract progress income n. yıllara yaygın inşaat enflasyon düzeltme hesabı
reduction in stocks of finished goods and in work in progress n. mamul ve yarı mamul stoklarındaki azalış
dynamic progress n. dinamik gelişme
construction in progress n. yapılmakla olan yatırımlar
progress engineer n. geliştirme mühendisi
progress report n. gelişme raporu
progress payment n. istihkak ödemesi
construction-in-progress n. yapılmakta olan yatırımlar
labor-augmenting technological progress n. emek geliştirici teknolojik ilerleme
scale-neutral technological progress n. ölçekten bağımsız teknolojik ilerleme
social progress n. sosyal ilerleme
economic progress n. ekonomik gelişme
work progress n. işin ilerlemesi
progress payment report n. hakediş raporu
progress payments for long-term construction and repair projects n. yıllara yaygın inşaat ve onarım hakediş bedelleri
increase-decrease in stocks and work in progress n. stoklardaki artış ve azalmalar ile devam eden işler
amounts written off contracts in progress n. devam eden sözleşmelerden düşülen miktarlar
stocks and contracts in progress n. devam eden stoklar ve sözleşmeler
work in progress n. devam eden işler
progress billing n. hak ediş
orders in progress n. devam eden siparişler
advances received on contracts in progress n. devam eden sözleşmeler için alınan avanslar
progress payment n. hak ediş ödemesi
contracts in progress n. devam eden sözleşmeler
disembodied technological progress n. üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik/gelişme
genuine progress index n. gerçek gelişme endeksi
genuine progress indicator n. gerçek gelişim göstergesi
progress payment n. hakediş
final progress payment n. kesin hakediş
progress of the project n. projenin gidişatı
technical progress n. teknik ilerleme
monthly progress payment n. aylık hakediş
work-in-progress n. yapılmakta olan işler