warrant - Turco Inglés Diccionario

warrant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

warrant — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈwɔːrənt/ – BrE /ˈwɒrənt/)
Categoría gramatical:
İsim: warrant (warrants); Fiil: warrant (warrants – warranted – warranting)
Sinónimo:
authorization, justify
Antónimos:
forbid, invalidate

Significados de "warrant" en diccionario turco inglés : 76 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
warrant n. izin belgesi
Where's your warrant?
İzin belgeniz nerede?

More Sentences
warrant n. garanti
He draws a distinction between truth and warrant.
Gerçek ile garanti arasında bir ayrım yapıyor.

More Sentences
warrant v. garanti etmek
The seller warrants that all the products they supply are vegan.
Satıcı, tedarik ettiği tüm ürünlerin vegan olduğunu garanti etmektedir.

More Sentences
warrant n. yetki
warrant n. teminat
warrant n. ruhsat
warrant v. izin vermek
warrant v. yetki vermek
warrant v. ruhsat vermek
General
warrant n. garanti
He draws a distinction between truth and warrant.
Gerçek ile garanti arasında bir ayrım yapıyor.

More Sentences
warrant n. yetki belgesi
Where's your warrant?
Yetki belgeniz nerede?

More Sentences
warrant n. izin belgesi
Where's your warrant?
İzin belgeniz nerede?

More Sentences
warrant n. yasal izin
The police were at the door with a search warrant.
Polis elinde arama izniyle kapıya dayanmıştı.

More Sentences
warrant v. gerektirmek
Another area that warrants attention is child labor.
Dikkat gerektiren bir diğer alan da çocuk işçiliğidir.

More Sentences
warrant v. garanti etmek
The seller warrants that all the products they supply are vegan.
Satıcı, tedarik ettiği tüm ürünlerin vegan olduğunu garanti etmektedir.

More Sentences
Trade/Economic
warrant n. varant
Current shareholders were granted warrants to buy additional shares.
Mevcut hissedarlara ilave hisse satın almaları için varantlar verilmiştir.

More Sentences
Law
warrant n. tutuklama emri
The warrant for Ganic, Silajdzic said, is not the first aggressive move by Serbia towards his country.
Silayciç, Ganiç hakkındaki tutuklama emrinin Sırbistan'ın ülkesine yönelik ilk saldırgan hareketi olmadığını söyledi.

More Sentences
warrant n. varant
Current shareholders were granted warrants to buy additional shares.
Mevcut hissedarlara ilave hisse satın almaları için varantlar verilmiştir.

More Sentences
warrant v. garanti etmek
The seller warrants that all the products they supply are vegan.
Satıcı, tedarik ettiği tüm ürünlerin vegan olduğunu garanti etmektedir.

More Sentences
General
warrant n. ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge
warrant n. gerekçe
warrant n. vekaletname
warrant n. berat
warrant n. ruhsat
warrant n. makbuz
warrant n. güvence
warrant n. yetki
warrant n. salahiyet
warrant n. haklı neden
warrant n. tayin emri
warrant n. hak
warrant n. garanti belgesi
warrant n. ilam
warrant n. kefalet
warrant n. müzekkere
warrant n. teminat
warrant n. izin
warrant n. hisse alma hakkı veren araç
warrant v. temin etmek
warrant v. izin vermek
warrant v. garanti vermek
warrant v. kefil olmak
warrant v. desteklemek
warrant v. mazur göstermek
warrant v. ruhsat vermek
warrant v. icap ettirmek
warrant v. haklı çıkarmak
warrant v. yetki vermek
warrant v. haklı göstermek
warrant v. icap etmek
warrant v. güvence vermek
warrant v. haklı kılmak
Trade/Economic
warrant n. antrepo makbuzu
warrant n. belge
warrant n. firmaların kendi senetleri üzerine çıkarttıkları opsiyonlar
warrant n. hisse alma hakkı veren finansal araç
warrant n. kefalet
warrant n. senet
warrant n. teminat
warrant n. varantın kullanılması
warrant n. varan
Law
warrant n. kefalet
warrant n. müzekkere
warrant n. salahiyet
warrant n. ruhsat
warrant n. tevkif müzekkeresi
warrant n. teminat
warrant n. tutuklama müzekkeresi
warrant n. yakalama kararı
warrant n. zamin
warrant n. yetki
warrant v. kefil olmak
warrant v. temin etmek
warrant v. teminat vermek
warrant v. yetki vermek
Military
warrant n. müzekkere

Significados de "warrant" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
warrant of distrain n. haciz kararı
search warrant n. arama emri
warrant of attorney n. vekaletname
dock warrant n. ambar makbuzu
transfer warrant n. devir senedi
death warrant n. idam hükmü
warrant of arrest n. tutuklama emri
warrant officer n. gedikli subay
provisional warrant n. geçici güvence
travel warrant n. seyahat izin belgesi
subscription warrant n. rüçhan hakkına kanıt oluşturan resmi belge
subscription warrant n. rüçhan hakkı belgesi
issue an arrest warrant for v. hakkında tutuklama kararı vermek
get a warrant for a tap v. dinlemeye almak için izin almak
issue a warrant for the arrest of someone v. tutuklama emri çıkartmak
issue a warrant for the arrest of someone v. yakalama emri çıkartmak
wrnt (warrant) abrev. garanti
wt (warrant) abrev. izin belgesi
wrnt (warrant) abrev. yetki
wrnt (warrant) abrev. izin
wrnt (warrant) abrev. ruhsat
wt (warrant) abrev. yetki
ww (with warrant) abrev. ruhsatlı
ww (with warrant) abrev. yetkili
ww (with warrant) abrev. izinli
Colloquial
a death-warrant n. başarısızlığın kesin kanıtı
a death-warrant n. beklenti ve umutları söndüren şey
sign one's own death warrant v. kendi kendinin başarısızlığına/mahvolmasına vb neden olmak
sign one's own death warrant v. kendi ölüm fermanını imzalamak
an arrest warrant was issued expr. bir yakalama emri çıkarıldı
Idioms
sign one's own death warrant v. ölüm fermanını imzalamak
sign one's own death warrant v. kendi ölüm fermanını imzalamak
put out a warrant (on someone) v. yakalama emri çıkartmak
send out a warrant (on someone) v. yakalama emri çıkartmak
put out a warrant (on someone) v. tutuklama emri çıkartmak
send out a warrant (on someone) v. tutuklama emri çıkartmak
take a warrant out on (one) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
take a warrant out on (one) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
take a warrant out on (one) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
take a warrant out on (one) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
swear out a warrant on (one) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
swear out a warrant on (one) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
swear out a warrant on (one) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
swear out a warrant on (one) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
swear a warrant out on (one) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
swear a warrant out on (one) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
swear a warrant out on (one) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
swear a warrant out on (one) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
take out a warrant on (one) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant for (someone) v. (biri) hakkında yakalama emri çıkarmak
take out a warrant for (someone) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
take out a warrant for (someone) v. (biri) hakkında tutuklama emri çıkarmak
take out a warrant for (someone) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
put a warrant out v. yakalama emri çıkartmak
put a warrant out v. tutuklama emri çıkartmak
put a warrant out on (one) v. (biri) için tutuklama emri çıkartmak
put a warrant out on (one) v. (biri) için yakalama emri çıkartmak
put a warrant out for (someone) v. (biri) için yakalama emri çıkartmak
put a warrant out for (someone) v. (biri) için tutuklama emri çıkartmak
put out a warrant on (one) v. (biri) için tutuklama emri çıkartmak
put out a warrant on (one) v. (biri) için yakalama emri çıkartmak
put out a warrant for (someone or something) v. yasal işlem başlatmak
put out a warrant for (someone or something) v. tutuklama emri çıkartmak
put out a warrant v. yakalama emri çıkartmak
put out a warrant v. tutuklama emri çıkartmak
put out a warrant for (someone or something) v. yakalama emri çıkartmak
sign someone's death warrant v. birinin ölüm fermanını imzalamak
sign your own death warrant v. kendi kendinin başarısızlığına/mahvolmasına vb neden olmak
sign your own death warrant v. kendi ölüm fermanını imzalamak
sign someone's death warrant v. birinin başarısızlığına/mahvolmasına neden olmak
swear a warrant out for (someone) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
swear out a warrant for (someone) v. (biri) için yakalama emri çıkarmak
swear out a warrant for (someone) v. (birinin) yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
swear out a warrant v. yakalama emri çıkarmak
swear out a warrant v. tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
swear a warrant out for (someone) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
swear out a warrant v. yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
swear a warrant out v. yakalanması için mahkeme emri çıkarmak
swear a warrant out v. tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
swear a warrant out v. yakalama emri çıkarmak
swear a warrant out for (someone) v. (biri) için yakalama emri çıkarmak
swear out a warrant for (someone) v. (birinin) tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
take a warrant out v. tutuklanması için mahkeme emri çıkarmak
take a warrant out v. yakalama emri çıkartmak
take out a warrant v. yakalama emri çıkartmak
take out a warrant v. tutuklama emri çıkartmak
take out a warrant v. tutuklanması için mahkeme emri çıkartmak
Speaking
we have a warrant for your arrest expr. hakkınızda tutuklama emri var
Trade/Economic
exercise of warrant n. varantın kullanılması
accountable warrant n. verilen emri
dock warrant n. rıhtım makbuzu
treasury warrant n. hazine senedi
accountable warrant n. ödeme emri
distress warrant n. haciz kararı
covering warrant n. hazine bonosu belgesi
search warrant n. arama yetkisi belgesi
stock warrant n. rüçhan hakkı gösteren belge
share warrant n. hisse senedi ilmuhaberi
share warrant n. hisse ilmuhaberi
settlement warrant n. ödeme tebliği
stock warrant n. rüçhan hakkı
stock warrant n. öncelik hakkını gösteren belge
appropriation warrant n. ödenek aktarma izni
distress warrant n. haciz müzekkeresi
warehouse warrant n. ambar makbuzu
dock warrant n. ambar makbuzu
appropriation warrant n. net kar ile borçların oranı
debtor warrant n. borçlu varantı
dock warrant n. dok makbuzu
customs warrant n. gümrük teslim belgesi
covering warrant n. hazine bonosu
warrant of attachment n. haciz kararı
dividend warrant n. temettü ödeme emri
stock warrant n. rüçhan hakkı belgesi
warrant payable n. ödenecek varant
warrant to bearer n. hamiline yazılı hisse senedi
dividend warrant n. temettü kuponu
treasury warrant n. maliye senedi
registered warrant n. kayıtlı varant
dock warrant n. resepis
transfer warrant n. devir senedi
interest warrant n. faiz varantı
provisional warrant n. geçici teminat
warehouse warrant n. antrepo makbuzu
dividend warrant n. kar kuponu
warehouse warrant n. rehin senedi
warehouse warrant n. varant
accountable warrant n. tediye emri
share warrant n. hisseleri temsil eden senet
accountable warrant n. tahsisat müzekkeresi
stock purchase warrant n. hisse senedi alma belgesi
stock-purchase warrant n. rüçhan hakkı belgesi
equity warrant n. öz sermaye varantı
call warrant n. alım varantı
covered warrant n. aracı kuruluş varantı
perpetual warrant n. ömür boyu garanti
warrant free from particular average expr. özel avarya hariç
ww (warehouse warrant) abrev. rehin senedi
ww (warehouse warrant) abrev. antrepo makbuzu
Law
warrant of distraint n. ihtiyati haciz
arrest warrant n. tutuklama emri
arrest warrant in default n. gıyabi tutuklama kararı
arrest warrant in default n. gıyabında tutuklama kararı