point to - Turco Inglés Diccionario
Historia

point to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "point to" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
point to v. göstermek
point to v. işaret etmek
point to v. dikkat çekmek
point to v. özellikle belirtmek
point to v. delalet etmek
Computer
point to seçeneğine gelin sonra
point to seçeneğine gelip

Significados de "point to" con otros términos en diccionario inglés turco: 142 resultado(s)

Inglés Turco
General
come to a point v. av köpeği ferma yapmak
not to put too fine a point on it v. tam anlamıyla ifade etmek
point something out to somebody v. dikkatini çekmek
come to the point v. sadede gelmek
come to a point v. özenmek
get to the point v. sadede gelmek
come to a point v. fermaya oturmak
give point to v. vurgulamak
come to the point v. sadete gelmek
come to a point v. özen göstermek
point to a precedent v. emsal göstermek
come to a stopping point v. durma noktasına gelmek
be to the point v. yerinde olmak
come round (to another's point of view) v. yola gelmek
bring (someone) round (to another's point of view) v. yola getirmek
draw attention to (a point) v. parmak basmak
come to the point v. asıl konuya gelmek
get to the point v. ana noktaya gelmek
get to the point v. can alıcı noktaya gelmek
come to a point v. bilhassa yapmak
get straight to the point v. sadede gelmek
get straight to the point v. hemen konuya girmek
straight to the point v. hemen konuya girmek
straight to the point v. sadede gelmek
be unable to go beyond a certain point v. belli bir noktadan öteye gidememek
stick to the point v. konuya odaklanmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmek zorunda bırakılmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmeye mecbur kalacak şekilde baskı altında kalmak
point-to-point air fare n. yol üzerinde bir ara noktada konaklamaya ve başka tarifelerle birleştirilmeye imkan tanımayan tarife
low point (to be in something) n. (bir işin) gelebileceği en berbat durum
low point (to be in something) n. (bir işin) gelebileceği en berbat nokta
the point to be emphasized n. üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
the point(s) to be considered n. üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
short and to the point adj. açık
brief but to the point adj. kısa ve özlü
briefly and to the point adv. kısa yoldan
to the point adv. isabetli
to the point adv. tam yerinde isabetli
up to that point adv. o noktaya kadar
to the point adv. tam yerinde
point to point adv. nokta nokta
up to this point adv. bugüne kadar
up to this point adv. şimdiye kadar
(up) to a point adv. kısmen
(up) to a point adv. bir dereceye kadar
up to this point in time adv. şimdiye kadar
up to this point in time adv. şu ana kadar
up to the point adv. noktaya kadar
up to the point adv. noktasına kadar
to the point adv. dibine kadar
to the point adv. meselenin kalbine kadar
to the point adv. konunun özüne
Phrasals
point to as olarak işaret etmek
point down to something aşağıda bir şeyi göstermek
Phrases
short and to the point doğru
short and to the point kesin
short and to the point kısa
straight to the point hemen sadede
not to put too fine a point on it doğrusunu söylemek gerekirse
not to put too fine a point on it açıkça söylemek gerekirse
i'd like to point out that belirtmek isterim ki
short but to the point az ve öz
short but to the point az ama öz
that brings me to my next point sıradaki madde ise
to put a finer point on it daha net olarak ifade etmek gerekirse
to put a finer point on it daha net olarak söylemek gerekirse
to put a finer point on it daha açık ifade etmek gerekirse
Colloquial
come to the point asıl konuya gelmek
come to the point sadede gelmek
Idioms
not to put too fine a point on it açık seçik söylemek
brief and to the point açık seçik
come to the point sadede gelmek
come to the point sırası gelmek
come to the point ana konuya gelmek
not to put too fine a point on it açıkça ve dürüstçe konuşmak
brief and to the point son derece belirgin
one's nerves be stretched to breaking point sinirleri laçka olmak
cut to the point hemen konuya girmek
cut to the point sadede gelmek
not to put too fine a point on it dürüstçe söylemek gerekirse
get to the highest point of something bir şeyin en tepesine çıkmak
come to the turning point dönüm noktasına gelmek/ulaşmak
get to the point doğrudan konuya girmek
get to the point dolandırmadan konuya girmek
get to the point lafı dolandırmamak
get to the point sadede gelmek
brief and to the point kısa ve öz
coming straight to the point sadede gelme
if you want to point a finger suçlayacak birini arıyorsan
make it a point to (do something) (bir şeyi yaptığından) emin olmak
Speaking
come to the point sadede gel
what is more to the point daha önemlisi
you got to start at some point bir yerden başlaman gerekiyor
at that point we started to think there may be something in this o noktada bunda bir şeyler olduğunu düşünmeye başladık
stick to the point konuya odaklan
get to the point sadede gelin
get to the point sadede gel
to get to the main point asıl konuya gelecek olursak
I would also like to point out that şuna da belirtmek isterim ki
I would also like to point out that şuna da dikkati çekmek isterim ki
I agree with you up to a point sana bir noktaya kadar katılıyorum
there is a point I'd like to raise here burada değinmek istediğim bir nokta var
Tourism
point-to-point air fare noktadan-noktaya hava tarifesi
Technical
point-to-point protocol noktalar arası iletişim kuralı
point to point circuit noktadan noktaya devre
point to multipoint noktadan çoklu noktaya
point to point communication noktadan noktaya iletişim
point to point noktadan noktaya
point-to-multipoint tek noktadan çok noktaya
point-to-point control noktadan noktaya denetim
point-to-point equipment and antennas noktadan noktaya donanım ve antenler
Computer
point to point access noktadan noktaya erişim
point to point communication noktadan noktaya iletişim
point to point noktadan noktaya
point to point line noktadan noktaya hat
point to menu menüsünü tıklatıp
point to multipoint noktadan çoklu noktaya
point to point protocol noktadan noktaya protokol
point to point circuit noktadan noktaya devre
point-to-point noktadan noktaya
point-to-point circuits noktadan noktaya devre
point-to-point communication noktadan noktaya iletişim
point-to-point tunneling protocol noktadan noktaya tünelleme protokolü
Informatics
point-to-point communication noktadan noktaya iletişim
point-to-multipoint configuration noktadan çok noktaya düzenleşim
point-to-point transmission noktadan noktaya iletim
point-to-point circuit noktadan noktaya devre
point-to-point noktadan noktaya
Telecom
point-to-point equipment parameters noktadan noktaya donanım parametreleri
point-to-point communication noktadan noktaya iletişim
fiber to the wireless access point kablosuz erişim noktasına kadar lif
poin to point tunneling protocol noktadan noktaya tünelleme protokolü
point-to-multipoint noktadan çok noktaya
point to point protocol noktadan noktaya protokol
point to multi point noktadan çok noktaya
point-to-point radio link noktadan noktaya radyo bağlantısı
point-to-multipoint equipment and antenna noktadan çoklu noktaya donanım ve anten
point-to-multipoint digital fixed radio system noktadan çoklu noktaya dijital radyo sistemi
sampled values over serial unidirectional multi-drop point to point link seri yönsüz çok aktarmalı noktadan noktaya hat üzerinden örneklenen değerler
point to point noktadan noktaya
Military
point to point sealift noktadan noktaya denizden ikmal
point-to-point protocol noktadan noktaya protokolü