mountain - Turco Inglés Diccionario

mountain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mountain — Definition

Significado:
dağ
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmaʊntən/ – BrE /ˈmaʊntɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: mountain (mountains)
Sinónimo:
peak
Antónimos:
valley

Significados de "mountain" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mountain n. dağ
He climbed up the mountain and reached the summit.
Dağa tırmandı ve zirveye ulaştı.

More Sentences
General
mountain n. yığın
I am faced with a mountain of problems.
Bir yığın sorunla karşı karşıyayım.

More Sentences
mountain n. dağ
He climbed up the mountain and reached the summit.
Dağa tırmandı ve zirveye ulaştı.

More Sentences
mountain n. çok sayıda olan şey
Raleigh had struggled under a mountain of debt.
Raleigh dağ gibi borçlarıyla mücadele ediyordu.

More Sentences
mountain adj. dağlardan oluşan
Nearly 80 percent of the land is mountains.
Arazinin neredeyse yüzde 80'i dağlardan oluşuyor.

More Sentences
mountain adj. dağlık
When a hospital closes in a mountain region a serious problem is created.
Dağlık bir bölgede bir hastane kapandığında ciddi bir sorun ortaya çıkar.

More Sentences
mountain n. cebel
mountain n. büyük miktar
mountain n. büyük ölçü
mountain n. büyük oran
mountain n. birkaç zirvesi olan veya uzun sırt meydana getiren yüksek kara parçası
mountain n. kayalık dağ
mountain n. alçak ve düz bir arazide belirgin olan tepeler
mountain n. dağlık bölge
mountain n. avuç içinde, parmakların altında yer alan ve el falcıları tarafından mizaca ve kişisel özelliklere dair bilgi verdiğine inanılan küçük et çıkıntısı
mountain adj. dağda yer alan
mountain adj. dağların arasında yer alan
mountain adj. dağlarda bulunan
mountain adj. dağlara özgü
mountain adj. dağlık bölgeye özgü
Trade/Economic
mountain n. ürün fazlası
mountain n. (avrupa birliği'nde) ürün fazlası
Gastronomy
mountain n. dağ şarabı
mountain n. iyice olgunlaşmış üzümlerden yapılan, malaga mahsulü tatlı beyaz şarap
Geography
mountain n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
mountain n. kuzey dakota eyaletinde şehir
Archaic
mountain n. borç veren kurum
mountain n. banka
mountain n. tefeci
mountain adj. devasa
mountain adj. dağ gibi büyük

Significados de "mountain" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mountain pass n. dağ geçidi
General
mountain chain n. sıradağ
mountain range n. dağ silsilesi
mountain bladder fern n. eğreltiotu
mountain pass n. derbent
mountain pass n. bel
mountain foot n. dağ eteği
rocky mountain n. kayalık dağ
mountain range n. sıradağ
mountain lion n. puma
mountain stream n. deliçay
mountain chinchilla n. çinçilla
mountain sheep n. dağ koyunu
mountain life n. dağ yaşamı
mountain beaver n. dağ kunduzu
mountain slope n. aklan
mountain black snake n. kara yılan
mountain chain n. dağ silsilesi
mountain partridge n. dağ kekliği
mountain pass n. boğaz
mountain gorilla n. dağ gorili
mountain pass n. argıt
mountain climber n. dağcı
mountain pass n. aşıt
mountain chiffchaff n. kafkas çıvgını
mountain sickness n. dağ hastalığı
mountain pass n. kapuz
mountain chain n. sıradağlar
mountain pine n. çam
mountain peak n. dağın tepesi
mountain goat n. elik
mountain range n. dağ sırası
mountain zebra n. dağ zebrası
mountain top n. dağ başı
mountain quail n. dağ bıldırcını
mountain goat n. dağ keçisi
mountain pass n. geçit
mountain anemone n. manisa lalesi
mountain alder n. kızılağaç
mountain lion n. dağ aslanı
cat a mountain n. yaban kedisi
mountain chain n. dağ sırası
mountain goat n. ak dağ keçisi
mountain man n. dağ adamı
mountain skink n. dağ kertenkelesi
mountain climbing n. dağcılık
mountain climbing n. dağa çıkma
mountain pass n. dağ geçidi
scalable slope of a mountain n. dağın tırmanmaya elverişli yamacı
cold mountain n. soğuk dağ
mountain climbing n. dağ tırmanışı
mountain climbing n. dağa tırmanma
mountain slope n. dağ yamacı
mountain slope n. dağın yamacı
the highest mountain n. en yüksek dağ
mountain bike n. dağ bisikleti
mountain house n. yayla evi
mountain crystal n. neceftaşı
mountain-dew n. iskoç viskisi
mountain stream n. yabani dere
mountain sickness n. dağ tutması
mountain region n. dağlık bölge
mountain rain n. dağ yağmuru
mountain wedding n. dağ düğünü
bare mountain n. çıplak dağ
barren mountain n. çıplak dağ
a mountain of washing up n. dağ gibi bulaşık
mountain view n. dağ manzarası
bolu mountain n. bolu dağı
kaf mountain n. kaf dağı
a mountain of paperwork n. kağıt kalabalığı
mountain lakes n. dağ gölleri
old mountain n. yaşlı dağ
mountain biker n. dağ bisikletçisi
the road across the mountain n. dağın karşısındaki yol
mountain range n. sıradağlar
foothills of a mountain n. dağın etekleri
rocky mountain oyster n. koç yumurtası
mountain coaster n. dağ kızağı
mountain village n. dağ köyü
mountain tour n. dağ turu
mountain shoes n. dağ ayakkabısı
mountain flax n. yeni zelanda'ya özgü çok yıllık bir bitki
mountain state n. (takma ad) batı virginia
mountain state n. rocky dağları'nın geçtiği montana, idaho, wyoming, utah, kolorado, arizona ve new mexico eyaletlerine verilen ad
mountain tent n. zemini ve fermuarlı girişi bulunan, genellikle takoz biçiminde olan hafif bir tür çadır
mountain boarding n. dağ kayağı
top of the mountain n. dağın tepesi
poly mountain n. kanada'da bir kayak merkezi
mountain runner n. dağ koşucusu
mountain town n. dağ kasabası
make a mountain out of a molehill v. pireyi deve yapmak
climb a mountain v. dağa çıkmak
climb a mountain v. dağa tırmanmak
make a mountain out of a molehill v. habbeyi kubbe yapmak
mountain bike v. dağ bisikleti sürmek
mountain bike v. dağ bisikletine binmek
snowy mountain adj. snowy dağları'nda yaşayanlara ait veya ilişkin
snowy mountain adj. snowy dağları'na ait veya ilişkin
Proverb
if the mountain will not come to Mahomet, Mahomet must go to the mountain dağ sana gelmiyorsa, sen dağa gideceksin
if mohammed will not go to the mountain, the mountain must come to dağ yürümezse abdal yürür
the mountain has brought forth a mouse dağ fare doğurdu
if the mountain will not come to mohammed dağ yürümezse abdal yürür
if the mountain won't come to muhammad, muhammad must go to the mountain dağ yürümezse abdal yürür
Colloquial
man-mountain n. iri yarı ve uzun boylu adam
mountain man n. ülkenin sınırında ıssız bir bölgede yaşayan, avcılık veya ticaretle uğraşan öncü kimse
green mountain state n. abd'nin vermont eyaleti
Idioms
a mountain to climb n. zor iş
a mountain to climb n. çetin görev
snow on the mountain n. kır saç
snow on the mountain n. saçlara düşen ak
mountain oysters n. koç yumurtası
mountain oysters n. hayvan testislerinden yapılan bir yemek
mountain oysters n. billur
make a mountain out of a molehill v. pireyi deve yapmak
make a mountain out of a molehill v. habbeyi kubbe yapmak
make a mountain out of a molehill v. bire bin katmak
make a molehill into a mountain v. pireyi deve yapmak
make a molehill into a mountain v. habbeyi kubbe yapmak
have snow on the mountain v. saçları beyazlamak
have snow on the mountain v. saçları ağarmak
have a mountain to climb v. zor bir işi olmak
have a mountain to climb v. çetin bir görevle karşı karşıya olmak
don't make a mountain out of a molehill expr. pireyi deve yapma
the mountain gave birth to a mouse expr. dağ fare doğurdu
the mountain has laboured and brought forth a mouse expr. dağ fare doğurdu
Speaking
I have never climbed a mountain expr. hayatımda hiç dağa tırmanmadım
which is the highest mountain? expr. en yüksek dağ hangisi?
Trade/Economic
a mountain of paperworks n. kağıt kalabalığı
Politics
agriculture of mountain n. dağ tarımı
Institutes
egirdir mountain commando school n. eğirdir dağ komando okulu
Tourism
mountain and winter tourism n. dağ ve kış turizmi
international union of mountain n. uluslararası dağcılık örgütü
mountain tourism n. dağ turizmi
mountain hut n. dağ barınağı/evi
mountain hostel n. dağ barınağı/evi
mountain shelter n. dağ barınağı/evi
mountain hut n. dağ sığınma evi
mountain shelter n. dağ sığınma evi
mountain hostel n. dağ sığınma evi
Technical
mountain effect n. (radar) dağ olayı
mountain flax n. yapımında asbest kullanılmış iplik
mountain cork n. asbestos
mountain flax n. asbestostan yapılan iplik
mountain flax n. amyant ipliği
mountain flax n. genellikle uzun, pürüzsüz ve beyaz mineral liflerine verilen ad
mountain flax n. uzun ve esnek liflere ayrılmış, asbestoz hastalığına ve kansere yol açabilen, eskiden ateşe dayanıklı malzeme yapımında kullanılmış çeşitli minerallere verilen ad
mountain cork n. asbestin bir çeşidi
Computer
mountain daylight time n. sıradağlar yaz saati
mountain standard time n. sıradağlar standart saati