bel - Turco Inglés Diccionario

bel

Significados de "bel" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
bel abrev. altında
Technical
bel n. bel
bel n. güç düzeyi farkı birimi
Electric
bel n. bel
Physics
bel n. on desibel
Botanic
bel n. bel ağacının yenebilen kokulu meyvesi
Religious
bel n. bel ve ejderha öyküleri
Mythology
bel n. (babil ve asur mitolojisinde) toprak tanrısı

Significados de "bel" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bel waist n.
The jeans are a bit tight around my waist.
Kot pantolon belime biraz dar geliyor.

More Sentences
General
bel waistline n.
Clearly integrating Poland into the EU's transport system is the same as broadening the waistline of Europe.
Polonya'yı AB'nin ulaştırma sistemine entegre etmek, Avrupa'nın belini genişletmekle aynı şeydir.

More Sentences
bel middle n.
The pain in my middle is killing me today.
Bugün belimin ağrısı beni öldürüyor.

More Sentences
Technical
bel waist n.
The jeans are a bit tight around my waist.
Kot pantolon belime biraz dar geliyor.

More Sentences
Textile
bel waist n.
The jeans are a bit tight around my waist.
Kot pantolon belime biraz dar geliyor.

More Sentences
Anatomy
bel waist n.
The jeans are a bit tight around my waist.
Kot pantolon belime biraz dar geliyor.

More Sentences
General
bel paddle n.
bel mountain pass n.
bel digging fork n.
bel middle of the back n.
bel loin n.
bel sperm n.
bel girth n.
bel grubber n.
bel loins n.
bel reins n.
bel girdlestead n.
bel midriff N.
Colloquial
bel semen n.
Law
bel absorption n.
Technical
bel lumbar support n.
bel bel n.
Computer
bel doc n.
Electric
bel bel n.
Medical
bel semens n.
Gastronomy
bel belly n.
Marine Biology
bel back net n.
Agriculture
bel spade n.
bel digging fork n.
bel fork n.
bel gardener's fork n.
Mythology
bel enlil n.
Archaic
bel reins n.

Significados de "bel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bel bağlayan reliant adj.
General
bel ağrısı backache n.
bel kemiği chine n.
bel ölçüsü girth n.
bel yeri waistline n.
bel (lumbus) loin n.
bel kısmı waistline n.
bel kısmı waistband n.
bel genişliği waistline n.
ince bel wasp waist n.
bel çantası fanny pack n.
bel romatizması backache n.
bel verme sag n.
bel (etek/pantolon vb'nde) waistband n.
bel verme bulge n.
bel verme sagging n.
uzun saplı bel paddle n.
bel verme bending n.
bel verme deflection n.
-e bel bağlama reliance n.
bel ölçüsü waistline n.
bel altı esprileri/şakaları dirty jokes n.
bel altı şakaları/esprileri adult jokes n.
(vücutta) bel lower back n.
bel altı underbelly n.
bel çekim middle shot n.
bel çantası belt bag n.
bel çantası waist bag n.
bel çantası waist pack n.
bel bölgesi waist region n.
vücudun bel bölgesiyle çevrilerek oynanan plastik oyun halkası hula hoop n.
ince bel slim waist n.
bel gamzesi pilonidal dimple n.
bel gamzesi back dimples n.
bel gamzesi sacral dimple n.
bel gamzesi butt dimples n.
bel çantası hip pack (uk) n.
bel çantası bum bag (uk/canada) n.
bel çantası joe bag n.
bel çantası buffalo pouch (us) n.
bel çantası hip sack (us) n.
bel çantası fanny pack (us/canada) n.
bel çantası belly bag (us) n.
bel çantası moon bag (south africa) n.
bel çantası belt pack (us) n.
bel çantası man bag n.
bel sorunu bad back n.
bel verme deflexion n.
bel simidi love handles n.
bel bağı waist belt n.
bel kemeri waist belt n.
yüksek bel high waist n.
bel kalça oranı waist–hip ratio n.
bel kalça oranı waist-to-hip ratio n.
düşük bel low rise n.
bel çantası bumbag n.
bel desteği lumbar support n.
bel ağrısı backache n.
bel koşum waist harness n.
bel kemeri waist harness n.
bel bağlayan kimse relier n.
bel çantası belly pack n.
bel hattı belt line n.
bel çantası man-bag n.
kadında göğüs, bel ve kalça ölçüleri measurement n.
bel bölgesinde bulunan fazla yağ love handle n.
bel veren şey bulger n.
eteklerin arkasında bel hizasının altında bulunan fiyonk, fırfır gibi süsleme bustle n.
bel çevresi garth n.
arkasında gözü olan bel çantası butt pack n.
(erkekte) göğüs ile bel ölçüsü arasındaki fark drop n.
dikiş yeri bel yerine kalçada olan kadın elbisesi drop waist n.
bel çantası fanny bag n.
bel altı vuran yorum outfling n.
bel kısmı büzgülü eteksiz erkek gömleği shirtwaisted dress n.
bel kısmı büzgülü eteksiz erkek gömleği shirtwaist n.
bel kısmı büzgülü eteksiz erkek gömleği shirtwaister [uk] n.
cepli bel kemeri shot belt n.
bel (etek/pantolon vb'nde) waistline n.
genellikle bel kısmında pli bulunan ve hafif bol kesimli olan gündelik pantolon slack n.
bel çevresi waistline n.
(giyside) bel kısmı waistline n.
giyside bel bölgesi midriff n.
bel kısmı midriff n.
bel altı şaka dirty joke n.
tahminlere fazla bel bağlama speculativism n.
bel vermek bulge v.
bel bağlamak place reliance in v.
bel bağlamak place reliance on v.
bel bağlamak build v.
bel bağlamak rely on v.
bel bağlamak go on v.
bel bağlamak look to v.
bel bağlamak rely upon v.
bel bağlamak count on v.
bel bağlamak reckon upon v.
bel vermek yield v.
bel bağlamak base oneself on v.
bel bağlamak repose in v.
bel bağlamak bargain on v.
bel bağlamak bank on v.
bel bağlamak reckon on v.
bel bağlamak trust to v.
bel vermek give v.
bel vermek sag v.
bel bağlamak depend on v.
bel bağlamak trust v.
bel bağlamak place dependence on somebody's words v.
bel bağlamak give faith something v.
bel bağlamak place dependence on v.
bel bağlamak be contingent upon v.
bel bağlamak place reliance v.
bel bağlamak count upon v.
bel bağlamak depend v.
-e bel bağlamak bank on v.
-e bel bağlamak rely on v.
bel bağlamak lay hopes on v.
çıkacak yasaya bel bağlamak rely on the law to be enacted v.
bel ağrısı çekmek suffer from low back pain v.
bel bağlamak zorunda kalmak throw back v.
bel bağlamak lite [dialect] v.
tekniğe ve mekaniğe aşırı şekilde bel bağlayarak planlamak veya oluşturmak mechanize v.
tekniğe ve mekaniğe aşırı şekilde bel bağlayarak planlamak veya oluşturmak mechanise v.
bel vermek yeve v.
aşırı bel bağlamak overplay v.
şansa bel bağlamak crowd v.
bel kemiği olmayan spineless adj.
bel vermiş sprung adj.
bel vermiş saggy adj.
bel altı espriler yapan scatological adj.
omuz ve bel arası kısa olan short-waisted adj.
bel vermiş sagged adj.
yüksek bel high-waisted adj.
bel altı bedroom adj.
bel büken breakback adj.
aşırı bel bağlayan overreliant adj.
bel altı cloacal adj.
bel (için kullanılan) lumbar adj.
bel bölgesine ait lumbar adj.
bel kemiği olmadan spinelessly adv.
bel boyunda waist-deep adv.
bel boyunda up to the waist adv.
bel yüksekliğinde waist-deep adv.
bel yüksekliğinde waist-high adv.
bel boyunda waist-high adv.
bel yüksekliğinde up to the waist adv.
bel bağlayarak dependably adv.
bel hattı waistline N.
Phrasals
bel bağlamak count upon v.
bel bağlamak count on v.