have - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

have

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"have" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
have f. sahip olmak
Irregular Verb
have f. had - had
General
have f. elinde tutmak
have f. etmek
have f. tutmak
have f. anlamak
have f. kabul etmek
have f. bilmek
have f. yemek
have f. ele geçirmek
have f. haiz olmak
have f. eline ulaşmak
have f. olmak
have f. dolandırmak
have f. göz yummak
have f. geçirmek
have f. aldatmak
have f. buyurmak
have f. yaptırmak
have f. malik olmak
have f. elinde bulunmak
have f. sahip olmak
have f. almak
have f. -si olmak
have f. zorunda olmak
have f. ettirmek
have f. bulunmak
have f. elde etmek
have f. yardımcı fiil olarak geçmiş zamanı gösterir
have f. izin vermek
have f. saymak
have f. içmek
have f. yapmak
have f. doğurmak
have i. kuraldışı çekimleri
have i. üçkağıt
have i. varlıklı kimse
have i. he
have i. hile
Law
have sahip olmak
have malik olmak
have elinde tutmak
Technical
have sahip olmak
have almak

"have" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
have a bath f. yıkanmak
have a break f. ara vermek
have a child f. çocuğu olmak
have a nap f. kestirmek
have fun f. eğlenmek
have mercy f. acımak
have sex f. sevişmek
General
(a problem/a situation) have no solution f. çaresiz olmak
(economy, budget) to have a deficit f. açık bulunmak
(for a pregnant woman) have a miscarriage f. düşük yapmak
(for a pregnant woman) have a miscarriage f. düşük yapmak
(for a pregnant woman) have an abortion f. düşük yapmak
(for someone) have a part in f. yer almak
(have a) walk around f. çevreyi dolaşmak
(have) desire for revenge f. kuyruk acısı olmak
(house) have an open view f. (ev) önü açık olmak
always to have f. eksik etmemek
be content with what you have f. elindekiyle yetinmek
be deemed to have accepted f. kabul etmiş sayılmak
be unable to have children f. çocuk doğuramamak
decide to have an abortion f. kürtaj yaptırmaya karar vermek
decide to have her baby aborted f. kürtaj yaptırmaya karar vermek
do oneself to have the honour f. şeref addetmek
get married and have children f. evlenip çoluk çocuğa karışmak
get married and have children f. evlenip çocukları olmak
get/have a general idea f. genel bir fikir edinmek
get/have power line installed f. elektrik hattı çekmek
give oneself have the honour f. şeref addetmek
go to have a good time f. eğlenceye gitmek
go to have a good time f. eğlenmeye gitmek
happen to have f. konmak
happen to have something good f. konmak
hardly to have time to breathe f. hiç zamanı olmamak
hardly to have time to breathe f. çok meşgul olmak
hardly to have time to breathe f. nefes bile alacak zamanı olmamak
have psychological issues f. psikolojik sorunları olmak
have (a question/remark) directed to oneself f. muhatap olmak
have (a specified) cast f. rengi çalmak
have (an) experience f. deneyim elde etmek
have (got) f. sahip olmak
have (got) something on f. bir işi olmak
have (got) something on f. giyinmek
have (got) something on someone f. elinde suclayıcı delil bulunmak
have (someone) approve (something) f. onaylatmak
have (someone) at one's mercy f. gagasından yakalamak
have (someone) certify (something) f. onaylatmak
have (someone) do (something) f. yaptırmak
have (someone) get (something) f. (birine) (bir şey) aldırmak
have (someone) make (something) f. yaptırmak
have (someone) ratify (something) f. onaylatmak
have (someone) send (something) f. göndertmek
have (someone) sew or stitch (something) f. diktirmek
have (someone) test (something) f. denetmek
have (someone) try (something) f. denetmek
have (someone, something) dispatched f. göndertmek
have (someone, something) sent f. göndertmek
have (something) approved f. onaylatmak
have (something) certified f. onaylatmak
have (something) ratified f. onaylatmak
have (something) surgically removed f. ameliyatla aldırmak
have (something) translated f. çevirtmek
have (something/someone) brought to one f. ayağına getirtmek
have (strong) desire to defile a family's honour f. namusuna göz dikmek
have 6 months to live f. 6 ay ömrü kalmak
have 6 months to live f. altı ay ömrü kalmak
have a baby f. doğurmak
have a baby f. çocuk sahibi olmak
have a bad hair day f. kötü bir gün geçirmek
have a bad reputation f. kötü şöhreti olmak
have a bad reputation f. kötü bir üne sahip olmak
have a bad reputation f. kötü bir ünü olmak
have a bad reputation f. ismi kötü anılmak
have a bad reputation f. adı kötü anılmak
have a bad time f. kötü zaman geçirmek
have a bad time f. çok sıkıntı çekmek
have a bad year f. kötü bir sene geçirmek
have a bad year f. kötü bir yıl geçirmek
have a badge f. üzerinde rozet olmak
have a bash f. bir denemek
have a bash f. el atmak
have a bash f. girişmek
have a bash f. teşebbüs etmek
have a bash at f. el atmak
have a bash at something f. el atmak
have a bash at something f. bir denemek
have a bash at something f. teşebbüs etmek
have a bath f. banyo yapmak
have a bath f. banyo almak
have a bearing on f. ile ilgisi olmak
have a bearing on f. etkilemek
have a beat-up f. dayak yemek
have a bee in one's bonnet f. kafasını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafaya takmak
have a bee in one's bonnet f. aklını takmak
have a bee in one's bonnet about something f. kafaya takmak
have a bee in one's bonnet about something f. kafasını takmak
have a bee in one's bonnet about something f. aklını takmak
have a beer f. bira almak
have a beer f. bira içmek
have a belly f. göbeği olmak
have a bet f. bahis oynamak
have a big ego f. büyük bir egosu olmak
have a big influence on f. üzerinde büyük bir etkisi olmak
have a big lead f. çok önde olmak
have a bitter end end in a calamity f. acı sonla bitmek
have a bitter end end in a calamity f. acı son ile bitmek
have a black belt f. siyah kuşağı olmak
have a blast f. çok eğlenmek
have a blood-relation f. kan bağı olmak
have a blow dry f. fön çektirmek
have a blowout f. lastiği patlamak
have a blue tinge to it f. maviye çalmak
have a bluish tint f. maviye çalmak
have a bm f. büyük abdest bozmak
have a bone to pick f. paylaşacak kozu olmak
have a bone to pick f. halledilecek davası olmak
have a bone to pick with somebody f. paylaşacak kozu olmak
have a bone to pick with somebody f. görülecek bir hesabı olmak
have a booze-up f. kafayı çekmek
have a bowel movement f. büyük abdest bozmak
have a brain hemorrhage f. beyin kanaması geçirmek
have a break f. ara vermek
have a break f. mola vermek
have a break f. teneffüse çıkmak
have a breather f. oh demek
have a breather f. ara vermek
have a brief chat f. iki satır konuşmak
have a brief chat f. iki satır dertleşmek
have a broad perspective/an open mind f. ufku geniş olmak
have a broad repercussion f. geniş yankı bulmak
have a broad repercussion in press f. basında geniş yankı bulmak
have a broad vision f. vizyonu geniş olmak
have a broad vision f. geniş vizyonlu olmak
have a broad vision f. geniş vizyona sahip olmak
have a broad vision f. geniş vizyonu olmak
have a bun in the oven f. karnı burnunda olmak
have a car f. arabası olmak
have a car f. altında araba olmak
have a car accident f. araba çarpmak
have a car accident f. araba kazası yapmak
have a career f. kariyer sahibi olmak
have a cat f. kedi beslemek
have a cerebral hemorrhage f. beyin kanaması geçirmek
have a chance f. fırsat elde etmek
have a chance f. şans bulmak
have a chance f. şansı olmak
have a chance f. imkan elde etmek
have a chance f. ümit verici olmak
have a chance f. eline şans geçmek
have a chance against f. -e karşı şansı olmak
have a chance against f. karşısında şansı olmak
have a chance to win against someone f. -e karşı kazanma şansı olmak
have a change f. değişiklik yaşamak
have a change f. değişim yaşamak
have a characteristic/feature f. özelliğe sahip olmak
have a charge of f. koruması altına almak
have a charisma f. karizması olmak
have a chat f. laflamak
have a chat f. hoşbeş etmek
have a chat f. muhabbet etmek
have a chat f. yarenlik etmek
have a chat f. sohbet etmek
have a chat f. gevezelik etmek
have a chat f. laf atmak
have a check-up f. sağlık kontrolünden geçmek
have a child f. çocuk sahibi olmak
have a child f. çocuk yapmak
have a child illegitimately f. peydahlamak
have a child out of wedlock f. evlilik dışı çocuk sahibi olmak
have a child's mind f. bir çocuğun zekasına sahip olmak
have a chip an one's shoulder f. meydan okumak
have a chip on one's shoulder f. çok alıngan olmak
have a chip on one's shoulder f. kavgacı olmak
have a chip on one's shoulder f. kavgaya hazır olmak
have a chip on one's shoulder f. öfkesi burnunda olmak
have a class f. ders yapmak
have a clean criminal record f. sabıkasız olmak
have a clean criminal record f. sabıkası temiz olmak
have a clear view of f. net bir şekilde görmek
have a close call f. kıl payı kurtulmak
have a coast f. kıyısı olmak
have a coast on f. denize kıyısı olmak
have a coffee with someone f. biriyle kahve içmek
have a cold f. şifayı kapmak
have a cold f. soğuk almak
have a cold f. nezle olmak
have a cold sore on one's lip f. dudağında uçuk çıkmak
have a command of f. -e hakim olmak
have a command of f. kıvırmak
have a command of f. hakim olmak
have a command of a language f. dile hakim olmak
have a commanding lead over f. ezici/bariz üstünlüğe sahip olmak
have a commercial activity f. ticari faaliyette bulunmak
have a compensation for something f. acısı çıkmak
have a confirmation f. teyit almak
have a conscience f. vicdanlı olmak
have a contest f. yarışma düzenlemek
have a conversation f. muhabbet etmek
have a conversation f. sohbet etmek
have a cough f. öksürüğü olmak
have a coughing fit f. öksürük krizi geçirmek
have a cramp in one's leg f. ayağına kramp girmek
have a crap f. sıçmak
have a crash f. kaza yapmak
have a crick in one's neck f. boynu tutulmak
have a criminal history f. sabıkası olmak
have a criminal record f. sabıkası olmak
have a criminal record a mile long f. sabıkası kabarık olmak
have a crush on f. birine vurulmak
have a crush on f. aşık olmak
have a crush on f. vurulmak
have a crush on f. birisine çarpılmak
have a crush on f. birisine vurulmak
have a crush on f. birine çarpılmak
have a crush on somebody f. tutulmak
have a crush on someone f. birisine aşık olmak
have a crush on someone f. birine abayı yakmış olmak
have a crush on someone f. birine tutulmuş olmak
have a cup of tea f. çay içmek
have a date with someone f. biriyle randevusu olmak
have a date with someone f. biriyle buluşması olmak
have a daughter f. kızı olmak
have a deal f. anlaşmak
have a decisive advantage over someone f. birine karşı belirgin bir üstünlüğü olmak
have a deficit f. açık vermek
have a degree in medicine f. tıp diploması olmak
have a dekko f. göz atmak
have a dekko f. bakıvermek
have a delay f. gecikme yaşamak
have a delay f. gecikme olmak
have a delay f. gecikme yaşanmak
have a dental x-ray f. diş filmi çektirmek
have a deposit f. kapora almak
have a design against f. kastetmek
have a desire f. heves etmek
have a desperate longing f. özlem çekmek
have a determined will f. iradeli olmak
have a different opinion f. aynı görüşte olmamak
have a different opinion f. ayrı fikirde olmamak
have a difficulty f. zorluk yaşamak
have a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
have a difficulty f. güçlük yaşamak
have a difficulty come up f. aksilik çıkmak
have a dig at somebody f. taş atmak
have a disagreement f. bir anlaşmazlık yaşamak
have a disappointment f. hayal kırıklığı yaşamak
have a discussion on/about something with someone a lot f. çok tartışmak
have a disease f. hastalık yaşamak
have a dispute to be settled in court f. mahkemelik olmak
have a dispute with f. ihtilafa düşmek
have a distinctive smile f. kendine özgü bir gülümsemesi olmak
have a distrust of somebody f. güvenmemek
have a distrust of someone f. sıdkı sıyrılmak
have a distrust of someone f. sıtkı sıyrılmak
have a dog f. köpek beslemek
have a dog's chance f. eşek şansı olmak
have a doubt f. şüphe duymak
have a down on somebody f. takmak
have a dream f. düş görmek
have a dream f. rüya görmek
have a dream of (someone/something) f. rüyada görmek
have a dream of (someone/something) f. rüyasını görmek
have a drink f. iki tek atmak
have a drink f. içmek
have a drink f. ağzını ıslatmak
have a drinking party f. papaz ucurmak
have a drinking problem f. içki sorunu olmak
have a drinking problem f. alkol sorunu olmak
have a driving licence f. ehliyeti olmak
have a driving licence f. sürücü belgesi olmak
have a driving license f. ehliyeti olmak
have a driving license f. sürücü belgesi olmak
have a drop too much f. içkiyi fazla kaçırmak
have a drug problem f. uyuşturucu problemi olmak
have a drug problem f. uyuşturucu sorunu olmak
have a dry cleaner f. bir kuru temizleme dükkanı olmak
have a facility with f. bir beceriye yatkın olmak
have a falling out with somebody f. arası açılmak
have a falling out with somebody f. külahları değişmek
have a family f. aileye sahip olmak
have a fancy for f. heves etmek
have a fancy for something f. içi çekmek
have a fascination for f. istenmek
have a fascination for f. beğenilmek
have a favourable opinion f. olumlu karşılamak
have a feast f. ziyafet çekmek
have a feel f. esintiler taşımak
have a feeling f. içine doğmak
have a feeling for f. dilinden anlamak
have a feeling of f. hissine kapılmak
have a feeling of f. hisse kapılmak
have a feeling that f. hisse kapılmak
have a feeling that f. duyguya kapılmak
have a feeling that f. hissine kapılmak
have a fever f. ateşi olmak
have a field day f. bayram etmek
have a field day with f. makaraya almak
have a field day with f. sarakaya almak
have a fight f. dövüşmek
have a financial crisis f. mali kriz yaşamak
have a financial problem f. ekonomik sorun yaşamak
have a fine ear for music f. müzik kulağı olmak
have a finger in f. parmağı olmak
have a finger in a matter f. eli olmak
have a finger in every pie f. her işte parmağı olmak
have a fit f. mest olmak
have a fit f. çok sevinmek
have a fit f. çılgına dönmek
have a fit f. neredeyse zil takıp oynamak
have a fit f. deli olmak
have a fit f. deli olmak (öfkeden)
have a fit f. babaları tutmak
have a fit f. zıvanadan çıkmak
have a fit f. küplere binmek
have a fit f. fenalık geçirmek
have a fit of f. damarı tutmak
have a fit of hysterics f. kriz geçirmek
have a fit of jealousy f. kıskançlık krizine girmek
have a fit of nerves f. siniri tutmak
have a fit of obstinacy f. inadı tutmak
have a flair for f. doğal yeteneği olmak
have a flair for f. doğal becerisi olmak
have a flair for f. doğuştan yetenekli olmak
have a flash of insight f. aydınlanma yaşamak
have a fling f. kurtlarını dökmek
have a fling at f. bir şey yapmayı denemek
have a foot in both camps f. ikili oynamak
have a foundation f. bir temele dayanmak
have a fright f. korkmak
have a fright f. ürkmek
have a fright f. yüreği yarılmak
have a full command of a language f. bir dile tam anlamıyla hakim olmak
have a fun morning f. sabah keyfi yapmak
have a further meaning f. daha öte bir anlam taşımak
have a further meaning f. daha öte anlam taşımak
have a gander at f. bakmak
have a gift for f. doğal becerisi olmak
have a gift for f. doğal yeteneği olmak
have a gift for f. doğuştan yetenekli olmak
have a go f. denemek
have a go at f. denemek
have a good command of something f. bir şeyi yapmaya vakıf olmak
have a good command of something f. bir şeyi yapmayı iyi bilmek
have a good credit rating f. kredi notu iyi/yüksek olmak
have a good cry and be fine f. iyi bir ağlayıp kendine gelmek
have a good ear f. iyi kulağı olmak
have a good ear f. kulağı hassas olmak
have a good faith belief f. samimi olarak inanmak
have a good grade f. iyi not almak
have a good grasp of f. iyice vakıf olmak
have a good grasp of f. -i iyi kavramak
have a good head on one's shoulders f. aklı başında biri olmak
have a good head on one's shoulders f. çok zeki olmak
have a good head on one's shoulders f. sağduyu sahibi olmak
have a good look at f. iyice/dikkatlice bakmak
have a good mind to f. -eceği gelmek
have a good mind to f. -esi gelmek
have a good relationship with f. biriyle iyi ilişkide bulunmak
have a good right f. çok hakkı olmak
have a good run for one's money f. bir işte uzun süre başarılı olmak
have a good sense humor f. iyi bir espri anlayışına sahip olmak
have a good sense of humor f. iyi bir espri yeteneğine sahip olmak
have a good sense of humor f. iyi bir espri anlayışına sahip olmak
have a good sense of humour f. iyi bir espri anlayışına sahip olmak
have a good sense of humour f. iyi bir espri yeteneğine sahip olmak
have a good time f. eğlenmek
have a good time f. iyi zaman geçirmek
have a good time f. hoşça vakit geçirmek
have a good time f. safa sürmek
have a good time f. gülüp oynamak
have a good time f. sefa sürmek
have a good time f. gününü güzel geçirmek
have a good time f. iyi vakit geçirmek
have a good time to repletion f. doyasıya eğlenmek
have a good year f. iyi bir yıl geçirmek
have a good year f. iyi bir sene geçirmek
have a good/brilliant command of f. hakim olmak (dile vb)
have a good/brilliant comprehension/understanding of f. hakim olmak (dile vb)
have a good/brilliant knowledge of f. hakim olmak (dile vb)
have a good/brilliant mastery of f. hakim olmak (dile vb)
have a good/nice time together f. birlikte hoş vakit geçirmek
have a gossip f. çene çalmak
have a gossip f. hoşbeş etmek
have a grasp of f. hakim olmak (konuya vb)
have a grasp of f. vakıf olmak
have a great imagination f. hayal gücü geniş olmak
have a great run f. iyi bir yükseliş gerçekleştirmek (müzik listelerinde vb)
have a great success f. büyük başarı kazanmak
have a great time f. hoşça zaman geçirmek
have a great time f. çok eğlenmek
have a great time f. iyi vakit geçirmek
have a green thumb f. bitkilerden iyi anlayan biri olmak
have a green thumb f. bitkileri iyi yetiştirebilen biri olmak
have a green thumb f. çiçek yetiştirme yeteneğine sahip olmak
have a grudge against f. kin duymak
have a grudge against f. kin beslemek
have a grudge against somebody f. garezi olmak
have a grudge against somebody f. kin beslemek
have a grudge against somebody f. kin duymak
have a grudge against somebody f. kin gütmek
have a guest overnight f. yatılı misafir ağırlamak
have a guilty conscience f. vicdanı rahat etmemek
have a guilty conscience f. vicdan azabı çekmek
have a gun on one's possession f. silah bulundurmak
have a hair transplant f. saç ektirmek
have a haircut f. saç kestirmek
have a haircut f. saçını kestirmek
have a haircut f. tıraş olmak
have a haircut f. saç tıraşı olmak
have a hand in f. parmağı olmak
have a hand in f. bir işte parmağı olmak
have a hangover f. akşamdan kalmak
have a hard time making ends meet f. geçim sıkıntısı çekmek
have a harmful effect on f. zararı dokunmak
have a headache f. başı tutmak
have a headache f. başı ağrımak
have a heart f. insaflı davranmak
have a heart f. insaflı olmak
have a heart attack f. kalp krizi geçirmek
have a heart attack f. damla inmek
have a heart of gold f. altın gibi kalbi olmak
have a heart of stone f. taş kalpli olmak
have a heart problem f. kalp sorunu olmak
have a heart problem f. kalbi olmak
have a heart problem f. kalp rahatsızlığı olmak
have a heavy foot f. arabayı çok hızlı sürmek
have a hell of a time f. anasından emdiği süt burnundan gelmek
have a high opinion of f. önem vermek
have a high opinion of f. değer vermek
have a high opinion of f. önemsemek
have a high opinion of oneself f. fasulye gibi kendini nimetten saymak
have a high temperature f. ateşi olmak
have a history f. geçmişi/mazisi olmak
have a hitch f. aksilik yaşamak
have a hitch f. aksamak
have a hole in one's budget of f. bütçesinde ...'lık açık olmak
have a holiday f. tatil yapmak
have a hot shower f. sıcak duş almak
have a hunch f. içine doğmak
have a hunch f. kalbine doğmak
have a hysteria attack f. cinnet geçirmek
have a jag on f. sarhoş olmak
have a jealousy attack f. kıskançlık krizine girmek
have a job f. iş sahibi olmak
have a job f. ekmeğini eline almak
have a kiss f. öpücük almak
have a lark f. şaka yapmak
have a lark f. muziplik yapmak
have a laze f. tembellik etmek
have a leg cramp f. ayağına kramp girmek
have a legal basis f. yasal dayanağı olmak
have a liking f. meyletmek
have a liking for f. -den hoşlanmak
have a liking for somebody f. ilgisi olmak
have a liking for somebody f. hoşlanmak
have a link f. link almak
have a little nap f. birazcık kestirmek
have a little nap f. kestirmek (kısa uyku)
have a little party f. küçük bir parti vermek
have a little too much to drink f. içkiyi biraz fazla kaçırmak
have a long debate f. uzunca tartışmak
have a long discussion f. uzunca tartışmak
have a long rap sheet f. sabıkası kabarık olmak
have a long run f. afişte kalmak
have a look at f. gözden geçirmek
have a look-see f. bakmak
have a look-see f. bakıvermek
have a look-see f. aramak
have a lot in common f. bir çok ortak özelliği olmak
have a lot of fun f. çok eğlenmek
have a lot of money f. çok parası olmak
have a lot of time f. çok fazla vakti olmak
have a lot on one's plate f. bitirilmeyi bekleyen çok sayıda görevi olmak
have a lot on one's plate f. çok fazla işi olmak
have a lot to do f. yapacak çok işi olmak
have a lot to do f. yapacak çok şeyi olmak
have a lot to do f. yapılacak çok şey/şeyi olmak
have a low opinion of f. önemsememek
have a lump in one's throat f. boğazı düğümlenmek
have a magnetic resonance imaging test f. mr çektirmek
have a manicure f. manikür yaptırmak
have a market f. alıcı bulmak
have a market share f. pazar payı almak
have a massage f. masaj yaptırmak
have a mastery of f. maharet sahibi olmak
have a meaning f. anlam taşımak
have a meaning f. anlam kazanmak
have a means of gaining advantage with f. nüfuzu olmak (bir kurumda vb)
have a medical operation f. ameliyat olmak
have a meeting f. toplantısı olmak
have a meeting f. meclis kurmak
have a mental picture of f. gözünde canlanmak
have a metamorphosis f. değişim geçirmek
have a mind of one's own f. kendi düşüncesine sahip olmak
have a mind of one's own f. kendi fikrine sahip olmak
have a mind to f. -esi gelmek
have a mind to f. niyetinde olmak
have a mind to f. niyeti olmak
have a mind to f. -eceği gelmek
have a miscarriage f. bebek düşürmek