| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bilmek | know f. | ||
|
I know our traditions more than enough! Geleneklerimizi yeterince iyi biliyorum! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bilmek | be up to f. | ||
|
I knew Tom was up to something. Tom'un bir şeylerin peşinde olduğunu biliyordum. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | understand f. | ||
|
I am given to understand that warships can be scrapped only in the United States. Savaş gemilerinin sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde hurdaya çıkarılabildiğini biliyorum. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | know about f. | ||
|
We all know about the budgetary situation for the car pool. Araç havuzunun bütçe durumunu hepimiz biliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | remember f. | ||
|
For as long as Tom could remember, his parents had been overweight. Tom kendini bildi bileli anne ve babası aşırı kiloluydu. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | guess f. | ||
|
Guess where I am in this photo? Bilin bakalım bu fotoğrafta neredeyim? More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | be aware f. | ||
|
As far as I am aware, there were no problems during the first semester. Bildiğim kadarıyla ilk dönem herhangi bir sorun yaşanmadı. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | be up f. | ||
|
I should've known something was up. Bir şeyler olduğunu bilmeliydim. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | be acquainted with f. | ||
|
He is acquainted with the modern history of France. O, Fransa'nın modern tarihini bilir. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | know how to f. | ||
|
But what if you don't know how to write? Peki ya nasıl yazacağınızı bilmiyorsanız? More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | recognize f. | ||
|
Do I recognize the importance of cereals, breads and other grain products? Tahılların, ekmeklerin ve diğer tahıl ürünlerinin önemini biliyor muyum? More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | know f. | ||
|
I know our traditions more than enough! Geleneklerimizi yeterince iyi biliyorum! More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | know of f. | ||
|
We already know of plans to attack Genoa, Paris and elsewhere. Cenova'ya, Paris'e ve başka yerlere saldırı planlarını zaten biliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | bilmek | tell f. | ||
|
Kittens are cute and sweet, but you can’t tell what they’ll be like in the future. Yavru kediler sevimli ve tatlıdır, ancak gelecekte nasıl olacaklarını bilemezsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | bilmek | know f. | ||
|
I know our traditions more than enough! Geleneklerimizi yeterince iyi biliyorum! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bilmek | be onto f. | ||
| Genel | bilmek | wise up to f. | ||
| Genel | bilmek | savvy f. | ||
| Genel | bilmek | be wise to f. | ||
| Genel | bilmek | be cognizant of f. | ||
| Genel | bilmek | guess right f. | ||
| Genel | bilmek | be in on f. | ||
| Genel | bilmek | wit f. | ||
| Genel | bilmek | ken f. | ||
| Genel | bilmek | consider f. | ||
| Genel | bilmek | regard as f. | ||
| Genel | bilmek | be acquainted with something f. | ||
| Genel | bilmek | wise up f. | ||
| Genel | bilmek | cognize f. | ||
| Genel | bilmek | be conscious of f. | ||
| Genel | bilmek | hear of f. | ||
| Genel | bilmek | have f. | ||
| Genel | bilmek | recognise f. | ||
| Genel | bilmek | cognise f. | ||
| Genel | bilmek | be au fait with f. | ||
| Genel | bilmek | agnise f. | ||
| Genel | bilmek | agnize f. | ||
| Genel | bilmek | recognosce [obsolete] f. | ||
| Genel | bilmek | kon f. | ||
| Genel | bilmek | con [obsolete] f. | ||
| Genel | bilmek | cun f. | ||
| Genel | bilmek | savvey f. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bilmek | cop on [ireland] i. | ||
| Konuşma Dili | bilmek | know inside out f. | ||
| Konuşma Dili | bilmek | key in f. | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | bilmek | be clued in f. | ||
| Deyim | bilmek | get clued in f. | ||
| Deyim | bilmek | have an inkling f. | ||
| Deyim | bilmek | be in on f. | ||
| Deyim | bilmek | be a wake-up [australia] f. | ||
| Deyim | bilmek | be a wake-up (or awake up) [[australia/new zealand] f. | ||
| Latince | ||||
| Latince | bilmek | scire f. | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | bilmek | knoweth f. | ||
| Eski Kullanım | bilmek | wis f. | ||
| Eski Kullanım | bilmek | wiss f. | ||
| Eski Kullanım | bilmek | wist f. | ||
| Eski Kullanım | bilmek | wot f. | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | bilmek | ken f. | ||