| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | owe f. | borçlu olmak | ||
|
I still owe you 500 euros. Sana hala 500 avro borçluyum. More Sentences |
||||
| Genel | owe f. | borç bilmek | ||
|
We owe a debt of thanks to all the participants. Tüm katılımcılara teşekkürü bir borç biliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | owe f. | borcu olmak | ||
|
I believe we owe this to the flexibility, commitment and constructive approach on everyone's part. Bunu herkesin gösterdiği esneklik, kararlılık ve yapıcı yaklaşıma borçlu olduğumuza inanıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | owe f. | sayesinde edinmek | ||
|
His popularity owed much to his marriage to a TV star. Popülaritesini büyük ölçüde bir TV yıldızıyla yaptığı evlilik sayesinde edinmişti. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | owe f. | borçlu olmak | ||
|
I still owe you 500 euros. Sana hala 500 avro borçluyum. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | owe f. | borçlanmak | ||
|
Thanks for picking me up; I owe you one. Beni aldığın için sağ ol, sana borçlandım. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | owe f. | borçlu olmak | ||
|
I still owe you 500 euros. Sana hala 500 avro borçluyum. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | owe f. | borcu olmak | ||
|
I believe we owe this to the flexibility, commitment and constructive approach on everyone's part. Bunu herkesin gösterdiği esneklik, kararlılık ve yapıcı yaklaşıma borçlu olduğumuza inanıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | owe f. | minnettar olmak | ||
| Genel | owe f. | mecbur olmak | ||
| Genel | owe f. | (birine veya bir şeye karşı) bir şeyler hissetmek | ||
| Genel | owe f. | (birine veya bir şeye karşı) yakınlık duymak | ||
| Genel | owe f. | atfolunabilir olmak | ||
| Genel | owe f. | verilebilir olmak | ||
| Genel | owe f. | (belirli bir duygu) hissetmek | ||
| Genel | owe f. | borçlu kalmak | ||
| Genel | owe f. | (bir şeyi birine) borçlu olmak | ||
| Genel | owe f. | (birinin) sayesinde olmak | ||
| Genel | owe f. | (desteğe vb.) borçlu olmak | ||
| Genel | owe f. | vicdan borcu olmak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | owe f. | sahip olmak | ||
| Eski Kullanım | owe f. | malik olmak | ||
| Eski Kullanım | owe f. | elinde bulundurmak | ||