wit - Türkçe İngilizce Sözlük

wit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wit — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zekâ, nüktedanlık
Okunuş (IPA):
(AmE /wɪt/ – BrE /wɪt/)
Terim Türü:
İsim: wit (wits)
Hızlı düşünme ve esprili ifade yeteneği. Eski İngilizce witan (“bilmek”) köküne dayanır. Sosyal etkileşimde zihinsel çeviklik göstergesi olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
intellect, repartee
Zıt Anlamlılar:
dullness, stupidity

"wit" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wit i. akıl
Orlando goes to the moon to search for his lost wits.
Orlando kaybettiği aklını aramak için Ay'a gider.

More Sentences
wit i. ince espri
Wit gives zest to conversation.
İnce espri konuşmaya lezzet verir.

More Sentences
wit i. ince zeka
I enjoyed Tom's wit.
Tom'un ince zekasından hoşlandım.

More Sentences
wit i. nükte
Her speech was full of wit.
Konuşması nükte doluydu.

More Sentences
wit i. zeka kıvraklığı
Genel
wit i. zeka
A leader with quick wit can increase the team's morale.
Kıvrak zekaya sahip bir lider ekibin moralini yükseltebilir.

More Sentences
wit i. ince zeka
I enjoyed Tom's wit.
Tom'un ince zekasından hoşlandım.

More Sentences
wit i. ince espri
Wit gives zest to conversation.
İnce espri konuşmaya lezzet verir.

More Sentences
wit i. nüktedan kimse
You are such a wit that you should try your luck on a comedy show.
O kadar nüktedan birisiniz ki, şansınızı bir komedi programında denemelisiniz.

More Sentences
wit i. akıl
Orlando goes to the moon to search for his lost wits.
Orlando kaybettiği aklını aramak için Ay'a gider.

More Sentences
wit i. nükte
Her speech was full of wit.
Konuşması nükte doluydu.

More Sentences
Dilbilim
wit i. nükte
Her speech was full of wit.
Konuşması nükte doluydu.

More Sentences
Genel
wit i. anlayış
wit i. duygu
wit i. us
wit i. espritüel kimse
wit i. nüktecilik
wit i. espri
wit i. espritüellik
wit i. fikir
wit i. nüktedanlık
wit i. nükteci kimse
wit i. hazırcevaplık
wit i. hiciv
wit i. yergi
wit i. şaka yapma yeteneği
wit i. alay etme yeteneği
wit i. şakacı kimse
wit i. ikna kabiliyeti olan kimse
wit f. farkında olmak
wit f. bilmek
wit N. zekâ
Eski Kullanım
wit i. çok zeki kimse
wit f. bilgilendirilmek

"wit" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 99 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
turkish wit and humor i. türk nükte ve mizahı
quick wit i. zeka
mother wit i. sağduyu
pictorial turkish wit and humor i. resimsel türk nükte ve mizahı
pictorial wit and humor i. resimli nükte ve mizah
american wit and humor i. amerikan nükte ve mizahı
attic wit i. ince espri
wit and humor i. nükte ve mizah
half wit i. moron
half wit i. idiot
swift wit i. ince espri
oriental wit and humor i. doğu nükte ve mizahı
mother wit i. akıl fikir
half-wit i. aptal
half-wit i. kaşalot
half-wit i. budala
half-wit i. ahmak
half-wit i. denyo
quick-wit i. pratik zeka
quick-wit i. kıvrak zeka
subtle wit i. kıvrak zeka
subtle wit i. ince zeka
after-wit i. sonradan algılama
after-wit i. iş işten geçtikten sonra anlama
attic wit i. çok keskin zeka
half wit i. geri zekâlı
wit [obsolete] i. yaratıcılık
wit [obsolete] i. hafıza
wit [obsolete] i. zihin
wit-cracker i. nüktedan kimse
wit-cracker i. şakacı kimse
wit [obsolete] i. buluşçuluk
rapier wit [uk] i. ince zeka
wit-starved s. aptal
wit-starved s. akılsız
wit-starved s. salak
wit (witness) kısalt. şahit
wit (witness) kısalt. tanık
Atasözü
brevity is the soul of wit sözün kısası makbüldür
ounce of discretion is worth a pound of wit yerli yersiz şaka yapılmaması gerektiğini ifade eden bir atasözü
sarcasm is the lowest form of wit alaycılık akıllıca yapılmış gibi görünse de aslında zekanın en etkisiz örneğidir
an ounce of discretion is worth a pound of wit nerede susacağını bilmek esprili olmaktan daha önemlidir
an ounce of discretion is worth a pound of wit komik/esprili olmak adına nerede duracağını unutmamak gerekir
Konuşma Dili
half wit i. moron
half wit i. ahmak
half wit i. aptal
dim-wit i. salak
dim-wit i. budala
dim-wit i. alık
dim-wit i. aptal
dry wit s. zeki ve sarkastik
Deyim
mother wit i. aklı selim
mother wit i. sağduyu
sharp wit i. pratik zeka
sharp wit i. keskin zeka
a half-wit i. yarım akıllı
a half-wit i. salak
a half-wit i. saf
staircase wit i. şimdiki aklım olsaydı
staircase wit i. keşke şöyle davransaydım, şunu da söyleseydim şeklinde sonradan akla gelen fikirler
staircase wit i. sonradan aklına gelme
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. aklına sonradan gelme
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. iş işten geçtikten sonra akla gelen cevap/karşılık
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. sonradan aklına gelme
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. ingilizce "the wit of staircase" ifadesine karşılık gelen fransızca ifade
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. akla sonradan gelen sert/yerinde cevap
l'esprit de l'escalier (the wit of staircase) i. olay anında düşünememiş/aklına gelmemiş olma
wit's end i. sabrının sonu
wit's end i. ne yapacağını bilemez bir hal
wit's end i. tahammülünün sınırı/sonu
be at one's wit's end f. şaşırmak
be at one's wit's end f. ne yapacağını bilmemek
at one's wit's end expr. pek şaşırmış halde
at one's wit's end expr. aklı başından gitmiş
to wit expr. yani
to wit expr. demek ki
at one's wit's end expr. kafası allak bullak olmuş
at wit's end expr. eli ayağı dolaşmış
at wit's end expr. usanmış
at wit's end expr. aklı durmuş
at wit's end expr. ne yapacağını bilemez halde
at wit's end expr. çözümleri tükenmiş
at wit's end expr. apışıp kalmış
at wit's end expr. tahammülünün sonunda/sınırında
at wit's end expr. tahammülünün sınırına gelmiş
at wit's end expr. sabrının sonunda
at wit's end expr. beyni durmuş
at wit's end expr. bıkmış
Konuşma
I am at my wit's end expr. ne yapacağımı bilmiyorum
I am at my wit's end expr. şaşırdım
Eğitim
wit (waterfowl identification test) [australia] kısalt. ördek avcılarının ava çıkmadan önce avlanabilir olan ve olmayan su kuşlarını ayırt edebildiklerini göstermek için girdikleri sınav
Edebiyat
american wit and humor i. amerikan nükte ve mizahı
israeli wit and humor i. israil nükte ve mizahı
wit and humor i. nükte ve mizah
Tarih
wit-cracker i. (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) soytarı
wit-cracker i. (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) maskara
wit-snapper i. soytarı
wit-snapper i. hazırcevap kimse
Argo
half wit s. yarım akıllı