yani - Türkçe İngilizce Sözlük

yani

"yani" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yani in other words zf.
I feel that we too should search for our wits, in other words our minds, the wisdom that humanity has lost.
Bizim de aklımızı, yani insanlığın kaybettiği bilgeliği aramamız gerektiğini düşünüyorum.

More Sentences
yani namely zf.
Only one team member was absent, namely John.
Ekipten sadece bir kişi, yani John yoktu.

More Sentences
yani well ünl.
Well, I could ask someone for directions.
Yani, birine yol tarifi sorabilirim.

More Sentences
yani well expr.
If Europe can contribute something to the mundus, to the world, well, it is precisely its linguistic diversity.
Eğer Avrupa'nın mundus'a, yani dünyaya bir katkısı olacaksa, bu kesinlikle dilsel çeşitliliğidir.

More Sentences
yani and exclam.
Yes, I was there.' 'And?' 'I saw one of the robbers.'
“Evet, oradaydım. “Yani?” “Ben soygunculardan birini gördüm."

More Sentences
İfadeler
yani in other words expr.
I feel that we too should search for our wits, in other words our minds, the wisdom that humanity has lost.
Bizim de aklımızı, yani insanlığın kaybettiği bilgeliği aramamız gerektiğini düşünüyorum.

More Sentences
Konuşma
yani that is expr.
That is, products are included according to whether there are economic activities that have to be kept going.
Yani ürünler, devam ettirilmesi gereken ekonomik faaliyetlerin olup olmamasına göre dahil edilir.

More Sentences
yani you know expr.
So you know that my praise is genuine because sometimes I do not hesitate to criticise.
Yani övgülerimin samimi olduğunu biliyorsunuz çünkü bazen eleştirmekten de çekinmiyorum.

More Sentences
yani that's to say expr.
That's to say, I have a better understanding of the Chinese nation.
Yani Çin ulusunu daha iyi anlıyorum.

More Sentences
Kısaltma
yani i.e. kısalt.
It is accepted that an organic label indicates 95% organic, i.e. up to 5% not organic.
Bir organik etiketin %95 organik olduğunu, yani %5'e kadar organik olmadığını gösterdiği kabul edilmektedir.

More Sentences
Genel
yani id est zf.
yani that is to say zf.
yani in a word zf.
yani in short zf.
yani videlicet zf.
yani scilicet zf.
yani viz zf.
yani nominately zf.
İfadeler
yani in brief zf.
yani in short zf.
yani in a word zf.
yani in a sense expr.
Deyim
yani to wit expr.
Konuşma
yani I mean expr.
yani you see expr.
yani I mean expr.
yani that is to say expr.
Kısaltma
yani scil i.
Latince
yani q.e. (quod est) kısalt.
Eski Kullanım
yani even zf.

"yani" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 112 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yani zarfının kullanım örneği scilicet i.
yani zarfı ile anlatılan şey scilicet i.
nasıl yani how zf.
yani? so zf.
(alay amaçlı) diyorsun yani so bağ.
ne olmuş yani so what? ünl.
nolmuş yani? so what? ünl.
nolmuş yani? so? ünl.
yalan mı yani? is that wrong? ünl.
yalan mı yani? is that a lie? ünl.
nasıl yani but ünl.
İfadeler
pes yani say uncle expr.
Atasözü
kırk yıllık kani olur mu yani you can not teach an old dog a new trick
kırk yıllık kani olur mu yani a wild goose never laid a tame egg
Konuşma Dili
ne var yani? so what? ünl.
o da bir şey mi; ne olacak yani big deal expr.
yani diyorsunuz ki so what you're saying is expr.
ne yapayım yani so what expr.
nasıl yani give me a break expr.
heralde yani that's for damn sure expr.
benim beklentim büyük, yani I'm high maintenance, so expr.
yaptım, ne olmuş yani? so what if I do? expr.
yaptım, ne olmuş yani? what if I do? expr.
ne olmuş yani, madalya mı takalım? what do you want, a cookie? expr.
ne olmuş yani, kırmızı kurdele mi takalım? what do you want, a cookie? expr.
nasıl yani gmab (give me a break) expr.
ııı yani erm [uk] expr.
yani (bir şey) mi diyorsun? (do) you mean to say (that) (something is the case)? expr.
yani (bir şey) mi demek istiyorsun? (do) you mean to say (that) (something is the case)? expr.
yani (bir şey) olduğunu mu söylüyorsun? (do) you mean to say (that) (something is the case)? expr.
nasıl yani kiss mi neck back expr.
yani, bilirsin işte like, you know expr.
yani, sen de bilirsin işte like, you know expr.
yani, bildiğin gibi like, you know expr.
hiç baskı yok yani (ironi) no pressure expr.
ne olmuş yani? and your point is? expr.
herhalde yani (are) you kidding (me)? expr.
heralde yani is water wet? expr.
heralde yani that's for damned sure expr.
heralde yani that's for danged sure expr.
ne olmuş yani, madalya mı takalım? what do you want, a biscuit? [uk] expr.
ne olmuş yani, kırmızı kurdele mi takalım? what do you want, a biscuit? [uk] expr.
ne olmuş yani? what do you want, a biscuit? [uk] expr.
ne yapalım yani? what do you want, a biscuit? [uk] expr.
ne olmuş yani, madalya mı takalım? what do you want, a medal? expr.
ne olmuş yani? and what about it? expr.
herıld yani absotively (posilutely) exclam.
herıld yani absotively posilutely exclam.
nasıl yani? how so? exclam.
nasıl yani? how come? exclam.
herıld yani oh yeah exclam.
heralde yani oh yeah exclam.
yani? so? exclam.
e yani? so? exclam.
e yani! duh! exclam.
Deyim
heralde yani water is wet expr.
Konuşma
ne olmuş yani? what of it? expr.
nedir yani! so what expr.
nolmuş yani so what expr.
nasıl yani how come expr.
nasıl yani how so expr.
nasıl yani why have expr.
nasıl yani why do expr.
haksız mıyım yani? so am I wrong? expr.
haksız mıyım yani? am I wrong in ....(thinking / saying etc)? expr.
nolmuş yani? what of it? expr.
nolmuş yani? who cares? expr.
ne olmuş yani what about it expr.
yani anlayacağın I mean expr.
yani anlayacağın as you understand expr.
ne var yani? what of it? expr.
yani anlayacağın namely expr.
ne yani so what expr.
ne olmuş yani so what expr.
ne olur yani so what expr.
bu mudur yani? it's just like that? expr.
ne olmuş yani? what does that prove? expr.
ne olacak yani so what expr.
ne olacak ki yani so what expr.
nasıl yani? how's that? expr.
nasıl yani? what do you mean? expr.
(kinayeli bir şekilde) eh sağol yani no thanks to you expr.
ne olmuş yani? so? expr.
onu burada bırakmak içine siniyor yani? do you feel comfortable leaving her here? expr.
e nolmuş yani? so what? expr.
yani? which is what? expr.
mesela yani it's just an example expr.
Ticaret/Ekonomi
bir tahvilin, (tahvili çıkaran tarafından) bedelinin geri ödenmek üzere istenmesine (yani geri çağrılmasına) kadar geçen süredeki getirisi yield to call i.
Medikal
insan vücudunun toprak, hava, ateş ve sudan yani dört elementten oluştuğunu varsayan ampirik bir sistem thomsonianism i.
Tütün
tütün yapraklarının alttan üste doğru olgunlaştıkça el el yani her seferinde 3-4 adet yaprağın kırılması priming i.
Eski Kullanım
perşembe (thursday'in ilk yani) thor's day i.
Argo
heralde yani damn sure ünl.
heralde yani damn right ünl.
heralde yani damned sure ünl.
e yani ne so fucking what expr.
öyle mi diyorsun yani the hell you do expr.
mesela yani i'm just sayin' expr.
bu da soru mu? herhalde yani do bears poop in the woods? expr.
bu da soru mu? herhalde yani do bears crap in the woods? expr.
herhalde yani does a bear crap in the woods? expr.
herhalde yani do bears crap in the woods? expr.
herhalde yani do bears shit in the woods? expr.
herhalde yani does the pope shit in the woods expr.
herhalde yani does a bear shit in the woods? expr.
herhalde yani does dolly parton sleep on her back? expr.
herhalde yani does a bear poop in the woods? expr.
herhalde yani fo shizzle expr.
nasıl yani? wym (what (do) you mean) expr.
Modern Argo
herhalde yani absofuckinglutely ünl.
herhalde yani absofuckinlutely ünl.
yalan mı yani? am I wrong tho? expr.
göt olan ben miyim yani? aita (am I the asshole?) exclam.