bash - Türkçe İngilizce Sözlük

bash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bash — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vurmak, pataklamak, (informal) parti
Okunuş (IPA):
(AmE /bæʃ/ – BrE /bæʃ/)
Terim Türü:
Fiil: bash (bashes – bashed – bashing); İsim (informal): bash (bashes)
Sertçe vurmayı veya hırpalamayı ifade etmekte olan fiildir; konuşma dilinde “bash” bazen parti/eğlenceyi anlatan kelime olarak da kullanılır. Kökeni ses taklidi ve kaba darbe çağrışımıyla gelişmiş, modern argoda genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
hit, thump, smack
Zıt Anlamlılar:
caress, soothe, spare

"bash" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bash i. sert vuruş
bash f. sertçe vurmak
Genel
bash i. darbe
Philip was outraged, given his fiery bash on the table.
Masaya vurduğu şiddetli darbeye bakılırsa, Philip öfkeliydi.

More Sentences
bash i. deneme
Morgan had a bash on graphic designing.
Morgan grafik tasarımı üzerine bir deneme yaptı.

More Sentences
bash i. parti
The Christmas bash was beyond our reckoning.
Noel partisi hesaplarımızın da ötesindeydi.

More Sentences
bash f. çarpmak
The victim bashed his head against the pavement and was knocked unconscious.
Kurban başını kaldırıma çarpmış ve baygınlık geçirmiştir.

More Sentences
bash f. indirmek
Gere bashes the French guy's head in with a snow globe.
Gere, Fransız adamın kafasına kar küresini indirir.

More Sentences
bash f. geçirmek
Gere bashes the French guy's head in with a snow globe.
Gere Fransız adamın kafasına kar küresini geçiriyor.

More Sentences
Konuşma Dili
bash f. (mecazen) yerden yere vurmak
The Minister of Economy and Finance bashed the central bank for inapt policies.
Ekonomi ve Maliye Bakanı, merkez bankasını yanlış politikaları nedeniyle yerden yere vurdu.

More Sentences
İngiliz Argosu
bash i. parti
The Christmas bash was beyond our reckoning.
Noel partisi hesaplarımızın da ötesindeydi.

More Sentences
Genel
bash i. kuvvetli darbe
bash i. hızlı vuruş
bash i. eğlence
bash i. şiddetli darbe
bash i. cümbüş
bash i. yumruk
bash i. ezik
bash i. göçük
bash i. çukur
bash f. hızla vurmak
bash f. şiddetle vurmak
bash f. kuvvetle vurmak
bash f. alenen sözlü saldırıda bulunmak
bash f. ezmek
bash f. ezilmek
bash f. göçmek
bash f. göçürmek
bash f. (birinin) hakkında kötü konuşmak
bash f. pataklamak
bash f. vurmak
bash N. (informal) parti
Konuşma Dili
bash i. alem
bash i. çılgın parti
bash f. parti yapmak
bash f. kutlamak
bash f. partilemek
bash f. çılgınca eğlenmek
bash f. fena halde eleştirmek
bash f. (mecazen) linç etmek
bash f. fena giydirmek
bash f. kötülemek
bash f. yerden yere vurmak
bash f. itham ederek eleştirmek
Bilgisayar
bash i. unix ve benzeri işletim sistemleri için yazılmış bir kabuk komut
İngiliz Argosu
bash i. hamle

"bash" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 113 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
have a bash at something f. teşebbüs etmek
have a bash at something f. bir denemek
bash up f. dayak atmak
bash in f. haşat etmek
have a bash f. bir denemek
bash up f. haşat etmek
bash in f. parçalamak
bash somebody up f. hastanelik etmek
have a bash at something f. el atmak
bash up f. benzetmek
have a bash at f. el atmak
have a bash f. teşebbüs etmek
have a bash f. el atmak
have a bash f. girişmek
scrub-bash f. çalılık araziyi temizlemek
bush-bash [australia] f. çalılık araziyi temizlemek
bush-bash [australia] f. çalılık araziden arabayla geçmek
scrub-bash f. çalılık araziden arabayla geçmek
Öbek Fiiller
bash about f. saldırmak
bash about f. vurmak
bash about f. fiziksel olarak kötü muamelede bulunmak
bash someone or something around f. kötü davranmak
bash around f. kötü davranmak
bash around f. kötü kullanmak
bash someone or something around f. kötü kullanmak
bash around f. tartaklamak
bash someone or something around f. tartaklamak
bash someone or something around f. dövmek
bash around f. dövmek
bash around f. kötü davranmak
bash around f. kötü kullanmak
bash something against someone or something f. bir şeyi bir şeye çarpmak
bash (something) against (something) f. (bir şeyi bir şeye) vurmak
bash something against someone or something f. bir şeyi bir şeye vurmak
bash (something) against (something) f. (bir şeyi bir şeye) çarpmak
bash against f. -e çarpmak
bash something up f. bir şeyi vurmak
bash in f. kırmak
bash out f. hızlıca yazmak
bash something up f. bir şeyi haşat etmek
bash something in f. bir şeyi göçertmek
bash out f. vurarak göçüğü/eziği düzeltmek
bash out f. yalap şap yapmak/yazmak
bash in f. vurup/çarpıp ezmek
bash out f. uzun görüşmelerden sonra karara bağlamak/detaylarını kesinleştirmek
bash in f. vurup delmek/kırmak
bash in f. vurup girinti/çukur yaratmak
bash out f. uzunca düşünüp taşındıktan sonra detaylarına karar vermek
bash out f. detaylarını karara bağlamak
bash out f. piyanoda bir şeyler çalmak/tıngırdatmak
bash against f. '-e vurmak
bash in f. vurup/çarpıp göçertmek
bash something up f. bir şeyi çarpmak
bash in f. vurarak çakmak
bash something in f. bir şeyi haşat etmek
bash something in f. bir şeyi ezmek
bash out f. yazıvermek
bash up f. haklamak
bash on f. çalışmaya devam etmek
bash out f. çabucak yazmak
bash on f. iş üzerinde kalmak
Konuşma Dili
bash up [uk] f. (döverek) benzetmek
bash up [uk] f. dövmek
bash on [uk] f. devam etmek
bash out [brit] f. yapıvermek
bash on [uk] f. üzerinde çalışmaya devam etmek
bash out [brit] f. hızlıca yapmak
bash on [uk] f. sürdürmek
bash away [brit] f. bir şey için çok sıkı çalışmak
bash away [brit] f. bir hedef için çok sıkı çalışmak
bash on [uk] f. sürdürmek
bash out [uk] f. yapıvermek
bash on [uk] f. devam etmek
bash out [uk] f. oluşturuvermek
bash away [uk] f. bir şey üzerinde sıkı çalışmak
Deyim
bash one's head against a brick wall f. deveye hendek atlatmak
bash one's head against a brick wall f. iğneyle kuyu kazmak
bash one's head against a brick wall f. boşa kürek çekmek
have a bash f. ilk kez denemek
have a bash f. ilk defa denemek
bash (someone's) brains in f. ağzına sıçmak
bash (someone's) brains in f. beynini patlatmak
bash (someone's) brains in f. bir güzel dövmek
bash (someone's) brains in f. öldüresiye dövmek
bash (someone's) brains in f. pelte gibi oluncaya kadar dövmek
bash (someone's) brains in f. beynini dağıtmak
bash (someone's) brains in f. bir güzel/iyice benzetmek
bash (someone's) brains in f. toz etmek
bash (someone's) brains in f. pestilini çıkarmak
bash (someone's) brains in f. bir güzel pataklamak
bash (someone's) brains in f. ağzını burnunu kırmak/dağıtmak
bash (someone's) brains in f. iyice pataklamak
bash (someone's) brains in f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
bash (someone's) brains in f. gebertmek
bash (someone's) brains in f. ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dövmek
bash one's ear f. kafasını şişirmek
bash one's ear f. kafasını ütülemek
bash on/ahead (with) f. (bir şeyi) dikkatsizce yapmaya devam etmek
bash one's ear [australia] f. kafasını şişirmek
have a bash at (doing) something [uk] f. bir şey (yapmaya) teşebbüs etmek
have a bash at (doing) something [uk] f. bir şey (yapma) girişiminde bulunmak
have a bash at (doing) something [uk] f. bir işe el atmak
have a bash at (doing) something [uk] f. bir şey (yapmaya) çalışmak
have a bash at (doing) something [uk] f. bir şey (yapmayı) denemek
Teknik
bash and harsch test i. bash ve harsch deneyi
Otomotiv
bash plate i. alt koruma plakası
Argo
bush bash i. kırsal bölgede yapılan bir yarış
bish bash bosh i. çabucak
bish bash bosh i. şipşak
İngiliz Argosu
bash the bishop f. otuzbir çekmek
bash the bishop f. mastürbasyon yapmak
ear bash f. çenesi düşmek
give something/it a bash f. denemek