| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | hit f. | çarpmak | ||
|
I lost my balance and hit my head against the wall. Dengemi kaybettim ve kafamı duvara çarptım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | hit f. | vurmak | ||
|
He tried to hit the piñata with a stick. Pinyata'ya sopayla vurmaya çalıştı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | hit f. | isabet etmek | ||
|
The bullet hit her in the arm. Kurşun koluna isabet etmişti. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | hit i. | çarpma | ||
| Genel | ||||
| Genel | hit i. | darbe | ||
|
We took a hit on the left wing and began to lose altitude. Sol kanattan bir darbe aldık ve irtifa kaybetmeye başladık. More Sentences |
||||
| Genel | hit i. | vuruş | ||
|
If it had not been for his timely hit, our team would have lost the game. Eğer onun zamanında vuruşu olmasaydı, takımımız maçı kaybedecekti. More Sentences |
||||
| Genel | hit i. | çok sevilen | ||
|
Our showroom made a hit with young ladies. Sergileme alanımız genç hanımlarca çok sevildi. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | olmak | ||
|
An economic crisis will hit at the end of the year. Yıl sonunda ekonomik kriz olacak. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | saldırmak | ||
|
It looks like someone deliberately hit us with an infected flash drive. Görünüşe göre birisi kasıtlı olarak virüslü bir flash sürücü ile bize saldırdı. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | vurulmak | ||
|
In summary, the Union is being hit by unjust and unfounded measures. Özetle, Birlik haksız ve temelsiz tedbirlerle vurulmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | koyulmak | ||
|
Hit the ground running. Hemen işe koyul. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | isabet etmek | ||
|
The bullet hit her in the arm. Kurşun koluna isabet etmişti. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | sarsmak | ||
|
Honey, I know it's been a year since Jeff was abducted, and that's hitting you pretty hard. Tatlım, Jeff'in kaçırılmasının ardından bir yıl geçti, biliyorum ve bu seni bayağı bir sarsıyor. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | ulaşmak | ||
|
Our profits hit an all-time high over the last year. Kârımız geçen yıl tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | bulmak | ||
|
He finally hit upon a solution to his problem. Sonunda kendi sorununa bir çözüm buldu. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | vurmak | ||
|
He tried to hit the piñata with a stick. Pinyata'ya sopayla vurmaya çalıştı. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | (birine başka bir şey) vermek | ||
|
I see that your Windows laptop was hit by the blue screen of death. Windows yüklü laptopun mavi ekran verdi sanırım. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | bulmak | ||
|
He finally hit upon a solution to his problem. Sonunda kendi sorununa bir çözüm buldu. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | denk gelmek | ||
|
That hit the spot. Tam yerine denk geldi. More Sentences |
||||
| Genel | hit f. | (piyangoyu) kazanmak | ||
|
I've hit the jackpot. Büyük bir ikramiye kazandım. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | hit f. | aklına gelmek | ||
|
I hit upon a good idea then. O zaman güzel bir fikir aklıma geldi. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | hit i. | darbe | ||
|
We took a hit on the left wing and began to lose altitude. Sol kanattan bir darbe aldık ve irtifa kaybetmeye başladık. More Sentences |
||||
| Teknik | hit i. | vuruş | ||
|
If it had not been for his timely hit, our team would have lost the game. Eğer onun zamanında vuruşu olmasaydı, takımımız maçı kaybedecekti. More Sentences |
||||
| Teknik | hit f. | çarpmak | ||
|
I lost my balance and hit my head against the wall. Dengemi kaybettim ve kafamı duvara çarptım. More Sentences |
||||
| Teknik | hit f. | vurmak | ||
|
He tried to hit the piñata with a stick. Pinyata'ya sopayla vurmaya çalıştı. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | hit i. | suikast | ||
|
No one was brave enough to execute the hit. Kimsede suikastı gerçekleştirecek cesaret yoktu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hit i. | taş | ||
| Genel | hit i. | laf çaktırma | ||
| Genel | hit i. | başarı | ||
| Genel | hit i. | çıkış | ||
| Genel | hit i. | yerinde söz | ||
| Genel | hit i. | şans | ||
| Genel | hit i. | sükse | ||
| Genel | hit i. | vurgun | ||
| Genel | hit i. | yakalama | ||
| Genel | hit i. | vurma | ||
| Genel | hit i. | hedefe ulaşma | ||
| Genel | hit i. | isabet | ||
| Genel | hit i. | muvaffakiyet | ||
| Genel | hit i. | başarılı vuruş | ||
| Genel | hit i. | başarılı atış | ||
| Genel | hit i. | başarılı girişim | ||
| Genel | hit i. | uygun söz | ||
| Genel | hit i. | faydalı yorum | ||
| Genel | hit i. | dikkat çekici başarı | ||
| Genel | hit i. | talih | ||
| Genel | hit i. | çok popüler şey | ||
| Genel | hit i. | çok keyifli etkinlik | ||
| Genel | hit i. | çok başarılı olan şey | ||
| Genel | hit i. | kumarda kazanma | ||
| Genel | hit f. | uyuşmak | ||
| Genel | hit f. | yumruk atmak | ||
| Genel | hit f. | varmak | ||
| Genel | hit f. | yaralamak | ||
| Genel | hit f. | isabet ettirmek | ||
| Genel | hit f. | patlatmak | ||
| Genel | hit f. | üzmek | ||
| Genel | hit f. | erişmek | ||
| Genel | hit f. | sopa ile vurmak | ||
| Genel | hit f. | denk getirmek | ||
| Genel | hit f. | uymak | ||
| Genel | hit f. | rast gelmek | ||
| Genel | hit f. | darbe indirmek | ||
| Genel | hit f. | kötü etkilemek | ||
| Genel | hit f. | kart dağıtmak | ||
| Genel | hit f. | (istenen bir şeyi) başarmak | ||
| Genel | hit f. | (birinin) bir anda karşısına çıkmak | ||
| Genel | hit f. | başına gelmek | ||
| Genel | hit f. | uymak | ||
| Genel | hit f. | doğru tahmin etmek | ||
| Genel | hit f. | acı çektirmek | ||
| Genel | hit f. | yer almak | ||
| Genel | hit f. | karşılaşmak | ||
| Genel | hit f. | aynını yapmak | ||
| Genel | hit f. | füzeyle vurmak | ||
| Genel | hit f. | (bir seviyeye) ulaşmak | ||
| Genel | hit f. | aşırı derecede tüketmek | ||
| Genel | hit f. | hedefi vurmak | ||
| Genel | hit f. | (istenmeyen) cinsel ilgi göstermek | ||
| Genel | hit f. | talep etmek | ||
| Genel | hit f. | istemek | ||
| Genel | hit f. | talepte bulunmak | ||
| Genel | hit f. | eleştirmek | ||
| Genel | hit f. | tenkit etmek | ||
| Genel | hit f. | (bir seviyeye) ulaşmak | ||
| Genel | hit f. | vurgulamak | ||
| Genel | hit f. | (haberlerde) yer bulmak | ||
| Genel | hit f. | kavramak | ||
| Genel | hit f. | başka bir kart vermek | ||
| Genel | hit f. | başka bir kartı olmak | ||
| Genel | hit f. | (pokerde) açmak için gerekli kartları çekmek | ||
| Genel | hit f. | el koymak | ||
| Genel | hit f. | (pokerde) değerli bir kart çekmek | ||
| Genel | hit f. | açıkta kalan taşı vurmak | ||
| Genel | hit f. | kendini yönlendirmek | ||
| Genel | hit f. | sayı yapmak | ||
| Genel | hit f. | kendini istikrarlı bir şekilde bir işe vermek | ||
| Genel | hit f. | uyuşturucu vermek | ||
| Genel | hit f. | aniden saldırmak | ||
| Genel | hit s. | çok başarılı | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | hit f. | hit - hit | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | hit i. | aşırı ilgi gören kimse | ||
| Konuşma Dili | hit i. | aşırı ilgi gören şey | ||
| Konuşma Dili | hit i. | talih kuşu | ||
| Konuşma Dili | hit f. | ödül kazanmak | ||
| Konuşma Dili | hit f. | bir anda hatırlamak | ||
| Konuşma Dili | hit f. | elde etmek | ||
| Konuşma Dili | hit f. | doğru bir şekilde göstermek | ||
| Konuşma Dili | hit f. | aniden düşmek | ||
| Konuşma Dili | hit f. | aniden gitmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | hit i. | kaydı bulma | ||
| Teknik | hit i. | vurma | ||
| Teknik | hit f. | düğmeye basmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | hit i. | isabet | ||
| Bilgisayar | hit i. | kaydı bulma | ||
| Bilgisayar | hit i. | yakalama | ||
| Bilgisayar | hit i. | vurgun | ||
| Bilgisayar | hit i. | ağ üzerinden internet sitesine yapılan bağlantı | ||
| Bilgisayar | hit i. | internet sitesine tek seferlik giriş | ||
| Bilgisayar | hit i. | bellek yuvasındaki bir veriyi başarılı bir şekilde tespit etme | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | hit f. | ısırmak | ||
| Denizcilik | hit f. | olta yemini almak | ||
| Fizik | ||||
| Fizik | hit i. | çarpışma | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | hit f. | (yazar) yayınlanmak | ||
| Edebiyat | hit f. | yayınlanma fırsatı elde etmek | ||
| Spor | ||||
| Spor | hit i. | rakiple kasten çarpışma | ||
| Spor | hit i. | beyzbol vuruşu | ||
| Spor | hit f. | başarılı atış yapmak | ||
| Spor | hit f. | başarılı manevra yapmak | ||
| Spor | hit f. | atılan topu veya hokey pakını yakalamak | ||
| Spor | hit f. | atış yaparak sayı kazanmak | ||
| Spor | hit f. | sayı yapmak | ||
| Spor | hit f. | skor kazanmak | ||
| Spor | hit f. | oyunda veya yarışmada kazanmak için hedefe ulaşmak | ||
| Spor | hit f. | hedefi tutturmak | ||
| Spor | hit f. | (oyunda) başarılı olmak | ||
| Voleybol | ||||
| Voleybol | hit i. | smaç | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | hit f. | enstrümanların tuşlarına veya tellerine basarak yaratmak | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | hit i. | baskı | ||
| Matbaa | hit i. | basım | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | hit f. | silindirlerde hava ve yakıt karışımı yakmak | ||
| Argo | ||||
| Argo | hit i. | fırt | ||
| Argo | hit i. | voli | ||
| Argo | hit i. | bir doz uyuşturucu | ||
| Argo | hit i. | bir nefes tütün | ||
| Argo | hit i. | yeraltı örgütü tarafından planlanıp işlenen cinayet | ||
| Argo | hit i. | suikastçı | ||
| Argo | hit f. | suikast yapmak | ||
| Argo | hit f. | aşırı içki içmek | ||
| Argo | hit f. | şans oyunu kazanmak | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | hit | superhot s. |
| Argo | ||
| Argo | hit | superfly s. |