hit - Turkish English Dictionary
History

hit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "hit" in Turkish English Dictionary : 57 result(s)

English Turkish
Common Usage
hit v. çarpmak
hit v. vurmak
hit v. isabet etmek
hit n. çarpma
Irregular Verb
hit v. hit - hit
General
hit v. isabet ettirmek
hit v. bulmak
hit v. varmak
hit v. ulaşmak
hit v. patlatmak
hit v. koyulmak
hit v. vurulmak
hit v. saldırmak
hit v. yumruk atmak
hit v. üzmek
hit v. sopa ile vurmak
hit v. olmak
hit v. yaralamak
hit v. erişmek
hit v. uymak
hit v. rastgelmek
hit v. sarsmak
hit v. uyuşmak
hit v. isabet etmek
hit v. denk getirmek
hit v. vurmak
hit n. çıkış
hit n. laf çaktırma
hit n. sükse
hit n. başarı
hit n. yerinde söz
hit n. şans
hit n. taş
hit n. vurgun
hit n. yakalama
hit n. hedefe ulaşma
hit n. darbe
hit n. isabet
hit n. vurma
hit n. çok sevilen
hit n. vuruş
hit n. muvaffakiyet
Slang
hit suikast
hit voli
hit fırt
Technical
hit kaydı bulma
hit vurmak
hit çarpmak
hit vurma
hit darbe
hit düğmeye basmak
hit vuruş
Computer
hit yakalama
hit vurgun
hit isabet
hit kaydı bulma
Volleyball
hit smaç

Meanings of "hit" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
General
(prices) hit the ceiling v. tavana vurmak (fiyatlar)
hit back v. misilleme yapmak
hit somebody for six v. darbe vurmak
hit on a good idea v. aklına parlak bir fikir gelmek
cause to hit the mark v. rast getirmek
be hit for six v. darbe yemek
hit it off v. iyi geçinmek
hit off v. kısaca anlatmak
hit it off v. anlaşmak
hit home v. can evinden vurmak
make a hit v. olumlu bir izlenim bırakmak
hit the mark v. rast gelmek
hit the spot v. canına değmek
hit off v. taklit etmek
hit a target v. denk getirmek
hit at v. sataşmak
hit at v. saldırmak
hit it off v. arası iyi olmak
hit the jackpot v. umulmadık bir anda başarı kazanmak
hit the top v. bir numara olmak (müzik listelerinde)
hit the ground v. yere çarpmak
hit off v. keşfetmek
hit the glasses v. kadeh tokuşturmak
hit the bottle v. kendini alkole vermek
hit it off v. gül gibi geçinmek
hit upon v. rastgele bulmak
make a hit v. üstün başarı sağlamak
hit out v. yumruklamak
hit on the right answer quickly v. cevabı yapıştırmak
hit below the belt v. kahpelik etmek
hit back v. karşılık vermek
hit the mark v. hedefi vurmak
hit the booze v. alem yapmak
hit the top v. zirve yapmak
make a hit with somebody v. olumlu bir izlenim bırakmak
hit it off with v. gül gibi geçinmek
hit out v. yumruk atmak
hit the mark v. isabet etmek
hit hard v. sertçe vurmak
hit the jackpot v. turnayı gözünden vurmak
hit it off with v. iyi geçinmek
hit below the belt v. haksızlık etmek
hit off v. ortaya çıkarmak
hit the target v. rast gelmek
make a hit v. çok beğenilmek
hit the top v. zirveye çıkmak
hit the hay v. yatmak
hit the mark v. tahmini doğru olmak
hit it off with v. arası iyi olmak
hit the mark v. başarmak
hit the mark v. isabet ettirmek
hit the roof v. barut kesilmek
hit it off v. uyuşmak
hit the booze v. içki içmek
be hit v. vurulmak
make a hit v. tutulmak
be hit v. isabet almak
hit bottom v. dibe vurmak
hit the bottle v. kendini içkiye vermek
hit below the belt v. kalleşlik etmek
hit with the shoulder v. omuzlamak
hit rock bottom v. çok moralsiz hissetmek
hit rock bottom v. en alt seviyeye düşmek
hit rock bottom v. kendini çok şanssız hissetmek
hit a raw nerve v. bamteline basmak
be hard hit by v. bir şeyin çok zararını görmek
hit it off with somebody v. ısınmak
hit it off with somebody v. kanı kaynamak
hit it off with somebody v. anlaşmak
hit the jackpot v. başarmak
hit pay dirt v. başarı göstermek
hit pay dirt v. başarmak
hit pay dirt v. turnayı gözünden vurmak
hit the jackpot v. büyük ikramiyeyi yakalamak
hit the jackpot v. başarı göstermek
hit the bullseye v. büyük ikramiye kazanmak
hit the bullseye v. aşığı cuk oturmak
hit the bullseye v. umulmadık bir anda başarı kazanmak
hit the jackpot hit the mark v. vurgun vurmak
hit the bullseye v. turnayı gözünden vurmak
hit the bullseye v. vurgun vurmak
hit the bullseye v. büyük bir başarı kazanmak
hit the bullseye v. köşe olmak
hit the shelves v. raflardaki yerini almak (kitap/kaset)
(a car) to hit v. araba çarpmak
hit on v. kazara bulmak
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
hit a vehicle coming in the opposite direction v. karşı yönden gelen araca çarpmak
hit a car coming in the opposite direction v. karşı yönden gelen arabaya çarpmak
hit a vehicle coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden araca çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden kamyona çarpmak
hit a car coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden arabaya çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
hit the target v. hedefi tutturmak (kurşun vb)
hit with a stick v. sopayla vurmak
hit from behind v. arkadan çarpmak
hit the peak v. zirveye oturmak
(an idea) hit someone v. aklına bir fikir gelmek
(an idea) hit someone v. fikir gelmek
hit target v. hedefi vurmak
hit the button v. butona basmak
hit the button v. düğmeye basmak
hit the fan v. toplumsal bir sorun haline gelmek
hit the fan v. ayyuka çıkmak
hit the fan v. toplumsal bir sorun halini almak
hit one's stride v. en yüksek dereceyi elde etmek
hit one's stride v. en yüksek hıza ulaşmak
hit the sack v. yatmak
hit the sack v. kafayı vurup yatmak
make a hit with someone v. birinin gönlünü hoş etmek
hit on v. tesadüfen bulmak
hit out v. şiddetle eleştirmek
hit out v. saldırmak
hit it off v. kanı kaynamak
hit the ceiling v. çılgına dönmek
hit the roof v. çılgına dönmek
career off the road and hit a tree v. yoldan çıkıp ağaca çarpmak
get hit by a falling-bullet from a celebratory gun fire v. maganda kurşununa kurban gitmek
(car) hit the pole v. (araba) direğe çarpmak
hit a kid crossing the street v. karşıdan karşıya geçen çocuğa çarpmak
hit the headlines v. manşetlerden düşmemek
hit the headlines v. manşetlerden inmemek
hit the nail on the head v. kafasına çivi çakmak
hit the nail right on the head v. kafasına çivi çakmak
hit the wall v. duvara çarpmak
hit the ditch v. çukura girmek (araba ile)
hit at the wall v. duvara çarpmak/vurmak
hit back at someone v. birine vurarak karşılık vermek
take a hit v. burnundan solumak
hit record high v. tavan yapmak
hit record high v. (fiyat vb.) rekor seviyeye çıkmak/ulaşmak
hit record high v. rekor/en yüksek seviyede olmak
hit adolescence v. ergenliğe girmek
hit a checker v. (tavlada) pul kırmak
hit the marketplace v. piyasaya çıkmak
hit the marketplace v. piyasa sürülmek
hit a problem v. bir sorun ile karşılaşmak
hit a policeman v. polis memuruna vurmak
hit the heels of your heels together v. topuklarını birbirine vurmak
hit man n. kiralık katil
three base hit n. üç adım vuruşu
meteor hit n. meteor çarpması
meteor hit n. göktaşı çarpması
hit list n. kara liste
hit list n. ölüm listesi
hard-hit n. ağır hasar görmüş
hit-off n. taklit
hit ratio n. yakalama oranı
box-office hit n. kapalı gişe oynayan film/oyun
hit single of the album n. albümün çıkış parçası
smash hit n. ses getiren liste başı şarkı/parça
hit-and-run accident n. arabayla çarpıp kaçma
hit song n. hit şarkı
car hit n. araba çarpması
hit squad n. suikast timi
hit squad n. zor bir görevi yerine getirmek için kurulmuş ekip
hit or miss adj. gelişigüzel
hit or miss adj. rasgele
hit and run adj. çarpıp kaçan
hit-and-run adj. çarpıp kaçan (şoför)
hit-and-miss adj. gelişigüzel
hit-or-miss adj. tesadüfi
hit-or-miss adj. gelişigüzel
worst-hit adj. (bir doğal afette) en çok zarar gören
hunger-hit adj. açlığın etkilediği
hunger-hit adj. açılığın vurduğu
hit-and-miss adv. rastgele
hit-or-miss adv. dikkatsizce
hit-or-miss adv. rastgele
hit-or-miss adv. neticesini düşünmeden
hit a man when he's down! interj. vur abalıya!
a huge hit çok popüler
Phrasals
hit on birisine asılmak
hit against (kapı vb) birine çarpmak
hit upon something bir şey bulmak/keşfetmek
hit on someone birine asılmak
hit on someone birine yazmak
hit something off bir şeye başlamak
hit on something bir şey bulmak/keşfetmek
hit on somebody birine yazmak
hit something off bir şeyi başlatmak
hit out for something bir şey için yola çıkmak
hit someone with something birine büyük bir ceza kesmek
hit someone with something birini bir haberle şaşırtmak
hit someone with something birine bir haberi patlatmak
hit someone birine vurmak
hit someone with something birine bir şey ile vurmak
hit on someone birine askıntı olmak
hit out for something şiddetle saldırmak
Colloquial
hit the hay devrilmek
hit the hay uyumak
hit the sack yatmak
hit the sack uyumak
hit the hay yatmak
hit the sack devrilmek
hit it off iyi geçinmek
hit it off samimi
hit-or-miss şansa bağlı durum
hit off kopya etmek
hit off taklit etmek
hit off aynısını yapmak
hit the streets sokaklara dökülmek
hit the streets sokağa dökülmek
hit the big time çok başarılı olmak
hit the big time çok parası olmak/para kazanmak
hit the gas bas gaza
panic hit me bir anda panikledim
hit it gazla
hit it bas gaza
hit one’s head on the sink başını küvete/lavaboya çarpmak
hit it with something hard sert bir şeyle vurmak
suddenly fat hit the fire işler aniden sarpa sardı
hit the gas! gazla!
hit the gas! gaza bas!
hit the gas! bas gaza!
hit the gas! gazı kökle!
a hit maker hit şarkı yapan/hazırlayan/besteleyen kimse
hit a traffic jam trafiğe takılmak
don’t let the door hit you on the way out hiç durma! ne bekliyorsun?
hit up the clubs gece kulübüne gitmek
hit up the clubs gece kulübünde takılmak
hit the gym vücut çalışmak için spor salonuna gitmek
hit me up bana haber ver
hit the headlines manşetlere yerleşmek
hit the news manşetlere yerleşmek
hit the table masaya vurmak
Idioms
hit the nail on the head üstüne basmak
hit the nail on the head tam bilmek
hit the nail on the head tam isabet kaydetmek
hit the jackpot başına devlet kuşu konmak
hit the nail on the head taşı gediğine koymak
hit rock bottom dibe vurmak
hit the bottle kafayı çekmek
hit the spot ilaç gibi gelmek
hit it off kanı kaynamak
hit the jackpot turnayı gözünden vurmak
hit home can evinden vurmak
hit a snag çıkmaza girmek
hit the ceiling tepesi atmak
hit the nail on the head tam üstüne basmak
hit bottom dibe vurmak
hit and miss gelişigüzel
hit someone below the belt birini arkadan vurmak
hit or miss gelişigüzel
hit someone below the belt birini sırtından vurmak
hit the jackpot köşeyi dönmek
hit the goldmine köşeyi dönmek
hit a sour note tadını kaçırmak
hit a sour note içine etmek
hit the bull's-eye on ikiden vurmak
hit the bottle kendini içkiye vurmak
hit the mark turnayı gözünden vurmak
make a hit with (birinin) gözüne girmek
make a hit with gönlünü kazanmak
make a hit with gönlünü fethetmek
hit the right notes doğru noktaya değinmek
hit the right notes doğru noktaya temas etmek
hit the headlines adını duyurmak
hit the hay yatağa girmek
hit the headlines birdenbire manşet olmak
hit the sack yatağa girmek
hit the headlines damgasını vurmak
hit the headlines flaş olmak
hit the headlines birdenbire toplumun dikkatini çekmek
hit below the belt kalleşlik etmek
hit below the belt belden aşağı vurmak
hit below the belt aniden saldırmak
hit one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
hit the bull's eye tam isabet vurmak
hit one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
hit the bull's eye hassas noktadan vurmak
hit one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
hit the bull's eye can evinden vurmak
hit the bull's eye tam anlamıyla başarılı olmak
hit the bull's eye hedefin kalbinden vurmak
hit a raw nerve canını sıkmak
hit a nerve canını sıkmak
hit a raw nerve gına getirmek
hit a raw nerve moralini bozmak
hit a nerve moralini bozmak
hit a nerve gına getirmek
hit the jackpot şansı açılmak
hit the jackpot şanslı olmak
hit the jackpot talih kuşu başına konmak
hit a man when he's down düşene tekme atmak
hit the jackpot büyük şansı olmak
hit the jackpot büyük ikramiye kazanmak
hit the jackpot büyük başarı sağlamak
hit the books kitap okuyarak öğrenmek
hit the nail on the head hedefi on ikiden vurmak
hit below the belt bel altı vurmak
hit below the belt yumuşak karnına vurmak
hit the mark büyük ikramiye kazanmak
hit the jackpot büyük bir başarı kazanmak
hit the jackpot köşe olmak
hit the jackpot umulmadık bir anda başarı kazanmak
hit the high spots en önemli noktalara değinmek
hit the high spots en önemli şeylere odaklanmak
hit the ground running güne dinç başlamak
hit the bricks yollara düşmek
hit the bricks yola koyulmak
hit the bricks grev yapmak
hit the pavement grev yapmak
hit the pavement yola koyulmak
hit the pavement yollara düşmek
hit the bull's-eye hedefi tam on ikiden vurmak
hit the hay uyumaya gitmek
hit the hay uyumak
hit the sack uyumaya gitmek
hit the sack uyumak
(hit you) like a ton of bricks balyoz gibi inmek
(hit you) like a ton of bricks tokat gibi inmek
hit the wall başarısız olmak
hit the bottle sarhoş olmak
hit the booze içki içmek
hit the booze sarhoş olmak
hit the bottle içki içmek
couldn't hit a bull in the ass with a bass fiddle beceriksiz
couldn't hit a bull in the ass with a bass fiddle sakar
a one-hit wonder sadece tek bir şarkı ile ünlü olmuş sonradan unutulmuş kimse
hit somebody like a ton of bricks feleği şaşmak
hit somebody like a ton of bricks eşekten düşmüşe dönmek
hit somebody like a ton of bricks tokat gibi çarpmak
hit somebody like a ton of bricks neye uğradığını şaşırtmak
hit the broad side of a barn kolay görünen işi yapamamak
hit the side of a barn kolay görünen işi yapamamak
hit the bull's-eye hedefe isabet ettirmek
hit someone below the belt bel altına vurmak
hit a bad patch çıkmaza girmek
hit the spot turnayı gözünden vurmak
hit the roof çok sinirlenmek
hit the ceiling çok sinirlenmek
hit the ceiling tepesinin tası atmak
hit the roof tepesinin tası atmak
hit the headlines manşetlere çıkmak
hit the headlines manşetlerde birinci sırada yer almak
hit the headlines manşet olmak
hit one's head against a brick wall havanda su dövmek
hit one's head against a brick wall boşa kürek sallamak
fat hit the fire işlerin aniden sarpa sarması
hit the books ineklemek
hit the books (sınava) çok çalışmak
hit the brakes bir şeyi durdurmak
hit the brakes bir şeye son vermek
hit the brakes frene asılmak
hit the bricks yollara dökülmek
hit the pavement yollara dökülmek
hit the buffers hüsrana uğramak
hit the buffers toslamak
hit the buffers başarısızlığa uğramak
hit the buffers gümlemek
hit the buffers çuvallamak
hit the panic button paniğe kapılmak
hit the panic button paçası tutuşmak
hit someone right between the eyes iki gözünün ortasına vurmak
hit someone between the eyes birini şaşırtmak
hit someone between the eyes iki gözünün ortasına vurmak
hit someone right between the eyes birini şaşırtmak
hit the deck (us) düşmek
hit the deck (us) (kurşundan vb korunmak için) yere yatmak
hit the deck (us) yere çakılmak
hit the nail right on the head tam isabet etmek
hit the dirt (us) yere çakılmak
hit the dirt (us) düşmek
hit the dirt (us) (kurşundan vb korunmak için) yere yatmak
hit the nail right on the head tam üstüne basmak
hit the deck (us) yataktan kalkmak
hit the nail right on the head taşı gediğine koymak
wouldn't know something if it hit you in the face yüzüne çarpsa tanımazsın/farkına varmazsın
hit a wall duvara toslamak
hit a brick wall duvara toslamak
hit the wall duvara toslamak
hit the brick wall duvara toslamak
hit a happy medium ortasını bulmak
hit the pavement yola çıkmak
hit the skids kötüye gitmek
hit the skids düşüşe geçmek
hit a happy medium bir orta yol bulmak
hit the ground running büyük bir şevkle/hemen kolları sıvamak
hit someone hard birini derinden etkilemek
hit someone hard birini derinden yaralamak
hit the high spots can alıcı noktalara değinmek
hit someone kafasına dank etmek
a hit list kara liste
a hit list ölüm listesi
a hit man kiralık katil
a hit man tetikçi
hit and miss rasgele
hit or miss kesin olmayan
hit and miss kesin olmayan
hit home can alıcı noktaya temas etmek
hit someone in the face by accident kazara yüzüne vurmak
hit it off with somebody birine kanı ısınmak
hit pay dirt köşeyi dönmek
hit upon something (bir şeye) kısaca değinmek
hit it off with someone birine kanı ısınmak
hit on something (bir şeye) kısaca değinmek
hit the fan bir skandala dönüşmek
hit the right note can evinden vurmak
hit the something mark -e seviyesine gelmek/yükselmek
hit the right note bam teline basmak
hit the right note taşı gediğine koymak
hit the right note lafı gediğine oturtmak
hit the right note yerinde söz söylemek
hit the skids (au) frene basmak
hit the skids (au) tabanları yağlamak
hit the skids (au) dibe vurmak
hit somebody where it hurts most birini en hassas olduğu noktadan vurmak
pinch-hit for someone birinin yedeği olmak
hit someone up for money birinden borç para istemek
not know what hit someone kendisine neyin çarptığını bilmeden
hit somebody where it hurts most birini en hassas noktasından vurmak
hit somebody where it hurts most birini zaaf noktasından vurmak
hit town şehre gelmek/inmek
hit the trail gitmek/ayrılmak
hit somebody where it hurts most birini can evinden vurmak
not know what hit someone başına ne geldiğini bilmeden
pinch-hit for someone başkasının yerine atış yapmak
hit somebody where it hurts most birini en zayıf noktasından vurmak
hit someone up for money birinden para istemek
pinch-hit for someone birine yedek olmak
hit one's stride performansının/yeteneğinin doruğuna çıkmak
hit one's stride formunun/yeteneğinin zirvesinde olmak
hit one's stride (özellikle bir oyun/maç için) gününde olmak
can't hit the side of a barn koskoca bir hedefi bile vurmaktan aciz
can't hit the side of a barn koskoca hedefi bile vuramayan
hit a home run başarılı olmak
can't hit the broad side of a barn koskoca bir hedefi bile vurmaktan aciz
can't hit the broad side of a barn koskoca hedefi bile vuramayan
hit a home run başarmak
hit a plateau (büyüme/satışlarda artış vs sonrası) bir durgunluk dönemine girmek
smash hit hit parça/şarkı
hit one where one lives birini canevinden vurmak
hit one close to home birini canevinden vurmak
hit the panic button eteği tutuşmak
hit the panic button etekleri tutuşmak
have one's mouth hit the floor ağzı bir karış açık kalmak
have one's jaw hit the floor ağzı bir karış açık kalmak
have one's jaw hit the floor çok şaşırmak
have one's mouth hit the floor çok şaşırmak
hit the stores vitrinlerdeki yerini almak
hit the stores piyasaya sürülmek
hit the stores mağazalardaki yerini almak
hit it out of the park büyük bir başarı elde etmek
hit where it hurts can damarından vurmak
not know what hit you şokta ve kafası karışmış hissetmek
hit stores in raflardaki yerini almak
hit stores in yerini almak
hit a sour note gölge düşürmek
put a hit on someone birini öldürtmek için kiralık katil tutmak
hit a parking lot on duran trafiğe yakalanmak
hit a parking lot on (bir yolda) trafiğe çakılıp kalmak
hit the ceiling/roof nevri dönmek
hit up someone for money birinden para dilenmek
hit the big time büyük/hızlı çıkış yapmak
hit the hardest kötü etkiledi/çok derinden etkiledi
hit the sack vurup kafayı yatmak
a one-hit wonder tek atımlık barut
hit rough weather sorunla karşılaşmak
hit rough weather sert kayaya çarpmak
take the hit sorumluluk almak
take the hit göğüs germek
take the hit elini taşın altına koymak
hit a nerve yarasına tuz basmak
hit a nerve damarına basmak
hit the ceiling dinden imandan çıkmak
hit the slopes kayak yapmaya gitmek
hit the showrooms (araba) piyasaya çıkmak
hit home (mesaj/tavsiye) yerine ulaşmak
not know what hit someone neye uğradığını şaşırmak
hit the bull's eye tam on ikiden vurmak
Speaking
it's hit or miss ne olursa olsun diye
my jaw hit the floor şaşkınlıktan ağzım bir karış açık kaldı
it is time to hit the road yola koyulma zamanı geldi
I've got to hit the road gitme zamanım geldi
I'd better hit the road yola koyulma zamanım geldi
got to hit the road ayrılma zamanım geldi
I'd better hit the road ayrılma zamanım geldi
better hit the road yola koyulma zamanım geldi
I'd better hit the road gitme zamanım geldi
time to hit the road gitme zamanım geldi
better hit the road gitme zamanım geldi
It's time to hit the road gitme zamanım geldi
time to hit the road yola koyulma zamanım geldi
better hit the road ayrılma zamanım geldi
got to hit the road gitme zamanım geldi
I've got to hit the road ayrılma zamanım geldi
It's time to hit the road yola koyulma zamanım geldi
got to hit the road yola koyulma zamanım geldi
I've got to hit the road yola koyulma zamanım geldi
time to hit the road ayrılma zamanım geldi
It's time to hit the road ayrılma zamanım geldi
it hit me (bir anda) kafama dank etti
come by tomorrow before you hit the pavement yarın yola çıkmadan önce bana uğra
did you hit something? bir şeye mi çarptın?
you never really hit it off onunla bir türlü geçinemezsin
why don't you take a hit? neden bir fırt almıyorsun?
why don't you take a hit? neden bir fırt çekmiyorsun?
why don't you take a hit? neden bir nefes çekmiyorsun?
hit the lights ışıkları aç