el koymak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

el koymak



"el koymak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
el koymak appropriate f.
el koymak seize f.
el koymak seise f.
General
el koymak distrain on f.
el koymak hold f.
el koymak vest f.
el koymak arrest f.
el koymak attach f.
el koymak confiscate f.
el koymak distrain f.
el koymak impound f.
el koymak emprise f.
el koymak embargo f.
el koymak condemn f.
el koymak seise f.
el koymak capture f.
el koymak sequestrate f.
el koymak commandeer f.
el koymak distress f.
el koymak sequester f.
el koymak levy f.
el koymak impress f.
el koymak take action f.
el koymak distrain up f.
el koymak usurp f.
el koymak glom f.
el koymak co-opt f.
el koymak seize f.
el koymak captivate [obsolete] f.
Idioms
el koymak have in hand
Trade/Economic
el koymak arrest
el koymak attach
el koymak sequestrate
el koymak distrain
el koymak levy
Law
el koymak sequestrate
el koymak sequester
el koymak confiscate
el koymak retain
Politics
el koymak expropriate
Military
el koymak commandeer

"el koymak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
General
el koymak (mala) confiscate f.
mal ve mülküne el koymak dispossess f.
malına el koymak expropriate f.
malına el koymak disseise f.
askeri hizmette kullanmak üzere el koymak commandeer f.
malına el koymak dispossess f.
kanunen el koymak impound f.
kanunen el koymak confiscate f.
malına el koymak disseize f.
geçici olarak el koymak impound f.
pasaportuna el koymak seize someone's pasaport f.
pasaportuna el koymak confiscate someone's pasaport f.
işe el koymak set in f.
-e el koymak take possession of f.
ehliyete el koymak seize the driver's license f.
duruma el koymak take something in hand f.
rehine el koymak foreclose a mortgage f.
ehliyete el koymak suspend driver's licence f.
tekrar el koymak reappropriate f.
(devlet) el koymak expropriate f.
almak ya da el koymak (özellikle sormadan) annex f.
Idioms
işe el koymak clamp down on
Trade/Economic
yasal olamayan yoldan bir başkasının malına el koymak disseize
mahkeme kararıyla el koymak impound
mal ve mülküne el koymak disseise
mal ve mülküne el koymak disseize
yasal olamayan yoldan bir başkasının malına el koymak disseise
rehnedilene el koymak to foreclose
Law
yeniden malına el koymak redisseize f.
ikinci kez malına el koymak redisseize f.
yeniden malına el koymak redisseise f.
ikinci kez malına el koymak redisseise f.
el koymak (maaşa vb) garnishee
borçlunun maaşına el koymak garnishee the debtor's wage
adli işlemle el koymak seizure under legal process
kişisel bir şeye el koymak commandeer
askeri nedenlerle el koymak commandeer
bir başkasının arazisine el koymak deforce
servetine el koymak confiscate/seize someone's assets
Politics
mal varlığına el koymak confiscate the property
yönetime el koymak seize control of
yönetime el koymak seize power