independent - Türkçe İngilizce Sözlük

independent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

independent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bağımsız
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌɪndɪˈpɛndənt/ – BrE /ˌɪndɪˈpɛndənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Kararlarını dış etkiden bağımsız alabilen kişi veya yapıları niteleyen sıfattır. Independence ile bağlantılıdır; modern kullanımda özgürlük ve özerklik vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
autonomous, self-reliant, free
Zıt Anlamlılar:
dependent, subordinate, reliant

"independent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
independent s. bağımsız
Port State Control cannot operate unless it is independent and impartial.
Liman Devleti Kontrolü bağımsız ve tarafsız olmadığı sürece faaliyet gösteremez.

More Sentences
independent s. hür
Genel
independent s. ayrı
Intelligence and knowledge are two independent things.
Zeka ve bilgi iki ayrı şeydir.

More Sentences
independent s. bağımsız (ekonomik açıdan)
The country became independent in 1964.
Ülke 1964 yılında bağımsızlığını kazanmıştır.

More Sentences
independent s. özgür
I want to be more independent.
Ben daha özgür olmak istiyorum.

More Sentences
independent s. serbest
There was an independent legal adviser present.
Serbest bir hukuk danışmanı da hazır bulunmuştur.

More Sentences
Siyasal
independent i. bağımsız üye
The Cabinet contained two Social Democrats, five independents and three members of smaller parties.
Kabinede iki Sosyal Demokrat, beş bağımsız üye ve daha küçük partilerden üç üye yer aldı.

More Sentences
Genel
independent i. bağımsızlık hareketi savunucusu
independent i. bağımsız kimse
independent i. küçük özel işletme
independent i. tarafsız kimse
independent i. herhangi bir bağlılığı olmayan kimse
independent s. müstakil
independent s. kendi geçimini sağlayan
independent s. başına buyruk
independent s. kendi geliri ile geçinebilen
independent s. bağımsız kilise doktrinlerine ait veya ilgili
independent s. bağımsız kilise doktrinlerine sahip
independent s. bileşik cümlede yüklemi belirten
independent s. (ses değişikliği) ayrışık
independent s. başka bir ifadeden türetilemeyen ve başka bir ifadeyle bağdaşmayan
independent s. lineer bağımsızlığa sahip
independent s. ortak olasılığın veya ortak olasılık yoğunluk fonksiyonunun ayrı durum olasılıklarına ya da olasılık yoğunluk fonksiyonlarına eşit olma özelliği taşıyan
independent s. çalışmadan kazanılmış gelirle geçinen
independent s. rahat yaşam sunan
independent s. dış
independent s. harici
independent s. kendi hesabına çalışan
independent s. serbest meslek sahibi
Siyasal
independent i. siyasi partilerle bağlantısı olmayan kimse
independent i. 17. yüzyılda ingiltere'de kiliselerin bağımsızlığını savunan harekete mensup kimse
independent s. herhangi bir siyasi parti veya örgütle bağlantısı olmayan
independent s. 17. yüzyıl ingiliz bağımsız kilise savunucularına ait veya ilgili
Mantık
independent s. (önerme) birbirinden türetilemeyen
independent s. (önerme) mantıksal olarak bağlantılı olmayan
İstatistik
independent s. bağımsız (değişken)
independent s. olasılıksal açıdan bağımsız
independent s. birinin gerçekleşme olasılığı diğerininkini etkilemeyen

"independent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
independent person i. özgür insan
independent research and development i. bağımsız araştırma geliştirme
independent person i. hür insan
independent audit i. bağımsız denetim
independent will i. hür irade
independent autonomous authorities i. bağımsız idari otoriteler
independent roles i. bağımsız roller
independent study i. bağımsız çalışma
independent deputy i. bağımsız milletvekili
independent marks i. bağımsız imler
independent section i. bağımsız bölüm
independent distribution i. bağımsız dağılım
independent decision i. bağımsız karar
independent contractor i. bağımsız yüklenici
independent contractor i. bağımsız müteahhit
density-independent factor i. yoğunluğa bağlı olmayan etken
independent schedule i. bağımsız plan
physically independent neural network i. fiziksel bağımsız sinirsel ağ
independent thinking i. bağımsız düşünce
independent thought i. bağımsız düşünce
independent software vendor i. bağımsız yazılım satıcısı
independent justice i. bağımsız adalet
independent signals i. bağımsız sinyaller
independent city i. (özellikle abd'nin virginia eyaletinde) ilçe tarafından yönetilmeyen ve devletin birincil düzeyini oluşturan bir şehir
independent seconds watch i. saniye ibreli bir tür kronometre
be independent f. bağımsız olmak
become independent f. bağımsızlaşmak
become independent f. bağımsız olmak
be independent f. özgür olmak
become independent f. özgür olmak
make something independent f. bağımsız kılmak
become financially independent f. ekonomik özgürlüğünü kazanmak
run as an independent f. bağımsız aday olmak
become more independent f. daha bağımsız olmak
become more independent f. daha bağımsız hale gelmek
make independent f. bağımsızlaştırmak
independent of s. -den bağımsız
linearly independent s. doğrusal bağımsız
semi independent s. yarı bağımsız
fully independent s. tam bağımsız
time independent s. zamandan bağımsız
entirely independent s. büsbütün bağımsız
entirely independent s. tamamen bağımsız
independent from s. -den bağımsız
independent of each other s. birbirinden bağımsız
coordinate-independent s. koordinattan bağımsız
price-independent s. fiyat bağımsız
price-independent s. fiyata bağlı olmayan
price-independent s. fiyattan bağımsız
semi-independent s. yarı otonom
semi-independent s. yarı bağımsız
semi-independent s. yarı özerk
ioof (independent order of odd fellows) kısalt. 1819 yılında abd'de kurulmuş, siyasi olmayan bir kardeşlik örgütü
pim (protocol independent multicast) kısalt. protokolden bağımsız çoklu gönderim
Deyim
be financially independent f. kendi hayatını kazanmak
independent as a hog on ice s. kontrolden çıkmış
independent as a hog on ice s. kontrol edilemez
Konuşma
judiciary is not independent expr. yargı bağımsız değil
Ticaret/Ekonomi
independent accountant i. mali müşavir
independent legal counsel i. bağımsız hukuk müşavirleri
independent external auditing i. bağımsız dış denetim
independent retailer i. bağımsız pazarlamacı
independent store i. bir mağazalar zincirine bağlı olmayıp bireysel mülkiyet kapsamında faaliyet gösteren mağaza
independent accountant i. serbest muhasebeci
independent audit i. bağımsız muhasebe denetimi
independent external auditing i. bağımsız denetim
independent business i. serbest meslek
independent auditor i. bağımsız denetçi
independent goods i. bağımsız mallar
independent individual pension intermediary i. bağımsız bireysel emeklilik aracısı
independent audit committee i. bağımsız denetim komitesi
independent union i. bağımsız işçi sendikası
independent store i. bağımsız mağaza
path independent options i. bağımsız opsiyonlar
independent accounting unit i. bağımsız muhasebe birimi
independent bodies i. bağımsız kuruluşlar
independent accountant i. bağımsız muhasebeci
independent union i. bağımsız sendika
independent banking system i. bağımsız bankacılık sistemi
independent accountant i. serbest muhasip
independent audit report i. bağımsız denetim raporu
independent financial adviser i. serbest mali müşavir
independent contractor i. bağımsız yüklenici
independent auditing firm i. bağımsız denetim şirketi
independent auditing firm i. bağımsız denetim kuruluşu
independent audit company i. bağımsız gözetim şirketi
platform-independent work i. platformdan bağımsız çalışma
independent firm i. bağımsız firma
independent company i. bağımsız şirket
independent audit i. bağımsız denetim
independent store i. münferit perakende satış mağazası
independent consultant i. bağımsız danışman
independent accounting i. bağımsız muhasebe
independent auditor i. bağımsız denetleyici
independent assessor i. bağımsız değerlendirici
asset-independent approach i. aktiflerden-bağımsız yaklaşım
independent vendor i. serbest satıcı
independent claim i. bağımsız istem
independent monitoring board i. bağımsız izleme kurulu
independent member of the board of directors i. bağımsız yönetim kurulu üyesi
independent board members i. bağımsız yönetim kurulu üyeleri
independent entrepreneur i. bağımsız girişimci
independent budgeted s. müstakil bütçeli
path-independent s. bağımsız
Hukuk
independent guarantees i. bağımsız garantiler
independent and permanent right in immovable i. gayrimenkul üzerinde müesses müstakil ve daimi hak
independent expert i. bağımsız uzman
independent expert i. bağımsız bilirkişi
independent and impartial court/tribunal i. bağımsız ve tarafsız mahkeme
Siyasal
independent producer i. bağımsız yapımcı
newly independent states i. yeni bağımsız devletler
commonwealth of independent states i. birleşik devletler topluluğu
new independent states i. yeni bağımsız devletler
commonwealth of independent states i. eski sovyetler birliği ülkeleri
establishment of their own independent state i. kendi bağımsız devletini kurma
independent agency i. bağımsız ajans
independent regulatory commission i. bağımsız düzenleme komisyonu
independent regulatory commission i. bağımsız kural koyucu komisyon
independent judiciary i. bağımsız yargı
independent state i. bağımsız devlet
independent deputy i. bağımsız milletvekili
independent candidate i. bağımsız milletvekili adayı
independent candidate i. bağımsız aday
independent european program group i. bağımsız avrupa program grubu
independent european programme group i. bağımsız avrupa program grubu
commonwealth of independent states i. bağımsız devletler topluluğu
commonwealth of independent states i. bağımsız devletler federasyonu
independent politician i. bağımsız siyasetçi
independent turkish state i. bağımsız türk devleti
independent state of samoa i. samoa bağımsız devleti
independent state of papua new guinea i. papua yeni gine bağımsız devleti
independent evaluation office (ieo) i. bağımsız değerlendirme ofisi
international association for the promotion of co-operation with scientists from the new independent states i. yeni bağımsızlığına kavuşan ülkelerdeki biliminsanları ile işbirliğini uluslararası birliği
international association for the promotion of cooperation with scientists from the new independent states i. yeni bağımsızlığına kavuşan ülkelerdeki biliminsanları ile işbirliğini özendirme uluslararası birliği
cis (commonwealth of independent states) i. bdt (bağımsız devletler topluluğu)
commonwealth of independent states i. bağımsız devletler topluluğu
independent standard setting process i. bağımsız standart belirleme süreci
independent [uk] i. cemaatleri bağımsız sayan kilise savunucusu
independent-expenditure-only committee i. süper politik eylem komitesi
run as an independent candidate f. bağımsız aday olmak
energy independent s. enerji bağımsız
cis (commonwealth of independent states) kısalt. bağımsız devletler topluluğu
Kurum/Kuruluş
commonwealth of independent states i. bağımsız devletler topluluğu
independent european program group i. bağımsız avrupa program grubu
technical assistance to the commonwealth of independent states and georgia i. bağımsız devletler topluluğu ve gürcistan’a teknik yardım programı
european organisation for an audiovisual independent market i. bağımsız görsel-işitsel piyasa için avrupa örgütü
independent industrialists and businessmen's association i. müstakil sanayici ve işadamları derneği (müsiad)
Sigortacılık
income that is independent on social security contributions i. sigorta primine esas olmayan kazançlar
independent individual pension intermediary i. bağımsız bireysel emeklilik aracısı
independent liability method i. bireysel sorumluluk metodu