önlemek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

önlemek



"önlemek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
önlemek avoid f.
önlemek prevent f.
önlemek prohibit f.
General
önlemek intercept f.
önlemek jugulate f.
önlemek keep back f.
önlemek head off f.
önlemek prohibit f.
önlemek repress f.
önlemek bar f.
önlemek preclude f.
önlemek arrest f.
önlemek face up to f.
önlemek get under control f.
önlemek foreclose f.
önlemek bank f.
önlemek counter to f.
önlemek stay f.
önlemek counterwork f.
önlemek thwart f.
önlemek obviate f.
önlemek ward off f.
önlemek occlude f.
önlemek circumvent f.
önlemek forestall f.
önlemek baffle f.
önlemek avert f.
önlemek stem f.
önlemek estop f.
önlemek prevent from f.
önlemek foil f.
önlemek frustrate f.
önlemek prevent f.
önlemek inhibit f.
önlemek exclude f.
önlemek stop f.
önlemek tackle f.
önlemek rebuke [obsolete] f.
önlemek check f.
Phrasals
önlemek design out
Idioms
önlemek put off
Trade/Economic
önlemek forestall
Law
önlemek prevent
önlemek foreclose
Technical
önlemek prevent
önlemek suppress
önlemek counteract
Medical
önlemek inhibit

"önlemek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 108 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir şeyi önlemek için tedbir almak take steps f.
büyümesini önlemek stunt f.
erken davranıp önlemek forestall f.
akmasını önlemek stem f.
birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek localize f.
büyümesini önlemek dwarf f.
gelişmesini önlemek stunt f.
olası yanlış anlaşılmaları önlemek için açıklama yapmak set the record straight f.
birini korkutarak yaklaşıp zarar vermesini önlemek keep someone at bay f.
düşmesini önlemek uphold f.
olmasını önlemek avert f.
bir tarafına destek koymak (bir şeyin çökmesini önlemek için) shore up f.
birini korkutarak yaklaşıp zarar vermesini önlemek hold someone at bay f.
savaşı önlemek prevent the war f.
enfeksiyonu önlemek prevent the infection f.
hastalığı önlemek prevent the disease f.
önlemek için mücadele etmek fightback f.
konuşmasını önlemek gag f.
buzlanmayı önlemek de-ice f.
çoğalmasını önlemek keep down f.
israfı önlemek prevent wastage f.
olmasını önlemek prevent the occurrence of f.
deniz kirliliğini önlemek prevent marine pollution f.
savaşları önlemek prevent the wars f.
maliyeti önlemek prevent the cost f.
başkasına zarar vermesini önlemek stop someone from hurting anyone else f.
virüsün yayılmasını önlemek prevent the spread of virus f.
kalabalığın toplanmasını önlemek keep the crowd from gathering f.
kalabalığın toplanmasını önlemek keep the mob from gathering f.
kartelleşmeyi önlemek decartalize f.
kutuplaşmayı önlemek depolarise f.
olay/hadise/rezalet çıkmasını önlemek avoid a scene f.
kutuplaşmayı önlemek depolarize f.
birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek localise f.
virüsleri önlemek prevent viruses f.
karışıklığı önlemek avoid confusion f.
önünü almak/önlemek be suppressed (before the situation became graver) f.
yaralanmayı önlemek prevent injury f.
şişinmesini önlemek take the wind out of somebody's sails f.
askı (pantolonun düşmesini önlemek için) suspender i.
göz kamaşmasını önlemek için göz altına sürülen siyah boya eyeblack i.
denizden gelecek saldırıları önlemek için yapılan surlar sea wall i.
kumaşın sökülmesini önlemek için kenarına uygulanan dikiş serging i.
topların tozlanmasını ya da nemlenmesini önlemek için ağzına geçirilen örtü ya da tıpa tamkin i.
topların tozlanmasını ya da nemlenmesini önlemek için ağzına geçirilen örtü ya da tıpa tampeon i.
eyer halkasının ata sürtünmesini önlemek için takılan deri kaplama chafe i.
sigara tüketimini önlemek için to prevent cigarette consumption zf.
sigara tüketimini önlemek için to prevent tobacco consumption zf.
sigara tüketimini önlemek için to prevent tobacco use zf.
Idioms
köpeğin koku almasın önlemek put a dog off the scent
Speaking
hava kirliliğini önlemek için toplu taşıma kullanmalıyız we should use public transport in order to prevent air pollution
Slang
büyüsünü önlemek nip f.
Trade/Economic
sahteciliği önlemek için kâğıt paraya konan işaret thread mark i.
zarar ve cezayı önlemek amacı ile verilen ek süre days of grace
haksız kazanç ve zenginleşmeyi önlemek için yasalarca konulan sorumluluk quasi contract
fiyatları yükseltmek veya rekabeti önlemek üzere uygulamaları yasaklayan yasal düzenlemeler antitrust legislation
artan işsizlik karşısında aileye ekmek getirenler işlerini kaybettikçe ailenin gelirindeki düşmeyi önlemek üzere başka aile bireylerinin de emek piyasalarına girmeye başlamaları görüşü added worker hypothesis
rekabeti önlemek için fiyatları kontrol altında tutan tüccarlar birliği pool
Law
yürütmeyi önlemek prevent execution f.
yatırımcıların dürüst olmayan teşebbüslere para yatırmalarını önlemek için çıkarılmış kanunlar blue sky law
Kişisel yaralanma davalarında mağdurun yasal harç ve avukatlık masraflarından çekinerek dava açmaktan kaçınmasını önlemek üzere getirilmiş bir kural (bu kurala göre avukatlık firması tazminat davasını kazanamazsa avukatlık ücreti almaz) no win no fee
Politics
bir mahalle ya da toplumda suçu önlemek için birbirinin malına göz kulak olma şeklindeki sivil savunma programı neighbourhood watch i.
krizleri önlemek crisis prevention
Insurance
sigortacının sorumlu olabileceği bir zararı önlemek veya azaltmak için maruz kalinan masraflar substituted expenses
Technical
belirli bir derinlikten su örnekleri elde etmeye yarayan, korozyonu önlemek için plastikten yapılmış bir alet niskin bottle i.
saat maşasından kaynaklı hataları önlemek için kullanılan cihaz remontoir i.
saat maşasından kaynaklı hataları önlemek için kullanılan cihaz remontoire i.
aşırı ısınmalarını önlemek için kullanılan alçak basınçlı buhar ventilating steam
hava basıncının düşmesini önlemek için kullanılan borulu soğutucu aftercooler
kaza önlemek için kullanılan işareti levhası accident prevention tag
yakıt katkıları (aşınmayı önlemek için kullanılır) fuel additives
hareketini önlemek immobilize
kutupsallığını önlemek depolarize
hareketin meydana gelmesini önlemek restrain
hamurun makineye yapışmasını önlemek için hamuru un ile kaplayan makine flour duster
su taşkınlarını önlemek için yapılmış set/bariyer flood barrier
kutupsallığını önlemek depolarise
hareketini önlemek immobilise
Computer
yazılımın illegal kullanımını önlemek amacıyla bilgisayarın arkasına takılan fiş dongle
Mechanic
akışkanlara direnç sağlamak, sızıntıyı önlemek, sıvıları birbirinden ayırmak gibi amaçlara yarayan cihaz labyrinth i.
yanal hareketi önlemek ve parçaları bağlamak için kullanılan flanş collar
Textile
kabarmasını önlemek için kumaşa uygulanan işlem anti-pilling
Construction
taşkınları önlemek için genellikle akarsu kıyılarına çekilen uzun duvar dyke
Automotive
taşın çarpmasıyla oluşacak zararları önlemek için uygulanan bir koruma yöntemi stone chip protection
iki veya üç tekerlekli motorlu araçların yetkisiz kullanımını önlemek amacıyla tasarlanmış koruyucu tertibatlar protective devices intended to prevent the unauthorized use of two-or three-wheel motor vehicles
Aeronautic
uçuşu önlemek ground
Marine
demirlenmiş geminin halatının kirlenmesini önlemek tend f.
kanonun devrilmesini önlemek için yan tarafına yerleştirilen kütük outrigger
gürültüyü önlemek için set noise proof bank
Medical
servikal yetmezlikte düşük veya erken doğumu önlemek için rahim ağzına dikiş atılması cerclage i.
retina ayrılmasını önlemek için retinanın etrafına silikon bant geçirilmesi cerclage i.
hastalıkları önlemek için kimyasal ve ilaç kullanımı chemoprophylaxis i.
elektrik şokları kullanarak kalp kası hareketini önlemek defibrillate
cinsel birleşmeyi önlemek için klitoris dudaklarının birbirine dikilmesi infibulation
vücudun organ naklini reddetmesini önlemek için kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan bir ilaç tacrolimus
Pharmaceutics
doku veya organ reddini önlemek için kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaç rapamycin i.
doku veya organ reddini önlemek için kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaç sirolimus i.
eski dönemlerde yaranın üzerine serpmek, terlemeyi önlemek gibi amaçlarla kullanılan tıbbi toz karışım catapasm i.
ishali önlemek için hazırlanan kireçtaşı, tarçın, şeker ve arap zamklı su karışımı chalk mixture i.
Food Engineering
kullanıcıya olası bir zarar vermesini önlemek amacıyla zorunlu bir onarım için üretici tarafından ürünün geri istenmesi food recall
Physics
manyetizmayı önlemek demagnetise
manyetizmayı önlemek demagnetize
Fishery
geri tepmeyi önlemek için kasnağın hızını başparmakla geciktirmek thumb f.
Environment
çevre kirliliğini önlemek için havadaki karbondioksiti yakalama carbon capture i.
Sport
beysbolda vuruş alanı dışında olduğu düşünülen bir atışı önlemek için yapılan vuruş check swing i.
beysbolda vuruş alanı dışında olduğu düşünülen bir atışı önlemek için yapılan vuruş checked swing i.
kalecinin golü önlemek için topun üzerine yatması smother
Music
gitar gövdesinin pena ve tırnak vuruşlarından zarar görmesini önlemek amacıyla kullanılan ve bazı çalgılarda elektronik donanımı da taşıyan ince tabaka pickguard