| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | glaze i. | sır | ||
|
You can use this technique for ristretto, glaze and other types of coffee. Bu tekniği ristretto, sır ve diğer kahve türleri için kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | glaze i. | vernik | ||
|
The reason she utilized some glaze was to give it a more rigid surface. Vernik kullanmasının amacı sert bir yüzey oluşturmaktı. More Sentences |
||||
| Genel | glaze f. | donuklaşmak (bakış) | ||
|
Mrs. Hinds glazed her eyes and didn't appear to be focused on the dialog. Bayan Hinds'in gözleri donuklaşmıştı ve konuşmayı dinlemiyor gibiydi. More Sentences |
||||
| Genel | glaze f. | cilalamak | ||
|
She glazed the ceramic bowl with light purple. Seramik kaseyi açık mor renkle cilaladı. More Sentences |
||||
| Genel | glaze f. | perdahlamak | ||
|
The handyman glazed the window without removing it. Tamirci camı yerinden çıkarmadan perdahladı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | glaze f. | cilalamak | ||
|
She glazed the ceramic bowl with light purple. Seramik kaseyi açık mor renkle cilaladı. More Sentences |
||||
| Teknik | glaze f. | perdahlamak | ||
|
The handyman glazed the window without removing it. Tamirci camı yerinden çıkarmadan perdahladı. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | glaze f. | şeffaf bir tabakayla kaplamak | ||
|
The chicken was glazed with teriyaki sauce. Tavuk, şeffaf bir teriyaki sos tabakasıyla kaplanmıştı. More Sentences |
||||
| Resim | ||||
| Resim | glaze i. | renk tonları ile oynamak için tablo yüzeyine uygulanan yarı şeffaf tabaka | ||
|
The rich colors of the painting were the result of a thin layer of glaze. Tablonun zengin renkleri, üzerindeki yarı şeffaf tabakanın bir sonucuydu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | glaze i. | perdah | ||
| Genel | glaze i. | sır (seramikte) | ||
| Genel | glaze i. | şeffaf sır | ||
| Genel | glaze i. | cila | ||
| Genel | glaze i. | camsı tabaka | ||
| Genel | glaze i. | düz ve parlak yüzey | ||
| Genel | glaze i. | düz ve parlak kaplama | ||
| Genel | glaze i. | parlatmak (boya) | ||
| Genel | glaze i. | parlak sos | ||
| Genel | glaze i. | ayna sos | ||
| Genel | glaze f. | cam takmak (pencereye) | ||
| Genel | glaze f. | cam takmak | ||
| Genel | glaze f. | cam gibi olmak | ||
| Genel | glaze f. | camla kaplamak | ||
| Genel | glaze f. | sırlamak (seramik nesneleri) | ||
| Genel | glaze f. | sırlanmak | ||
| Genel | glaze f. | perdah yapmak | ||
| Genel | glaze f. | perdah vurmak | ||
| Genel | glaze f. | perdah etmek | ||
| Genel | glaze f. | sırlamak | ||
| Genel | glaze f. | (donmuş balık) depodayken ve nakliyat sırasında su kaybını önlemek için buz tabakası ile kaplamak | ||
| Genel | glaze f. | cam gibi parlatmak | ||
| Genel | glaze f. | yüzeyini pürüzsüz ve parlak hale getirmek | ||
| Genel | glaze f. | yaldızlamak | ||
| Genel | glaze f. | duvardaki çöküntüleri macunla doldurarak düzleştirmek | ||
| Genel | glaze f. | (zımpara taşının) aşındırıcı partiküllerini köreltmek | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | glaze i. | sırlama fırını | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | glaze i. | cam cila | ||
| Teknik | glaze i. | camlaşma | ||
| Teknik | glaze i. | mine | ||
| Teknik | glaze f. | sırlamak | ||
| Teknik | glaze f. | parlamak | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | glaze i. | kumaşta çeşitli kimyasalların kullanımı ile elde edilen pürüzsüz ve parlak doku | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | glaze i. | farklı renkte yüzeye uygulanan koyu renk | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | glaze i. | cila | ||
| Otomotiv | glaze i. | yüzey parlaklığı | ||
| Otomotiv | glaze s. | cam gibi | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | glaze s. | şeffaf | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | glaze i. | lezzetlendirmesi veya sertleştirmesi için et, balık, hamur gibi gıdaların üzerine fırça ile sürülen sıvı | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | glaze f. | sırlamak | ||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | glaze i. | şeffaf buz | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | glaze i. | şeffaf kanat buzu | ||
| Resim | ||||
| Resim | glaze f. | renk tonları ile oynamak için tablo yüzeyini yarı şeffaf bir tabaka ile kaplamak | ||
| Argo | ||||
| Argo | glaze f. | bir kişiye karşı aşırı derecede hayranlık besleyip her fırsatta onu övmek | ||
| Argo | glaze f. | yağcılık yapmak | ||
| Argo | glaze f. | yağ çekmek | ||