glaze - Türkisch Englisch Wörterbuch

glaze

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

glaze — Definition

Bedeutung:
sırlamak, sır
Aussprache (IPA):
(AmE /ɡleɪz/ – BrE /ɡleɪz/)
Wortart:
İsim: glaze (glazes); Fiil: glaze (glazes – glazed – glazing)
Synonyme:
coat
Antonyme:
strip

Bedeutungen von dem Begriff "glaze" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
glaze n. sır
You can use this technique for ristretto, glaze and other types of coffee.
Bu tekniği ristretto, sır ve diğer kahve türleri için kullanabilirsiniz.

More Sentences
General
glaze n. vernik
The reason she utilized some glaze was to give it a more rigid surface.
Vernik kullanmasının amacı sert bir yüzey oluşturmaktı.

More Sentences
glaze v. donuklaşmak (bakış)
Mrs. Hinds glazed her eyes and didn't appear to be focused on the dialog.
Bayan Hinds'in gözleri donuklaşmıştı ve konuşmayı dinlemiyor gibiydi.

More Sentences
glaze v. cilalamak
She glazed the ceramic bowl with light purple.
Seramik kaseyi açık mor renkle cilaladı.

More Sentences
glaze v. perdahlamak
The handyman glazed the window without removing it.
Tamirci camı yerinden çıkarmadan perdahladı.

More Sentences
Technical
glaze v. cilalamak
She glazed the ceramic bowl with light purple.
Seramik kaseyi açık mor renkle cilaladı.

More Sentences
glaze v. perdahlamak
The handyman glazed the window without removing it.
Tamirci camı yerinden çıkarmadan perdahladı.

More Sentences
Gastronomy
glaze v. şeffaf bir tabakayla kaplamak
The chicken was glazed with teriyaki sauce.
Tavuk, şeffaf bir teriyaki sos tabakasıyla kaplanmıştı.

More Sentences
Painting
glaze n. renk tonları ile oynamak için tablo yüzeyine uygulanan yarı şeffaf tabaka
The rich colors of the painting were the result of a thin layer of glaze.
Tablonun zengin renkleri, üzerindeki yarı şeffaf tabakanın bir sonucuydu.

More Sentences
General
glaze n. perdah
glaze n. sır (seramikte)
glaze n. şeffaf sır
glaze n. cila
glaze n. camsı tabaka
glaze n. düz ve parlak yüzey
glaze n. düz ve parlak kaplama
glaze n. parlatmak (boya)
glaze n. parlak sos
glaze n. ayna sos
glaze v. cam takmak (pencereye)
glaze v. cam takmak
glaze v. cam gibi olmak
glaze v. camla kaplamak
glaze v. sırlamak (seramik nesneleri)
glaze v. sırlanmak
glaze v. perdah yapmak
glaze v. perdah vurmak
glaze v. perdah etmek
glaze v. sırlamak
glaze v. (donmuş balık) depodayken ve nakliyat sırasında su kaybını önlemek için buz tabakası ile kaplamak
glaze v. cam gibi parlatmak
glaze v. yüzeyini pürüzsüz ve parlak hale getirmek
glaze v. yaldızlamak
glaze v. duvardaki çöküntüleri macunla doldurarak düzleştirmek
glaze v. (zımpara taşının) aşındırıcı partiküllerini köreltmek
Industry
glaze n. sırlama fırını
Technical
glaze n. cam cila
glaze n. camlaşma
glaze n. mine
glaze v. sırlamak
glaze v. parlamak
Textile
glaze n. kumaşta çeşitli kimyasalların kullanımı ile elde edilen pürüzsüz ve parlak doku
Dyeing
glaze n. farklı renkte yüzeye uygulanan koyu renk
Automotive
glaze n. cila
glaze n. yüzey parlaklığı
glaze adj. cam gibi
Aeronautic
glaze adj. şeffaf
Gastronomy
glaze n. lezzetlendirmesi veya sertleştirmesi için et, balık, hamur gibi gıdaların üzerine fırça ile sürülen sıvı
Environment
glaze v. sırlamak
Meteorology
glaze n. şeffaf buz
Military
glaze n. şeffaf kanat buzu
Painting
glaze v. renk tonları ile oynamak için tablo yüzeyini yarı şeffaf bir tabaka ile kaplamak
Slang
glaze v. bir kişiye karşı aşırı derecede hayranlık besleyip her fırsatta onu övmek
glaze v. yağcılık yapmak
glaze v. yağ çekmek

Bedeutungen, die der Begriff "glaze" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 69 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
tin glaze n. tin oksit içeren opak seramik perdahı
Phrasals
glaze over v. gözleri kararmak
glaze over v. gözleri bulanmak
glaze over v. gözünün feri/ışığı sönmek
glaze over v. cansızlaşmak
glaze over v. donuklaşmak
glaze over v. buzla kaplanmak
glaze over v. cansızlaşmak
glaze over v. bezmek
glaze over v. konsantrasyonu düşmek
glaze over v. parlak bir şeyle kaplanmak
glaze over v. cam gibi olmak
glaze over v. gözünün feri gitmek/kaçmak
glaze over v. ifadesizleşmek
glaze up v. parlak bir şeyle kaplamak
glaze up v. gözleri dolmak
glaze up v. gözleri parlamak
glaze up v. heyecanla gözleri açılmak/büyümek
glaze up v. gözleri ayrılmak
glaze up v. sırlamak
Phrases
mego (my eyes glaze over) abrev. öf çok sıkıldım
mego (my eyes glaze over) abrev. gına geldi artık
mego (my eyes glaze over) abrev. bıktım usandım
Technical
acid-resistant glaze n. asit dirençli emaye
salt glaze n. (seramik) tuz sırı
raw glaze n. ham sır
salt glaze n. tuz sırı
opaque glaze n. tam donuk sır
ceramic color glaze n. renkli seramik
opaque ceramic glaze n. tam donuk seramik sır
fritted glaze n. renkli cam sırı
glaze fit n. sır tutması
semi-matte glaze n. yarımat sır
glaze flow n. sır akışı
slip glaze n. refrakter çamuru sırı
clear glaze n. berrak sır
vapor glaze n. buhar sırı
bristol glaze n. bristol sırı
clear ceramic glaze n. berrak seramik sır
electronic glaze n. elektronik sır
ceramic glaze n. seramik sır
lead glaze n. kurşunlu sır
leadless glaze n. kurşunsuz sır
flambe glaze n. bakırlı sır
low-temperature glaze n. düşük sıcaklık sırı
glaze breaker n. parlaklık giderici
nonlustrous glaze n. parlamaz sır
dry glaze n. kuru sır
bright glaze n. parlak sır
crystalline glaze n. kristal sır
artware glaze n. sanat eşyası sırı
bad glaze n. ağız yakma hatası
refractory glaze n. ateşe dayanıklı sır
mat glaze n. mat sır
starved glaze n. donuk sır
matte glaze n. donuk sır
double-glaze v. çift cam takmak
tin-glaze v. kalay oksit içeren opak seramik perdahı ile kaplamak
on-glaze adj. Sır üstü
Construction
glaze coat n. son vernik
glaze coat n. parlatma katı
extra duty glaze n. ağır iş sırı
Automotive
glaze breaker n. camlaşma kırıcı
glaze breaker n. honlama aleti
Gastronomy
demi-glaze n. et suyu ile yapılan bir sos
demi-glaze n. demi glace sos
demi-glaze n. dömi glas sos
demi-glaze n. kahverengi sos
Meteorology
glaze ice [uk] n. yağmur veya havadaki su damlacıklarının donması veya çözülen buzların yeniden donması ile oluşan ince buz tabakası