| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bed i. | yatak | ||
|
Ethan wasn't just after getting her into bed. Ethan'ın tek istediği onu yatağa atmak değildi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bed i. | katman | ||
|
With a spoon, place the minced meat on the bed of vegetables. Kıymayı bir kaşık yardımıyla sebze katmanının üzerine koyun. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | döşek | ||
|
My grandfather, on his death bed, sold me this watch. Dedem, ölüm döşeğinde, bana bu saati sattı. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | tarh (bahçedeki) | ||
|
A circle is generally believed to be the perfect shape for a flower bed. Çiçek tarhları için en ideal şeklin daire olduğu düşünülür. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | yatak | ||
|
Ethan wasn't just after getting her into bed. Ethan'ın tek istediği onu yatağa atmak değildi. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | yatma | ||
|
You should try to get to bed a bit earlier tonight. Bu gece biraz daha erken yatmaya çalışmalısın. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | uyuma | ||
|
It's time you went to bed. Uyuma zamanın geldi de geçiyor. More Sentences |
||||
| Genel | bed i. | uyku | ||
|
It's just time for children to go to bed. Çocuklar için uyku saati. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bed f. | götürmek | ||
|
There was no way he could bed Angel. Onun Angel'ı götürmesi tamamen imkânsızdı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | bed i. | taban | ||
|
A significant amount of crude oil was bedded in the lake's bottom. Gölün tabanında önemli miktarda ham petrol birikmişti. More Sentences |
||||
| Teknik | bed i. | yatak | ||
|
Ethan wasn't just after getting her into bed. Ethan'ın tek istediği onu yatağa atmak değildi. More Sentences |
||||
| Mobilya | ||||
| Mobilya | bed i. | karyola | ||
|
Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key. Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | bed i. | taban | ||
|
A significant amount of crude oil was bedded in the lake's bottom. Gölün tabanında önemli miktarda ham petrol birikmişti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bed i. | çiçeklik | ||
| Genel | bed i. | yatacak yer | ||
| Genel | bed i. | yığın | ||
| Genel | bed i. | nehir yatağı | ||
| Genel | bed i. | zemin | ||
| Genel | bed i. | tarh | ||
| Genel | bed i. | mezar | ||
| Genel | bed i. | evlenme | ||
| Genel | bed i. | temel | ||
| Genel | bed i. | bir gecelik yatak fiyatı | ||
| Genel | bed i. | seks | ||
| Genel | bed i. | cinsel ilişki | ||
| Genel | bed i. | dinlenme yeri | ||
| Genel | bed i. | (göl/ırmak) dip | ||
| Genel | bed i. | yüzey | ||
| Genel | bed i. | yatma zamanı | ||
| Genel | bed i. | evlilik hayatı | ||
| Genel | bed i. | hayvan yuvası | ||
| Genel | bed i. | üreme yeri | ||
| Genel | bed i. | çoğalma yeri | ||
| Genel | bed i. | nesil | ||
| Genel | bed i. | destek | ||
| Genel | bed i. | dayanak | ||
| Genel | bed i. | destek tabakası | ||
| Genel | bed i. | top arabasının destek kısmı | ||
| Genel | bed i. | matris | ||
| Genel | bed i. | (yazılı materyal) basım | ||
| Genel | bed i. | dip (kaya) | ||
| Genel | bed i. | (saz, kamış)lık | ||
| Genel | bed i. | (gül) bahçe | ||
| Genel | bed i. | içinde bulunulan durum | ||
| Genel | bed i. | (yazılı materyal) basım | ||
| Genel | bed f. | yatak yapmak | ||
| Genel | bed f. | gömmek | ||
| Genel | bed f. | yerleşmek | ||
| Genel | bed f. | kalmak | ||
| Genel | bed f. | yatacak yer sağlamak | ||
| Genel | bed f. | yatırmak | ||
| Genel | bed f. | sabitleştirmek | ||
| Genel | bed f. | oturtmak | ||
| Genel | bed f. | yere sermek | ||
| Genel | bed f. | katmana yaymak | ||
| Genel | bed f. | (hastalık) yataklara düşürmek | ||
| Genel | bed f. | yataklamak/yerleştirmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | bed f. | gecelemek | ||
| Öbek Fiiller | bed f. | yatacak yer vermek | ||
| Öbek Fiiller | bed f. | halletmek | ||
| Öbek Fiiller | bed f. | (bitki) toprağa dikmek | ||
| Öbek Fiiller | bed f. | geçici olarak yatmak | ||
| Öbek Fiiller | bed f. | (uygun bir yerde) yatırmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bed i. | cinsel ilişkiye girilen yer | ||
| Konuşma Dili | bed i. | cinsel ilişki | ||
| Konuşma Dili | bed f. | aşk yaşamak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | birisini yatağa atmak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | cinsel ilişkiye girmek | ||
| Konuşma Dili | bed f. | cinsel ilişki yaşamak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | seks yapmak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | sevişmek | ||
| Konuşma Dili | bed f. | uyumaya gitmek | ||
| Konuşma Dili | bed f. | uyumak üzere uzanmak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | yatağa yatmak | ||
| Konuşma Dili | bed f. | yatmaya gitmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | bed i. | furgon kasası | ||
| Teknik | bed i. | kat | ||
| Teknik | bed i. | şasi yatağı | ||
| Teknik | bed i. | tabaka | ||
| Teknik | bed i. | gemi beşiği | ||
| Teknik | bed i. | marangoz planyasındaki eğimli parça | ||
| Teknik | bed i. | delme makinesinin alt kalıbı | ||
| Teknik | bed i. | itfaiye merdiveninin alt bölümü | ||
| Teknik | bed i. | körüklü fotoğraf makinesinin tabanı | ||
| Teknik | bed i. | yanan yakıt tabakası | ||
| Teknik | bed f. | yerleştirmek | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | bed i. | hareketli parçanın üzerinde kaydığı makine tabanı | ||
| Mekanik | bed i. | makine yatağı | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | bed i. | kum döşek | ||
| İnşaat | bed f. | (taş bloğun, tuğlanın) yatak yüzeyini yontup şekillendirmek | ||
| Mobilya | ||||
| Mobilya | bed i. | baza | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | bed i. | gövde | ||
| Otomotiv | bed i. | kasa | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | bed i. | gemi kızağı | ||
| Denizcilik | bed i. | geminin yapım-onarım sırasında üzerinde durduğu destek yapı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | bed i. | özel doku | ||
| Medikal | bed i. | değişmiş doku | ||
| Medikal | bed i. | farklı dokuları ayıran tabaka veya bölge | ||
| Medikal | bed i. | (hastane, otel) yatak sayısı | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | bed i. | kimyasal reaksiyon gibi işlemler sırasında sıvının içinden geçtiği katı parçacık tabakası | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | bed i. | bir canlının çok sayıda bulunduğu su altı veya gelgit alanı | ||
| Deniz Biyolojisi | bed i. | su altında veya gelgit bölgesinde belirli bir organizmanın çok sayıda bulunduğu zemin | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | bed i. | pençenin tabanını çevreleyen et | ||
| Zooloji | bed i. | katmanlı kütle | ||
| Zooloji | bed i. | tabaka halinde hayvan topluluğu | ||
| Zooloji | bed i. | sürüngen topluluğu | ||
| Zooloji | bed f. | (hayvan) inini yapmak | ||
| Zooloji | bed f. | (hayvan) yuva yapmak | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | bed i. | (toprak alanda, bahçede) yetişmekte olan bitkiler | ||
| Tarım | bed i. | çiftlik hayvanlarının yattığı yer | ||
| Tarım | bed i. | hayvan yuvası | ||
| Tarım | bed f. | birden fazla oluğu birlikte sürerek yatak veya sırt oluşturmak | ||
| Tarım | bed f. | önceden hazırlanmış toprak parçasına dikim yapmak | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | bed i. | düz serilmiş ve tuzlanmış ham deri yığını | ||
| Ormancılık | ||||
| Ormancılık | bed f. | düşen ağacın parçalanmasını önlemek için zemini hazırlamak | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | bed i. | su kütlesinin altındaki zemin | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | bed f. | katman oluşturmak | ||
| Jeoloji | bed f. | tabakalar oluşturmak | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | bed f. | (tüfek namlusu) el kundağına oturtmak | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | bed i. | müzik bestesi oluşturmak için diğer parçalarla birleştirilen enstrümantal veya vokal bir parça | ||
| Müzik | bed i. | fon müziği | ||
| Müzik | bed i. | film veya televizyon programı müziği | ||
| Ciltçilik | ||||
| Ciltçilik | bed i. | ebru kitap kenarı yapımında yatak olarak kullanılan kitre sakızlı su çözeltisi | ||
| Ciltçilik | bed i. | ciltçilerin kullandığı baskı kalıbı | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | bed i. | matbaada üzerine yazı kalıbı yerleştirilen ağır masa | ||
| Matbaa | bed f. | (gazete, dergi, kitap) basıma gitmek | ||
| Matbaa | bed f. | (gazete, dergi, kitap) basılmaya başlamak | ||
| Matbaa | bed f. | basıma hazır hale getirmek | ||
| Argo | ||||
| Argo | bed f. | mercimeği fırına vermek | ||
| Argo | bed f. | mala vurmak | ||
| Argo | bed f. | (karşı cinsi) götürmek | ||