bed - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"bed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 113 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
bed i. yatak
General
bed f. gömmek
bed f. oturtmak
bed f. kalmak
bed f. yatak yapmak
bed f. yatacak yer sağlamak
bed f. yatırmak
bed f. sabitleştirmek
bed f. yerleşmek
bed f. yere sermek
bed f. (hastalık) yatağa yatırmak
bed f. katmana yaymak
bed i. temel
bed i. tarh (bahçedeki)
bed i. çiçeklik
bed i. zemin
bed i. evlenme
bed i. mezar
bed i. katman
bed i. nehir yatağı
bed i. döşek
bed i. tarh
bed i. yatacak yer
bed i. yığın
bed i. yatak
bed i. yatma
bed i. uyuma
bed i. uyku
bed i. bir gecelik yatak fiyatı
bed i. seks
bed i. cinsel ilişki
bed i. dinlenme yeri
bed i. (göl/ırmak) dip
bed i. yüzey
bed i. yatma zamanı
bed i. evlilik hayatı
bed i. hayvan yuvası
bed i. bir şeyin altında destek yapan katman
bed i. üreme yeri
bed i. çoğalma yeri
bed i. nesil
bed i. bowling pistinde topun atıldığı yüzey
bed i. bilardo masasındaki kumaşın sabitlendiği yüzey
bed i. trambolin yüzeyi
bed i. destek
bed i. dayanak
Colloquial
bed f. aşk yaşamak
bed f. birisini yatağa atmak
bed f. cinsel ilişki yaşamak
bed f. cinsel ilişkiye girmek
bed f. götürmek
bed f. seks yapmak
bed f. sevişmek
bed f. yatağa yatmak
bed f. uyumak üzere uzanmak
bed f. uyumaya gitmek
bed f. yatmaya gitmek
bed i. cinsel ilişkiye girilen yer
bed i. cinsel ilişki
Technical
bed f. yerleştirmek
bed i. furgon kasası
bed i. kat
bed i. şasi yatağı
bed i. taban
bed i. tabaka
bed i. yatak
bed i. gemi beşiği
bed i. marangoz planyasındaki eğimli parça
bed i. delme makinesinin alt kalıbı
bed i. itfaiye merdiveninin alt bölümü
bed i. körüklü fotoğraf makinesinin tabanı
bed i. yanan yakıt tabakası
Mechanic
bed i. hareketli parçanın üzerinde kaydığı makine tabanı
Construction
bed f. tuğla veya taş bloğun yatak yüzeyini giydirmek
bed i. kum döşek
Furniture
bed i. karyola
Automotive
bed i. gövde
bed i. kasa
bed i. taban
Medical
bed i. hastane veya konaklama yerindeki yatak sayısı
bed i. özel doku
bed i. değişmiş doku
bed i. farklı dokuları ayıran tabaka veya bölge
Chemistry
bed i. kimyasal reaksiyon gibi işlemler sırasında sıvının içinden geçtiği katı parçacık tabakası
Marine Biology
bed i. bir canlının çok sayıda bulunduğu su altı veya gelgit alanı
Zoology
bed f. (hayvan) inini yapmak
bed i. pençenin tabanını çevreleyen et
bed i. katman halinde bir kütle
bed i. yatak şeklinde bir kütle
bed i. grup halindeki küçük hayvanlar
Agriculture
bed f. hazır bir toprak parçasına dikim yapmak
bed f. iki oluğu birlikte sürerek yatak veya sırt oluşturmak
bed i. belirli bir yerde yetişen bitkiler
bed i. evcil hayvanlar veya çiftlik hayvanlarının uyuması için hazırlanan yer
Breeding
bed i. düz serilmiş ve tuzlanmış ham deri yığını
Forestry
bed f. düşen ağacın parçalanmasını önlemek için zemini hazırlamak
Geography
bed i. su kütlesinin altındaki zemin
Geology
bed f. katman oluşturmak
bed f. tabakalar oluşturmak
bed i. takabak
Hunting
bed f. (tüfek namlusu) el kundağına oturtmak
Music
bed i. müzik bestesi oluşturmak için diğer parçalarla birleştirilen enstrümantal veya vokal bir parça
bed i. fon müziği
bed i. film veya televizyon programı müziği
Bookbindery
bed i. ebru kitap kenarı yapımında yatak olarak kullanılan kitre sakızlı bir su çözeltisi
bed i. ciltçiler tarafından kullanılan bir baskı kalıbı
Printery
bed f. (gazete, dergi, kitap) basıma gitmek
bed f. (gazete, dergi, kitap) basılmaya başlamak
bed f. basıma hazır hale getirmek
bed i. matbaada üzerine yazı kalıbı yerleştirilen ağır masa
Slang
bed f. mercimeği fırına vermek
bed f. mala vurmak
bed f. (karşı cinsi) götürmek

"bed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
go to bed f. yatmak
go to bed f. yatağa yatmak
go to bed f. yatmaya gitmek
go to bed f. uyumaya gitmek
go to bed f. uyumak üzere uzanmak
river bed i. nehir yatağı
General
go to bed with f. ile sevişmek
get into bed f. yatağa girmek
make the bed f. yatağını toplamak
make a bed f. yatak yapmak
be in bed f. yatmak
bed with f. yatmak
put someone to bed f. birini yatırmak
go to bed early f. erken yatmak
go to bed with f. ile cinsel ilişkide bulunmak
put to bed f. yatırmak
tumble out of bed f. yataktan fırlamak
rule a country while lying sick in bed f. hasta yatağından ülkeyi yönetmek
cuddle up together in bed f. koyun koyuna yatmak
go to bed f. gece uykusuna yatmak üzere yatmak
get up on the wrong side of the bed f. ters tarafından kalkmak
make the bed f. yatak toplamak
wet one's bed f. yatağını ıslatmak
go to bed with f. koynuna girmek
wet one's bed f. altını ıslatmak
wet one's clothes/bed f. altını ıslatmak
go to bed with somebody f. koynuna girmek
bed down f. yatıp uyumak
take to one's bed f. yatağa düşmek
be a bed of roses f. güllük gülistanlık olmak
go to bed f. yatmaya gitmek
wake up on the wrong side of bed f. ters tarafından kalkmak
be on the death bed f. hasta yatağında olmak
be on the death bed f. azraille savaşmak
go bed with somebody f. koynuna girmek
make up the bed f. yatağı toplamak
lie down the bed f. yatağa uzanmak
make the bed f. yatağı toplamak
leap out of the bed f. yataktan kalkmak
make up one's bed f. yatağını toplamak
make one's bed f. yatağını toplamak
lie on the bed f. yatağa uzanmak
get out of the bed f. yataktan kalkmak
lie in the bed f. yatağa uzanmak
climb out of the bed f. yataktan kalkmak
make one's bed f. yatağını yapmak
get someone into bed f. yatağa atmak
make up one's bed f. yatağını yapmak
sit on the bed f. yatağa uzanmak
wet the bed f. yatağını ıslatmak
wet the bed f. yatağa işemek
wet one's bed f. yatağına işemek
be confined to bed (by illness) f. hastalıktan yatmak
make the bed f. yatağını düzeltmek
feather-bed f. şımartmak
feather-bed f. nazlı alıştırmak
lay a bed f. yatak sermek
lay a bed f. yatak yapmak
die in one's bed f. yatağında ölmek
die in one's bed f. eceliyle ölmek
make the bed f. yatağı yapmak
make up a bed f. yatak düzeltmek
be good in bed f. iyi sevişmek
be good in bed f. yatakta iyi olmak
bed someone down f. birisini yatırmak
bed down some place f. gece uyuyacak bir yer bulmak
bed down some place f. bir yerde uyumak
fall out of bed f. hızla düşmek
fall out of bed f. yataktan düşmek
fall out of bed f. hızla taban yapmak
find her husband in bed with another woman f. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
catch her husband in bed with another woman f. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
make someone's bed up f. yatağını toplamak
make up the bed f. yatak toplamak
make someone's bed f. yatağını toplamak
send someone to bed f. birisini yatırmak
put someone to bed f. birisini yatırmak
sick in bed with the flu f. gripten yatmak
sick in bed with the flu f. gripten yatağa düşmek
tumble into bed f. kendini yatağa atmak
tumble into bed f. yatağa dalmak
turn in the bed f. yatakta dönmek
be on bed rest f. yatak istirahatinde olmak
double up as a bed f. açılınca yatak olmak
tie someone to the bed f. birini yatağa bağlamak
shake the bed sheet f. çarşaf silkelemek
look forward to taking someone to bed f. birini yatağa götürmek için can atmak
fall asleep on the bed f. yatakta uyuyakalmak
go to bed too late f. çok geç yatmak
make one's own bed f. kendi yatağını yapmak
stay in bed late f. yataktan geç kalkmak
curl up in bed f. yatağa kıvrılmak
wet the bed f. yatağı ıslatmak
be caught smoking in bed f. yatakta sigara içerken yakalanmak
go to bed mad f. yatağa kızgın gitmek
roll out of bed f. yataktan kalkmak
get up from bed f. yataktan kalkmak
go to bed on time f. zamanında uyumak
make a bed f. yatağı hazırlamak
turn down the bed f. yatağı ters yüz etmek
bed–hop f. önüne gelenle yatmak
get ready for the bed f. yatmaya hazırlanmak
river bed i. ırmak yatağı
bed covering i. yatak örtüsü
folding bed i. portatif yatak
bed of down i. kuştüyü yatak
folding bed i. ek yatak
peat bed i. turbalık
feather bed i. kuştüyü yatak
flower bed i. çiçeklik
reed bed i. sazlık
lake bed i. göl tabanı
filter bed i. filtre havuzu
bed bug i. tahtakurusu
animal bed i. hayvan yatağı
garden bed i. tarla
flower bed i. çiçek tarhı
bed wetting i. yatağa işeme
hospital bed i. hastane yatağı
bed of roses i. gül bahçesi
bed plate i. taban plakası
bed and breakfast i. yatak ve kahvaltı
double bed i. iki kişilik yatak
river bed i. akak
camp bed i. portatif karyola
rose bed i. güllük
bed linen i. çarşaf ve yastık kılıfı
sofa bed i. çekyat
french bed i. çift kişilik yatak
flower bed i. ocak
bed lining i. çarşaf
bed base i. yatak bazası
packed bed i. dolgulu yatak
bed base i. baza
ocean bed i. okyanus dibi
forcing bed i. sera
day bed i. divan
bed clothing i. yatak takımı
peat bed i. turbiyer
water bed i. su yatağı
confinement to bed i. yatalaklık
onion bed i. soğanlık
stream bed i. nehir yatağı
bunk bed i. ranza
stream bed i. akarsu yatağı
bed of roses i. rahat mevki
trundle bed i. tekerlekli karyola
ore bed i. yatak
bed former i. yastık yapıcı
folding bed i. portatif karyola
bed jacket i. lizöz
flower bed i. tarh
reed bed i. kamışlık
bed material i. yatak malzemesi
truckle bed i. tekerlekli yatak
oyster bed i. istiridye yatağı
bed mattress i. yatak şiltesi
lake bed i. göl yatağı
bed and board i. pansiyon
single bed i. tek kişilik yatak
french bed i. büyük yatak
ore bed i. maden yatağı
platform bed i. yüksek yatak
day bed i. sedir
sofa bed i. kanepe
marriage bed i. gerdek yatağı
river bed i. akımlık
folding bed i. taşınabilir yatak
bed and board i. tam pansiyon
bed lining i. yatak örtüsü
bed rest i. yatak istirahati
bed setee i. çekyat
twin bed i. ikiz yatak
bed room i. yatak odası
bed of nails i. zor dönemler
bed of nails i. güçlükler
bed of nails i. zorluklar
bed stability i. yatak kararlığı
bed roughness i. yatak pürüzlülüğü
bed scour i. yatak aşınması
bed stabilization i. yatak kararlılaştırılması
bed sediment i. yatak sürüntüsü
bed-bound resident i. yaşlılar evinde yaşayan yatalak durumdaki kişiler
bed-sitting room i. bekar odası
bed-sitter i. bekar odası
bed-sitter i. tek odalı apartman dairesi
fluid-bed dryer i. akışkan yataklı kurutucu
four-poster bed i. sayvanlı karyola
rush-bed i. sazlık
test-bed i. test yatağı
rose-bed i. gül bahçesi
packed-bed i. dolgulu yatak
three-bed room i. üç yataklı oda
test-bed i. test cihazı
test-bed i. test yazılım paketi
fold up bed i. çek yat
bed cover i. yatak örtüsü
baby bed i. bebek yatağı
baby's bed i. bebek yatağı
ready-bed i. hazır yatak
bed sitting room i. kiralık oda
bed sitting room i. bekar odası
bed screen i. yatak paravanı
blow-up bed i. şişme yatak
inflatable bed i. şişme yatak
bed rest i. yatakta tedavi
couch bed i. çekyat
couch bed i. çek yat
built-in bed i. ranza
breakfast in bed i. yatakta kahvaltı
feather bed i. kuş tüyü yatak
baby's bed i. beşik
baby bed i. beşik
twin bed i. 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak
king-size bed i. 198 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
queen-size bed i. 153 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
time for bed i. yatma saati
massage bed i. masaj yatağı
bed net i. cibinlik
tanning bed i. şezlong
tanning bed i. güneşlenme yatağı
tanning bed i. solaryum
hide-a-bed sofa i. çekyat
hide-a-bed sofa i. yataklı kanepe
seagrass bed i. erişte tarlası
seagrass bed i. deniz eriştesi yatağı
rollaway bed i. tekerlekli yatak
rollaway bed i. katlanır yatak
rollaway bed i. katlanabilir portatif yatak
food and bed i. yemek ve yatak
infant bed i. bebek beşiği
double bed i. çift kişilik yatak
bed of roses i. güllük gülistanlık durum
bed sit i. bekar odasında kalmak
bed of roses i. güllük gülistanlık şey
bed of roses i. gül tarhı
bed of straw i. saman yatak
bed sitter i. bekar odası
bed wetting i. altına işeme
bed of roses i. mutlu ve huzurlu ortam
bed sitter i. stüdyo daire
camp bed i. kamp yatağı
bed-mate i. yatak arkadaşı
time for bed i. yatma vakti
examination bed i. muayene yatağı
travel bed i. seyahat yatağı
nail bed i. tırnak yatağı
bed base i. somya
double bed sheet i. çift kişilik çarşaf
truck bed i. dorse
truck bed i. kamyon veya römork kasası
plank bed i. tahta yatak
wooden bed i. tahta yatak
canopy bed i. sayvanlı yatak
cell bed i. hücre yatağı
bed information i. yatak bilgisi
top bed i. üstteki yatak
bed of nails i. çivili yatak
insecticide treated bed net i. sıtma hastalığından korunmak için kullanılan böcek öldürücü tedavi yatak filesi/ağı
sofa bed [uk] i. çek yat
sofa bed i. çek yat
table bed i. masa şeklinde bir yatak
naked bed i. eski zamanlarda sıkça rastlanan, içindeki kişinin çıplak yattığı yatak
tent bed i. çadır gibi gölgeliği olan yatak
tent bed i. çadır yatağı
tent bed i. açık arazide kullanılan yatak
anchor bed i. ilan panosu
bed-cover i. yatak örtüsü
bed-head [uk] i. yatak başlığı
bed slat i. yatak tahtası
bed check i. (askeriye, yurt) yatak yoklaması
bed-sit [uk] i. stüdyo daire
bed slat i. yatak yaylarını destekleyen levha
bed warmer i. yatak ısıtmak için kullanılan metal tava
bed clothes i. yorgan ve nevresim takımı
bed of flowers i. çiçek yatağı
bed pillow i. uyku yastığı
bed pillow i. yatak yastığı
marital bed i. karı ve koca arasındaki ilişki
bunk bed i. ranza yatağı
confined to bed s. yatalak
with a bed s. yataklı
confined to bed s. yatağa bağımlı
confined to bed s. yatağa bağlı
the bed is uncomfortable expr. yatak rahatsız
Phrasals
bed down f. uyumaya gitmek
bed down f. yatacak yer bulmak
bed down f. yatak yapmak
bed down f. yatacak bir yer bulmak
bed down f. yatmak
bed someone down f. birini yatırmak
bed down f. uyumak
bed in f. (parça) birbirine tam yerleşmek
bed in f. (parça) birbirine tam olarak yerleştirmek
bed out f. fidanları tarha koymak
bed out f. kapalı alanda yetiştirilen fidanları tarhlara dikmek
bed out f. dışarıda yatmak
bed out f. dışarıda uyumak
bed out f. açık alanda yatmak/uyumak
bed down f. yatırmak
bed down f. yatağa yatırmak
bed down f. yatacak/kalacak yer sağlamak
bed down f. kalacak/yatacak yer vermek
bed down f. (korumak için) üstünü örtmek
bed down f. sağlama almak
bed down f. korunaklı hale getirmek
bed (someone or something) down (some place) f. (birini/bir şeyi bir yere) yatırmak
Phrases
don't let the bed bugs bite expr. mışıl mışıl uyu
hulda is making her bed expr. lapa lapa kar yağmak anlamında alman mitolojisi kökenli bir ifade
I should have stayed in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I should have stayed in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I should have stayed in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I should have stayed in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I should have stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I should have stayed in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I should have stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I should have stayed in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I should have stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I should have stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I should have stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I should have stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
should have stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
should have stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
should have stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
should have stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I shoulda stayed in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I shoulda stayed in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I shoulda stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I shoulda stayed in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I shoulda stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I shoulda stayed in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I shoulda stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I shoulda stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I shoulda stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I shoulda stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I shoulda stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I shoulda stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
reds under the bed expr. içimizde gizli kızıllar/komünistler var
Proverb
as you make your bed, so you must lie on it kendi düşen ağlamaz
as you make your bed, so you must lie in it kendi düşen ağlamaz
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
you sleep in the bed you make kendi düşen ağlamaz
you made your bed kendi düşen ağlamaz
(one) has made (one's) bed kendi düşen ağlamaz
(one) has made (one's) bed and (one) will have to lie in it kendi düşen ağlamaz
(one) made (one's) bed and (one) has to lie in it kendi düşen ağlamaz
(one) made (one's) bed and (one) must lie in it kendi düşen ağlamaz
Colloquial
bed and board i. yatak ve yiyecek
early to bed early to rise i. erken yat erken kalk
a man with a gun under his bed i. silahıyla uyuyan bir adam
pay bed i. hastanın ücretsiz tedavi görüp tıbbi olmayan ek hizmetlere ücret ödediği hastane yatağı
in bed with (one's) boots on s. sızmış
in bed with (one's) boots on s. giysileri bile çıkaramadan sızmış
in bed zf. yatakta, yatak döşek yatıyor halde, yatıyor durumda/vaziyette
in bed zf. uyuyor/yatmış/uyumuş olma
in bed zf. yatakta
in bed zf. sevişirlerken
early to bed early to rise expr. erken yatıp erken kalkma
get back to bed expr. yatağına dön
get under the bed expr. yatağın altına gir
get back to your bed expr. yatağına geri dön
make your bed properly expr. yatağını düzgün bir şekilde yap
come to bed expr. yatağa gel
in bed with expr. gizlice beraber hareket etme
into bed with expr. (biriyle) uygunsuzca yakın bir ilişki içinde
Idioms
get out of the wrong side of the bed f. sol tarafından kalkmak
get out of the bed on the wrong side f. ters tarafından kalkmak
take to one's bed f. hastalanıp yatağa düşmek
take to one's bed f. hastalıktan dolayı yatmak
take to one's bed f. yatmak
put the garden to bed f. kurumuş yaprakları toplayarak bahçeyi temizlemek
put the garden to bed f. bahçeyi kışa hazırlamak
get out of the wrong side of the bed f. güne keyifsiz başlamak
be no bed of roses f. toz pembe olmamak
be no bed of roses f. güllük gülistanlık olmamak
not be a bed of roses f. çok kolay olmamak
not be a bed of roses f. güllük gülistanlık olmamak
be no bed of roses f. çok kolay olmamak
be no bed of roses f. pespembe olmamak
not be a bed of roses f. pespembe olmamak
not be a bed of roses f. toz pembe olmamak
something is not a bed of roses f. güllük gülistanlık olmamak
something is not a bed of roses f. toz pembe olmamak
something is not a bed of roses f. çok kolay olmamak
go to bed with the sun f. sabahlamak
go to bed with the sun f. sabah uyumak
go to bed with the sun f. sabahleyin uyumak
put something to bed f. yazımını bitirmek (baskıya hazır hale getirme)
put something to bed f. baskıya hazır hale getirmek
put the garden to bed f. bahçeyi temizlemek (yapraklardan)
sick in bed f. yataklara düşmek
sick in bed f. yatağa düşmek
sick in bed f. hastalıktan yatmak
sick in bed f. (hastalıktan) yataklara düşmek
sick in bed f. (hastalıktan) yatağa düşmek
get into bed with f. -ile cinsel ilişkide bulunmak
get into bed with f. birisiyle yatağa girmek
go to bed with the chickens f. erken yatmak
be in bed with somebody f. (olumsuz anlamda) biriyle işbirliği yapmak
go to bed with the chickens f. tavuk gibi erkenden yatmak
put something to bed f. (yaprakların dökülmesi sonrası) bahçeyi temizlemek
be brought to bed f. evlat dünyaya getirmek
be brought to bed f. doğurmak
bed in f. alışmak
bed in f. uyum sağlamak
bed in f. intibak etmek
put (someone) to bed f. (birini) yatırmak
put (someone) to bed f. (birini) yatağa yatırmak
put (someone) to bed f. (birini) uykuya hazırlayıp yatırmak
put (something) to bed f. (bir şeyin) hazırlığını tamamlamak
put (something) to bed f. (bir şeyi) tartışmayı sonlandırmak
put (something) to bed f. (bir şey) hakkında tartışmaya/düşünmeye son vermek
put (something) to bed f. (bir şeyin) üzerinde eğilmeyi bırakmak
put (something) to bed f. (bir şey) hakkında konuşmayı/münakaşa etmeyi bırakmak
put to bed f. bitirmek
put to bed f. bitirip kenara koymak
put to bed f. bitirip geride bırakmak
put to bed f. bitirip devam etmek
put something to bed f. bir şeyi elde etmek
put (someone) to bed f. (birini) uykuya yatırmak
put (someone) to bed f. (birini) gece uykuya/yatağa yatırmak
put (something) to bed f. (bir şeyin) hazırlık aşamasını bitirmek
put (something) to bed f. (bir şeyin) hazırlık aşamasını geçmek
put (something) to bed f. (bir konuyu) rafa kaldırmak
put to bed f. bitirip diğer aşamaya geçmek
put something to bed f. bir şeyi başarıyla tamamlamak/bitirmek
put something to bed f. bir şeye ulaşmak
be a bed of roses f. kolay olmak
be a bed of roses f. rahat olmak
be a bed of roses f. gül gibi olmak
be a bed of roses f. dört dörtlük olmak
be a bed of roses f. toz pembe olmak
be a bed of roses f. çok iyi gitmek/olmak
be a bed of roses f. sorunsuz olmak
be a bed of roses f. dikensiz bir yol olmak
be a bed of nails f. zor olmak
be a bed of nails f. hoş olmamak
be a bed of nails f. can sıkıcı olmak
be a bed of nails f. eziyetli olmak
be a bed of nails f. zahmetli olmak
be a bed of nails f. acı verici olmak
be in bed with f. ile iş birliği yapmak
be in bed with somebody/something f. biriyle/bir şeyle iş birliği yapmak (uygunsuz şekilde)
be in bed with somebody/something f. biriyle/bir şeyle beraber hareket etmek (uygunsuz şekilde)
be in bed with somebody/something f. birine/bir şeye yardım ve yataklık yapmak
be in bed with somebody/something f. biriyle/bir şeyle yakın ilişkide olmak (uygunsuz şekilde)
be in bed with (someone) f. (biriyle) gizli ilişkisi olmak
be in bed with (someone) f. (biriyle) gizlice iş birliği yapmak
be in bed with (someone) f. (biriyle) gizli bir ilişki/iş birliği içinde olmak
be not a bed of roses f. güllük gülistanlık olmamak
be not a bed of roses f. çok kolay olmamak
be not a bed of roses f. zorlu olmak
be not a bed of roses f. meşakkatli olmak
be not a bed of roses f. zorlayıcı olmak
be not a bed of roses f. dikensiz bir yol olmamak
bring to bed f. (çocuk) doğmak
bed of nails i. diken üstünde olma
bed of roses i. çok rahat koşullar
bed of nails i. ateşten gömlek
a bed of nails i. güç dönem
a bed of nails i. güçlük
a bed of thorns i. güç dönem
a bed of thorns i. güçlük
a bed of thorns i. mutsuzluk
a bed of thorns i. zor dönem
a bed of nails i. zor dönem
a bed of nails i. mutsuzluk
a bed of roses i. saadet
a bed of roses i. rahat bir yer
a bed of roses i. rahat ve mutlu bir yaşam
a bed of roses i. mutluluk
bed gravity i. yatak çekmesi
bed gravity i. yatağın çekim gücü
bed gravity i. yatak miskinliği
procrustean bed i. (mecaz) çivili yatak
a procrustean bed i. (mecaz) çivili yatak
procrustean bed i. zorbalıkla yola getirme/uydurma
a procrustean bed i. zorbalıkla yola getirme/uydurma
procrustean bed i. zorla uyum sağlatma
a procrustean bed i. zorla uyum sağlatma
procrustean bed i. ayak uydurulması istenen keyfi standart
a procrustean bed i. ayak uydurulması istenen keyfi standart
procrustean bed i. procrustes'in yatağı