bed - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"bed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
bed i. yatak
General
bed f. gömmek
bed f. oturtmak
bed f. kalmak
bed f. yatak yapmak
bed f. yatırmak
bed f. yatacak yer sağlamak
bed f. sabitleştirmek
bed f. yerleşmek
bed i. çiçeklik
bed i. zemin
bed i. nehir yatağı
bed i. evlenme
bed i. tarh (bahçedeki)
bed i. temel
bed i. mezar
bed i. katman
bed i. döşek
bed i. tarh
bed i. yatacak yer
bed i. yığın
bed i. yatak
Colloquial
bed cinsel ilişkiye girmek
bed götürmek
bed seks yapmak
bed birisini yatağa atmak
bed aşk yaşamak
bed cinsel ilişki yaşamak
bed yatmaya gitmek
bed uyumak üzere uzanmak
bed yatağa yatmak
bed uyumaya gitmek
bed sevişmek
Slang
bed mala vurmak
bed mercimeği fırına vermek
bed (karşı cinsi) götürmek
Technical
bed kat
bed yatak
bed taban
bed furgon kasası
bed şasi yatağı
bed tabaka
bed yerleştirmek
Construction
bed kum döşek
Automotive
bed taban
bed kasa
bed gövde
Geology
bed takabak

"bed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
go to bed f. yatmak
go to bed f. uyumak üzere uzanmak
go to bed f. yatağa yatmak
go to bed f. uyumaya gitmek
go to bed f. yatmaya gitmek
river bed i. nehir yatağı
General
be a bed of roses f. güllük gülistanlık olmak
take to one's bed f. yatağa düşmek
put to bed f. yatırmak
tumble out of bed f. yataktan fırlamak
go to bed with somebody f. koynuna girmek
bed down f. yatıp uyumak
wet one's clothes/bed f. altını ıslatmak
go to bed with f. ile sevişmek
rule a country while lying sick in bed f. hasta yatağından ülkeyi yönetmek
cuddle up together in bed f. koyun koyuna yatmak
wake up on the wrong side of bed f. ters tarafından kalkmak
get into bed f. yatağa girmek
go to bed f. yatmaya gitmek
make a bed f. yatak yapmak
make the bed f. yatağını toplamak
be in bed f. yatmak
make the bed f. yatak toplamak
wet one's bed f. yatağını ıslatmak
go to bed f. gece uykusuna yatmak üzere yatmak
get up on the wrong side of the bed f. ters tarafından kalkmak
go to bed with f. koynuna girmek
wet one's bed f. altını ıslatmak
go to bed early f. erken yatmak
bed with f. yatmak
put someone to bed f. birini yatırmak
go to bed with f. ile cinsel ilişkide bulunmak
be on the death bed f. azraille savaşmak
be on the death bed f. hasta yatağında olmak
go bed with somebody f. koynuna girmek
make up the bed f. yatağı toplamak
lie in the bed f. yatağa uzanmak
climb out of the bed f. yataktan kalkmak
get out of the bed f. yataktan kalkmak
make up one's bed f. yatağını yapmak
make up one's bed f. yatağını toplamak
make one's bed f. yatağını yapmak
get someone into bed f. yatağa atmak
lie on the bed f. yatağa uzanmak
make one's bed f. yatağını toplamak
lie down the bed f. yatağa uzanmak
leap out of the bed f. yataktan kalkmak
make the bed f. yatağı toplamak
wet the bed f. yatağa işemek
sit on the bed f. yatağa uzanmak
wet the bed f. yatağını ıslatmak
wet one's bed f. yatağına işemek
be confined to bed (by illness) f. hastalıktan yatmak
make the bed f. yatağını düzeltmek
feather-bed f. şımartmak
feather-bed f. nazlı alıştırmak
lay a bed f. yatak sermek
lay a bed f. yatak yapmak
die in one's bed f. yatağında ölmek
die in one's bed f. eceliyle ölmek
make the bed f. yatağı yapmak
make up a bed f. yatak düzeltmek
be good in bed f. iyi sevişmek
be good in bed f. yatakta iyi olmak
bed down some place f. bir yerde uyumak
bed someone down f. birisini yatırmak
bed down some place f. gece uyuyacak bir yer bulmak
fall out of bed f. hızla düşmek
fall out of bed f. hızla taban yapmak
fall out of bed f. yataktan düşmek
find her husband in bed with another woman f. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
catch her husband in bed with another woman f. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
make someone's bed f. yatağını toplamak
make up the bed f. yatak toplamak
make someone's bed up f. yatağını toplamak
send someone to bed f. birisini yatırmak
put someone to bed f. birisini yatırmak
sick in bed with the flu f. gripten yatmak
sick in bed with the flu f. gripten yatağa düşmek
tumble into bed f. yatağa dalmak
tumble into bed f. kendini yatağa atmak
turn in the bed f. yatakta dönmek
be on bed rest f. yatak istirahatinde olmak
double up as a bed f. açılınca yatak olmak
tie someone to the bed f. birini yatağa bağlamak
shake the bed sheet f. çarşaf silkelemek
look forward to taking someone to bed f. birini yatağa götürmek için can atmak
fall asleep on the bed f. yatakta uyuyakalmak
go to bed too late f. çok geç yatmak
make one's own bed f. kendi yatağını yapmak
stay in bed late f. yataktan geç kalkmak
curl up in bed f. yatağa kıvrılmak
wet the bed f. yatağı ıslatmak
be caught smoking in bed f. yatakta sigara içerken yakalanmak
go to bed mad f. yatağa kızgın gitmek
get up from bed f. yataktan kalkmak
roll out of bed f. yataktan kalkmak
go to bed on time f. zamanında uyumak
make a bed f. yatağı hazırlamak
turn down the bed f. yatağı ters yüz etmek
garden bed i. tarla
bed and board i. pansiyon
ore bed i. maden yatağı
french bed i. büyük yatak
marriage bed i. gerdek yatağı
day bed i. sedir
platform bed i. yüksek yatak
flower bed i. çiçek tarhı
bed wetting i. yatağa işeme
hospital bed i. hastane yatağı
bed plate i. taban plakası
bed and breakfast i. yatak ve kahvaltı
bed of roses i. gül bahçesi
river bed i. akımlık
folding bed i. taşınabilir yatak
bed and board i. tam pansiyon
single bed i. tek kişilik yatak
bed covering i. yatak örtüsü
folding bed i. portatif yatak
sofa bed i. kanepe
bed of down i. kuştüyü yatak
bed lining i. yatak örtüsü
folding bed i. ek yatak
river bed i. ırmak yatağı
feather bed i. kuştüyü yatak
peat bed i. turbalık
day bed i. divan
reed bed i. sazlık
lake bed i. göl tabanı
flower bed i. çiçeklik
bed bug i. tahtakurusu
filter bed i. filtre havuzu
animal bed i. hayvan yatağı
bed material i. yatak malzemesi
reed bed i. kamışlık
flower bed i. tarh
truckle bed i. tekerlekli yatak
oyster bed i. istiridye yatağı
bed mattress i. yatak şiltesi
lake bed i. göl yatağı
folding bed i. portatif karyola
bed jacket i. lizöz
peat bed i. turbiyer
water bed i. su yatağı
bed former i. yastık yapıcı
onion bed i. soğanlık
stream bed i. nehir yatağı
ore bed i. yatak
stream bed i. akarsu yatağı
bed of roses i. rahat mevki
trundle bed i. tekerlekli karyola
bunk bed i. ranza
camp bed i. portatif karyola
sofa bed i. çekyat
rose bed i. güllük
double bed i. iki kişilik yatak
river bed i. akak
french bed i. çift kişilik yatak
bed linen i. çarşaf ve yastık kılıfı
flower bed i. ocak
bed clothing i. yatak takımı
bed base i. yatak bazası
packed bed i. dolgulu yatak
bed base i. baza
forcing bed i. sera
bed lining i. çarşaf
ocean bed i. okyanus dibi
bed rest i. yatak istirahati
bed setee i. çekyat
twin bed i. ikiz yatak
bed room i. yatak odası
bed of nails i. güçlükler
bed of nails i. zorluklar
bed of nails i. zor dönemler
bed stabilization i. yatak kararlılaştırılması
bed stability i. yatak kararlığı
bed roughness i. yatak pürüzlülüğü
bed scour i. yatak aşınması
bed sediment i. yatak sürüntüsü
bed-sitter i. bekar odası
bed-sitting room i. bekar odası
bed-sitter i. tek odalı apartman dairesi
bed-bound resident i. yaşlılar evinde yaşayan yatalak durumdaki kişiler
fluid-bed dryer i. akışkan yataklı kurutucu
four-poster bed i. sayvanlı karyola
three-bed room i. üç yataklı oda
test-bed i. test cihazı
test-bed i. test yazılım paketi
packed-bed i. dolgulu yatak
rush-bed i. sazlık
test-bed i. test yatağı
rose-bed i. gül bahçesi
fold up bed i. çek yat
bed cover i. yatak örtüsü
baby's bed i. bebek yatağı
baby bed i. bebek yatağı
ready-bed i. hazır yatak
bed sitting room i. kiralık oda
bed sitting room i. bekar odası
bed screen i. yatak paravanı
blow-up bed i. şişme yatak
inflatable bed i. şişme yatak
bed rest i. yatakta tedavi
couch bed i. çekyat
couch bed i. çek yat
built-in bed i. ranza
feather bed i. kuş tüyü yatak
baby bed i. beşik
baby's bed i. beşik
queen-size bed i. 153 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
twin bed i. 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak
king-size bed i. 198 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
time for bed i. yatma saati
massage bed i. masaj yatağı
bed net i. cibinlik
tanning bed i. şezlong
tanning bed i. güneşlenme yatağı
tanning bed i. solaryum
hide-a-bed sofa i. çekyat
hide-a-bed sofa i. yataklı kanepe
seagrass bed i. erişte tarlası
seagrass bed i. deniz eriştesi yatağı
rollaway bed i. katlanır yatak
rollaway bed i. tekerlekli yatak
rollaway bed i. katlanabilir portatif yatak
food and bed i. yemek ve yatak
infant bed i. bebek beşiği
double bed i. çift kişilik yatak
bed of roses i. güllük gülistanlık durum
bed of straw i. saman yatak
bed of roses i. mutlu ve huzurlu ortam
bed wetting i. altına işeme
bed sitter i. stüdyo daire
bed sit i. bekar odasında kalmak
bed of roses i. güllük gülistanlık şey
bed sitter i. bekar odası
bed of roses i. gül tarhı
camp bed i. kamp yatağı
bed-mate i. yatak arkadaşı
time for bed i. yatma vakti
examination bed i. muayene yatağı
travel bed i. seyahat yatağı
nail bed i. tırnak yatağı
bed base i. somya
double bed sheet i. çift kişilik çarşaf
truck bed i. dorse
truck bed i. kamyon veya römork kasası
plank bed i. tahta yatak
wooden bed i. tahta yatak
canopy bed i. sayvanlı yatak
cell bed i. hücre yatağı
bed information i. yatak bilgisi
top bed i. üstteki yatak
bed of nails i. çivili yatak
insecticide treated bed net i. sıtma hastalığından korunmak için kullanılan böcek öldürücü tedavi yatak filesi/ağı
sofa bed [uk] i. çek yat
sofa bed i. çek yat
table bed i. masa şeklinde bir yatak
breakfast in bed i. yatakta kahvaltı
naked bed i. eski zamanlarda sıkça rastlanan, içindeki kişinin çıplak yattığı yatak
tent bed i. çadır gibi gölgeliği olan yatak
tent bed i. çadır yatağı
tent bed i. açık arazide kullanılan yatak
confinement to bed i. yatalaklık
with a bed s. yataklı
confined to bed s. yatalak
confined to bed s. yatağa bağımlı
confined to bed s. yatağa bağlı
the bed is uncomfortable expr. yatak rahatsız
Phrasals
bed down uyumaya gitmek
bed down yatacak yer bulmak
bed down yatak yapmak
bed down yatacak bir yer bulmak
bed someone down birini yatırmak
bed down yatmak
bed down uyumak
Phrases
hulda is making her bed expr. lapa lapa kar yağmak anlamında alman mitolojisi kökenli bir ifade
I should have stayed in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I should have stayed in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I should have stayed in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I should have stayed in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I should have stayed in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I should have stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I should have stayed in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I should have stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I should have stayed in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I should have stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I should have stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I should have stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I should have stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I should have stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
should have stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
should have stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
should have stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
should have stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
should have stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
should have stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I shoulda stayed in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stayed in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I shoulda stayed in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I shoulda stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I shoulda stayed in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I shoulda stayed in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I shoulda stayed in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
I shoulda stood in bed expr. bugün evden hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. bugün yataktan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. yatağımdan hiç çıkmamalıymışım
I shoulda stood in bed expr. yataktan çıkmama/kalkmama değmedi
I shoulda stood in bed expr. zahmet edip de gitmeme/yapmama değmedi
I shoulda stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım da olurdu
I shoulda stood in bed expr. zahmet edip gelmesem de/yapmasam da olurmuş
I shoulda stood in bed expr. yataktan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım daha iyi olurdu
I shoulda stood in bed expr. keşke yatağımdan hiç çıkmasaydım/kalkmasaydım
reds under the bed expr. içimizde gizli kızıllar/komünistler var
don't let the bed bugs bite mışıl mışıl uyu
Proverb
as you make your bed, so you must lie on it kendi düşen ağlamaz
as you make your bed, so you must lie in it kendi düşen ağlamaz
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
you sleep in the bed you make kendi düşen ağlamaz
you made your bed kendi düşen ağlamaz
Colloquial
in bed with (one's) boots on s. sızmış
in bed with (one's) boots on s. giysileri bile çıkaramadan sızmış
in bed zf. yatakta, yatak döşek yatıyor halde, yatıyor durumda/vaziyette
in bed zf. uyuyor/yatmış/uyumuş olma
in bed zf. yatakta
in bed zf. sevişirlerken
bed and board yatak ve yiyecek
early to bed early to rise erken yat erken kalk
early to bed early to rise erken yatıp erken kalkma
get back to bed yatağına dön
a man with a gun under his bed silahıyla uyuyan bir adam
get under the bed yatağın altına gir
get back to your bed yatağına geri dön
make your bed properly yatağını düzgün bir şekilde yap
come to bed yatağa gel
Idioms
be brought to bed f. evlat dünyaya getirmek
be brought to bed f. doğurmak
bed in f. alışmak
bed in f. uyum sağlamak
bed in f. intibak etmek
procrustean bed i. (mecaz) çivili yatak
a procrustean bed i. (mecaz) çivili yatak
procrustean bed i. zorbalıkla yola getirme/uydurma
a procrustean bed i. zorbalıkla yola getirme/uydurma
procrustean bed i. zorla uyum sağlatma
a procrustean bed i. zorla uyum sağlatma
procrustean bed i. ayak uydurulması istenen keyfi standart
a procrustean bed i. ayak uydurulması istenen keyfi standart
procrustean bed i. procrustes'in yatağı
procrustean bed i. (birilerinin) zorla/zorbalıkla içine itildiği durum
procrustean bed i. zorla/zorbalıkla tektipleştirme
procrustean bed i. zorla/zorbalıkla standart kalıplara uydurma
a procrustean bed i. procrustes'in yatağı
a procrustean bed i. (birilerinin) zorla/zorbalıkla içine itildiği durum
a procrustean bed i. zorla/zorbalıkla tektipleştirme
a procrustean bed i. zorla/zorbalıkla standart kalıplara uydurma
couldn't lie straight in bed hiç dürüst değil
a bed of roses güllük gülistanlık
bed of roses güllük gülistanlık
bed of roses çok rahat koşullar
bed of nails ateşten gömlek
bed of nails diken üstünde olma
get out of the wrong side of the bed sol tarafından kalkmak
between you and me and the bed post laf aramızda
between you and me and the bed post yalnız ikimizin arasında
between you and me and the bed post kimseler duymasın ama
between you and me and the bed post aramızda
have made one's bed and have to lie in it ne ekersen onu biçersin
get out of the bed on the wrong side ters tarafından kalkmak
a bed of nails güç dönem
a bed of thorns güçlük
a bed of nails güçlük
a bed of thorns güç dönem
a bed of nails mutsuzluk
a bed of thorns mutsuzluk
a bed of thorns zor dönem
a bed of nails zor dönem
a bed of roses rahat bir yer
a bed of roses rahat ve mutlu bir yaşam
a bed of roses mutluluk
a bed of roses saadet
take to one's bed hastalanıp yatağa düşmek
take to one's bed hastalıktan dolayı yatmak
take to one's bed yatmak
put the garden to bed kurumuş yaprakları toplayarak bahçeyi temizlemek
put the garden to bed bahçeyi kışa hazırlamak
get out of the wrong side of the bed güne keyifsiz başlamak
all a bed of roses güllük gülistanlık
not be a bed of roses güllük gülistanlık olmamak
not be a bed of roses pespembe olmamak
be no bed of roses toz pembe olmamak
be no bed of roses güllük gülistanlık olmamak
not be a bed of roses çok kolay olmamak
be no bed of roses çok kolay olmamak
be no bed of roses pespembe olmamak
not be a bed of roses toz pembe olmamak
couldn't lie straight in bed üçkağıtçının teki
something is not a bed of roses güllük gülistanlık olmamak
something is not a bed of roses toz pembe olmamak
something is not a bed of roses çok kolay olmamak
go to bed with the sun sabahlamak
go to bed with the sun sabahleyin uyumak
go to bed with the sun sabah uyumak
put something to bed yazımını bitirmek (baskıya hazır hale getirme)
put something to bed baskıya hazır hale getirmek
put the garden to bed bahçeyi temizlemek (yapraklardan)
sick in bed yatağa düşmek
sick in bed hastalıktan yatmak
sick in bed yataklara düşmek
sick in bed (hastalıktan) yatağa düşmek
sick in bed (hastalıktan) yataklara düşmek
get into bed with -ile cinsel ilişkide bulunmak
get into bed with birisiyle yatağa girmek
go to bed with the chickens tavuk gibi erkenden yatmak
go to bed with the chickens erken yatmak
be in bed with somebody (olumsuz anlamda) biriyle işbirliği yapmak
should have stayed in bed (ne kötü bir gün) keşke yataktan hiç çıkmasaydım
bed gravity yatak miskinliği
bed gravity yatağın çekim gücü
bed gravity yatak çekmesi
put something to bed (yaprakların dökülmesi sonrası) bahçeyi temizlemek
as you make your bed, so you lie an it kendi düşen ağlamaz
Speaking
have made one's bed and have to lie in it mademki yaptın sonuçlarına katlanacaksın
have made one's bed and have to lie in it mademki yatağını yaptın içinde yatacaksın
let's go to bed haydi yatalım
when I was in my bed yatağımdayken
I am going to bed ben yatmaya gidiyorum
are you going to bed? uyuyor musun?
are you going to bed? yatıyor musun?
you've made your bed and you'll have to lie in it kendi düşen ağlamaz
you made your bed now lie in it kendi düşen ağlamaz
i'm going to bed ben yatıyorum
go to bed git yat
don't smoke in bed yatakta sigara içme
go back to your bed yatağına dön
before bed yatmadan önce
go to bed yatağına dön
what time did you get to bed last night? dün gece kaçta uyudun?
i'm going to bed ben yatmaya gidiyorum
get out of the bed! kalk yataktan!
i caught him in bed with another girl onu yatakta başka bir kızla yakaladım
everything is not a bed of roses her şey güllük gülistanlık değil
get out of that bed çık o yataktan
look at my bed! yatağıma bak!
go to your bed yatağına git
would you like to go to bed with me? sevişelim mi?
I don't want to get out of bed yataktan çıkmak istemiyorum
I always go to bed early ben daima erken yatarım
I went to bed late geç uyudum
there are toys on the bed yatağın üstünde oyuncaklar var
what time did you go to bed? kaçta yattın?
what time did you go to bed? saat kaçta yattın?
what time did you go to bed? ne zaman yattın?
I thought you were still in bed hala yatakta olduğunu sanıyordum
Slang
bed bunny i. önüne gelenle düşüp kalkan genç kadın
bed bunny i. cinsel isteği fazla olup sık sık ilişkide bulunan genç kadın
bed bunny i. yatmaktan çekinmeyen genç kadın
bed bunny i. cinsel ilişki konusunda rahat genç kadın
bed bunny i. azgın kadın
unmade bed i. paspal
unmade bed i. perişan
unmade bed i. üstü başı darmadağın
unmade bed i. dağınık kılıklı
unmade bed i. bakımsız
bed bunny i. fingirdek
bed bunny i. oynak
bed bunny i. yosma
bed bunny i. sürtük
bed-bunny i. fingirdek
bed-bunny i. oynak
bed-bunny i. yosma
bed-bunny i. sürtük
in bed with (one's) boots on s. çok sarhoş
in bed with (one's) boots on s. zom
in bed with (one's) boots on s. küfelik
in bed with (one's) boots on s. dut gibi sarhoş
put to bed baskıdan önceki son hazırlıkları yapmak (gazete vb)
put to bed bitirmeden önceki son hazırlıkları tamamlamak (proje vb)
bed of roses tozpembe
bed of roses güllük gülüstanlık
bed someone yatağa atmak
go to bed with someone yatağa atmak
bed head yataktan ilk kalkıldığında saçın aldığı dağınık hal
put someone to bed with a shovel birisini öldürüp gömmek
put someone to bed with a shovel birisini gömmek
be put to bed with a shovel (ölü) gömülmek
put to bed with a shovel zil zurna sarhoş
put to bed with a shovel ölmüş ve gömülmüş
bed partner yatak arkadaşı
get a junk kit under one’s bed yatağının altında uyuşturucu zulası olmak