avert - Türkçe İngilizce Sözlük

avert

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

avert — Definition

Anlamı ve Tanımı:
önlemek, savuşturmak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈvɝːt/ – BrE /əˈvɜːt/)
Terim Türü:
Fiil: avert (averts – averted – averting)
Bir tehlikeyi veya olumsuz sonucu zamanında engellemeyi ifade eden fiildir. Latince avertere (“yüz çevirmek, uzaklaştırmak”) kökünden gelmiştir ve resmî dilde “avert a crisis” kalıbıyla tipiktir.
Eş Anlamlılar:
prevent, forestall, ward off
Zıt Anlamlılar:
cause, provoke, allow

"avert" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
avert f. engellemek
A catastrophe has been averted.
Bir felaket engellendi.

More Sentences
avert f. defetmek
Genel
avert f. önlemek
They made a barrier to avert the erosion.
Erozyonu önlemek amacıyla bir bariyer yaptılar.

More Sentences
avert f. çevirmek
However, in view of the shipbuilding situation I would rather avert my gaze from the Far East.
Bununla birlikte, gemi inşasındaki durum göz önüne alındığında bakışlarımı Uzak Doğu'dan çevirmeyi tercih ediyorum.

More Sentences
avert f. önüne geçmek
avert f. meydan vermemek
avert f. olmasını önlemek
avert f. menetmek
avert f. yön değiştirmek
avert f. bırakmamak
avert f. bertaraf etmek
avert f. gidermek
avert f. başka tarafa çevirmek
avert f. başka yöne çevirmek
avert f. savuşturmak
Ticaret/Ekonomi
avert f. başka yöne çevirmek
Hukuk
avert i. bertaraf etme
avert f. önüne geçmek
Eski Kullanım
avert f. döndürmek
avert f. yön değiştirtmek
avert f. değiştirmek
avert f. uzaklaştırmak
avert f. yabancılaştırmak

"avert" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
avert from f. kaçınmak
avert one's eyes away from f. bakışlarını kaçırmak
avert a life-threatening danger f. hayati tehlike atlatmak
avert one's gaze f. gözlerini kaçırmak
avert one's gaze f. bakışlarını kaçırmak
avert friction f. uyuşmazlığa meydan vermemek
Öbek Fiiller
avert something (away) from someone or something i. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
avert (something) (away) from i. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek
avert (something) (away) from i. (birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
avert something (away) from someone or something i. (birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
avert (something) (away) from i. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
avert something (away) from someone or something i. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek