gidermek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

gidermek



"gidermek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
gidermek remove f.
General
gidermek eliminate f.
gidermek stop f.
gidermek fulfill f.
gidermek quench f.
gidermek obviate f.
gidermek dissipate f.
gidermek dissolve something away f.
gidermek fulfil f.
gidermek gratify f.
gidermek disperse f.
gidermek avert f.
gidermek allay f.
gidermek compensate f.
gidermek erase f.
gidermek overcome f.
gidermek slough off f.
gidermek efface f.
gidermek resolve f.
gidermek repair f.
gidermek supply f.
gidermek appease f.
gidermek cease f.
gidermek retrench f.
gidermek smooth away f.
gidermek slake f.
gidermek dispel f.
gidermek dissolve something f.
gidermek satisfy f.
gidermek clear f.
gidermek get around f.
gidermek remove f.
gidermek counteract f.
gidermek obtund f.
gidermek sate f.
gidermek abate f.
gidermek rase f.
gidermek remble [obsolete] f.
gidermek remue [french] f.
Phrasals
gidermek iron out
gidermek smooth out
Idioms
gidermek make good
Technical
gidermek iron out
gidermek remove
gidermek dress out
Automotive
gidermek removal
Archaic
gidermek aggrate f.
gidermek alay f.

"gidermek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 376 sonuç

Türkçe İngilizce
General
açık gidermek meet the deficit f.
endişesini gidermek take a load off one's mind f.
bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak poke around in f.
açlığını gidermek appease f.
gidermek (susuzluk) quench f.
dolaşıklığını gidermek disentangle f.
mineralini gidermek demineralize f.
resmiyeti gidermek break the ice f.
tozu gidermek settle the dust f.
yapraklarını gidermek defoliate f.
tüyleri gidermek depilate f.
sihirini gidermek disenchant f.
kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin) debug f.
gidermek (susuzluk, açlık vb) slake f.
kutuplaşmasını gidermek depolarization f.
ütüleyerek buruşuklukları gidermek iron out f.
ihtiyacı gidermek meet the need f.
gidermek (bulutları/sisi) be in the clear f.
gidermek (susuzluğu) quench f.
şüpheleri gidermek clear the air f.
(aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek compose f.
nemini gidermek dehumidify f.
parlaklığını gidermek deaden f.
şüphesini gidermek disarm f.
susuzluğunu gidermek quench f.
karışıklığı gidermek unclutter f.
suyunu gidermek dewater f.
susuzluğunu gidermek slake one's thirst f.
mikroplarını gidermek pasteurize f.
zamk gidermek boil off f.
mineralini gidermek demineralise f.
şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek reassure f.
eksikliğini gidermek provide for someone f.
tahrişi gidermek abirritate f.
kısmen gidermek alleviate f.
gidermek (açlık) appease f.
aradaki anlaşmazlığı gidermek patch things up f.
pürüz ve çapakları gidermek burr f.
çinkosunu gidermek dezinc f.
eksikliklerini gidermek (belirli bir şey yaparak) supplement by f.
rutubetini gidermek dehumidify f.
buruşukluklarını gidermek smooth f.
eksikleri gidermek make up a shortage f.
kokusunu gidermek deodorize f.
susuzluğunu gidermek quench one's thirst f.
gidermek (pürüz/sorun vb'ni) iron out f.
ihtiyacı gidermek fulfill the need f.
gidermek (hastalığı) clear up f.
aralarındaki anlaşmazlıkları uzlaşma yoluyla gidermek accommodate their differences f.
şüphesini gidermek straighten somebody out f.
şüphesini gidermek straighten out f.
eksikliğini gidermek provide someone with f.
mumunu gidermek dewax f.
gidermek (susuzluğunu) slake f.
bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak poke about f.
gümüşünü gidermek desilverize f.
etkinliğini gidermek deactivate f.
eksikliğini gidermek cover up one's deficiency f.
mıknatıslığını gidermek demagnetize f.
tozunu gidermek dedust f.
tuzunu gidermek desalt f.
susuzluğunu gidermek slake f.
mineralini gidermek be demineralized f.
arızayı gidermek repair f.
kokusunu gidermek deodorise f.
kumunu gidermek desand f.
yorgunluğunu gidermek unwind f.
(susuzluğunu) gidermek slake f.
gidermek (susuzluk vb) slake f.
önyargıyı gidermek overcome prejudice f.
önyargıyı gidermek eliminate any bias f.
önyargıları gidermek eliminate any bias f.
önyargıları gidermek overcome prejudice f.
önyargıyı gidermek eliminate prejudice f.
önyargıyı gidermek eradicate prejudice f.
zararı gidermek make good a loss f.
zararı gidermek make good losses f.
zararı gidermek make good damages f.
zararı gidermek make good a damage f.
gidermek (endişe vb) quell f.
hasret gidermek fulfill one's longing f.
merakını gidermek satisfy somebody's curiosity f.
arıza gidermek repair a breakdown f.
sorun gidermek troubleshoot f.
zaman açığını gidermek catch up on f.
tadını gidermek take the taste away f.
dolaşıklığını gidermek unreave f.
problemi gidermek overcome the problem f.
problemi gidermek solve the problem f.
zararı gidermek recoup the loss f.
hasarı gidermek repair the damage f.
hasarı gidermek relieve the damage f.
hatayı gidermek correct the error f.
hatalarını gidermek fix one's faults f.
hatayı gidermek fix the fault f.
hatayı gidermek repair the fault f.
hatayı gidermek rectify the error f.
hatalarını gidermek correct one's errors f.
hatayı gidermek rectify the fault f.
hatalarını gidermek clear one's errors f.
hatayı gidermek put right the mistake f.
hatalarını gidermek remove one's errors f.
hatayı gidermek correct the mistake f.
hatalarını gidermek rectify one's faults f.
hatayı gidermek rectify the mistake f.
hatalarını gidermek repair one's faults f.
hatalarını gidermek rectify one's errors f.
hatalarını gidermek correct one's faults f.
hatayı gidermek correct the fault f.
zararı gidermek indemnify a loss f.
zararı gidermek recover loss f.
hasar gidermek recover damage f.
hasar gidermek correct the damage f.
eksikliklerini gidermek correct one's deficiencies f.
zehiri gidermek detoxify f.
özlem gidermek fulfill one's longing f.
tıkanıklığı gidermek remove the blockage f.
kusuru gidermek correct a mistake f.
tıkanıklığı gidermek clear the blockage f.
kusuru gidermek rectify a mistake f.
kusuru gidermek put right a mistake f.
ihtiyaçları gidermek satisfy the needs f.
ihtiyaçları gidermek fulfil the needs f.
ihtiyaçları gidermek cover the needs f.
ihtiyaçları gidermek meet the needs f.
uyuyarak gidermek sleep off f.
endişe gidermek relieve anxiety f.
endişe gidermek reduce anxiety f.
endişe gidermek dispel anxiety f.
endişe gidermek allay anxiety f.
endişe gidermek alleviate anxiety f.
endişe gidermek ease worry f.
fakirliği gidermek alleviate the poverty f.
eksiklikleri gidermek overcome the deficiencies f.
eksiklikleri gidermek correct the deficiencies f.
ihtiyacını gidermek satisfy one's need f.
ihtiyacını gidermek fulfil one's need f.
ihtiyacını gidermek meet one's need f.
sorunu gidermek resolve the problem f.
yetersizliği gidermek remedy the deficiency f.
ağrıyı gidermek kill the pain f.
ağrıyı gidermek dull the pain f.
yetersizliği gidermek make up the deficiency f.
sorunu gidermek solve the problem f.
ağrıyı gidermek deaden the pain f.
sorunu gidermek clear up the problem f.
ağrıyı gidermek stop the pain f.
yetersizliği gidermek overcome the deficiency f.
yetersizliği gidermek correct the deficiency f.
sorunu gidermek overcome the problem f.
sorunu gidermek cure the problem f.
yetersizliği gidermek overcome the inadequacy f.
görüş ayrılıklarını gidermek resolve the disagreements f.
enfeksiyon gidermek kill the infection f.
enfeksiyon gidermek fight off the infection f.
görüş ayrılıklarını gidermek solve the disagreements f.
görüş ayrılıklarını gidermek settle the disagreements f.
zayıf yönlerini veya kusurlarını gidermek mend one's fence f.
yoksulluğu gidermek eradicate the poverty f.
yoksulluğu gidermek eliminate the poverty f.
eksiklik gidermek remedy the deficiency f.
eksiklik gidermek make up the deficiency f.
eksiklik gidermek fulfil a need f.
eksiklik gidermek make up a shortage f.
eksiklik gidermek satisfy a need f.
oksijenini gidermek deoxidize f.
pasını gidermek deoxidize f.
etkisini gidermek counteract f.
asidini gidermek free from acid f.
buzlanmayı gidermek de-ice f.
kızgınlığını gidermek placate f.
yağını gidermek scour f.
(açlık) gidermek stay f.
kalıntıları gidermek remove traces f.
kalıntıları gidermek remove the leftovers f.
tuvalet ihtiyacını gidermek relieve oneself f.
anlaşmazlığı gidermek settle the conflict f.
merakını gidermek satisfy one's curiosity f.
eksik gidermek make up the deficiencies f.
eksik gidermek remedy the deficiencies f.
eksik gidermek overcome the deficiencies f.
eksiklerini gidermek remedy the deficiencies f.
eksiklerini gidermek overcome the deficiencies f.
eksiği gidermek make up for something f.
(tuvalet) ihtiyaç gidermek spend a penny f.
(tuvalet) ihtiyaç gidermek take a leak f.
(tuvalet) ihtiyaç gidermek relieve oneself f.
merak gidermek satisfy one's curiosity f.
eksiklerini gidermek make up the deficiencies f.
ihtiyaç gidermek meet a need f.
ihtiyaç gidermek satisfy a need f.
eksikliği gidermek/doldurmak fill the deficiency f.
bir şeyin eksikliğini gidermek fill the deficiency of f.
ev özlemini gidermek make the homesickness go away f.
maliyeti gidermek/kurtarmak/karşılamak set off the cost f.
sorunları gidermek resolve the problems f.
sorunları gidermek solve the problems f.
sorunları gidermek clear up the problems f.
sorunları gidermek overcome the problems f.
problemleri gidermek resolve the problems f.
problemleri gidermek solve the problems f.
problemleri gidermek overcome the problems f.
problemleri gidermek clear up the problems f.
hasar gidermek repaire the damage f.
hasar gidermek rectify the damage f.
uyumsuzluğu gidermek overcome the mismatch f.
karbonik asidini gidermek decarbonate f.
zehirin etkisini gidermek detoxify f.
zehiri almak/çıkarmak/gidermek detoxicate f.
zehiri almak/çıkarmak/gidermek detoxify f.
zehirin etkisini gidermek detoxicate f.
pasını gidermek deoxidise f.
mikroplarını gidermek pasteurise f.
kutuplaşmasını gidermek depolarisation f.
oksijenini gidermek deoxidise f.
mıknatıslığını gidermek demagnetise f.
arzularını gidermek fulfill one's desires f.
belirsizliği gidermek disambiguate f.
gidermek (fark vb) settle f.
ayıbı gidermek rectify the defect f.
(şüphe/korku) gidermek reassure f.
bilgi eksikliğini gidermek provide missing information f.
bilgi eksiğini gidermek provide missing information f.
eksiğini gidermek recruit f.
noksanını gidermek refresh f.
uyuşmazlığı gidermek paper over the cracks i.
zayıflığı gidermek minimize a weakness i.
Phrasals
sıkıntıyı gidermek let up
arızayı gidermek cure something of something
süzerek gidermek/çıkarmak leach something away from
süzerek gidermek/çıkarmak leach something away
süzerek gidermek/çıkarmak leach something out of
süzerek gidermek/çıkarmak leach something out
bir yerde bir şeyi aramak veya merakını gidermek için etrafı karıştırmak poke about in
Colloquial
hatalarını gidermek put right
Idioms
akşamdan kalmışlığı gidermek için sabah tekrar içki içmek a hair of the dog
endişelerini gidermek explain away
soğukluğunu gidermek take the chill off
yanlışlığı gidermek square accounts
resmiyeti gidermek break the ice
endişesini gidermek get a weight off one's mind
endişesini gidermek take a load off one's mind
endişesini gidermek take a weight off one's mind
endişesini gidermek get a load off one's mind
şüpheleri gidermek clear the air
kırışıklıklarını gidermek get the wrinkles out
baştaki aksaklıkları gidermek get the wrinkles out
pürüzleri gidermek iron out the kinks
sorunları/problemleri gidermek iron out the kinks
(bir aygıt veya sistemin) kusurlarını gidermek iron out bugs
aradaki anlaşmazlıkları gidermek, barıştırmak için aracılık yapan kimse/şey ice breaker
Slang
stresi gidermek amacıyla alınan uyuşturucu mickey mouse
cinsel isteği soğuk duş yoluyla veya mastürbasyonla gidermek take a cold shower
Trade/Economic
eksikliği gidermek fill a gap
stok eksiğini gidermek fill in
bir eksikliği gidermek make up a deficiency
Law
meşruiyetini gidermek delegitimize
meşruiyetini gidermek delegitimate
anlaşamazlığı gidermek reconcile
husumeti gidermek reconcile
gecikmeyi (temerrüt) gidermek cure the default
Politics
anlaşmazlığı gidermek hammer out a difficulty
Industry
katran gidermek detar
Technical
(metali) ısıtarak gerilmeleri gidermek normalise f.
(metali) ısıtarak gerilmeleri gidermek normalize f.
bağıl devinimde darlığı gidermek relieve f.
yağını gidermek degrease
tüylerini gidermek depilate
gaz gidermek degas
lifini gidermek defiberize
istenmeyen yabancı maddelerini gidermek için suya uygulanan tüm işlemler water conditioning
lifini gidermek defiber
yabancı maddelerden gidermek purge
rengini gidermek decolorize
don veya buzunu gidermek defrost
tufalini gidermek descale
büküğünü gidermek unbend
kirlerini gidermek purify
manyetikliğini gidermek degauss
çinkosunu gidermek dezincification
arıza gidermek troubleshoot
kükürdünü gidermek desulphurize
ovarak gidermek scrub
rutubetini gidermek (hava) dehumidify
kıllarını gidermek depilate
kutupluluğunu gidermek depolarize
mıknatıslığı gidermek demagnetize
karbonunu gidermek decarburize
toz gidermek dedust
iyonları gidermek deionize
mineralini gidermek demineralize
mineralini gidermek demineralise
(manyetik bant) mıknatıslığını gidermek degauss
mıknatıslılığını gidermek demagnetize
suyunu gidermek dehydrate
manyetik niteliğini gidermek demagnetize
fosforunu gidermek dephosphorize
deniz suyunun tuzunu gidermek desalt
kumunu gidermek desand
oksijenini gidermek deoxidate
tuzunu gidermek desalt
azot gidermek denitrify
gümüşünü gidermek desilverize
kokusunu gidermek deodorize
ozonunu gidermek deozonize
pullarını gidermek descale
yağını gidermek deoil
mumunu gidermek dewax
suyunu gidermek dewater
asidini gidermek disacidify
asidini gidermek deacidify
sürterek gidermek rub
geri kazanmak kayıplarını gidermek recuperate
oksijenini gidermek deoxidize
duyarlılığını gidermek desensitize
yağını gidermek scour
temizleyerek gidermek purge
yağını gidermek desuint
gazını gidermek degas
iyonlarını gidermek deionize
klorunu gidermek dechlorinate
köpüğünü gidermek defoam
zamkını gidermek boil off
zamkını gidermek degum
karbonunu gidermek decarbonize
havasını gidermek deaerate
hata gidermek debug
köpüğünü gidermek defroth
asitlik gidermek deacidify
uçucu madde gidermek devolatilize
uçucu madde gidermek devolatilise
gazını gidermek degasify
iyonları gidermek deionise
kutupluluğunu gidermek depolarise
karbonunu gidermek decarburise
karbonunu gidermek decarbonise
duyarlılığını gidermek desensitise
oksijenini gidermek deoxidise
manyetik niteliğini gidermek demagnetise
iyonlarını gidermek deionise
mıknatıslılığını gidermek demagnetise
kokusunu gidermek deodorise
mıknatıslığı gidermek demagnetise
gürültüyü gidermek denoise
Computer
hata gidermek debug
Telecom
arıza gidermek için gereken ortalama süre mean time to restore
Electric
elektrik yükünü gidermek neutralize f.
elektrik yükünü gidermek neutralise f.
Textile
zamk gidermek degum
(yün) yağını gidermek degrease
(yün) yağını gidermek desuint
tüylerini gidermek depilate
kıllarını gidermek depilate
Automotive
pas gidermek derust
buhar gidermek defog
kutupluluğu gidermek depolarize
Petrol
etkinlik gidermek inactivate
Medical
sinir hastalığını gidermek için yapılan cerrahi müdahale neurosarcocleisis i.
karbonunu gidermek decarbonise
alın ve yüzdeki kırışıkları gidermek amacıyla yapılan estetik ameliyat rhytidectomy
bronkospazmı tedavi etme/iyileştirme/gidermek relief of bronchospasm
karbonunu gidermek decarbonize
Psychology
fiziksel veya ruhsal bir eksikliği gidermek için gösterilen çaba overcompensation
Pharmaceutics
burun tıkanıklıklarında tıkanıklık semptomlarını gidermek, göz kaşınmasının tedavisinde ise göz damlalarında kullanılan damar büzücü bir ilaç naphazoline i.
Chemistry
hidrojen gidermek dehydrogenise
hidrojen gidermek dehydrogenate
karbonunu gidermek decarbonize
etkinliğini gidermek deactivate
asidini gidermek disacidify
asitlik gidermek neutralize
hidrojen gidermek dehydrogenize
asitlik gidermek neutralise
karbonunu gidermek decarbonise
Marine Biology
iyonları gidermek deionize
iyonları gidermek deionise
Education
eksik ve yanlışları gidermek remediate f.