disentangle - Türkçe İngilizce Sözlük

disentangle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disentangle — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˌdɪsɪnˈtæŋɡəl/ – BrE /ˌdɪsɪnˈtæŋɡəl/)
Terim Türü:
Fiil: disentangle (disentangles – disentangled – disentangling)
Birbirine dolanmış şeyleri çözerek ayırmayı; mecazi olarak da karmaşık bir sorunu parçalara bölüp netleştirmeyi tanımlar. “Dis-” ön ekiyle “entangle” (dolaştırmak) fiilinin tersine çevrilmiş biçimidir; modern kullanımda disentangle, ilişkiler/veriler/açıklamalar arasındaki karışıklığı sistematik biçimde çözme eylemini vurgular.
Eş Anlamlılar:
untangle, unravel
Zıt Anlamlılar:
entangle, complicate

"disentangle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disentangle f. çözmek
I couldn't manage to disentangle the rope.
Halatı çözmeyi beceremedim.

More Sentences
disentangle f. kurtulmak
I'm not sure what's the best way to disentangle this.
Bundan kurtulmanın en iyi yolunun ne olduğundan emin değilim.

More Sentences
disentangle f. ayırt etmek
We need to disentangle all of the ideas and consider them separately.
Tüm fikirleri birbirinden ayırt ederek tek tek incelememiz gerekiyor.

More Sentences
disentangle i. açılma
disentangle f. açmak
disentangle f. açılmak
disentangle f. salıvermek
disentangle f. çözülmek
disentangle f. dolaşıklığını gidermek
disentangle f. çıkarmak
disentangle f. serbest bırakmak
disentangle f. düğüm çözmek
disentangle f. düğümü çözmek
disentangle f. karışık bir durumdan kurtarmak
disentangle f. serbest kalmak
disentangle f. (karışık bir şeyi) çözmek
disentangle f. (karışık bir şeyi) açmak
disentangle f. (etrafına dolaşan bir şeyden) ayırmak
disentangle f. arındırmak
disentangle f. dolaşıklığı çözmek
disentangle f. ayırmak

"disentangle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disentangle from f. kurtarmak
Öbek Fiiller
disentangle from f. -den çözmek
disentangle from f. -den kurtarmak
disentangle (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) serbest bırakmak
disentangle (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi) araya girip (birinden/bir şeyden) ayırmak
disentangle (someone or something) from (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) çözüp ayırmak/kurtarmak