fulfill - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fulfill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fulfill" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fulfill f. yerine getirmek
General
fulfill f. uygulamak
fulfill f. gidermek
fulfill f. içindeki potansiyelini kendini tatmin edecek bir şekilde kullanmak (insan)
fulfill f. tamamlamak
fulfill f. bitirmek
fulfill f. karşılamak
fulfill f. yerine getirmek
fulfill f. gerçekleştirmek
fulfill f. icra etmek
fulfill f. ifa etmek
fulfill f. yapmak
fulfill f. meydana getirmek
fulfill f. tatmin etmek
fulfill f. gerekeni yapmak
Law
fulfill ifa etmek
Technical
fulfill yapmak
fulfill yerine getirmek

"fulfill" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
General
fulfill one's goal f. amacı yerine getirmek
fulfill the need f. ihtiyacı gidermek
fulfill one's obligations f. yükümlülüklerini yerine getirmek
fulfill the obligation f. yükümlülüğü yerine getirmek
fulfill the obligations f. yükümlülükleri yerine getirmek
fulfill one's obligation f. yükümlülüğünü yerine getirmek
fulfill an obligation f. yükümlülüğü yerine getirmek
fulfill one's longing f. hasret gidermek
fulfill the expectation f. beklentiye cevap vermek
fulfill one's promise f. sözünü tutmak
fulfill one's promise f. söz tutmak
fulfill the religious duties f. dini vecibeleri yerine getirmek
fulfill one's longing f. özlem gidermek
fulfill one's longing f. özlem dindirmek
fulfill the requirement f. gereksinim karşılamak
fulfill the need f. ihtiyaca cevap vermek
fulfill the requirement f. gereksinime cevap vermek
fulfill the responsibility f. sorumuluğu yerine getirmek
fulfill the legal obligations f. yasal zorunlulukları yerine getirmek
fulfill the condition f. koşulu sağlamak
fulfill expectations f. beklentilere cevap vermek
fulfill expectations f. beklentileri karşılamak
fulfill/meet the demand f. talebi yerine getirmek
fulfill one's desires f. arzularını gidermek
fulfill an objective f. hedef gerçekleştirmek
fulfill the objective f. hedefi gerçekleştirmek
not fulfill the commitment f. taahhüdü yerine getirmemek
fulfill the wishes of others f. başkalarının isteklerini yerine getirmek
fulfill the need f. ihtiyaç karşılamak
Trade/Economic
fulfill the position pozisyonu doldurmak
Law
fulfill (a decision or decree) icra etmek
Politics
fulfill its responsibilities sorumluluklarını yerine getirmek