gerçekleştirmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

gerçekleştirmek



"gerçekleştirmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
gerçekleştirmek make real f.
gerçekleştirmek realise f.
gerçekleştirmek realize f.
General
gerçekleştirmek follow through f.
gerçekleştirmek put into practice f.
gerçekleştirmek carry out f.
gerçekleştirmek practise f.
gerçekleştirmek actualize f.
gerçekleştirmek follow out f.
gerçekleştirmek carry through f.
gerçekleştirmek substantiate f.
gerçekleştirmek effect f.
gerçekleştirmek effectuate f.
gerçekleştirmek execute f.
gerçekleştirmek bring about f.
gerçekleştirmek go through with f.
gerçekleştirmek materialize f.
gerçekleştirmek practice f.
gerçekleştirmek verify f.
gerçekleştirmek transfer into practice f.
gerçekleştirmek fulfil f.
gerçekleştirmek implement f.
gerçekleştirmek perform f.
gerçekleştirmek carry into effect f.
gerçekleştirmek put through f.
gerçekleştirmek make it happen f.
gerçekleştirmek materialise f.
gerçekleştirmek fulfill f.
gerçekleştirmek actualise f.
gerçekleştirmek accomplish f.
gerçekleştirmek physicalize f.
gerçekleştirmek physicalize f.
Trade/Economic
gerçekleştirmek implement
Technical
gerçekleştirmek realize
gerçekleştirmek achieve
gerçekleştirmek realise
Cinema
gerçekleştirmek produce

"gerçekleştirmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 103 sonuç

Türkçe İngilizce
General
anlaşma gerçekleştirmek make an agreement f.
satış gerçekleştirmek sell f.
resmen gerçekleştirmek solemnize f.
anlaşma gerçekleştirmek make a deal f.
amaç gerçekleştirmek reach one's aim f.
amaç gerçekleştirmek realize an aim f.
evliliği gerçekleştirmek bring about a marriage f.
iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmek will f.
anlaşma gerçekleştirmek do a deal f.
amaç gerçekleştirmek realize an objective f.
infazı gerçekleştirmek put to death f.
amacını gerçekleştirmek accomplish one's goal f.
amacını gerçekleştirmek attain one's goal f.
amacını gerçekleştirmek achieve one's goal f.
amacını gerçekleştirmek accomplish one's purpose f.
hayallerini gerçekleştirmek make one's dreams come true f.
iyi bir yükseliş gerçekleştirmek (müzik listelerinde vb) have a great run f.
yatırım gerçekleştirmek make investment f.
görev gerçekleştirmek carry out a duty f.
ayin gerçekleştirmek perform a religious ceremony f.
ayin gerçekleştirmek conduct a religious ceremony f.
saldırı gerçekleştirmek carry out an attack f.
kendini gerçekleştirmek realize oneself f.
operasyon gerçekleştirmek carry out an assault f.
operasyon gerçekleştirmek carry out an operation f.
operasyon gerçekleştirmek mount an assault f.
operasyon gerçekleştirmek perform an operation f.
operasyon gerçekleştirmek make an assault f.
operasyon gerçekleştirmek launch an assault f.
bir şeyi gerçekleştirmek bring something to pass f.
havale gerçekleştirmek make a bank transfer f.
mucize gerçekleştirmek work a miracle f.
mucize gerçekleştirmek perform a miracle f.
bir ilki gerçekleştirmek break new ground f.
ilki gerçekleştirmek break new ground f.
ziyaret gerçekleştirmek make a visit f.
toplantı gerçekleştirmek make a meeting f.
proje gerçekleştirmek carry out a project f.
proje gerçekleştirmek run a project f.
ziyaret gerçekleştirmek visit f.
ziyaret gerçekleştirmek pay a visit f.
hac ziyareti gerçekleştirmek go on pilgrimage f.
hac ziyareti gerçekleştirmek make pilgrimage f.
mülakat gerçekleştirmek carry out an interview f.
mülakat gerçekleştirmek do an interview f.
işlemi gerçekleştirmek perform a procedure f.
kısmen gerçekleştirmek realize partly f.
işlemi gerçekleştirmek conduct proceedings f.
işlemi gerçekleştirmek carry out a procedure f.
işlemi gerçekleştirmek perform an operation f.
kısmen gerçekleştirmek carry out partially f.
işlemi gerçekleştirmek conduct a transaction f.
kısmen gerçekleştirmek carry out partly f.
görevi gerçekleştirmek fulfil a duty f.
bir dizi etkinlik gerçekleştirmek conduct a series of activities f.
işlem gerçekleştirmek carry out a transaction f.
işlemi gerçekleştirmek carry out a transaction f.
ödemeyi gerçekleştirmek make the payment f.
denetim gerçekleştirmek make an inspection f.
verdiği sözü gerçekleştirmek keep one's word f.
bir görevi gerçekleştirmek perform a task f.
proje gerçekleştirmek realize a project f.
ziyaret gerçekleştirmek perform a visit f.
büyük/önemli bir atılım gerçekleştirmek make a breakthrough f.
satış elde etmek/gerçekleştirmek land a sale f.
hedefi gerçekleştirmek achieve the goal f.
hedefi gerçekleştirmek attain the goal f.
hedefi gerçekleştirmek reach the goal f.
resmen gerçekleştirmek solemnise f.
hedefi gerçekleştirmek fulfill the objective f.
hedef gerçekleştirmek achieve a target f.
hedefi gerçekleştirmek achieve the target f.
hedef gerçekleştirmek fulfill an objective f.
işlem gerçekleştirmek execute transaction f.
çalışma gerçekleştirmek perform a study f.
hayalleri gerçekleştirmek make the dreams come true f.
üretim gerçekleştirmek produce f.
faaliyet gerçekleştirmek perform an activity f.
faaliyet gerçekleştirmek carry out an activity f.
potansiyelini gerçekleştirmek fulfil one's potential f.
çalışma gerçekleştirmek perform a study f.
refleks olarak gerçekleştirmek act involuntarily f.
refleks olarak gerçekleştirmek act reflexively f.
canlı, hareketli bir şekilde (eylemi) gerçekleştirmek rattle f.
tekrar gerçekleştirmek re-execute f.
Phrases
bunu gerçekleştirmek için to do this
amaçları gerçekleştirmek accomplish the objectives
Idioms
amacı gerçekleştirmek için iki yol two strings to one's bow
hayallerini/fantezilerini gerçekleştirmek live out one's dreams/fantasies
(bir şeyi gerçekleştirmek/yapmak için) sihirli bir değneği olmamak have no magic wand (to do something)
potansiyelini gerçekleştirmek realize one's potential
bir hedefi gerçekleştirmek uğruna maddi riske girmek skin in the game
tüm umutlarını, hayallerini gerçekleştirmek find the pot of gold at the end of the rainbow
Speaking
işleri gerçekleştirmek make things happen
Slang
işi yapmak/gerçekleştirmek do the greenback boogie
Trade/Economic
satışı gerçekleştirmek recognize the sales
toplu ödeme gerçekleştirmek make a lump sum payment
teslimatı gerçekleştirmek carry out the delivery
teslimat gerçekleştirmek carry out delivery
teslimat gerçekleştirmek deliver
teslimatı gerçekleştirmek deliver
bir görevi gerçekleştirmek amacıyla kısa süreliğine göreve getirilmiş yönetici bungee boss
Religious
(kilisede) dini bir tören gerçekleştirmek administer f.