| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | impart f. | vermek | ||
|
This language is surprisingly complex and can impart complicated instructions. Bu dil şaşırtıcı derecede karmaşıktır ve karmaşık talimatlar verebilir. More Sentences |
||||
| Genel | impart f. | aktarmak | ||
|
Her grandmother always enjoyed imparting her wisdom. Büyükannesi sahip olduğu bilgeliği aktarmaktan her zaman keyif alırdı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | impart f. | katmak | ||
|
You can use lime to impart a fresh touch to the cocktail. Kokteyle taze bir dokunuş katmak için misket limonu kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | impart f. | vermek | ||
|
This language is surprisingly complex and can impart complicated instructions. Bu dil şaşırtıcı derecede karmaşıktır ve karmaşık talimatlar verebilir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | impart f. | açıklamak | ||
| Genel | impart f. | uygulamak | ||
| Genel | impart f. | pay vermek | ||
| Genel | impart f. | açığa vurmak | ||
| Genel | impart f. | bildirmek | ||
| Genel | impart f. | söylemek | ||
| Genel | impart f. | haberleşmek | ||
| Genel | impart f. | iletmek | ||
| Genel | impart f. | iletişime geçmek | ||
| Genel | impart f. | konferans düzenlemek | ||
| Genel | impart f. | müzakere gerçekleştirmek | ||
| Genel | impart f. | danışmak | ||
| Genel | impart f. | halka yaymak | ||
| Genel | impart f. | dağıtmak | ||
| Genel | impart f. | (yayın) çıkarmak | ||
| Genel | impart f. | eklemek | ||
| Genel | impart f. | halka yaymak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | impart f. | bildirmek | ||
| Teknik | impart f. | söylemek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | impart to f. | vermek |
| Genel | impart to f. | söylemek |
| Genel | impart to f. | bildirmek |
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (bir şeyi birine/bir şeye) aktarmak |
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (bir şeyi biriyle/bir şeyle) paylaşmak |
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (birine/bir şeye bir şey) bahşetmek |
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (bir şeyi birine/bir şeye) bildirmek |
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (birine/bir şeye bir şey havası) vermek |
| Öbek Fiiller | impart (something) to (someone or something) f. | (bir şeyi birine/bir şeye) söylemek |