convey - Türkçe İngilizce Sözlük

convey

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

convey — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iletmek, aktarmak, taşımak
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈveɪ/ – BrE /kənˈveɪ/)
Terim Türü:
Fiil: convey (conveys – conveyed – conveying)
Bir mesajı/duyguyu karşı tarafa aktarmayı veya bir şeyi bir yerden başka yere taşımayı anlatan fiildir; iletişimde “anlamı geçirme” vurgusu güçlüdür. Latince conviare değil, Fransızca conveier üzerinden Latince conviare/convoy ailesiyle ilişkilendirilen “taşımak” fikrinden beslenir; modern dilde fiziksel taşıma ile soyut anlam aktarımı aynı fiilde birleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
communicate, transmit
Zıt Anlamlılar:
withhold, conceal

"convey" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
convey f. iletmek
I would ask you, President-in-Office, to convey this to the Council, please.
Sizden, Dönem Başkanı olarak, bunu Konsey'e iletmenizi rica ediyorum.

More Sentences
Genel
convey f. götürmek
A taxi was waiting to convey him home.
Onu eve götürmek üzere bir taksi bekliyordu.

More Sentences
convey f. taşımak
They develop unique designs that convey a recognizable meaning on behalf of their clients.
Müşterileri adına tanınabilir bir anlam taşıyan benzersiz tasarımlar geliştiriyorlar.

More Sentences
convey f. taşımak
They develop unique designs that convey a recognizable meaning on behalf of their clients.
Müşterileri adına tanınabilir bir anlam taşıyan benzersiz tasarımlar geliştiriyorlar.

More Sentences
convey f. iletmek
I would ask you, President-in-Office, to convey this to the Council, please.
Sizden, Dönem Başkanı olarak, bunu Konsey'e iletmenizi rica ediyorum.

More Sentences
convey f. aktarmak
They are certainly capable of conveying detailed information on these issues.
Bu konularda detaylı bilgi aktarabilecek kapasiteye sahip oldukları kesin.

More Sentences
convey f. uyandırmak
Sirens convey us some sense of urgency.
Sirenler insanda bir tür aciliyet hissi uyandırır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
convey f. taşımak
They develop unique designs that convey a recognizable meaning on behalf of their clients.
Müşterileri adına tanınabilir bir anlam taşıyan benzersiz tasarımlar geliştiriyorlar.

More Sentences
Hukuk
convey f. devretmek
He conveyed ownership of the house to his wife.
Evin mülkiyetini karısına devretti.

More Sentences
convey f. iletmek
I would ask you, President-in-Office, to convey this to the Council, please.
Sizden, Dönem Başkanı olarak, bunu Konsey'e iletmenizi rica ediyorum.

More Sentences
Teknik
convey f. taşımak
They develop unique designs that convey a recognizable meaning on behalf of their clients.
Müşterileri adına tanınabilir bir anlam taşıyan benzersiz tasarımlar geliştiriyorlar.

More Sentences
Genel
convey f. aksettirmek
convey f. bildirmek
convey f. yollamak
convey f. geçirmek
convey f. yaymak
convey f. ulaştırmak
convey f. getirmek
convey f. nakletmek
convey f. (bilgi) aktarmak
convey f. iblağ etmek
Ticaret/Ekonomi
convey f. nakletmek
convey f. tebliğ etmek
Hukuk
convey f. ferağ etmek
convey f. temlik etmek
Teknik
convey i. taşıma
convey f. bir yerden diğer bir yere almak
convey f. nakletmek
convey f. nakletmek veya taşımak
Eski Kullanım
convey f. çalmak

"convey" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
convey by mortgage f. rehin almak (ev vb)
convey one's wishes f. dileklerini iletmek
convey one's condolences f. taziyelerini belirtmek
convey one's condolences f. taziyelerini sunmak
convey one's condolences f. taziyelerini iletmek
convey an apology f. özür sunmak
convey one's regards to f. (birine) iyi dileklerini iletmek
convey one's regards to f. (birine) selamlarını iletmek
convey one's regards to f. (birine) hürmetlerini iletmek
convey a message f. mesajı iletmek
convey a message f. mesaj iletmek
convey one's thanks f. teşekkürlerini iletmek
convey his/her opinions f. düşüncelerini aktarmak
convey his/her thoughts f. düşüncelerini aktarmak
convey the subject (matter) f. konuyu aktarmak
convey message f. mesaj i̇letmek
convey information f. bilgi iletmek
convey [obsolete] f. gizlice götürmek
convey [obsolete] f. rehberlik etmek
convey [obsolete] f. kılavuzluk etmek
convey [obsolete] f. refakat etmek
convey [obsolete] f. eşlik etmek
convey [obsolete] f. liderlik etmek
convey [obsolete] f. gizlice taşımak
convey [obsolete] f. gizlilikle yönetmek
convey [obsolete] f. ustalıkla idare etmek
convey [obsolete] f. idare etmek
Öbek Fiiller
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (birisine bir şey) iletmek
convey (something) from (someone or something) f. (birisine bir şey) iletmek
convey (something) to (someone or something) f. (birisine bir şey) söylemek
convey (something) from (someone or something) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yere) taşımak
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (selam, saygılar) söylemek
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (taziye, baş sağlığı) iletmek
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yere) taşımak
convey (something) from (someone or something) f. (birisine bir şey) söylemek
convey something (from someone or something) (to someone or something) f. bir şeyi (birinden ya da bir yerden birine ya da bir yere) götürmek/taşımak
convey (something) to (someone or something) f. (taziye vb.ni) iletmek
convey (something) to (someone or something) f. (birisine bir şey) iletmek
convey (something) from (someone or something) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yer) götürmek
convey (something) to (someone or something) f. (selam vb.ni) söylemek
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yer) götürmek
convey (something) to (someone or something) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yere) taşımak
convey (something) to (someone or something) f. (bir şeyi bir yerden başka bir yer) götürmek
convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f. (birisine bir şey) söylemek
convey something (from someone or something) (to someone or something) f. (birinin selamını, taziyesini) iletmek/götürmek
convey (something) f. (bir hissi, durumu) aktarmak
convey (something) f. (bir şeyi) aktarmak
convey (something) f. (bir şeyi) nakletmek
convey (something) f. (bir şeyi) iletmek
convey (something) f. (bir şeyi, hissi) geçirmek
convey (something) f. (bir şeyi) aksettirmek, (bir şeyi) bildirmek
convey (something) f. (bir şeyi) taşımak
Konuşma
convey my regards to your family i. ailene hürmetlerimi ilet
convey my regards to your family i. ailene selamlarımı ilet
convey my regards to your family i. ailene iyi dileklerimi ilet
Ticaret/Ekonomi
convey goods f. mal sevk etmek
Hukuk
convey the decision f. kararı bildirmek
convey away f. devir ve temlik etmek
convey away f. terk etmek
Ulaştırma
convey [obsolete] i. konvoy
convey [obsolete] i. koruma
Medikal
convey in a tube f. tüpte nakletmek
Tarım
to convey soil f. toprak çekmek
Fotoğrafçılık
equal convey i. eşit dışbükey