effort - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

effort

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"effort" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
effort i. efor
effort i. çaba
effort i. gayret
General
effort i. eser
effort i. çabalama
effort i. gayret
effort i. ceht
effort i. girişim
effort i. başarı
effort i. emek
effort i. uğraşma
effort i. teşebbüs
effort i. deneme
effort i. güç
effort i. çaba
effort i. kuvvet
effort i. kendini sıkma
effort i. çalışma
effort s. eforlu
Automotive
effort efor

"effort" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 183 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
make an effort f. çaba göstermek
make an effort f. gayret etmek
make an effort f. çabalamak
make an effort f. çaba harcamak
General
make a great effort f. çok çaba sarfetmek
show a maximum effort f. azami çaba göstermek
get something without effort f. lüpe konmak
exert effort f. çaba sarfetmek
make an effort f. uğraşmak
exert every effort f. çırpınıp durmak
show a maximum effort f. azami gayret göstermek
become part of an activity or effort f. devreye girmek
make a tremendous effort f. ıkınıp sıkınmak
make an effort with difficulty (or reluctantly) due one's shyness f. ıkınıp sıkınmak
require effort f. çaba gerektirmek
spare no expense (or cost/pain/effort) f. kaçınmamak
make an effort f. uğraş göstermek
waste one's time and effort f. boşa uğraşmak
make a great effort f. büyük emek vermek
make an effort f. çabasında olmak
put effort into it f. güç harcamak
make the slightest effort f. çok az çaba harcamak
sink oneself into the effort of f. çabası içine girmek
go into the effort of f. çabası içine girmek
make an effort f. çaba sarfetmek
put so much effort into f. çok çaba sarfetmek
put in effort f. çaba göstermek
put in effort f. çabada bulunmak
put more effort forth f. daha fazla çaba harcamak
make an effort f. efor sarfetmek
make an effort f. çok çaba sarf etmek
do one's utmost effort f. elinden geleni yapmak
spread on effort to ... f. ... mek/mak için gayret sarfetmek/ çaba göstermek
make an effort f. efor sarf etmek
spare time and effort f. zaman ve emek ayırmak
make a tremendous effort f. çok çabalamak
something got without effort/cost i. lüp
fishing effort i. av gücü
least effort i. minimum efor
voluntary effort i. isteyerek gösterilen çaba
great effort i. ıkıntı
making an effort i. çaba sarf etme
great effort i. alın teri
maiden effort i. ilk girişim
personal effort i. kişisel çaba
design effort i. tasarlanmış güç
effort distance i. (kaldıraçta) kuvvet kolu
effort distance i. kuvvet yolu
outstanding effort i. üstün gayret
distinguished effort i. üstün gayret
great effort i. üstün gayret
strenuous effort i. üstün gayret
big effort i. üstün gayret
enormous effort i. üstün gayret
heroic effort i. üstün gayret
tremendous effort i. üstün gayret
remarkable effort i. üstün gayret
huge effort i. üstün gayret
major effort i. üstün gayret
valiant effort i. üstün gayret
herculean effort i. üstün gayret
special effort i. özel gayret
all-out effort i. üstün gayret
waste of effort i. çabanın heba olması
waste of effort i. çabanın boşa çıkması
necessary effort i. gerekli çaba
the effort and time spent i. harcanan emek ve zaman
ceaseless effort i. insanüstü çaba
ceaseless effort i. bitmek bilmeyen çaba
effort test i. efor testi
hard effort i. yoğun çaba
level of effort i. çaba düzeyi
relief effort i. yardım girişimi/çabası
war effort i. savaş gayreti/çabası
effort-driven activity i. çaba odaklı faaliyet
effort-driven activity i. efor odaklı faaliyet
collective effort i. ortak çaba
episodic effort i. aralıklı çaba
episodic effort i. eylemsel çaba
with an effort s. zahmetli
worth the effort s. zahmete değer
worth the effort s. uğraşmaya değer
worth the effort s. zahmete girmeye değer
worth the effort s. çaba sarfetmeye değer
worth the effort s. çaba harcamaya değer
worth the effort s. çabaya değer
with effort s. eforlu
effort-driven s. efor odaklı
effort-driven s. çaba odaklı
with an effort zf. gayretle
with great effort zf. ıkına sıkına
without much effort zf. eziyetsiz
with an effort zf. yorucu
in an effort to ed. amacıyla
in an effort to ed. mak için
in an effort to ed. mek için
Phrases
without special knowledge or effort özel bilgi veya çabaya gerek kalmadan
after much effort on our part uzun uğraşlarımız sonucunda
Colloquial
with full effort tüm olanakları seferber ederek
with full effort varını yoğunu ortaya koyarak
with full effort canla başla
put forth the effort gerçek bir çaba sarf etmek
a for effort! bravo!
Idioms
spare no effort elinden geleni yapmak
spare no effort tüm yolları denemek
make every effort elinden geleni yapmak
make an all-out effort elinden geleni yapmak
last ditch effort son bir çaba
last ditch effort son bir gayret
make more of an effort biraz daha çaba göstermek
make every effort to do her çareye başvurmak
make every effort to do elinden geleni yapmak
make every effort to do her yolu denemek
make more of an effort to fit in somehere bir yere uyum sağlamak için daha çok çabalamak
last-ditch effort son bir hamle
get a for effort takdir edilesi bir çaba göstermek
get a for effort çok çaba göstermek
spare no effort to do something (bir konuda) elinden geleni yapmak
spare no effort to do something elinden geleni esirgememek
Speaking
we’ve expended a lot of effort on this bu yolda çok emek harcadık
you should make more of an effort to fit in buraya uyum sağlamak için daha çok çabalamalısın
a for effort! aferin!
Trade/Economic
undue cost or effort kesinleşmemiş maliyet veya harcamalar
undue cost or effort tutarı belirsiz maliyet veya uğraşılar
mental effort zihinsel çaba
best effort underwriting en iyi gayret aracılığı
performance-satisfaction-effort loop uygulama tatmin çaba ilmiği
tax effort vergi gayreti
tax effort indices vergi gayreti göstergesi
direction of effort işgücü yönetimi
direction of effort gayret yönetimi
best effort principle en iyi çaba ilkesi
joint effort ortak çaba
joint effort müşterek çaba
joint effort teşriki mesai
effort-reward imbalance çaba-ödül dengesizliği
effort-reward mechanism çaba-ödül mekanizması
Law
unavailing effort faydasız çaba
unavailing effort boş gayret
Politics
concerted effort düzenli çaba
collective effort müşterek çaba
concerted effort uyumlu çaba
fiscal effort mali çaba
bilateral effort ikili çaba
Technical
effort arm kuvvet kolu
static best effort traffic rate durağan en iyi trafik oranı
applied effort uygulamalı güç
compactive effort sıkıştırıcı güç
position of the effort kuvvet noktası
tractive effort çekiş gücü
tractive effort cer gücü
tractive effort tahrik gücü
Computer
actual effort gerçekleşen işgücü
best effort en iyi girişim
Telecom
best effort en iyi gayret
best effort elden gelenin en iyisi
access category-best effort en iyi erişim sınıfı
Automotive
steering effort direksiyon dönme direnci
steering effort direksiyon dönme direnci
pedal effort pedal eforu
tractive effort çekiş kuvveti
Railway
rim effort jant gücü
Aeronautic
effort allocation gayret tahsisi
Medical
physical effort fiziksel efor
respiration effort solunum eforu
ventilatory effort solunum çabası
respiratory effort solunum eforu
sense of respiratory effort solunum eforunun hissedilmesi
Psychology
least-effort principle en az çaba ilkesi
Marine Biology
effort control çaba kontrolü
catch per unit of effort birim av
nominal effort itibari çaba
effective fishing effort etkin balıkçılık çabası
fishing effort balıkçılık çabası
catch per unit effort birim çaba başına düşen av
catch per unit effort harcanan güç birimi başına düşen av
Linguistics
least effort en az çaba yasası
least effort law en az çaba yasası
Military
secondary effort tali taarruz
level of effort-oriented items güç seviyesine göre ayarlanmış maddeler
combination mission/level of effort oriented items görev ve kuvvet seviyesi birlikte ayarlanmış maddeler
main effort asıl taarruz
level-of-effort munitions kullanma düzeyine göre ayarlanmış mühimmat