| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | removal i. | çıkarma | ||
|
Use a coaster under your mug, so you won't have to deal with stain removal. Kupanızın altına bir bardak altlığı koyun ki leke çıkarmayla uğraşmanız gerekmesin. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | removal i. | kaldırma | ||
|
That is why it is important to maintain current safeguards, in particular the removal of specified risk material. Bu nedenle özellikle belirli risk materyallerinin kaldırılması olmak üzere mevcut önlemlerin sürdürülmesi önemlidir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | removal i. | sökme | ||
|
Chairman Giscard d'Estaing's draft constitution may be likened to a large removal firm. Başkan Giscard d'Estaing'in anayasa taslağı büyük bir söküm firmasına benzetilebilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | removal i. | giderme | ||
|
This fresh step is certainly also of importance in the removal of inequalities between North and South. Bu yeni adım, Kuzey ve Güney arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | removal i. | ortadan kaldırma | ||
|
The removal of the Taliban regime has now provided the opportunity for reconstruction. Taliban rejiminin ortadan kaldırılması yeniden yapılanma için bir fırsat yaratmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | alma (ameliyatla) | ||
|
Gallbladder removal is a serious abdominal surgery and a certain level of pain will be seen after. Safra kesesinin alınması ciddi bir karın ameliyatıdır ve sonrasında belli bir düzeyde ağrı görülecektir. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | çıkarılma | ||
|
Students protested their teacher's removal from staff. Öğrenciler öğretmenlerinin kadrodan çıkarılmasını protesto etti. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | nakil | ||
|
This paragraph states that it is a punishable offence to receive or demand money for organ removal. Bu paragraf, organ nakli için para almanın ya da talep etmenin cezalandırılabilir bir suç olduğunu belirtmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | kaldırılma | ||
|
Locals demanded the removal of all security cameras around the neighbourhood. Mahalle sakinleri çevredeki tüm güvenlik kameralarının kaldırılmasını talep etti. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | uzaklaştırma | ||
|
The removal of the Taliban from power in Afghanistan is a legitimate objective. Taliban'ın Afganistan'da iktidardan uzaklaştırılması meşru bir hedeftir. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | giderme | ||
|
This fresh step is certainly also of importance in the removal of inequalities between North and South. Bu yeni adım, Kuzey ve Güney arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | removal i. | nakliye | ||
|
The removal company refuses to pay for the sofa they broke. Nakliye şirketi kırdıkları kanepenin parasını ödemeyi reddediyor. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | removal i. | kaldırma | ||
|
That is why it is important to maintain current safeguards, in particular the removal of specified risk material. Bu nedenle özellikle belirli risk materyallerinin kaldırılması olmak üzere mevcut önlemlerin sürdürülmesi önemlidir. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | removal i. | çıkarma | ||
|
Use a coaster under your mug, so you won't have to deal with stain removal. Kupanızın altına bir bardak altlığı koyun ki leke çıkarmayla uğraşmanız gerekmesin. More Sentences |
||||
| Teknik | removal i. | giderme | ||
|
This fresh step is certainly also of importance in the removal of inequalities between North and South. Bu yeni adım, Kuzey ve Güney arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. More Sentences |
||||
| Teknik | removal i. | sökme | ||
|
Chairman Giscard d'Estaing's draft constitution may be likened to a large removal firm. Başkan Giscard d'Estaing'in anayasa taslağı büyük bir söküm firmasına benzetilebilir. More Sentences |
||||
| Teknik | removal i. | uzaklaştırma | ||
|
The removal of the Taliban from power in Afghanistan is a legitimate objective. Taliban'ın Afganistan'da iktidardan uzaklaştırılması meşru bir hedeftir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | removal i. | taşınma | ||
| Genel | removal i. | işinden çıkarma | ||
| Genel | removal i. | ameliyatla alma | ||
| Genel | removal i. | halletme | ||
| Genel | removal i. | azil | ||
| Genel | removal i. | ihraç | ||
| Genel | removal i. | görevden alınma | ||
| Genel | removal i. | alıp götürme | ||
| Genel | removal i. | yerini değiştirme | ||
| Genel | removal i. | yer değiştirme | ||
| Genel | removal i. | yol verme | ||
| Genel | removal i. | taşıma | ||
| Genel | removal i. | ayırma | ||
| Genel | removal i. | bir kenara koyma | ||
| Genel | removal i. | ilga | ||
| Genel | removal i. | iptal | ||
| Genel | removal i. | taşıma | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | removal i. | azledilme | ||
| Ticaret/Ekonomi | removal i. | yok etme | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | removal i. | ayırma | ||
| Otomotiv | removal f. | gidermek | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | removal i. | ayırma | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | removal i. | çıkarma (organ) | ||