plate - Türkçe İngilizce Sözlük

plate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tabak, levha
Okunuş (IPA):
(AmE /pleɪt/ – BrE /pleɪt/)
Terim Türü:
İsim: plate (plates)
Yiyecek servisi için kullanılan düz kap ve teknik bağlamda ince metal levhayı tanımlar. Fransızca plate kökünden evrilen yapı, düz yüzey anlamına gelir. Gastronomi, jeoloji ve mühendislikte bağlama göre farklı işlevlerle kullanılır.
Eş Anlamlılar:
dish, slab

"plate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 140 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plate i. plaka
Glass plate negatives were in use from the 1850s through the 1920s.
Cam plaka negatifler 1850'lerden 1920'lere kadar kullanıldı.

More Sentences
plate i. tabak
He ate three plates of macaroni and cheese.
Üç tabak peynirli makarna yedi.

More Sentences
plate i. levha
The mechanical bull was covered with thick iron plates.
Mekanik boğa kalın demir levhalarla kaplıydı.

More Sentences
Genel
plate i. plak
The dentist recommended an orthodontic plate made of hard acrylic.
Diş hekimi sert akrilikten yapılmış bir ortodontik plak önerdi.

More Sentences
plate i. tabak
He ate three plates of macaroni and cheese.
Üç tabak peynirli makarna yedi.

More Sentences
plate i. kaplama
This bracelet is available in silver or 14K gold plate.
Bu bileklik gümüş veya 14 ayar altın kaplama olarak mevcuttur.

More Sentences
plate i. sofra takımı
These cupboards are filled with silver and gold plate.
Bu dolaplar gümüş ve altın sofra takımlarıyla dolu.

More Sentences
plate i. renkli kitap resmi
I enjoy looking at the plates in art books.
Sanat kitaplarındaki renkli resimlere bakmak çok hoşuma gidiyor.

More Sentences
plate f. kaplamak
Even the doorknobs had been plated with gold.
Kapı kolları bile altın kaplanmıştı.

More Sentences
Teknik
plate i. kalıp
He inked the plates and started printing.
Kalıpları mürekkepledi ve basmaya başladı.

More Sentences
plate i. kaplama
This bracelet is available in silver or 14K gold plate.
Bu bileklik gümüş veya 14 ayar altın kaplama olarak mevcuttur.

More Sentences
plate i. levha
The mechanical bull was covered with thick iron plates.
Mekanik boğa kalın demir levhalarla kaplıydı.

More Sentences
Otomotiv
plate i. plaka
Glass plate negatives were in use from the 1850s through the 1920s.
Cam plaka negatifler 1850'lerden 1920'lere kadar kullanıldı.

More Sentences
Medikal
plate i. plaka
Glass plate negatives were in use from the 1850s through the 1920s.
Cam plaka negatifler 1850'lerden 1920'lere kadar kullanıldı.

More Sentences
Beysbol
plate i. sayı kalesi
He took his place at the home plate.
Sayı kalesindeki yerini aldı.

More Sentences
Genel
plate i. tam sayfa resim
plate i. baskı kalıbı
plate i. kap
plate i. fotoğraf klişesi
plate i. elektrot (lamba)
plate i. madeni levha
plate i. lama
plate i. bir yere asılmak için yazılmış yazı
plate i. tabela
plate i. sahan
plate i. plaket
plate i. şilt
plate i. kupa
plate i. isim levhası
plate i. yapay damak
plate i. şık tip
plate i. tabaka
plate i. sac
plate i. katman
plate i. zırhlı levha
plate i. özellikle yarışlarda kullanılan hafif bir at nalı
plate i. ucuz giysilerde kullanılan düşük kaliteli kürk parçası
plate i. değerli metal
plate i. gümüş külçesi
plate i. (hanedan armalarında) gümüşten yuvarlak figür
plate i. metal kap
plate i. kase
plate i. yiyecek kabı
plate i. porsiyon
plate i. yemek ve servis hizmeti
plate i. (kilisede) para kabı
plate i. belirli bir kurum veya amaç için toplanan para
plate i. ayakkabının aşınmasını önlemek için tabana takılan metal parça
plate i. nispeten büyük çizim
plate i. kitabın içindeki isim etiketi
plate i. moda giysi fotoğrafı
plate i. dökme cam
plate i. elektrik ocağı
plate i. ele alınacak işler listesi
plate i. gümüş veya altından sofra malzemesi
plate f. altın kaplamak
plate f. levha kaplamak
plate f. klişe yapmak
plate f. gümüş kaplamak
plate f. levha yapmak
plate f. ata nal takmak
plate f. kağıda son kat vermek
plate f. (posta pulunu) üst üste binen şerit ve parçalarla yeniden yapılandırmak
plate f. plakalarla sabitlemek
plate f. tabağa yemek koymak
plate f. plakayla kaplamak
plate f. plakayla kaplanmak
Konuşma Dili
plate i. şık tip
Ticaret/Ekonomi
plate i. ispanyol gümüş parası
plate i. madeni para
Teknik
plate i. anot
plate i. bölme
plate i. döşeme
plate i. flanş
plate i. ince tabaka
plate i. kilit ayar plakası
plate i. madeni levha
plate i. plaka disk
plate i. sahan
plate i. yaprak
plate i. kuru disk
plate i. elektron tüpünün içinde elektronların toplandığı düz veya ızgara şeklinde anot
plate i. iç boşlukları batarya aktif malzemesiyle doldurulan metalik ızgara
plate i. saatin etrafındaki düz metal çerçeve
plate i. piyano tellerini destekleyen metal yapı
plate f. (metali) ince ve düz levhalar halinde dövmek
plate f. (perdahlı kağıda) yüksek parlaklık vermek
Elektrik
plate i. anot
Tekstil
plate f. kumaşın önünü ve arkasını farklı renk veya liflerle dokumak
plate f. ipliği farklı liflerle eğirmek
Mimarlık
plate i. duvar tabanlığı
plate i. binalarda destek veya güçlendirme elemanı
plate i. yatay çatı destek elemanı
plate i. dikme destek elemanı
plate i. destek eşiği
plate f. (metal) kaplamak
İnşaat
plate i. anahtar ağızlığı
Otomotiv
plate i. debriyaj diski
plate i. tabaka
Demiryolu
plate i. tabak rafı
plate i. demiryolu rayı
Denizcilik
plate i. geminin kaplama saçı
plate i. gemi saçı
plate f. zırhla kaplamak
Maden
plate i. arduvazlı kaya veya şeyl
plate i. ağır maden kerestesi
Medikal
plate f. (kırık kemiği) metal plakalarla onarmak
Diş Hekimliği
plate i. damak
plate i. protez
plate i. takma diş
plate f. yapay damak
Baskı Teknikleri
plate i. baskı yüzeyi
plate i. tipo baskı sayfasından kalıplanan klişe, elektrotip veya plastik levha
plate i. baskı kopyalama levhası
plate i. gravürle oyulmuş düz ve ince metal parçası
plate i. fotogravür
plate f. plaka haline getirmek
plate f. (bir şey için) plaka yapmak
Mutfak
plate i. porsiyonlara ayrılmış ana yemek
Kimya
plate i. damıtma işleminde yükselen buhar ve yoğunlaşmış sıvı arasında yakın teması sağlayan delikli veya kabarcıklı düz plaka
Biyoloji
plate i. özellikle mikroorganizma kültürlemesinde kullanılan düz cam
plate i. petri kabı
plate f. (mikroorganizmaları) plaka üzerinde kültürlemek
Biyokimya
plate i. katman
Zooloji
plate i. hayvan vücudunun bir bölümünü oluşturan tabaka
plate i. (yılan karnında) büyük pul
Hayvancılık
plate i. sığırın ön tarafındaki ince et
Coğrafya
plate i. yer kabuğunu oluşturan büyük parçalardan her biri
Jeoloji
plate i. (tektonik) levha
Spor
plate i. ödüllü spor müsabakası
plate i. ödüllü at yarışı
Beysbol
plate i. kale işareti
plate i. vurucunun durduğu köşe
plate i. atıcının durması gereken dikdörtgen plaka
plate f. (koşuya) sayı kazandırmak
Müzik
plate i. kemanın karnı
plate i. kemanın sırtı
Fotoğrafçılık
plate i. fotoğraf camı
plate i. fotoğraf klişesi
Offensive Slang
plate f. oral seks yapmak

"plate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
license plate i. plaka
licence plate i. plaka
Genel
culture plate i. kültür kabı
armour plate i. zırh
double plate i. çift plaka
base plate i. altlık
hot plate i. elektrikli ocak
plate armor i. zırhlı levha
plate glass insurance i. cam sigortası
name plate i. tabela
sole plate i. tabanlık
sandwich plate i. sandviç tabağı
license plate lamp i. plaka aydınlatma lambası
iron plate i. demir levha
fashion plate i. elbise modeli
dial plate i. skala
plate no i. plaka no
salad plate i. salata tabağı
iron plate i. demir sac
steel plate i. çelik levha
hot plate i. elektrik ocağı
skin plate i. deri kaplama
gold plate i. altın sofra takımı
folded plate structures i. katlanmış plak yapılar
carrier identification plate i. taşıyıcı kimlik mührü
plate glass i. dökme cam
wall plate i. duvar tabağı
parallel plate viscometer i. paralel plaka viskometresi
die plate i. pafta
swash plate i. öksüz perde
fashion plate i. model
bed plate i. taban plakası
dental plate i. takma diş
plate rack i. tabaklık
rolled plate i. çekme sac
soup plate i. çorba tabağı
petri plate i. petri kabı
ground plate i. taban kirişi
screw plate i. pafta
lacquered tin plate i. laklı teneke
end plate i. son plak
plate glass i. çekme cam
plate glass i. düz cam
number plate i. otomobil plakası
face plate i. önyüz
stove plate i. soba sacı
number plate i. plaka no
chrome plate i. krom kaplama
license plate recognition i. plaka tanıma sistemi
ballistic protective plate i. balistik koruyucu plaka
fashion plate i. gösteriş düşkünü
license-plate number i. plaka no
plate-mark i. özellik
plate-mark i. nitelik
name-plate i. isim levhası
guard plate i. koruma levhası
guard plate i. siper
guard plate i. kalkan
inscription plate i. yazı plakası
silver plate i. gümüş kaplama
manufacturer's name plate i. yapımcı firma plaketi
number plate i. numara levhası
number plate i. plaka
name plate i. isim levhası
strike plate i. kilit karşılığı
number plate i. araba plakası
license plate i. araba plakası
license plate i. numara plakası
wooden plate i. tahta plaka
wooden plate i. tahta tabela
wooden plate i. tahta tabak
charge plate i. kredi kartı
plate rail i. tabak rafı
cake plate i. kek tabağı
charger/underplate/service plate i. supla (tabak)
dial plate i. kadran
paper plate i. kağıt tabak
footed serving plate i. ayaklı servis tabağı
collection plate i. bağış çanağı
porcelain plate i. porselen tabak
surface plate i. yüzey plakası
annular plate i. dairesel plaka
annular plate i. halka plaka
a plate of cake i. bir tabak pasta
a plate of cake i. bir tabak kek
plastic plate i. plastik tabak
tea plate i. çay tabağı
spin the plate i. dönen bir objeyi vaktinde yakalama mantığına dayalı bir oyun
hand-hole plate i. el deliği kapağı
mirror plate i. çerçevesiz düz cam ayna
mirror plate i. ayna yapımına uygun düz cam
plate armor i. plaka zırh
plate warmer i. tabak ısıtıcı
plate [new zealand/australia] i. misafirlerin partiye getirdiği dolu tabak
plate printer i. gravürlü plakalarla baskı yapan kimse
silver plate i. gümüşle kaplı tabak çanak
silver plate i. gümüş sofra takımı
streak plate i. mineral çizgi rengi test plakası
hot plate i. yiyeceği sıcak tutmak için sıcak su gömleğiyle kaplı bir yemek tabağı
hour plate i. saatlerin işaretlendiği kadran
plate with f. madeni levhalarla kaplamak
step up to the plate f. elinden geleni yapmak
have a lot on one's plate f. bitirilmeyi bekleyen çok sayıda görevi olmak
step up to the plate f. gönüllü olmak
step up to the plate f. harekete geçmek
have a lot on one's plate f. çok fazla işi olmak
gold-plate f. altın kaplamak
chromium-plate f. krom kaplamak
chromium-plate f. kromlamak
silver-plate f. gümüş kaplamak
silver-plate f. gümüşle kaplamak
nickel-plate f. nikel kaplamak
take down one's plate f. plakasını almak
with no license plate on s. plakasız
having no license plate s. plakasız
a full plate expr. büyük ve zahmetli iş
on one's plate expr. ele alınmayı bekleyen
on one's plate expr. yapılmayı bekleyen
Konuşma Dili
gold-plate f. abartmak
gold-plate f. süsleyip püslemek
gold-plate f. gereksiz ayrıntıya boğmak
Deyim
connection plate i. bağlantı sacı
(one's) day on a plate i. (birinin) günlük diyeti
(one's) day on a plate i. (birinin) günlük aşı
silver plate i. taş plak
blue plate special i. özel menü
blue plate special i. günün menüsü
blue plate special i. günün spesiyali
blue plate special i. bir restoranın, lokantanın, kafenin özel/spesiyal menüsü
(one's) plate i. (birinin) sıkışık takvimi
(one's) plate i. (birinin) yapması/bitirmesi gereken işlerin takvimi
(one's) plate i. (birinin) yoğun takvimi
(one's) plate i. (birinin) yapması/bitirmesi gereken işlerin programı
(one's) plate i. (birinin) yakın zamanda bitirmesi gereken işlerin planı
a lot on (one's) plate i. yapılması gereken çok şey/iş
a lot on (one's) plate i. çok fazla iş
a lot on (one's) plate i. bir sürü iş
a lot on (one's) plate i. yapacak çok şey/iş
a lot on (one's) plate i. çok iş
full plate i. çok yoğun program
full plate i. yapacak yığınla iş
full plate i. çok iş
full plate i. çok meşgul program
hand something on a plate f. tepside sunmak
give something on a plate f. tepside sunmak
have a lot on one's plate f. işten başını kaldıramamak
step up to the plate f. elinden gelenin en iyisini yapmak
hand to on a plate f. birinin birşeyi fazla çaba harcamadan kolaylıkla elde etmesini sağlamak
give to on a plate f. birinin birşeyi fazla çaba harcamadan kolaylıkla elde etmesini sağlamak
have a lot on one's plate f. çok yoğun olmak