cradle - Türkçe İngilizce Sözlük

cradle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cradle — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkreɪdəl/ – BrE /ˈkreɪdəl/)
Terim Türü:
İsim: cradle (cradles); Fiil: cradle (cradles – cradled – cradling)
Bebeği yatırmak için kullanılan beşiği veya bir şeyi koruyup destekleyerek taşımayı tanımlamaktadır; isim ve fiil olarak kullanılır. Eski İngilizce cradol biçimine uzanır; modern dilde “cradle of civilization” gibi mecazlarla bir şeyin doğduğu/başladığı yeri ifade eden güçlü bir anlatım aracı hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
crib, nurture
Zıt Anlamlılar:
abandon, neglect

"cradle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cradle i. beşik
The old man made a cradle from wood for his grandchild.
Yaşlı adam, torunu için ahşap bir beşik yaptı.

More Sentences
Genel
cradle i. beşik
The old man made a cradle from wood for his grandchild.
Yaşlı adam, torunu için ahşap bir beşik yaptı.

More Sentences
cradle f. özenle kucaklamak
The child cradled the puppy in her arms.
Çocuk, köpek yavrusunu kollarına alarak özenle kucakladı.

More Sentences
cradle f. beşikte sallamak
The hand that rocks the cradle rules the world.
Beşik sallayan el, dünyayı yönetir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
cradle i. kızak
The workers were working on the cradle.
İşçiler kızağın üstünde çalışıyorlardı.

More Sentences
Teknik
cradle i. kızak
The workers were working on the cradle.
İşçiler kızağın üstünde çalışıyorlardı.

More Sentences
Telekom
cradle i. (sabit telefon) almaç yuvası
You can receive the sound from the speaker if you put the receiver on the cradle.
Ahizeyi almaç yuvasına koyarsan sesi hoparlörden duyabilirsin.

More Sentences
Genel
cradle i. gemi kızağı
cradle i. başlangıç
cradle i. kızak gemi
cradle i. asma iskele
cradle i. kalbur
cradle i. kedi beşiği oyunu
cradle i. dinlenme yeri
cradle i. (temas hokkabazlığında) elin arkasıyla topun sabit tutulabildiği el pozisyonu
cradle f. beşiğe yatırmak
cradle f. korumak
cradle f. sakınmak
cradle f. yetiştirmek
cradle f. büyütmek
cradle f. bebekken bakmak
cradle f. (telefonu) başıyla omzu arasına sıkıştırarak tutmak
cradle f. kucağında taşımak
Ticaret/Ekonomi
cradle i. gemi indirme kızağı
Teknik
cradle i. beşik kızak
cradle i. boy yatağı
cradle i. kafes
cradle i. kızak (gemi yapımında kullanılır)
cradle i. ray yatağı
cradle i. tutucu kızak
cradle i. yastık
cradle f. oluklu çerçeve takmak
cradle f. oluklu çerçeveyle güçlendirmek
Telekom
cradle f. (telefonun ahizesini) almaç yuvasına geri koymak
Otomotiv
cradle i. motor beşiği
Havacılık
cradle i. inşa ve şişirme esnasında zeplini destekleyen iskelemsi yapı
Denizcilik
cradle i. gemi kızağı
cradle i. yastık
cradle f. beşiğe yatırmak
cradle f. (gemiyi) kızağa yerleştirmek
Maden
cradle i. cevher temizleme eleği
cradle f. madenci kalburunda yıkamak
cradle f. kalburda cevher yıkamak
Medikal
cradle i. yatak örtüsünün yaralı bölgeye temas etmesini önleyen çerçeve
Veterinerlik
cradle i. elizabeth yakalığı
Mutfak
cradle i. şarap sunum sepeti
Deniz Biyolojisi
cradle i. kiton
Tarım
cradle i. kesilen tahıl demetlerini sermek için kullanılan dişli ahşap çerçeve
cradle i. tırpan ve yerleştirildiği çerçeve
cradle f. (tahılı) beşik tırpanla kesmek
Tütün
cradle i. bobin sehpası
Askeri
cradle i. oku yay üzerinde tutan alet
Silah/Atıcılık
cradle i. tüfeğin ayaklar üzerine oturtulmasını sağlayan beşik
Spor
cradle i. bir güreş tutuşu
cradle f. (lakros topunu) döner hareketlerle kros cebinde tutmak
cradle f. (hokeyde) topun kaymasını önlemek için sopayı öne arkaya hareket ettirerek topu ele geçirmek
Resim
cradle i. destek sağlamak ve kırışmayı önlemek için tuvalin arkasına yapıştırılan ahşap şeritli yapı

"cradle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
decision on the future marriage of a boy and a girl in the cradle i. beşik kertmesi
toy cradle i. oyuncak beşik
cradle of civilization i. medeniyetler beşiği
cradle of civilization i. medeniyet beşiği
cradle of filth i. kirin beşiği
cradle of filth i. pisliğin beşiği
betrothed in the cradle i. beşik kertmesi
bouncing cradle i. yaylanan bebek beşiği
phone cradle i. telefon tutucu
cradle of football i. futbolun ana vatanı
cradle of football i. futbolun beşiği
cradle-song i. ninni
cat's cradle i. parmaklara ip geçirilerek oynan bir çocuk oyunu
cat's cradle i. kedi beşiği
cat's cradle i. karmaşık durum
cats cradle i. elden ele ip oyunu
cats cradle i. parmaklara geçirilen ipe karşılıklı şekiller verilerek oynanan çocuk oyunu
cat's cradle i. çetrefilli konu
cat's cradle i. kedi beşiği oyunundaki ip şekillerine benzeyen yapı
cats cradle i. kedi beşiği oyunu
wine cradle i. şarapları eğik tutmak için kullanılan sepet
cradle hole i. yolda oluşan çukur
scratch cradle i. kedi beşiği oyunu
cratch cradle i. kedi beşiği oyunu
be a cradle to (a civilization etc) f. beşiklik etmek
rock a cradle f. beşik sallamak
cradle a picture f. fotoğraf çerçevesinin arkasına destek için çubuklar dizmek
cradle [obsolete] f. beşikte durmak
trained from the cradle s. çekirdekten yetişme
İfadeler
from the cradle to the grave expr. beşikten mezara
Atasözü
the hand that rocks the cradle rules the world beşiği sallayan el dünyaya hükmeder
the hand that rocks the cradle rules the world insanlığı şekillendiren annelerdir
what's learnt in the cradle lasts till the tomb beşikte öğrenilen, mezara kadar sürer
Konuşma Dili
cradle-robber i. çıtır sevgili bulan
cradle-robber i. kendinden yaşça bir hayli küçük birisiyle evlenen
cradle-robber i. kendinden yaşça bir hayli küçük birisiyle çıkan
from the cradle to the grave expr. beşikten mezara kadar
from the cradle to the grave expr. doğumundan ölümüne kadar
from cradle to grave expr. beşikten mezara
from cradle to grave expr. doğumundan ölümüne kadar
from cradle to grave expr. beşikten mezara kadar
Deyim
since the cradle i. bebeklikten beri
since the cradle i. beşikten beri
a cradle-robber i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse
a cradle-snatcher i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse
cradle of civilizations i. medeniyetlerin beşiği
cradle snatching i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olma ya da evlenme
cradle-snatching [uk] i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olma
cradle-snatcher i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olan kimse
robbing the cradle [us] i. kendinden çok küçük biriyle birlikte olma
rob the cradle f. kendinden yaşça (bir hayli) küçük biriyle evlenmek
rob the cradle f. çıtır eş bulmak
rob the cradle f. çıtır sevgili bulmak
rob the cradle f. kendinden yaşça (bir hayli) küçük birisiyle çıkmak
rob the cradle f. kendinden yaşça bir hayli küçük biriyle cinsi münasebette bulunmak
cradle-to-grave s. beşikten mezara kadar
cradle-to-grave s. doğumdan ölüme kadar
cradle-to-grave s. hayat boyu
cradle-to-grave s. beşikten mezara
from the cradle to the grave expr. beşikten mezara
the hand that rocks the cradle expr. beşiği sallayan el dünyaya hükmeder
the hand that rocks the cradle expr. insanlığı şekillendiren annelerdir
Ticaret/Ekonomi
cradle-to-grave-analysis i. hayat boyu değerlendirme
Sanayi
cradle-to-gate i. beşikten kapıya
Teknik
leading edge of the apron cradle i. apron kafesinin dönüş kenarı
tilting cradle i. devirme kızağı
engine cradle hold-down fittings i. vidalı tesbit yuvaları
electric-cradle dynamometer i. elektrikli beşik dinamometresi
cradle spacer i. kafes tutucu
travelling cradle i. gezer asma iskele
cradle roll i. boy yatağı rolesi
cradle roll i. beşik merdanesi
cradle-mounted in line fuel injection pump i. kızak bağlantılı sıra tipi yakıt enjeksiyon pompası
pipe cradle i. boru beşiği
Mimarlık
cradle vault i. beşik tonoz
cradle vault i. beşik kemer
İnşaat
cradle vault i. tonoz kemer
Mobilya
reclined cradle i. yatık beşik
Maden
drill cradle i. deler çekiç kundağı
drill cradle i. marto perforator kundağı
Medikal
cradle dead i. beşik ölümü
cradle cap i. bebeklerde görülen saçlı derideki yağ bezlerinin aşırı ifrazına bağlı kabuklarla belirgin durum
cradle cap i. saçlı deride görülen seboreik dermatit
cradle cap i. konak
Fizik
newton's cradle i. newton'un beşiği
Deniz Biyolojisi
sea cradle i. ilkel bir tür deniz yumuşakçası
Botanik
babe-in-a-cradle (epiblema grandiflorum) i. güneybatı avustralya'da yetişen, lila ve leylak renginde uzun orkide türü
Tarım
cradle scythe i. beşikli tırpan
Arkeoloji
cradle vault i. beşiktonoz
Askeri
artillery cradle and mount i. top kundağı ve beşiği
cannon cradle i. top beşiği
howitzer cradle i. obüs beşiği
cradle tent i. beşik çadırı
Kütüphanecilik
cradle book i. 1501 yılından önce basılmış kitap