Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
coffret
plain brick
three-cornered
Tavistockit
staff interview
public servant
suffuse
controlled cooling
genitally
empalme biselado
Leberlappen
horsts
selva
reinst
closing relay
connection control
soutane
migra
on-line processing
suffragan
showstopper
ash pile
fiscal crises
omnivoro
bulk meter
freeze
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
freeze
— Definition
Anlamı ve Tanımı:
donmak
,
dondurmak
Okunuş (IPA):
(AmE /friːz/ – BrE /friːz/)
Terim Türü:
Düzensiz Fiil: freeze (freezes – froze/frozen – freezing)
Sıvıların katı hâle geçmesini veya mecazda bir sürecin durdurulmasını anlatan kelimedir ve fiziksel olduğu kadar yönetsel bağlamlarda da kullanılır. Eski İngilizce frēosan kökeni, soğukla hareketsizlik arasındaki ilişkiyi dile taşımıştır.
Eş Anlamlılar:
solidify
,
halt
Zıt Anlamlılar:
melt
,
release
"freeze"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 130 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
freeze
f.
donmak
How fast do people of different ages
freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı
donar?
More Sentences
Genel
2
Genel
freeze
i.
don
Due to the sudden heat decrease, a big
freeze
will be expected tomorrow.
Ani ısı düşüşü nedeniyle yarın büyük bir
don
bekleniyor.
More Sentences
3
Genel
freeze
i.
(ücret/fiyat) dondurma
The government implemented a
freeze
on the budget for military projects.
Hükümet askeri projelerin bütçesini
dondurdu.
More Sentences
4
Genel
freeze
i.
dondurucu soğuk
Be careful with the
freeze
outside.
Dışarıdaki
dondurucu soğuğa
dikkat et.
More Sentences
5
Genel
freeze
f.
buz tutmak
The windshield washer pump was
frozen.
Cam yıkama suyu pompası
buz tutmuştu.
More Sentences
6
Genel
freeze
f.
donakalmak
He
froze
with shock, not knowing what to say.
Şoktan
donakalıp
ne söyleyeceğini bilemedi.
More Sentences
7
Genel
freeze
f.
çok üşümek
Nova said she nearly
froze
to death during the concert.
Nova konser sırasında
çok üşüdüğünü
söyledi.
More Sentences
8
Genel
freeze
f.
dondurmak
The government officials planned to
freeze
the funds for the new project.
Hükümet yetkilileri yeni proje fonunu
dondurmayı
planlıyordu.
More Sentences
9
Genel
freeze
f.
durdurmak
Wait for a second -
freeze
that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu
durdur.
More Sentences
10
Genel
freeze
f.
donmak
How fast do people of different ages
freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı
donar?
More Sentences
11
Genel
freeze
f.
(çalışmakta olan cihaz) donmak
Water
freezes
at zero degrees Centigrade.
Su sıfır santigrat derecede
donar.
More Sentences
12
Genel
freeze
f.
(yiyecekleri) dondurarak muhafaza etmek
You can
freeze
these washed veggies for later use.
Bu yıkanmış sebzeleri daha sonra kullanmak üzere
dondurarak muhafaza edebilirsin.
More Sentences
13
Genel
freeze
f.
duraklatmak
Wait for a second -
freeze
that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu
duraklat.
More Sentences
14
Genel
freeze
f.
durdurmak
Wait for a second -
freeze
that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu
durdur.
More Sentences
Konuşma Dili
15
Konuşma Dili
freeze
i.
soğuk davranma
The villagers tried to
freeze
us out.
Köylüler bize
soğuk davrandı.
More Sentences
16
Konuşma Dili
freeze
f.
donup kalmak
I
froze
at the sight of the snake.
Yılanı görünce
donup kaldım.
More Sentences
Ticaret/Ekonomi
17
Ticaret/Ekonomi
freeze
i.
dondurulma
The
freeze
on pay rises worried the employees.
Maaş artışlarının
dondurulması
çalışanları endişelendirdi.
More Sentences
Teknik
18
Teknik
freeze
f.
donmak
How fast do people of different ages
freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı
donar?
More Sentences
Genel
19
Genel
freeze
i.
donma
20
Genel
freeze
i.
soğuk günler
21
Genel
freeze
i.
soğuk hava
22
Genel
freeze
i.
dondurma
23
Genel
freeze
i.
miktarı belirli seviyede tutan kısıtlama
24
Genel
freeze
i.
düzenli işlemin durdurulması
25
Genel
freeze
f.
buz bağlamak
26
Genel
freeze
f.
çivi kesmek
27
Genel
freeze
f.
buz kesmek
28
Genel
freeze
f.
buz kesilmek
29
Genel
freeze
f.
buzlanmak
30
Genel
freeze
f.
kıkırdamak
31
Genel
freeze
f.
don tutmak
32
Genel
freeze
f.
eli ayağı buz kesilmek
33
Genel
freeze
f.
dondurucu olmak
34
Genel
freeze
f.
buz oluşumu sebebiyle tıkanmak
35
Genel
freeze
f.
içine buz sıkışmak
36
Genel
freeze
f.
dondurucu sıcaklıkta olmak
37
Genel
freeze
f.
soğuk veya don yüzünden kırılmak
38
Genel
freeze
f.
donmuşçasına sabit kalmak
39
Genel
freeze
f.
don sebebiyle kımıldamaz hale gelmek
40
Genel
freeze
f.
kımıldamaz hale gelmek
41
Genel
freeze
f.
don sebebiyle yapışıp kalmak
42
Genel
freeze
f.
donmuşçasına yapışıp kalmak
43
Genel
freeze
f.
adeta donakalmak
44
Genel
freeze
f.
katı ve bükülmez hale gelmek
45
Genel
freeze
f.
katılaşmak
46
Genel
freeze
f.
sertleşmek
47
Genel
freeze
f.
üzerinde buz oluşturmak
48
Genel
freeze
f.
aşırı soğuk sebebiyle sertleştirmek
49
Genel
freeze
f.
donakalmış hale getirmek
50
Genel
freeze
f.
soğuktan kırmak
51
Genel
freeze
f.
donmaya karşı direnmek
52
Genel
freeze
f.
soğuktan hareketsizleşmek
53
Genel
freeze
f.
soğuktan cansızlaştırmak
54
Genel
freeze
f.
iyice yapışmak
55
Genel
freeze
f.
sabit kalmak
56
Genel
freeze
f.
buzla tıkamak
57
Genel
freeze
f.
aleyhte davranışa sebep olmak
58
Genel
freeze
f.
yabancılaştırmak
59
Genel
freeze
f.
soğutmak
60
Genel
freeze
f.
hareketsiz bırakmak
61
Genel
freeze
f.
esnekliğini kaybedecek derecede sertleştirmek
62
Genel
freeze
f.
katı ve değişmez bir forma getirmek
63
Genel
freeze
f.
daha fazla değişmesini engellemek
64
Genel
freeze
f.
gelişimine mani olmak
65
Genel
freeze
f.
(yüzü) ifadesizleştirmek
66
Genel
freeze
f.
yüz ifadesini korumak
67
Genel
freeze
f.
erişilmez kılmak
68
Genel
freeze
f.
kullanımını önlemek
69
Genel
freeze
f.
nispeten kalıcı ve değişmez formda muhafaza etmek
70
Genel
freeze
f.
sıfır derecenin altına düşmek
71
Genel
freeze
f.
(vida, çivi) çıkarılamaz halde çakılıp kalmak
72
Genel
freeze
f.
donarak katılaşmak
73
Genel
freeze
f.
dondurarak muhafaza etmek
Irregular Verb
74
Irregular Verb
freeze
f.
froze - frozen
Konuşma Dili
75
Konuşma Dili
freeze
i.
buz gibi davranma
76
Konuşma Dili
freeze
i.
yüz vermeme
77
Konuşma Dili
freeze
i.
pas vermeme
78
Konuşma Dili
freeze
i.
ihmalkar davranma
79
Konuşma Dili
freeze
i.
kayıtsız kalma
80
Konuşma Dili
freeze
i.
soğuk yapma
81
Konuşma Dili
freeze
i.
sırt çevirme
82
Konuşma Dili
freeze
i.
görmezden gelme
83
Konuşma Dili
freeze
f.
soğuk davranmak
84
Konuşma Dili
freeze
f.
buz gibi davranmak
85
Konuşma Dili
freeze
f.
yüz vermemek
86
Konuşma Dili
freeze
f.
pas vermemek
87
Konuşma Dili
freeze
f.
ihmalkar davranmak
88
Konuşma Dili
freeze
f.
kayıtsız kalmak
89
Konuşma Dili
freeze
f.
soğuk yapmak
90
Konuşma Dili
freeze
f.
sırt çevirmek
91
Konuşma Dili
freeze
f.
görmezden gelmek
92
Konuşma Dili
freeze
f.
kıpırdamamak
93
Konuşma Dili
freeze
f.
olduğu yerde kalmak
Konuşma
94
Konuşma
freeze
ünl.
kıpırdama
Ticaret/Ekonomi
95
Ticaret/Ekonomi
freeze
i.
otomatik işleme kapama
96
Ticaret/Ekonomi
freeze
i.
(gelir, fiyat) yasayla sabitlenmesi
97
Ticaret/Ekonomi
freeze
f.
bloke etmek
98
Ticaret/Ekonomi
freeze
f.
(üretimi, kullanımı) durdurmak
99
Ticaret/Ekonomi
freeze
f.
(fiyatları, ücretleri) sabitlemek
100
Ticaret/Ekonomi
freeze
f.
(hammaddenin) daha fazla satışını yasaklamak
101
Ticaret/Ekonomi
freeze
f.
(ürün) geliştirilmesini sınırlamak
Sanayi
102
Sanayi
freeze
f.
(çalışana) iş bırakmayı veya değiştirmeyi yasaklamak
Teknik
103
Teknik
freeze
f.
(mekanizma) çalışmayı durdurmak
104
Teknik
freeze
f.
(hareketli parça) sıkışma nedeniyle tutukluk yapmak
Bilgisayar
105
Bilgisayar
freeze
i.
yazılım veya donanımın çalışmayı durdurması
106
Bilgisayar
freeze
f.
(donanım veya yazılım) geçici süre ile işletilemez hale gelmek
107
Bilgisayar
freeze
f.
(donanım veya yazılım) çalışmayı durdurmak
108
Bilgisayar
freeze
f.
(donanımı veya yazılımı) geçici olarak işletilemez hale getirmek
109
Bilgisayar
freeze
expr.
dondur
İnşaat
110
İnşaat
freeze
i.
donma
Otomotiv
111
Otomotiv
freeze
f.
buzlanmak
112
Otomotiv
freeze
f.
(araba) radyatör sıvısını dondurmak
Medikal
113
Medikal
freeze
f.
soğutarak uyuşturmak
114
Medikal
freeze
f.
(dokuyu veya vücut bölümünü) lokal anestezi ile uyuşturmak
Çevre
115
Çevre
freeze
i.
donma
Meteoroloji
116
Meteoroloji
freeze
i.
donma
117
Meteoroloji
freeze
i.
bölgede sıcaklığın donma noktasının altında seyrettiği dönem
Askeri
118
Askeri
freeze
i.
(ülkelerce alınan) silah üretimi veya geliştirimini sonlandırma veya kısıtlama kararı
Spor
119
Spor
freeze
i.
rakibin puan yapmaması için top veya pakı hakimiyet altına alma
120
Spor
freeze
i.
(körlingde) fırlatılan taşın durmakta olan bir taşın tam önünde durduğu atış tekniği
121
Spor
freeze
f.
(top veya pakı) rakibin puan yapmaması için hakimiyet altına almak
122
Spor
freeze
f.
(bilardo topu) başka bir topa veya bir banda temas edip durmak
123
Spor
freeze
f.
(körling taşı) başka bir taşa temas edip durmak
124
Spor
freeze
f.
(bilardo topunu) başka bir top veya banda temas ettirip durdurmak
125
Spor
freeze
f.
(buz hokeyi pakını) oyunu durduracak şekilde paten veya sopa ile saha kenarına doğru tutmak
İskambil
126
İskambil
freeze
f.
(kanasta oyunlarda) elden çıkmış kartların üzerine joker kartını oynamak
127
İskambil
freeze
f.
freezeout oyununda (diğer oyuncuları) elemek
Sinema
128
Sinema
freeze
f.
(oynamakta olan filmi) belirli bir karede durdurmak
Fotoğrafçılık
129
Fotoğrafçılık
freeze
f.
(hızlı harekette) tek bir noktayı statik olarak fotoğraflamak
130
Fotoğrafçılık
freeze
f.
(hızlı hareket halindeki bir şeyi) statik olarak tek bir nokta şeklinde fotoğraflamak
"freeze"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
deep freeze
i.
dipfriz
2
Genel
freeze burn
i.
buz yanığı
3
Genel
wage freeze
i.
ücretlerin dondurulması
4
Genel
deep-freeze
i.
dipfriz
5
Genel
deep freeze
i.
buzluk
6
Genel
freeze [obsolete]
i.
mimari süs şeridini oluşturan dekorasyon
7
Genel
freeze [obsolete]
i.
friz
8
Genel
freeze-frame
i.
donuk görüntü
9
Genel
freeze-up
i.
donma sebebiyle hareket edememe
10
Genel
freeze-frame
i.
dondurulmuş film karesi
11
Genel
freeze-up
i.
donduğu için işlememe
12
Genel
freeze prices
f.
fiyatları dondurmak
13
Genel
freeze a crop
f.
ayaz vurmak
14
Genel
freeze one's blood
f.
çok korkutmak
15
Genel
deep freeze
f.
dondurup saklamak
16
Genel
freeze one's blood
f.
kanını dondurmak
17
Genel
freeze over
f.
üstü buz tutmak
18
Genel
freeze to death
f.
donarak ölmek
19
Genel
freeze registration
f.
kayıt dondurmak
20
Genel
freeze registration
f.
kaydını dondurmak
21
Genel
freeze one's registration
f.
kaydını dondurmak
22
Genel
freeze one's registration
f.
kayıt dondurmak
23
Genel
deep-freeze
f.
(yiyecek vb) dondurmak
24
Genel
deep-freeze
f.
dondurmak
25
Genel
deep-freeze
f.
şoklamak
26
Genel
deep-freeze
f.
dondurup saklamak
27
Genel
freeze-dry
f.
dondurarak kurutmak
28
Genel
freeze the company's bank accounts
f.
şirketin hesaplarını dondurmak
29
Genel
freeze the company's bank accounts
f.
şirketin banka hesaplarını dondurmak
30
Genel
freeze the water of the river
f.
nehrin suyunu dondurmak
31
Genel
freeze onto something
f.
bir şeye donup yapışmak
32
Genel
flash-freeze
f.
ani olarak dondurmak
33
Genel
flash-freeze
f.
şoklamak
34
Genel
freeze over
f.
buzla kaplamak
35
Genel
freeze over
f.
buzla kaplanmak
36
Genel
freeze up
f.
aniden durmak
37
Genel
freeze up
f.
ifadesi donmak
38
Genel
freeze up
f.
tavrı soğuklaşmak
39
Genel
freeze!
ünl.
kımıldamayın!
Irregular Verb
40
Irregular Verb
quick-freeze
f.
quick-froze - quick-frozen
Öbek Fiiller
41
Öbek Fiiller
freeze down
f.
dondurmak
42
Öbek Fiiller
freeze up
f.
resmi davranmak
43
Öbek Fiiller
freeze up
f.
soğuk davranmak
44
Öbek Fiiller
freeze something into something
f.
bir şeyi dondurarak başka bir hale/duruma geçirmek
45
Öbek Fiiller
freeze up
f.
buz tutturmak
46
Öbek Fiiller
freeze something into something
f.
bir şeyi dondurarak hal/durum değiştirtmek
47
Öbek Fiiller
freeze up
f.
buz tutmak
48
Öbek Fiiller
freeze something into something
f.
bir şeyi bir şey şeklinde dondurmak
49
Öbek Fiiller
freeze up
f.
donup kalmak
50
Öbek Fiiller
freeze up
f.
durdurmak
51
Öbek Fiiller
freeze something into something
f.
suyu dondurup buz haline getirmek
52
Öbek Fiiller
freeze up
f.
nutku tutulmak
53
Öbek Fiiller
freeze up
f.
donmak
54
Öbek Fiiller
freeze up
f.
çalışmayı durdurmak
55
Öbek Fiiller
freeze up
f.
işlevini yitirmek
56
Öbek Fiiller
freeze up
f.
dondurmak
57
Öbek Fiiller
freeze up
f.
gerilmek
58
Öbek Fiiller
freeze up
f.
işlevsiz hale gelmek
59
Öbek Fiiller
freeze up
f.
buzlanmak
60
Öbek Fiiller
freeze up
f.
dondurmak
61
Öbek Fiiller
freeze on (doing something)
f.
(bir şeye) geçici olarak son vermek
62
Öbek Fiiller
freeze on (doing something)
f.
(bir şeyi) geçici olarak durdurmak
63
Öbek Fiiller
freeze something into something
f.
bir şeyi bir şekilde dondurmak
64
Öbek Fiiller
freeze up
f.
donmak
65
Öbek Fiiller
freeze up
f.
donakalmak
66
Öbek Fiiller
freeze up
f.
buz kesmek
67
Öbek Fiiller
freeze up
f.
işlevsiz hale getirmek
68
Öbek Fiiller
freeze up
f.
çalışmamak
69
Öbek Fiiller
freeze on
f.
'-i geçici olarak durdurmak
70
Öbek Fiiller
freeze into
f.
bir şey şeklinde dondurmak
71
Öbek Fiiller
freeze into
f.
dondurarak hal/durum değiştirtmek
72
Öbek Fiiller
freeze out
f.
dondurmak
73
Öbek Fiiller
freeze on
f.
-e geçici olarak son vermek
74
Öbek Fiiller
freeze to
f.
-e kadar donmak
75
Öbek Fiiller
freeze into
f.
bir şekilde dondurmak
76
Öbek Fiiller
freeze into
f.
dondurarak başka bir hale/duruma geçirmek
77
Öbek Fiiller
freeze out
f.
üşütmek
78
Öbek Fiiller
freeze out
f.
nüfuz kullanarak dışlamak
79
Öbek Fiiller
freeze out
f.
hileyle konumundan düşürmek
80
Öbek Fiiller
freeze out
f.
boykot ederek uzaklaştırmak
81
Öbek Fiiller
freeze out
f.
rekabetten elemek
82
Öbek Fiiller
freeze off
f.
aşağılayarak reddetmek
83
Öbek Fiiller
freeze out
f.
soğuk sebebiyle uzaklaştırmak
84
Öbek Fiiller
freeze out
f.
(mekan) soğuktan herkesi kaçırmak
Konuşma Dili
85
Konuşma Dili
freeze onto
f.
yakalamak
86
Konuşma Dili
freeze onto
f.
tutunmak
87
Konuşma Dili
freeze onto
f.
kapmak
88
Konuşma Dili
freeze onto
f.
tutmak
89
Konuşma Dili
freeze onto
f.
sıkıca yapışmak
90
Konuşma Dili
freeze onto
f.
sarılmak
91
Konuşma Dili
freeze!
expr.
olduğun yerde kal!
Deyim
92
Deyim
cold enough to freeze the balls off a brass monkey
i.
aşırı soğuk
93
Deyim
freeze on (doing something)
i.
dondurma (askıya alma)
94
Deyim
a freeze on (something)
i.
dondurma (askıya alma)
95
Deyim
a freeze on (something)
i.
rafa kaldırma
96
Deyim
freeze on (doing something)
i.
rafa kaldırma
97
Deyim
a freeze on (something)
i.
askıya alma
98
Deyim
freeze on (doing something)
i.
askıya alma
99
Deyim
freeze on (doing something)
i.
dondurulma
100
Deyim
a freeze on (something)
i.
dondurulma
101
Deyim
a freeze on (something)
i.
(bir şeyin) geçici olarak kesintiye uğratılması
102
Deyim
a freeze on (something)
i.
(bir şeye) geçici olarak ara verilmesi
103
Deyim
a freeze on (something)
i.
(bir şeyin) geçici olarak dondurulması
104
Deyim
freeze to the marrow
f.
iliklerine kadar donmak
105
Deyim
freeze off
f.
düşmanca davranmak
106
Deyim
freeze out
f.
düşmanca davranarak toplum dışı bırakmak
107
Deyim
freeze off
f.
soğuk davranmak
108
Deyim
freeze off
f.
araya mesafe koymak
109
Deyim
freeze off
f.
uzaklaştırmak
110
Deyim
freeze off
f.
kovmak
111
Deyim
freeze off
f.
araya buzdan duvar çekmek
112
Deyim
freeze off
f.
uzak durmak
113
Deyim
freeze with fear
f.
korkudan donup kalmak
114
Deyim
freeze one's tail off
f.
kıçı donmak
115
Deyim
freeze one's tail off
f.
çok üşümek
116
Deyim
play freeze-out
f.
(pencereleri vb. açarak) bir yeri buz gibi etmek
117
Deyim
put the freeze on someone
f.
biriyle arayı soğutmak
118
Deyim
put the freeze on someone
f.
biriyle bağını koparmak
119
Deyim
put the freeze on someone
f.
biriyle ilişkisini kesmek
120
Deyim
freeze the wages
f.
maaşları dondurmak
121
Deyim
put a freeze on hiring
f.
işe alımları durdurmak/dondurmak
122
Deyim
freeze someone out
f.
birini dondurmak/üşütmek
123
Deyim
freeze someone's wages
f.
maaşlarını dondurmak
124
Deyim
freeze out someone
f.
birini bir gruba vb almamak
125
Deyim
freeze someone out
f.
birini dışlamak
126
Deyim
freeze out someone
f.
birini dışlamak
127
Deyim
freeze someone out
f.
birini bir gruba vb almamak
128
Deyim
freeze someone in one's memory
f.
hafızasına kazımak
129
Deyim
freeze as hard as stone
f.
taş gibi donmak
130
Deyim
freeze as hard as stone
f.
soğuktan buz kesmek
131
Deyim
freeze into immobility
f.
hareketsiz durmak
132
Deyim
freeze to death
f.
ölümüne donmak/üşümek
133
Deyim
freeze to death
f.
soğuktan dondurmak
134
Deyim
freeze to death
f.
aşırı üşütmek
135
Deyim
freeze to death
f.
ölümüne üşütmek
136
Deyim
freeze to death
f.
soğuktan donmak
137
Deyim
freeze to death
f.
dondurarak öldürmek
138
Deyim
freeze (someone or something) in (someone's) memory
f.
(birini/bir şeyi) hafızasında dondurmak
139
Deyim
freeze (someone or something) in (someone's) memory
f.
(birini/bir şeyi) hafızasına kazımak
140
Deyim
freeze (someone's) blood
f.
(birinin) kanını dondurmak
141
Deyim
freeze in memory
f.
hafızasına kazımak
142
Deyim
freeze your blood
f.
ürkütmek
143
Deyim
freeze someone or something in one's memory
f.
birini/bir şeyi hafızasına kazımak
144
Deyim
freeze (one's) wages
f.
maaşlarını dondurmak
145
Deyim
freeze tail off
f.
kıçı donmak
146
Deyim
freeze someone or something to death
f.
birini/bir şeyi soğuktan dondurmak
147
Deyim
freeze blood
f.
korkutmak
148
Deyim
freeze someone or something to death
f.
birinin/bir şeyin donarak ölmesine sebep olmak
149
Deyim
freeze in memory
f.
hafızasında dondurmak
150
Deyim
freeze someone or something to death
f.
birini/bir şeyi dondurarak öldürmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of freeze
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy