freeze - Turco Inglés Diccionario

freeze

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

freeze — Definition

Significado:
donmak, dondurmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /friːz/ – BrE /friːz/)
Categoría gramatical:
Düzensiz Fiil: freeze (freezes – froze/frozen – freezing)
Sinónimo:
solidify, halt
Antónimos:
melt, release

Significados de "freeze" en diccionario turco inglés : 130 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
freeze v. donmak
How fast do people of different ages freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı donar?

More Sentences
General
freeze n. don
Due to the sudden heat decrease, a big freeze will be expected tomorrow.
Ani ısı düşüşü nedeniyle yarın büyük bir don bekleniyor.

More Sentences
freeze n. (ücret/fiyat) dondurma
The government implemented a freeze on the budget for military projects.
Hükümet askeri projelerin bütçesini dondurdu.

More Sentences
freeze n. dondurucu soğuk
Be careful with the freeze outside.
Dışarıdaki dondurucu soğuğa dikkat et.

More Sentences
freeze v. buz tutmak
The windshield washer pump was frozen.
Cam yıkama suyu pompası buz tutmuştu.

More Sentences
freeze v. donakalmak
He froze with shock, not knowing what to say.
Şoktan donakalıp ne söyleyeceğini bilemedi.

More Sentences
freeze v. çok üşümek
Nova said she nearly froze to death during the concert.
Nova konser sırasında çok üşüdüğünü söyledi.

More Sentences
freeze v. dondurmak
The government officials planned to freeze the funds for the new project.
Hükümet yetkilileri yeni proje fonunu dondurmayı planlıyordu.

More Sentences
freeze v. durdurmak
Wait for a second - freeze that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu durdur.

More Sentences
freeze v. donmak
How fast do people of different ages freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı donar?

More Sentences
freeze v. (çalışmakta olan cihaz) donmak
Water freezes at zero degrees Centigrade.
Su sıfır santigrat derecede donar.

More Sentences
freeze v. (yiyecekleri) dondurarak muhafaza etmek
You can freeze these washed veggies for later use.
Bu yıkanmış sebzeleri daha sonra kullanmak üzere dondurarak muhafaza edebilirsin.

More Sentences
freeze v. duraklatmak
Wait for a second - freeze that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu duraklat.

More Sentences
freeze v. durdurmak
Wait for a second - freeze that YouTube video.
Bekle bir saniye, şu youtube videosunu durdur.

More Sentences
Colloquial
freeze n. soğuk davranma
The villagers tried to freeze us out.
Köylüler bize soğuk davrandı.

More Sentences
freeze v. donup kalmak
I froze at the sight of the snake.
Yılanı görünce donup kaldım.

More Sentences
Trade/Economic
freeze n. dondurulma
The freeze on pay rises worried the employees.
Maaş artışlarının dondurulması çalışanları endişelendirdi.

More Sentences
Technical
freeze v. donmak
How fast do people of different ages freeze?
Farklı yaşlardaki insanlar ne kadar hızlı donar?

More Sentences
General
freeze n. donma
freeze n. soğuk günler
freeze n. soğuk hava
freeze n. dondurma
freeze n. miktarı belirli seviyede tutan kısıtlama
freeze n. düzenli işlemin durdurulması
freeze v. buz bağlamak
freeze v. çivi kesmek
freeze v. buz kesmek
freeze v. buz kesilmek
freeze v. buzlanmak
freeze v. kıkırdamak
freeze v. don tutmak
freeze v. eli ayağı buz kesilmek
freeze v. dondurucu olmak
freeze v. buz oluşumu sebebiyle tıkanmak
freeze v. içine buz sıkışmak
freeze v. dondurucu sıcaklıkta olmak
freeze v. soğuk veya don yüzünden kırılmak
freeze v. donmuşçasına sabit kalmak
freeze v. don sebebiyle kımıldamaz hale gelmek
freeze v. kımıldamaz hale gelmek
freeze v. don sebebiyle yapışıp kalmak
freeze v. donmuşçasına yapışıp kalmak
freeze v. adeta donakalmak
freeze v. katı ve bükülmez hale gelmek
freeze v. katılaşmak
freeze v. sertleşmek
freeze v. üzerinde buz oluşturmak
freeze v. aşırı soğuk sebebiyle sertleştirmek
freeze v. donakalmış hale getirmek
freeze v. soğuktan kırmak
freeze v. donmaya karşı direnmek
freeze v. soğuktan hareketsizleşmek
freeze v. soğuktan cansızlaştırmak
freeze v. iyice yapışmak
freeze v. sabit kalmak
freeze v. buzla tıkamak
freeze v. aleyhte davranışa sebep olmak
freeze v. yabancılaştırmak
freeze v. soğutmak
freeze v. hareketsiz bırakmak
freeze v. esnekliğini kaybedecek derecede sertleştirmek
freeze v. katı ve değişmez bir forma getirmek
freeze v. daha fazla değişmesini engellemek
freeze v. gelişimine mani olmak
freeze v. (yüzü) ifadesizleştirmek
freeze v. yüz ifadesini korumak
freeze v. erişilmez kılmak
freeze v. kullanımını önlemek
freeze v. nispeten kalıcı ve değişmez formda muhafaza etmek
freeze v. sıfır derecenin altına düşmek
freeze v. (vida, çivi) çıkarılamaz halde çakılıp kalmak
freeze v. donarak katılaşmak
freeze v. dondurarak muhafaza etmek
Irregular Verb
freeze v. froze - frozen
Colloquial
freeze n. buz gibi davranma
freeze n. yüz vermeme
freeze n. pas vermeme
freeze n. ihmalkar davranma
freeze n. kayıtsız kalma
freeze n. soğuk yapma
freeze n. sırt çevirme
freeze n. görmezden gelme
freeze v. soğuk davranmak
freeze v. buz gibi davranmak
freeze v. yüz vermemek
freeze v. pas vermemek
freeze v. ihmalkar davranmak
freeze v. kayıtsız kalmak
freeze v. soğuk yapmak
freeze v. sırt çevirmek
freeze v. görmezden gelmek
freeze v. kıpırdamamak
freeze v. olduğu yerde kalmak
Speaking
freeze interj. kıpırdama
Trade/Economic
freeze n. otomatik işleme kapama
freeze n. (gelir, fiyat) yasayla sabitlenmesi
freeze v. bloke etmek
freeze v. (üretimi, kullanımı) durdurmak
freeze v. (fiyatları, ücretleri) sabitlemek
freeze v. (hammaddenin) daha fazla satışını yasaklamak
freeze v. (ürün) geliştirilmesini sınırlamak
Industry
freeze v. (çalışana) iş bırakmayı veya değiştirmeyi yasaklamak
Technical
freeze v. (mekanizma) çalışmayı durdurmak
freeze v. (hareketli parça) sıkışma nedeniyle tutukluk yapmak
Computer
freeze n. yazılım veya donanımın çalışmayı durdurması
freeze v. (donanım veya yazılım) geçici süre ile işletilemez hale gelmek
freeze v. (donanım veya yazılım) çalışmayı durdurmak
freeze v. (donanımı veya yazılımı) geçici olarak işletilemez hale getirmek
freeze expr. dondur
Construction
freeze n. donma
Automotive
freeze v. buzlanmak
freeze v. (araba) radyatör sıvısını dondurmak
Medical
freeze v. soğutarak uyuşturmak
freeze v. (dokuyu veya vücut bölümünü) lokal anestezi ile uyuşturmak
Environment
freeze n. donma
Meteorology
freeze n. donma
freeze n. bölgede sıcaklığın donma noktasının altında seyrettiği dönem
Military
freeze n. (ülkelerce alınan) silah üretimi veya geliştirimini sonlandırma veya kısıtlama kararı
Sport
freeze n. rakibin puan yapmaması için top veya pakı hakimiyet altına alma
freeze n. (körlingde) fırlatılan taşın durmakta olan bir taşın tam önünde durduğu atış tekniği
freeze v. (top veya pakı) rakibin puan yapmaması için hakimiyet altına almak
freeze v. (bilardo topu) başka bir topa veya bir banda temas edip durmak
freeze v. (körling taşı) başka bir taşa temas edip durmak
freeze v. (bilardo topunu) başka bir top veya banda temas ettirip durdurmak
freeze v. (buz hokeyi pakını) oyunu durduracak şekilde paten veya sopa ile saha kenarına doğru tutmak
Card
freeze v. (kanasta oyunlarda) elden çıkmış kartların üzerine joker kartını oynamak
freeze v. freezeout oyununda (diğer oyuncuları) elemek
Cinema
freeze v. (oynamakta olan filmi) belirli bir karede durdurmak
Photography
freeze v. (hızlı harekette) tek bir noktayı statik olarak fotoğraflamak
freeze v. (hızlı hareket halindeki bir şeyi) statik olarak tek bir nokta şeklinde fotoğraflamak

Significados de "freeze" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
deep freeze n. dipfriz
freeze burn n. buz yanığı
wage freeze n. ücretlerin dondurulması
deep-freeze n. dipfriz
deep freeze n. buzluk
freeze [obsolete] n. mimari süs şeridini oluşturan dekorasyon
freeze [obsolete] n. friz
freeze-frame n. donuk görüntü
freeze-up n. donma sebebiyle hareket edememe
freeze-frame n. dondurulmuş film karesi
freeze-up n. donduğu için işlememe
freeze prices v. fiyatları dondurmak
freeze a crop v. ayaz vurmak
freeze one's blood v. çok korkutmak
deep freeze v. dondurup saklamak
freeze one's blood v. kanını dondurmak
freeze over v. üstü buz tutmak
freeze to death v. donarak ölmek
freeze registration v. kayıt dondurmak
freeze registration v. kaydını dondurmak
freeze one's registration v. kaydını dondurmak
freeze one's registration v. kayıt dondurmak
deep-freeze v. (yiyecek vb) dondurmak
deep-freeze v. dondurmak
deep-freeze v. şoklamak
deep-freeze v. dondurup saklamak
freeze-dry v. dondurarak kurutmak
freeze the company's bank accounts v. şirketin hesaplarını dondurmak
freeze the company's bank accounts v. şirketin banka hesaplarını dondurmak
freeze the water of the river v. nehrin suyunu dondurmak
freeze onto something v. bir şeye donup yapışmak
flash-freeze v. ani olarak dondurmak
flash-freeze v. şoklamak
freeze over v. buzla kaplamak
freeze over v. buzla kaplanmak
freeze up v. aniden durmak
freeze up v. ifadesi donmak
freeze up v. tavrı soğuklaşmak
freeze! interj. kımıldamayın!
Irregular Verb
quick-freeze v. quick-froze - quick-frozen
Phrasals
freeze down v. dondurmak
freeze up v. resmi davranmak
freeze up v. soğuk davranmak
freeze something into something v. bir şeyi dondurarak başka bir hale/duruma geçirmek
freeze up v. buz tutturmak
freeze something into something v. bir şeyi dondurarak hal/durum değiştirtmek
freeze up v. buz tutmak
freeze something into something v. bir şeyi bir şey şeklinde dondurmak
freeze up v. donup kalmak
freeze up v. durdurmak
freeze something into something v. suyu dondurup buz haline getirmek
freeze up v. nutku tutulmak
freeze up v. donmak
freeze up v. çalışmayı durdurmak
freeze up v. işlevini yitirmek
freeze up v. dondurmak
freeze up v. gerilmek
freeze up v. işlevsiz hale gelmek
freeze up v. buzlanmak
freeze up v. dondurmak
freeze on (doing something) v. (bir şeye) geçici olarak son vermek
freeze on (doing something) v. (bir şeyi) geçici olarak durdurmak
freeze something into something v. bir şeyi bir şekilde dondurmak
freeze up v. donmak
freeze up v. donakalmak
freeze up v. buz kesmek
freeze up v. işlevsiz hale getirmek
freeze up v. çalışmamak
freeze on v. '-i geçici olarak durdurmak
freeze into v. bir şey şeklinde dondurmak
freeze into v. dondurarak hal/durum değiştirtmek
freeze out v. dondurmak
freeze on v. -e geçici olarak son vermek
freeze to v. -e kadar donmak
freeze into v. bir şekilde dondurmak
freeze into v. dondurarak başka bir hale/duruma geçirmek
freeze out v. üşütmek
freeze out v. nüfuz kullanarak dışlamak
freeze out v. hileyle konumundan düşürmek
freeze out v. boykot ederek uzaklaştırmak
freeze out v. rekabetten elemek
freeze off v. aşağılayarak reddetmek
freeze out v. soğuk sebebiyle uzaklaştırmak
freeze out v. (mekan) soğuktan herkesi kaçırmak
Colloquial
freeze onto v. yakalamak
freeze onto v. tutunmak
freeze onto v. kapmak
freeze onto v. tutmak
freeze onto v. sıkıca yapışmak
freeze onto v. sarılmak
freeze! expr. olduğun yerde kal!
Idioms
cold enough to freeze the balls off a brass monkey n. aşırı soğuk
freeze on (doing something) n. dondurma (askıya alma)
a freeze on (something) n. dondurma (askıya alma)
a freeze on (something) n. rafa kaldırma
freeze on (doing something) n. rafa kaldırma
a freeze on (something) n. askıya alma
freeze on (doing something) n. askıya alma
freeze on (doing something) n. dondurulma
a freeze on (something) n. dondurulma
a freeze on (something) n. (bir şeyin) geçici olarak kesintiye uğratılması
a freeze on (something) n. (bir şeye) geçici olarak ara verilmesi
a freeze on (something) n. (bir şeyin) geçici olarak dondurulması
freeze to the marrow v. iliklerine kadar donmak
freeze off v. düşmanca davranmak
freeze out v. düşmanca davranarak toplum dışı bırakmak
freeze off v. soğuk davranmak
freeze off v. araya mesafe koymak
freeze off v. uzaklaştırmak
freeze off v. kovmak
freeze off v. araya buzdan duvar çekmek
freeze off v. uzak durmak
freeze with fear v. korkudan donup kalmak
freeze one's tail off v. kıçı donmak
freeze one's tail off v. çok üşümek
play freeze-out v. (pencereleri vb. açarak) bir yeri buz gibi etmek
put the freeze on someone v. biriyle arayı soğutmak
put the freeze on someone v. biriyle bağını koparmak
put the freeze on someone v. biriyle ilişkisini kesmek
freeze the wages v. maaşları dondurmak
put a freeze on hiring v. işe alımları durdurmak/dondurmak
freeze someone out v. birini dondurmak/üşütmek
freeze someone's wages v. maaşlarını dondurmak
freeze out someone v. birini bir gruba vb almamak
freeze someone out v. birini dışlamak
freeze out someone v. birini dışlamak
freeze someone out v. birini bir gruba vb almamak
freeze someone in one's memory v. hafızasına kazımak
freeze as hard as stone v. taş gibi donmak
freeze as hard as stone v. soğuktan buz kesmek
freeze into immobility v. hareketsiz durmak
freeze to death v. ölümüne donmak/üşümek
freeze to death v. soğuktan dondurmak
freeze to death v. aşırı üşütmek
freeze to death v. ölümüne üşütmek
freeze to death v. soğuktan donmak
freeze to death v. dondurarak öldürmek
freeze (someone or something) in (someone's) memory v. (birini/bir şeyi) hafızasında dondurmak
freeze (someone or something) in (someone's) memory v. (birini/bir şeyi) hafızasına kazımak
freeze (someone's) blood v. (birinin) kanını dondurmak
freeze in memory v. hafızasına kazımak
freeze your blood v. ürkütmek
freeze someone or something in one's memory v. birini/bir şeyi hafızasına kazımak
freeze (one's) wages v. maaşlarını dondurmak
freeze tail off v. kıçı donmak
freeze someone or something to death v. birini/bir şeyi soğuktan dondurmak
freeze blood v. korkutmak
freeze someone or something to death v. birinin/bir şeyin donarak ölmesine sebep olmak
freeze in memory v. hafızasında dondurmak
freeze someone or something to death v. birini/bir şeyi dondurarak öldürmek