melt - Türkçe İngilizce Sözlük

melt

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

melt — Definition

Anlamı ve Tanımı:
erimek, eritmek
Okunuş (IPA):
(AmE /mɛlt/ – BrE /mɛlt/)
Terim Türü:
Fiil: melt (melts – melted – melting)
Katı bir maddenin sıvı hâle geçmesini ya da duygusal yumuşamayı anlatan fiildir. Eski İngilizce meltan kökünden günümüze ulaşmaktadır. Fiziksel ve mecazi anlatılarda dönüşüm sürecini ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
liquefy, thaw
Zıt Anlamlılar:
freeze

"melt" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
melt f. eritmek
Melt the chocolate by using a bain-marie.
Çikolatayı benmari usulü eritin.

More Sentences
melt f. erimek
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska.
Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor.

More Sentences
Genel
melt f. yumuşamak
My heart melts whenever I listen to this song.
Bu şarkıyı her dinlediğimde kalbim yumuşuyor.

More Sentences
melt f. erimek
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska.
Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor.

More Sentences
melt f. dağılmak
The protest against the new law melted away.
Yeni yasaya karşı yapılan protestolar yavaş yavaş dağılıyordu.

More Sentences
Teknik
melt f. eritmek
Melt the chocolate by using a bain-marie.
Çikolatayı benmari usulü eritin.

More Sentences
melt f. erimek
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska.
Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor.

More Sentences
Otomotiv
melt f. erimek
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska.
Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor.

More Sentences
Genel
melt i. eriyik
melt i. eri
melt i. eritme
melt i. erime
melt i. çözünme
melt i. sıvılaşma
melt f. halletmek
melt f. yumuşatmak
melt f. yok olmak
melt f. kaybolmak
melt f. ergitmek
melt f. ergimek
melt f. yok etmek
melt f. çözünmek
melt f. sıvılaşmak
melt f. mülayimleştirmek
melt f. mülayimleşmek
melt f. aşırı sıcaklamak
melt f. terle akmak
melt f. parçalanmak
melt f. emilmek
melt f. soğurulmak
melt f. çözünmesine veya dağılmasına sebep olmak
melt f. görünmesini engellemek
melt f. dağıtmak
melt f. ılımlı etkilere duyarlı hale getirmek
melt f. hassas ve nazik hale getirmek
melt f. bir şeyin sağlamlığını azaltmak
melt f. zayıflatmak
melt f. gevşetmek
melt f. cesaretini kırmak
melt f. (renklerin, seslerin veya siluetlerin) belli belirsiz karışmasına sebep olmak
melt f. kaynaştırmak
melt f. harmanlamak
Teknik
melt i. bir kerede eritilen cam
melt i. erimiş özdek
melt i. eriyik
melt i. metal eriyiği
melt f. ergimek
İnşaat
melt s. ergiyik
Mutfak
melt i. eritme peynirli sandviç
melt i. dalak
melt i. kesilen hayvanların dalağı
melt f. katıdan sıvıya geçmek
Deniz Biyolojisi
melt i. balıkların çiftleşme döneminde salgı ile dolu olan erkek üreme bezleri
melt i. erkek balıkların çiftleşme döneminde ürettiği salgı
Arıcılık
melt f. balmumu eritmek
Coğrafya
melt i. dağlık bölgelerde bahar zamanı karın erimesiyle meydana gelen yüzey akışı

"melt" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
melt water i. erime suyu
melt water i. özellikle buzulların erimesinden oluşan su
melt into f. içine karışmak
melt away f. yok etmek
melt in the same pot f. aynı pota içinde eritmek
melt away f. kaybetmek
melt into tears f. gözyaşlarına boğulmak
melt into tears f. iki gözü iki çeşme ağlamak
melt away f. eriyip kaybolmak
melt away f. uçup gitmek
melt away f. yok olmak
snow melt f. kar erimek
melt [obsolete] f. bastırılmak
melt (into) f. ana hatlarını kaybetmek
melt off f. endişeyi gidermek
melt [obsolete] f. güçsüz düşmek
melt [obsolete] f. kırılmak
melt (into) f. belli belirsiz derecede bir şeyin içine karışmak veya bulanıklaşmak
melt off f. yükünü almak
Öbek Fiiller
melt something into something f. eriyerek bir şeye dönüşmek
melt away f. eritmek
melt in something f. -e erimek (belli bir sıcaklıkta vb)
melt in something f. içinde erimek
melt into something f. eriyerek bir şeye dönüşmek
melt down f. duygusal olarak çökmek
melt down f. duygusal baskı altında ezilmek
melt down f. eriyip gitmek (duygusal baskı altında)
melt down f. duygusal yıkıma uğramak
melt in f. sıcaktan çok terlemek
melt in f. sıcaktan ter içinde kalmak
melt in f. tere batmak
melt in f. sıcaktan neredeyse erimek
melt in f. sıcaktan eriyor gibi hissetmek
melt in f. sıcaktan rahatsız olmak
melt down f. metali başka bir şeye dönüştürmek için eritmek
melt down f. erime geçirmek
melt down f. çöküş yaşamak
melt down f. başarısız olmak
Konuşma Dili
melt-up i. hisse senetlerinde/finans piyasasında patlama
melt-up i. hisse senetlerine beklenmedik şekilde hızla ve çok miktarda yapılan yatırım
melt-up i. (finansal piyasadaki) ani ve çarpıcı artış/yükseliş
melt in the air f. iz bırakmadan kaybolmak
melt in the air f. buhar olup uçmak
melt in the mouth f. ağızda dağılmak
melt in the mouth f. ağızda erimek
melt up f. (finansal piyasa) aniden ve çarpıcı şekilde artmak/yükselmek
Deyim
melt in one's mouth f. ağzında erimek
melt the mouth f. ağzında erimek
look as if butter wouldn't melt in one's mouth f. suçlu olduğu halde masum görünmek
look as if butter wouldn't melt in one's mouth f. hissiz görünmek
look as if butter wouldn't melt in one's mouth f. soğuk görünmek
melt into background f. geri plana düşmek
melt into background f. arka plana düşmek
butter wouldn't melt in somebody's mouth f. sütten çıkma ak kaşık gibi görünmek
look as if butter wouldn't melt in your mouth f. masummuş/kibarmış gibi görünmek
look as if butter wouldn't melt in mouth f. soğuk görünmek
look as if butter wouldn't melt in your mouth f. suçlu olduğu halde masum görünmek
look as if butter wouldn't melt in mouth f. hissiz görünmek
look as if butter wouldn't melt in mouth f. görünürde masum/kibar olmak
look as if butter wouldn't melt in mouth f. masummuş/kibarmış gibi görünmek
look as if butter wouldn't melt in your mouth f. görünürde masum/kibar olmak
look as if butter wouldn't melt in mouth f. suçlu olduğu halde masum görünmek
melt in mouth f. ağızda dağılmak
melt in mouth f. ağızda erimek
melt in your mouth f. ağzında erimek
melt in your mouth f. ağzında dağılmak
butter wouldn't melt in one's mouth expr. görünüşte masum/mütevazı/mesafeli olan
butter won't melt (in one's mouth) expr. sütten çıkma ak kaşık gibi
butter wouldn't melt in one's mouth expr. hissiz/soğuk görünen
looks as if butter wouldn't melt (in his/her mouth) expr. görünüşte masum/mütevazı/mesafeli olmak
butter wouldn't melt (in someone's mouth) expr. sözde masum
looks as if butter wouldn't melt (in his/her mouth) expr. sütten çıkma ak kaşık gibi görünmek
butter wouldn't melt expr. görünüşte masum/mütevazı/mesafeli
butter wouldn't melt expr. hissiz/soğuk görünen
butter wouldn't melt expr. sütten çıkma ak kaşık gibi
butter won't melt (in one's mouth) expr. görünüşte masum/mütevazı/mesafeli
butter wouldn't melt (in someone's mouth) expr. görünüşte masum
looks as if butter wouldn't melt (in his/her mouth) expr. hissiz/soğuk görünmek
butter wouldn't melt (in someone's mouth) expr. sütten çıkma ak kaşık gibi
butter wouldn't melt in one's mouth expr. sütten çıkma ak kaşık gibi olan
butter won't melt (in one's mouth) expr. hissiz/soğuk görünen
Teknik
melt index i. erime indeksi
snow melt rate i. kar erime hızı
hot melt adhesive i. ısıyla eriyen yapışkan
melt flow index i. erime akış indisi
wax based hot melt coating i. mum esaslı sıcak eritme kaplama
melt flow index i. erime akış indeksi
melt flow index i. erimiş durumda akma endeksi
melt volume-flow rate i. hacimsel erime akış hızı
binary melt i. ikili eriyik
nonreactive melt infiltration i. tepkimesiz eriyik sızması
hot melt i. sıcak eriyik
hot melt glue i. sıcak eriyen tutkal
hot-melt process i. sıcak eriyik süreci
dead-melt process i. tam eriyik süreci
stirred melt i. karıştırmalı eriyik
dead-melt process i. sürekli indirgen dışıklı süreç
melt fracture i. erime kırılması
melt spinning i. eriyik savurma
melt extrusion i. eriyik çekme
melt index i. erime imleci
melt down period i. erime süresi
melt glass i. eriyik cam
melt strength i. eriyik dayancı
melt index i. eriyik imleci
overcooled melt i. aşırı soğumuş eriyik
supercooled melt i. aşırı soğumuş eriyik
wash metal melt i. metal yıkama eriyiği
overcooled melt i. aşırı soğutulmuş eriyik
supercooled melt i. aşırı soğutuk eriyik
supercooled melt i. aşırı soğutulmuş eriyik
direct melt process i. doğrudan eritme süreci
melt-down slag i. eritme curufu
melt-down slag i. eritme dışığı
melt end i. eritme bölgesi
melt shop i. çelikhane eritme atölyesi
melt flow index i. erime akışı indeksi
melt-calendered extruded sheet i. eritilip kalenderlenmiş ekstrüzyon levha
hot melt system i. sıcak eritme sistemi
hot-melt adhesive i. ısı eritmeli yapıştırıcı
melt mass flow rate i. kütlesel erime akış hızı
hot-melt coating machine i. sıcak eriyik kaplama makinesi
melt temperature i. erime sıcaklığı
core melt accident i. çekirdekteki yakıtın erimesine yol açan kaza
melt blowing i. eriyik üfleme
melt down f. (ısıtarak) eritmek
melt down f. ergitmek
melt down f. ergimesini sağlamak
Tekstil
melt spun fiber i. eriyikten çekilmiş elyaf
melt spinning i. eriyikten çekim
Otomotiv
hot melt adhesive i. sıcak eriyen yapıştırıcı
melt down f. erimek
Mutfak
patty melt i. hamburger köftesi, eritilmiş peynir ve iki dilim ekmek arasında karamelize soğan ile servis edilen bir burger
Kimya
germanium melt i. germanyum eriyiği
polymer melt i. çoğuz eriyik
Tütün
hot-melt i. ısıtılarak yapıştırmada kullanılan reçine
Çevre
core melt accident i. kalpteki yakıtın erimesine yol açan kaza
Meteoroloji
snow melt i. kar erimesi
Jeoloji
dry melt i. kuru eriyik
Argo
melt [uk] i. geri zekalı kimse
melt [uk] i. salak
melt [uk] f. harcamak
melt [uk] f. tüketmek
melt [uk] f. paraya çevirmek
melt [uk] f. bozdurmak
melt (one's) butter f. (birini) çekmek
melt (one's) butter f. (birine) cazip gelmek
melt (one's) butter f. (birinin) içini eritmek
melt (one's) butter f. (birinin) hoşuna gitmek
melt (one's) butter f. (birinin) içinin yağlarını eritmek