| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | melt f. | eritmek | ||
|
Melt the chocolate by using a bain-marie. Çikolatayı benmari usulü eritin. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | melt f. | erimek | ||
|
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska. Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | melt f. | yumuşamak | ||
|
My heart melts whenever I listen to this song. Bu şarkıyı her dinlediğimde kalbim yumuşuyor. More Sentences |
||||
| Genel | melt f. | erimek | ||
|
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska. Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor. More Sentences |
||||
| Genel | melt f. | dağılmak | ||
|
The protest against the new law melted away. Yeni yasaya karşı yapılan protestolar yavaş yavaş dağılıyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | melt f. | eritmek | ||
|
Melt the chocolate by using a bain-marie. Çikolatayı benmari usulü eritin. More Sentences |
||||
| Teknik | melt f. | erimek | ||
|
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska. Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | melt f. | erimek | ||
|
In northern areas of continents the permafrost is melting at a dramatic rate, especially in central Siberia and Alaska. Kıtaların kuzey bölgelerinde özellikle orta Sibirya ve Alaska'da donmuş toprak tabakası endişe verici bir hızla eriyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | melt i. | eriyik | ||
| Genel | melt i. | eri | ||
| Genel | melt i. | eritme | ||
| Genel | melt i. | erime | ||
| Genel | melt i. | çözünme | ||
| Genel | melt i. | sıvılaşma | ||
| Genel | melt f. | halletmek | ||
| Genel | melt f. | yumuşatmak | ||
| Genel | melt f. | yok olmak | ||
| Genel | melt f. | kaybolmak | ||
| Genel | melt f. | ergitmek | ||
| Genel | melt f. | ergimek | ||
| Genel | melt f. | yok etmek | ||
| Genel | melt f. | çözünmek | ||
| Genel | melt f. | sıvılaşmak | ||
| Genel | melt f. | mülayimleştirmek | ||
| Genel | melt f. | mülayimleşmek | ||
| Genel | melt f. | aşırı sıcaklamak | ||
| Genel | melt f. | terle akmak | ||
| Genel | melt f. | parçalanmak | ||
| Genel | melt f. | emilmek | ||
| Genel | melt f. | soğurulmak | ||
| Genel | melt f. | çözünmesine veya dağılmasına sebep olmak | ||
| Genel | melt f. | görünmesini engellemek | ||
| Genel | melt f. | dağıtmak | ||
| Genel | melt f. | ılımlı etkilere duyarlı hale getirmek | ||
| Genel | melt f. | hassas ve nazik hale getirmek | ||
| Genel | melt f. | bir şeyin sağlamlığını azaltmak | ||
| Genel | melt f. | zayıflatmak | ||
| Genel | melt f. | gevşetmek | ||
| Genel | melt f. | cesaretini kırmak | ||
| Genel | melt f. | (renklerin, seslerin veya siluetlerin) belli belirsiz karışmasına sebep olmak | ||
| Genel | melt f. | kaynaştırmak | ||
| Genel | melt f. | harmanlamak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | melt i. | bir kerede eritilen cam | ||
| Teknik | melt i. | erimiş özdek | ||
| Teknik | melt i. | eriyik | ||
| Teknik | melt i. | metal eriyiği | ||
| Teknik | melt f. | ergimek | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | melt s. | ergiyik | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | melt i. | eritme peynirli sandviç | ||
| Mutfak | melt i. | dalak | ||
| Mutfak | melt i. | kesilen hayvanların dalağı | ||
| Mutfak | melt f. | katıdan sıvıya geçmek | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | melt i. | balıkların çiftleşme döneminde salgı ile dolu olan erkek üreme bezleri | ||
| Deniz Biyolojisi | melt i. | erkek balıkların çiftleşme döneminde ürettiği salgı | ||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | melt f. | balmumu eritmek | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | melt i. | dağlık bölgelerde bahar zamanı karın erimesiyle meydana gelen yüzey akışı | ||